• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  SOHBETLER  |  FİNANS  |  İHALELER  |  BORSALAR  |  RESMİ GAZETE

5 yılda 1.5 milyon konut dönüşecek

18 Kasım 2020 Çarşamba 15:00
12
14
16
18

5 yılda 1.5 milyon konut dönüşecek

           SELDA AK      
     Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği (İMSAD) 38. Gündem Buluşmaları toplantısını ‘Değişmeyen Gündem: Deprem Gerçeği’ başlığı altında zoom üzerinden gerçekleştirdi. Toplantıda, Türkiye’nin depreme karşı hazır olması için kentsel dönüşüm başta olmak üzere sürdürülen çalışmalar, güvenli yapılara sahip olmak için atılması gereken adımlar ve çözüm önerileri konuşuldu.
    Türkiye İMSAD Başkanı Tayfun Küçükoğlu toplantının açılışında İzmir’de yaşanan depremden dolayı yakınlarını kaybedenlere baş sağlığı, yaralılara acil şifalar dileyerek, “Bugüne kadar 1 milyon 395 bin konut kentsel dönüşüm çerçevesinde depreme güvenli hale getirildi. 5 milyon vatandaşımız devletimizin yaptığı 15.5 milyarlık destekle depreme güvenli evlere kavuştu. Geride kalan bekleyen deprem riski taşıyan, daha güvenli olması gereken 6.7 milyon konut var. Bu konutlarda da TÜİK verilerine göre 3.4 kişinin bir hanede olduğunu kabul edersek 22 milyon vatandaşımız şuan nispeten riskli binalarda oturuyor. Bu vatandaşlarımızın daha güvenli yerlere geçmesi gerekir” dedi.

“6.7 milyon konut dönüşüm bekliyor”
    2000 yılında nüfusumuzun 67 milyon olduğunu anımsatan Küçükoğlu, “15 milyon konutumuz vardı. Bunun 8 milyonu 37 ilimizden oluşan deprem riskli bölgelerdeydi. 8 milyon konutun dönüşmesi gerekiyordu. Şimdi önümüzde 6.7 milyon dönüşmesi gereken konut var. Devletimizin programında da önümüzdeki 5 yıl, 1.5 milyon konutun yani 5.5 milyon vatandaşımızın devletimizin yapacağı bugünkü destekleriyle hesapladığımızda  28 milyar liralık destekle yeni konutlarına kavuşması planlanıyor” diye konuştu.

“Hane halkı kaynağını, depreme güvenli konuta geçmek için kullanmalı”
     1999 depreminden sonra bugün, depreme güvenli binalara geçmemiz için muhtaç olduğumuz; müteahhitlik, mühendislik, proje geliştirme ve inşaat malzemeleri açısından ülkemizin çağ atladığını anlatan Küçükoğlu, “Tabi ki bu alanlarda gelişmeye ihtiyacımız olabilir ama kesinlikle depreme dayanıklı konutlara geçiş açısından müteahhitlik kesimimizde, projede, mühendislikte ve malzemede inanıyorum ki dünyanın en şanslı ülkelerinden birisiyiz. Fiyat ve performans açısından çok büyük yeteneklerimiz var. Ancak burada zenginleştiğimiz bu dönem içerisinde, milli gelirimizin 4 bin 300 dolardan 9 bin dolara çıktığı bu dönemde  kaynaklarımızı hane halkı olarak da daha fazla depreme dayanıklı konutlara geçmek için kullanıyor muyuz? Bilinç seviyemiz aynı oranda gelişti mi? Dolayısıyla önümüzdeki dönemde 22 milyon vatandaşımızın daha güvenilir binalarda oturması için kaynaklarını kullanmada birinci sıraya deprem güvenli konutlarda konforlu yaşam sürmeyi koyması gerekir. Kaynaklarını öncelikle depreme güvenli bir hanede yaşamaya yönlendirmesi lazım. Arabamızı eşyamızı değiştiriyoruz. Burada kesinlikle önceliğimiz depreme güvenli ev olması lazım. Hiçbir tercihin bu önemli hamleden daha öne geçmemesi lazım. Hane halkımızdaki bilincin öncelikle depreme dayalı konutlara geçmek olması gerektiğine inanıyorum” diye konuştu.

“Maalesef 450 bin müteahhit, müteahhitlik yapamamakta”
     Türkiye Müteahhitler Birliği Başkanı Mithat Yenigün bilinçlenmemiz gerektiğini ve bir müteahhittin mühendis değilse müteahhitlik yapmaması gerektiğini vurgulayarak, “Beton dökerken, bina döşerken, kalıbı hazırlarken özen göstermezseniz eğer o binanın yaşından çalmış oluyorsunuz. Bilerek ya da bilmeyerek maalesef bu durum binanın ömründen götürüyor. Onun için müteahhittin iyi seçilmesi lazım” dedi.
     Kuzeyden doğudan ve batıdan bakıldığında Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğunu belirten Yenigün, “Bu gerçeği kesinlikle unutmamamız gerekiyor. Ayrıca mutlaka insanlarımızın bu konuda eğitilmesi gerekiyor. Hem binayı seçmek konusunda hem de en önemlisi deprem anında nasıl refleks vermesi gerektiği konusunda eğitim verilmeli. Bu bir kez olmaz, tatbikat yapılmalı ne yapacağını ezbere bilmeli. Çünkü deprem saniyelik bir durum. Bunlar önemli parametreler. Evvela seçtiğiniz müteahhit önemli. Ayrıca yapı denetim sistemi var. Aslında proje ihale edilmeden önce zemin araştırılmalı, kat sayıları bulunmalı, taşıyabileceği yük hesaba katılacak ve binanın projesi hazırlanıp öyle ihaleye hazır bir proje haline girmeli. Ben kendi firmamda şöyle bir ifade kullanıyorum: ‘Beton dökerken betona çocuğunuz gibi bakın. Bundan daha ötesi yok.’ Bayraklı son vakamız ve 6.6 depremine dayanamayan binalar çöktü.  Eğer sağlıklı yapılsaydı, depreme dayanırdı. Kolon kesilmesi korkunç bir cehalet. Eğitim önemli. Onun için evi alırken çok dikkat etmeliyiz. Görsel fizibilite ile alım yapıyoruz, ezbere gidiyoruz. Maalesef 450 bin müteahhit müteahhitlik yapamamakta” şeklinde konuştu.

“Kentsel dönüşümü başarmak ancak güven iklimiyle mümkün”
     Gayrimenkul ve Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği (GYODER) Başkanı Mehmet Kalyoncu, kentsel dönüşümün kentsel kalkınmanın bir parçası olduğunu vurgulayarak, “Kentsel dönüşüm sürecine, riskli yapı stokunun yıkılıp yeniden yapılması olarak değil; ekonomik, sosyolojik, insani boyutlarını da düşünerek bütüncül bir biçimde bakmamız gerekiyor” dedi.
     Türkiye’nin yapılaşma alanında geçmişten bugüne yansıyan sorunlarının çözümü ve köklü bir değişimi için mevzuatın yetersiz olduğunu aktaran Kalyoncu, kentsel dönüşüm sürecinde çoğunlukla mülk sahibi ile anlaşmazlıklar üzerinden oluşan problemlerin görüldüğünü belirtti. Kalyoncu, “Bence mülk sahibi ile uzlaşıda özel sektörün değil kamunun olması halinde güven ortamı oluşur. Kentsel dönüşümü başarmak ancak güven iklimi oluşturarak, uyumlu bir ekip çalışmasıyla mümkün. Bu ekip çalışmasının kilit paydaşları olan mülk sahibi, planlamacı, tasarımcı, geliştirici ve kamu; birbirine güvenen, prensipleri net bir ilişki içerisinde bulunmalı. Bu güven ortamının tesis edilmesiyle kentsel dönüşüm çok hızlanacaktır” ifadelerini kullandı.


+ Benzer Haberler
» İyileşen hasta sayısı 4 binin üzerine çıktı
» Hisarcıklıoğlu: Ekonomideki sorunları istişare ile çözeceğimize inanıyoruz
» Günlük vak’a sayısı 30 bini geçti
» Dövizin %5 artışının iç borca faturası; 13,7 milyar TL
» SMA hastalığında güncel tedaviler çalıştayı düzenlendi
» Rüzgarda çifte rekor
» Çin’de üretilen Teslalar’ın Avrupa’ya ihracatı başladı
» Devlet katkısı fon tutarı 21 milyar TL’yi aştı
» İlaç kullanım onayları artık elektronik ortamda
» Markalı ürünlere talep arttı, patent başvuru sayısı 160 bine ulaştı


ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 30.11.2020
  Ticaret 28.11.2020
  Ticaret 27.11.2020
  Ticaret 26.11.2020
  Ticaret 25.11.2020
  Ticaret 24.11.2020
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni