• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  SOHBETLER  |  FİNANS  |  İHALELER  |  BORSALAR  |  RESMİ GAZETE

Alerji uzmanlarından annelere “diyet” uyarısı

12 Kasım 2019 Salı 12:00
12
14
16
18

Alerji uzmanlarından annelere “diyet” uyarısı

   ► Prof. Dr. Şekerel: Bebeğinde alerji olduğu ispat edilmemiş her annenin beslenmesine her zamanki gibi devam etmesi, bebeğin geleceğe hazırlanması için şarttır. ‘Bebek alerji olacak’ diye besinlerin anne diyetinden çıkarılması sadece anneye değil bebeğe de zarar verir.

           SEDA GÖK / ANTALYA     
     Türkiye Ulusal Alerji ve İmmünoloji Derneği (AİD) tarafından düzenlenen 26. Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Kongresi, Antalya’da gerçekleştirildi.  Besin alerjilerinin masaya yatırıldığı kongrede “bebeklerde anne sütü ile geçen alerjilerde yeni yaklaşımlar” bütün yönleriyle ele alındı.
     Kongre kapsamında düzenlenen basın toplantısında konuşan Türkiye Ulusal Alerji ve İmmünoloji Derneği (AİD) Başkanı Prof. Dr. Bülent Şekerel, “Bebeğinde alerji olduğu ispat edilmemiş her annenin beslenmesine her zamanki devam etmesi, bebeğin geleceğe hazırlanması için gerekli bir şarttır. Bebeğinde alerji olacak diye besinleri anne diyetinden çıkarılması sadece anneye değil bebeğe de zarar verir” dedi.

     Kongrede özellikle besin alerjilerini ele aldıklarını anlatan Prof. Dr. Şekerel, annelerin bebeklerini emzirmelerinin öneminin bağışıklık sistemi yönüyle bir kez daha teyit edildiğini söyledi. Prof. Şekerel, yaşamın ilk 4-6 ayında anne sütünün tek başına bebeğin tüm beslenme ihtiyacını karşılayabilecek potansiyelde tek gıda olduğunun bilindiğini ama bağışıklık sistemi ile ilgilenenlerin yeni ulaştıkları kanıtların anne sütünün değerini ve önemini daha da artırdığını vurguladı.
     Besin alerjilerinin bazen bebeğin o besini tüketmeden dahi görülebildiğine dikkati çeken Şekerel, “Çünkü, anne sütü alan bebeklerde annenin tükettiği besinler anne sütü aracılığı ile bebeğe geçerek alerjik tepkilere yol açabiliyor. Böyle bir durumda hekimler anneden, anne sütü verdiği sürece, o alerjik besini tüketmemesini isteyebiliyorlar. Ancak bunun için, annenin tükettiği besinin bebekte alerjik tepkiye neden olduğunun kesinkes kanıtlanması gerekiyor. Bu karar Alerji ve İmmünoloji uzmanlarının alanına giriyor ve bu zor karar için ayrıntılı bazı testlere gereksinim duyuluyor” dedi.

     Bu durumun her annenin bebeğini emzirdiği süre içinde diğer alerjik potansiyeli olan gıdalardan uzak durması anlamına gelmediğinin altını çizen Prof. Dr. Şekerel, “Gerçekte; annenin tükettiği besinlerin emzirme aracılığı ile bebeğe geçişi gerekli ve şart olan bir işleyiş, bir fizyolojik sistem. Bu sayede bebeğin sindirim ve bağışıklık sistemi anne sütü ile beslendiği süre boyunca yavaş yavaş ek gıda alacağı güne hazırlanıyor. Fizyolojik sistem bebeğin ek gıdaya başladığında birdenbire hiç bilmediği tanımadığı bir şeyle yüksek miktarda karşılaşmasını istemiyor ve onu yavaş yavaş hazırlıyor. Bebeğin sindirim sistemine ulaşan gıdalar anne sütü aracılığıyla bebeğin sindirme kapasitesinin artışına yol açıyor. Diğer yandan da sindirim sistemimizdeki bağışıklık sistemi hücreleri vücuda ait olmayan besin proteinlerine karşı toleranslı davranmayı öğreniyorlar. Alerjiyi işte bu toleransın gelişmemesi olarak tanımlıyoruz” diye konuştu.

“ANNELER BEBEKLERİNİ EMZİRİRKEN SADECE BEBEKLERİNİN KARINLARINI DOYURMUŞ OLMUYORLAR”
     Bebek sindirim sistemine, annenin tükettiği besinlerin anne sütü ile iletilmesini her sağlıklı bebeğin yaşaması gerektiğine işaret eden Prof. Dr. Şekerel, “Anneler bebeklerini emzirirken sadece bebeklerinin karınlarını doyurmuş olmuyorlar, fark etmeden bebeklerinin sindirim ve bağışıklık sistemlerini geleceğe hazırlamış da oluyorlar. Emzirmenin mükemmelliğinin ve gerekliliğinin yüzlerce nedeni var. Bu durum bağışıklık sistemi ile ilgilenenlerin alanına giren ve yeni keşfedilen özelliklerden sadece biri” diye ekledi.

     Son yıllarda bilim adamlarının besin alerjisinin gelişimini engellemeye yönelik çabalarının devam ettiğini dile getiren Prof. Dr. Şekerel, şunları söyledi:
     “Uzun yıllar, Dünya Sağlık Örgütü’nün de önerileri doğrultusunda,’ yaşamın erken döneminde alerjik besinlerin bebeğe tükettirilmemesi’ şeklinde bir yaklaşım uygulanmıştı. Ancak son araştırmalar, bu yaklaşımın tolerans gelişimine engel olarak besin alerjilerinde artışa neden olduğunu gösterdi. O yüzden “riskli bebeklerde alerjik besinlere çok gecikmeden başlanması” şeklinde bir eğilim oluştu. Bu sebeple gereksiz yapılan diyetlerin ve kaçınmaların risksiz olmadığının hatırlanması gerekiyor.

     Diyetten alerjik besinleri çıkartırken hem anneye hem de bebeğe zarar verilebildiğini hatırlamamız gerekiyor. Böylesi bir karar ciddi sonuçları olabilir ve bunun için mutlaka Alerji ve İmmünoloji uzmanı görüşünü almak gerekiyor. Bebeğinde alerji olduğu ispat edilmemiş her annenin beslenmesine her zamanki devam etmesi, bebeğin geleceğe hazırlanması için gerekli bir şarttır. Bebeğinde alerji olacak diye besinleri anne diyetinden çıkarılması sadece anneye değil bebeğe de zarar verir. Annelere şu tavsiyeyi vermek isterim sizden bir besini diyetinizden çıkartmanız isteniyorsa bunu hem kendi sağlığınız hem de bebeğinizin sağlığı için mutlaka sorgulayın. Başka bir yolunun olup olmadığını, bunun kanıta dayanıp dayanmadığını sorgulayın, araştırın. Bebeğinizin geleceğini korkularımızın değil umutlarımızın yeşerteceğini unutmayın.”

500 HEKİMİN KATILDIĞI KONGREDE 240 BİLİMSEL ÇALIŞMA SUNULDU
     26. Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Kongresi Başkanı Prof. Dr. Aytül Sin de kongreye ilişkin detayları paylaştı.  Kongre bilimsel programını Çocuk Alerji ve İmmünoloji uzmanları ile Erişkin Alerji ve İmmünoloji uzmanlarından oluşan 35 kişilik bir ekibin hazırladığını belirten Sin, yurt dışından 6 bilim insanının da konuşmacı olarak kongreye katıldığını dile getirdi.

     Kongrenin düzenlenmeye başladığı 1993’ten bu yana hem çocuk hem de erişkin alerji ve immünoloji uzmanlarını bir araya getirdiğini aktaran Sin, “Hem alerjik hastalıklar hem de genetik olarak bağışıklık sisteminin az çalışması sonucu oluşan immünolojik hastalıklar, çocuklukta başlar ve erişkin yaşlarda devam eder. Oluşum mekanizmaları, tanı ve tedavileri hem çocuklarda hem erişkinlerde çoğunlukla ortaktır. Bu nedenle, bilgilerin ortak platformlarda tartışılmasının yararı büyüktür” diye konuştu.

     Kongrede alerjik hastalıkların oluşum mekanizmaları, tanısı, klinik özellikleri, tedavileri, korunma yöntemlerinin öncelikli konuşulan konu başlıkları arasında yer aldığını anlatan Sin, şöyle devam etti:
     “Ayrıca, kullanıma yeni giren veya kullanım alanı genişleyen ilaçları, bilim alanımızla ilgili yeni keşifleri de kongremizde tartıştık. Genç meslektaşlarımıza yönelik kurslar düzenledik. Yine genç meslektaşlarımız, yılların deneyimini taşıyan değerli hocalarımızla günlük pratikte karşılaştıkları zor ve karmaşık olguları birlikte tartıştılar. Hastalarımızın tanısından tedavisine kadar olan süreçte sağ kolumuz olan hemşirelerimiz için de eğitsel kurslarımız oldu. Bu çerçevede 180 akademisyen, toplam 72 farklı oturumda alerji ve immünoloji alanında çığ gibi büyüyen gelişmeleri meslektaşları ile paylaştı.

     Prof. Dr. Sin, kongrede sunulan çok merkezli bir araştırmada, astımlı çocuklarda tedavinin yeterince yapılamamasının okul devamsızlığını ve okul başarısını olumsuz yönde etkilediği yönünde sonuçların bildirildiğini ifade ederek, kongrede tartışılan diğer konulara ilişkin, “Ayrıca, inek sütü alerjisi olan çocuklarda alternatif içecekler diğer bir araştırmanın başlığıydı ve katılımcılar tarafından tartışıldı. Astımda tedaviye yeni giren ilaçların, kullanımları sonrası hastalık kontrolü üzerindeki etkilerine dair yapılan klinik çalışmaların verileri paylaşıldı” değerlendirmesini yaptı.


+ Benzer Haberler
» 4 bin 304 kadının hayatına dokundular
» Bornova’da atık pil getiren tarih yolculuğuna çıkıyor
» Bayraklı’da tiyatro günleri
» Bornova’da candostlar için örnek dayanışma
» Bornova’da imar durumunu öğrenmek artık çok kolay
» Öğrenciler sağlıklı beslenmeye dikkat çekti
» Buca Belediyesi’nden özel temizlik timi
» Bornova Belediyesi’nden eğitimde fırsat eşitliği yaratan proje
» Bayraklı’da yaşamak bir ayrıcalık olacak
» Buca’nın kalbine nefes aldıracak otopark çalışması


ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 12.12.2019
  Ticaret 11.12.2019
  Ticaret 10.12.2019
  Ticaret 09.12.2019
  Ticaret 07.12.2019
  Ticaret 06.12.2019
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni