• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  SOHBETLER  |  FİNANS  |  İHALELER  |  BORSALAR  |  RESMİ GAZETE

Alerjen besin içerikleri menüye giriyor

21 Ocak 2020 Salı 11:00
12
14
16
18

Alerjen besin içerikleri menüye giriyor

   ► Prof. Dr. Şekerel, Türkiye’de alerjiye neden olan birkaç yiyeceğin daha yönetmeliğe eklenmesi için Tarım ve Orman Bakanlığı’na başvurduklarını söyledi.

           SEDA GÖK / ANKARA     
     Türkiye Ulusal Alerji ve İmmünoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Bülent Şekerel, 1 Ocak itibarıyla yürürlüğe giren Türk Gıda Kodeksi Gıda Etiketleme ve Tüketicileri Bilgilendirme Yönetmeliği’yle birlikte alerjen besin içeriklerinin menülerde yer alacağını söyledi.
     Prof. Dr. Şekerel, düzenlediği basın toplantısında, Türk Gıda Kodeksi Gıda Etiketleme ve Tüketicileri Bilgilendirme Yönetmeliği’nin hayata geçmesinden dolayı mutlu olduklarını dile getirerek, Türkiye’de alerjiye neden olan birkaç yiyeceğin daha yönetmeliğe eklenmesi için Tarım ve Orman Bakanlığı’na başvurduklarını kaydetti.

     Prof. Dr. Şekerel, restoran, kantin, okul ve hastane gibi toplu tüketim yerlerindeki gıdalar için alerjen bilgilerinin tüketiciye sunulmasının, hazır ambalajlı gıdalarda ise beslenme bildirimi yapılmasının zorunlu olmasının alerjik hasta ve hasta yakınlarını rahatlatacak önemli bir uygulama olduğunu vurguladı.
     Besin alerjisinin en sık bebeklik yaş döneminde görülse de her yaşın bir sorunu olduğuna dikkati çeken Prof. Dr. Şekerel, toplumun yüzde 2’sinin besin alerjisi problemin etkilendiğini belirtti.
     Besin alerjisi bulunan kişilerin alerjik oldukları gıdayı tükettikleri takdirde yaşamlarını tehdit edebilen reaksiyon dahil olmak üzere alerjik tepkime ile karşılaştıklarını aktaran Prof. Dr. Şekerel, “Bu yüzden besin alerjili kişiler, tüketecekleri her gıdanın içeriği hakkında ayrıntılı bilgi alma ihtiyacı duyarlar. Yürürlüğe giren bu yönetmelikle etiketleme uygulamasının yasal çerçeveye oturtulması çok önemli bir adım” ifadelerini kullandı.

     Türkiye’de en sık besin alerjisine neden olan etkenlerin sıklıkla süt, yumurta, kabuklu ağaç yemişleri, susam, yer fıstığı buğday, mercimek, kabak ve ay çekirdeği, balık, nohut, bezelye, soya ve kabuklu deniz ürünlerinden oluştuğunu anlatan Prof. Dr. Şekerel, şu bilgileri verdi:
     “Bu bağlamda listeye mercimek, nohut, bezelye gibi baklagillerin ve haşhaş tohumu, kabak ve ay çekirdeği gibi tohumların yanı sıra karabuğdayın eklenmesi gerekiyor. Bunun için Tarım ve Orman Bakanlığı’na eklemelerin yapılması için gerekli başvurumuzu yaptık ve olumlu yanıt aldık. Restoran, kantin, okul ve hastane gibi toplu tüketim yerlerindeki gıdalar için alerjen bilgilerinin tüketiciye sunulması, hazır ambalajlı gıdalarda ise beslenme bildirimi yapılmasının zorunda olması alerjik hasta ve hasta yakınlarını rahatlatacak önemli bir uygulama. Besin alerjisi en sık bebeklik yaş döneminde görülse de her yaşın sorun. Bugün toplumumuzun yaklaşık yüzde 2’sinin besin alerjisi sorunundan etkilendiğini biliyoruz. Besin alerjili hastalar alerjik oldukları besini tükettikleri takdirde yaşamlarını tehdit edebilen reaksiyon dahil olmak üzere alerjik tepkime ile karşılaşırlar. Bu yüzden besin alerjili kişiler tüketecekleri her gıdanın içeriği hakkında ayrıntılı bilgi alma ihtiyacı duyarlar. Yürürlüğe giren bu yönetmelikle etiketleme uygulamasının yasal çerçeveye oturtulması çok önemli bir adım.

     Türk Gıda Kodeksi Gıda Etiketleme ve Tüketicileri Bilgilendirme Yönetmeliği’nde yayınlanan listede gluten içeren tahıllar, yumurta, hardal, kereviz, yerfıstığı, acı bakla, balık, soya fasulyesi, sert kabuklu meyveler, deniz kabukluları ve yumuşakçaları, susam tohumu, süt ve bunların ürünleri ile kükürt dioksit ve sülfitler yer alıyor. Hacettepe Üniversitesi tarafından yapılan ve 1000 besin alerjili çocuğun tarandığı araştırmada ise en sık besin alerjisine neden olan etkenlerin Türkiye’de, Avrupa Topluluğu listesinden biraz farklı olduğunu gördük. Ülkemizde en sık besin alerjisine neden olan etkenler sıklık sırasına göre süt, yumurta, kabuklu ağaç yemişleri (fındık, ceviz, antep, kaju, badem), susam, yer fıstığı, buğday, mercimek, kabak ve ay çekirdeği, balık, nohut, bezelye, soya ve kabuklu deniz ürünleri ve yumuşakçagillerden oluşmaktadır. Bu bağlamda listeye mercimek, nohut, bezelye gibi baklagillerin ve haşhaş tohumu, kabak ve ay çekirdeği gibi tohumların da ve karabuğdayın eklenmesi gerekiyor.  Bunun için Tarım ve Orman Bakanlığı’na eklemelerin yapılması için gerekli başvurumuzu yaptık ve olumlu yanıt aldık.”

     Dernek 2. Başkanı Prof. Dr. Can Kocabaş da besin alerjilerinin görülme sıklığının özellikle gelişmiş ülkelerde daha fazla olduğuna dikkat çekerek, “Ülkeler arasında besin alerjileri arasında farklılıklar var. Hangi toplum hangi besini çok tüketiyorsa o gıda besin alerjisi o toplumlarda daha fazla görülüyor. Tüm dünyada süt ve yumurta gibi besinler en sık gördüğümüz besin alerjileridir. Tüketim alışkanlıkları besin alerjilerinin görülme sıklığını etkileyen faktörlerden birisi” diye konuştu.

ALERJENLER TOPLUMLARA GÖRE DEĞİŞİKLİK GÖSTERİYOR
     Prof. Dr. Can Kocabaş, toplumlar arası besin alerjilerindeki farklılıklara değinerek şunları söyledi: “Toplumlar arasında besin alerjilerinin hangi besinden ileri geldiği açısından büyük farklar var. Çünkü toplumların beslenme alışkanlıkları farklıdır ve bir toplum hangi besinleri daha fazla tüketiyorsa o toplumda o besinlere karşı daha fazla alerji görülür. Yani tüketim alışkanlıklarımız, hangi alerjiyi yaşayacağımız belirliyor. Çocukluk çağı besin alerjisinde en sık görülen alerjenlerden yumurta ve inek sütü, dünyanın hemen her yerinde ilk iki sırayı paylaşırlar. Bunun temel nedeni bu iki besinin tüm kültürlerin ortak ve yaygın kullanılan gıdaları olmasıdır.  Fındık ve Antep fıstığı hem üretiminde hem de tüketiminde dünya lideri ülke konumundayız. Susam daha çok Ortadoğu ve Uzakdoğu’nun tükettiği bir besin ve ülkemizde simit, tahin, helva olarak yüksek miktarlarda tüketiliyor.”


20 YIL SONRA FARKLI ALERJİLERİ KONUŞACAĞIZ

Prof. Dr. Can Kocabaş, “Tüketim alışkanlıklarımızdaki değişime paralel olarak yemeklerimizin önemli bir bölümünü restoranlarda tüketmeye başladık. Ev dışında besin tüketimi besin alerjili hastalar için risk oluşturuyor. Hizmet sektöründe hızlı bir rekabet var ve farklılaşma çabaları farklı yemekler üretilmesine yok açıyor. Eskiden yediğimizin içinde ne olduğunu tahmin edebilirken, günümüzde kimi zaman bu mümkün olmuyor. Bu durum besin alerjili hastalar için en büyük tehdit ve risk oluşturuyor. Sunumu yapılan yiyeceklerin içeriklerinin menülerde açık şekilde yazılması, ayrıca yiyecek hazırlayan mutfak personelinin alerjenler konusunda bilinç düzeyinin artması gerekmektedir. Beslenme alışkanlıklarımızda son 30-40 yılda büyük değişiklikler yaşandı ve yaşanmaya da devam ediyor. Hem küreselleşmenin etkisi hem de ülkemizin her geçen yıl dışa daha fazla açılması ile tüketim alışkanlıklarımızı değişim yaşanıyor. Örneğin bundan 40 yıl önce kivi ile tanışmış insan sayısı sınırlı iken bugün denenmiş insan sayısı neredeyse yok gibi. Kivi, ananas, kaju, mango, lyche, pecan cevizi, kumkuat artık sofralarımızda geniş ölçüde yer buluyor. Sanırım bundan 10-20 yıl sonra daha farklı alerjileri konuşuyor olacağız” dedi.



+ Benzer Haberler
» Bornova’da ‘Herkes İçin Bisiklet’
» Gürer: Patates üreticisi iktidarın umurunda değil
» Bornova’da online Hobi Kursu kayıtları başladı
» Kudurgan Deresi çiçek gibi
» Başkan İduğ yatırım turunda
» Buca’nın kitaplarına Covid-19 dezenfeksiyonu
» Başkan Kılıç ilk adımı attı: Dayanışma için 1 milyon adım
» Taş ustaları Buca’da buluştu
» ‘Herşeyiniz bizden’
» Konak’ta can dostlara teknoloji ile hizmet


ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 26.09.2020
  Ticaret 25.09.2020
  Ticaret 24.09.2020
  Ticaret 23.09.2020
  Ticaret 22.09.2020
  Ticaret 21.09.2020
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni