• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  SOHBETLER  |  FİNANS  |  İHALELER  |  BORSALAR  |  RESMİ GAZETE

Ağırdır: Senaryolarla üretim modeline geçin

23 Ekim 2021 Cumartesi 16:00
12
14
16
18

Ağırdır: Senaryolarla üretim modeline geçin


   ► EGİFED Genel Kurulu’nda, ekonomik değerlendirme, iş dünyasının ortak bir gelecek beklentisi, gelişmiş, adil ve çevreci bir Türkiye vizyonuna dikkat çekildi

           KÜBRA TOPAL       
     Ege Bölgesi’nde faaliyet gösteren 7 derneğin üyesi olduğu, bin üç yüz iş insanını temsil eden Ege Genç İşadamları Dernekleri Federasyonu’nun (EGİFED), Olağan Genel Kurul toplantısı gerçekleştirildi. 2018’den beri EGİFED Başkanlığını yürüten Aydın Buğra İlter tek liste ile tekrar başkanlık görevini üstlendi. Toplantıya, EGİFED Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Buğra İlter, EGİFED Danışma Kurulu Başkanı Temel Aycan Şen, TÜGİK Yönetim Kurulu Üyesi İsmail Çoban, EGEV Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Susam, İZTO Yönetim Kurulu Başkanı aynı zamanda EGİAD Danışma Kurulu Başkanı Mahmut Özgener ve Konda Araştırma ve Danışmanlık A.Ş. Genel Müdürü Bekir Ağırdır katıldı. Hayatta belirsizliğin ve karmaşıklığın yaşandığını belirten Konda Araştırma ve Danışmanlık A.Ş. Genel Müdürü Bekir Ağırdır, “Çünkü sadece tek gücün ve hâkim gücün kararları ile çalışmayan bir hayat. Buna adapte olabilecek ekonomi kurumlar ve kurallar arıyoruz. Artık plan bütçe yapmayı bırakın. Senaryolarla üretim modeline geçin. En büyük maharetiniz belirsiz bir hayata doğdunuz. Yeni bir hikâyeye ihtiyacımız var” dedi.

“ARTIK KASIRGANIN GÖZÜNDEYİZ”
     Ülke alarak yaşanılan süreçlerin sadece pandemiye bağlanılmasının doğru olmadığını söyleyen Ağırdır, “Hepimiz pandemi denilen melanet ile boğuşuyoruz. Pandemi sonrasında ne olacak diye sonrasına dair kehanetle meşgulüz. Bu konuda müjde vermek istiyorum. Artık kasırganın gözündeyiz. 2014’ten beri iş insanlarına kasırga geliyor diye anlatıyordum. Artık o kasırganın gözünde olduğumuz için nereden nasıl çıkacağız kısmını düşünmeye vakit geldi. Amerikalı Psikiyatrist Elisabeth Kübler Ross’un yasın 5 evresi teorisi var. İnsan zihni ne yapıyor da bunu aşıyor diye düşündüğümüzde önce inkâr ediyorsunuz, sonra öfke aşaması geliyor daha sonra pazarlığa başlıyorsunuz. Türkiye insanı ve yönetenler oldum bittim pazarlık aşamasında takılıp kalıyoruz. 50 sene öncede laiklik, anayasa, dindarlık ve Kürt meselesini tartışıyorduk. Bu meselelerin hepsi birer marka oldu. Bugün artık gerçeği kabullenmek zorunda olduğumuzu kavradık. Bundan sonra nasıl yaşayacağımıza kafa yormaya başladık. Buradan kaç yılda çıkacağımız kendi sorun çözme maharetimize bağlı” diye konuştu.
     Toplumsal olarak biz duygusunu kaybetmiş bir halde yaşandığını vurgulayan Ağırdır, “Türkiye toplumunda heves ve gayret var. Nereye doğru gitmek istediğimiz konusunda vizyonlara ihtiyaçlar var. Aşağı yukarı 10 yıldır Türkiye insanının değerlerinde neler değişiyor diye baktığımızda müthiş kutuplaşma var. Türkiye’de herkes kişisel sorununu çözüyor ama ortak sorunları çözemiyor. Türkiye insanı birey konusunda çok gayretli yurttaş olma konusunda temkinli davranıyor. Hayatımızda belirsizlik ve karmaşıklık esaslı. Çünkü sadece tek gücün ve hâkim gücün kararları ile çalışmayan bir hayat. Buna adapte olabilecek ekonomi kurumlar ve kurallar arıyoruz. Artık plan bütçe yapmayı bırakın. Senaryolarla üretim modeline geçin. En büyük maharetiniz belirsiz bir hayata doğdunuz. Yeni bir hikâyeye ihtiyacımız var. Siyasetin beslenme damarları kapandı. Yeni bilgiden beslenmiyorlar. Hiçbir partinin genel merkezinde iklim değişikliği klasörü yok. Yeni bilgi ile alakaları yok. Siyasete girmenize ihtiyaç var. Siyaseti kültürü yenilemek için müzakere üzerine ihtiyaç ve taleplerle uzlaşmalar üreteceğiz. Türkiye siyasi kültürünü değiştirmeden özgürlük adalet ve eşitliği sağlamadan bu problemleri aşamayız. Artık kasırganın gözündeyiz çıkışı konuşmalıyız” ifadelerini kullandı.


KENTLERİN KALKINMASINA VURGU
     Her derneğin kendi kentinde ortaya koyduğu enerjiyi birleştiren ve bölge çapında bir sinerji yaratmayı hedefleyen bir kurum olarak EGİFED’in daha etkin çalışması gerektiğini belirten EGİFED Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Buğra İlter, “Üye derneklerin oluşturduğu güç birliğinin geliştirilmesi için çalışmalarımıza devam ediyoruz. Dernekler arası işbirliği ve dayanışmanın artması ve birlikteliği tesis edebilmek ve bunun gücünü yaşayabilmek adına federasyonumuz önemli bir rol üstleniyor” dedi.  Kentlerin önemine ve kalkınmasının yarattığı güce dikkat çeken İlter, “Global şehir ve bölgeler ön planda. Urban Age olarak da adlandırılan 21. yüzyıl pek çok açıdan kentlerin dünyası haline geliyor. Kentler ve bölgeler, çevresinde yarattığı ekonomik, siyasi ve toplumsal dinamikler ile ortaya çıkan değerler bir ülkenin kaderini değiştirecek konuma gelebiliyorlar. Kentlerin kalkınması, öncelikle etki alanı içerisindeki bölgelerin ve devamla ülkemizin kalkınmasına pozitif bir ivme kazandıracak. Kentlerimiz ve bölgemiz ne kadar yüksek katma değer yaratırsa ülkemizde bundan istifade ediyor. Yaratacağımız katma değer, bölgeler arası gelir adaletsizliğinin giderilmesi, kapsayıcı bir ekonomik büyüme ve sürdürülebilir kalkınmanın temel taşları olacak” diye konuştu.

“GÜÇLÜ BİREYLERE DEĞİL, GÜÇLÜ KURUMLARA İHTİYACIMIZ VAR”
     Enflasyon, faiz ve kur sarmalının tüm iş dünyasını cendere altına almış durumda olduğunu vurgulayan İlter, “Faizleri azaltmak yerine, riskleri azaltmaya konsantre olmakta zorluk çekiyoruz. Döviz kuru artışı üretim maliyetlerini artırıyor. Finansmana erişimde birçok şirket zorluk çekiyor. Ham madde ve enerji fiyatlarındaki artış ve tedarik sıkıntısı üretimi zorluyor. Tüketim odaklı büyümenin bizi doğru bir noktaya götürmediğini hep beraber görüyoruz. Büyümenin sadece hızlı değil, istihdam yaratan, adil ve yeşil olarak kurgulamamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.
     İş dünyası temsilcilerinin sorumluluk ve beklentilerine de değinen İlter, “Bizler iş dünyasının genç temsilcileri, kurumsal birer vatandaş olarak nitelendirdiğimiz şirketlerimizin sadece karını maksimize etmek değil, sürdürülebilir kar elde etmek ve sosyal fayda yaratmak zorunda olduğunu biliyoruz. Çalışanından, tedarikçisine, bölgesine, devletine, halka, çevreye ve tüm diğer paydaşlarımıza karşı sorumluluklarımızı yerine getirmeye çalışıyoruz. Bununla birlikte tek başına bizlerin çabaları yetmiyor. Hepimizin bir siyasi görüşü var, ama iş dünyası olarak tüm siyasi aktörlerden, toplumun tüm kesimlerinden, siyaset üstü beklentilerimiz var. Herkesin şapkasını önüne koyup düşünmesi gerekiyor. Güçlü bir demokrasi olmadan güçlü bir ekonomi tesis edemiyoruz. Kalkınmamız için vazgeçilmez unsur, kurumlar ve kurallar. Bu nedenle güçlü bireylere değil, güçlü kurumlara ihtiyacımız var. Tüm ülke olarak biz olmak ve ortak bir geleceğe bakmak istiyoruz, ortak yaşama ve ortak bir geleceğe bakma iradesini güçlendiren demokrasi bir tercih değil, zarurettir” ifadelerini kullandı. İlter, arzu edilen Türkiye vizyonunu, yeşil mutabakat ile uyumlu ve sürdürülebilir bir ekonomik atılımı sağlamış, gelişmiş, saygın, adil ve çevreci bir Türkiye olarak nitelendirdi.


“PANDEMİDE İŞ KAYIPLARINI EN ÇOK AZALTAN UNSUR DİJİTAL OLANAKLAR OLDU”
     İzmirli kurum ve kuruluşların ortak iradesi ile yürütülen projelerin ortak akıl sonucu çok ciddi yol kat ettiğini belirten İZTO Yönetim Kurulu Başkanı ve EGİAD Danışma Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, “Ege Bölgesi’nin şehirleri arasında da ortak projeler yapabiliriz. Ege Bölgemizin tarım, turizm, teknoloji, sanayi ve ticaret potansiyeli çok yüksek. Tarihte ilk paranın kullanıldığı topraklarda yaşıyor, dünyanın en iyi üzüm, incir, zeytinyağı ve tütün gibi ürünlerini yetiştiriyoruz. Bu zenginliği değerlendirmek ve kentlerimizin ekonomilerine artı değer olarak dönüştürmemiz gerekiyor” dedi. Gençlerin dinamizmine ve fikirlerine her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulan bir dönemden geçildiğini dile getiren Özgener, “Dünyamız pek çok alanda dijitalleşme ve iklim değişikliğine uyum odaklı bir dönüşüm süreci yaşıyor. Eski dünyanın iş modellerini artan bir süratle geride bırakıyoruz. Dijitalleşme, bilgi çağını başlatarak gündemimizin ilk sıralarına oturmuştu. Bugün pandemi sürecinin de tetiklediği bir hızla eskinin yerini alıyor. Hem aşı öncesi hem aşı sonrası dönemde iş kayıplarımızı en çok azaltan unsur, dijital olanaklar oldu. Genç zihinlerin değişime ayak uydurması ve yeni vizyonlar geliştirmesi eski kuşaklardan daha çabuk ve etkin bir şekilde gerçekleşecek. Yeni kuşaklar yeni teknolojilerle erken tanışıyor. Bu süreçte, siz genç iş insanlarımıza, ekonomiyi, ticareti ve sosyal hayatımızı yönlendirmek adına önemli görevler düşüyor” diye konuştu.


+ Benzer Haberler
» Ege Üniversitesinin istikrarlı yükselişi sürüyor
» Anadolu Isuzu’dan rekor ihracat başarısı
» Haftanın son iş gününde 24.002 vak’a ve 201 vefat
» “Türkiye tarımsal üretimde avantajlı”
» Gıda Etiketleme Mevzuatı’nda düzenleme
» MB: Ticari kredi büyümesinde toparlanma var
» “Enflasyonda kalıcı düşüşe kadar elimizdeki araçları kullanacağız”
» Hisarcıklıoğlu: Asgari ücret enflasyon oranı üzerinde artırılmalı
» Krea ve 48 bayisinin soruşturma toplantısı 4 Ocak’ta
» Doğalgazda kapasite rezervasyonu 10 Aralık’a uzatıldı


ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 27.11.2021
  Ticaret 26.11.2021
  Ticaret 25.11.2021
  Ticaret 24.11.2021
  Ticaret 23.11.2021
  Ticaret 22.11.2021
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni