• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  SOHBETLER  |  FİNANS  |  İHALELER  |  BORSALAR  |  RESMİ GAZETE

“Ameliyatlar robotik cerrahi ile değişecek’’

15 Nisan 2019 Pazartesi 13:00
12
14
16
18

   ► EÜ Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Özer Makay, 10 yıl sonra cerrahın rolünün spesifik olacağını söyledi.

     Yapay zekânın sağlığa entegrasyonunun gerekliliği hekim hatalarından dolayı doğduğunu dile getiren Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Özer Makay ile yapay zekanın entegrasyonunu, robotik cerrahinin gelişimini ve yıllar sonra hekimin pozisyonunun nasıl olacağını konuştuk.

Yapay zeka teknolojileri, sağlığa nasıl entegre ediliyor?
     Yapay zeka teknolojisinin sağlıkla entegrasyonu kaçınılmaz bir gerçek, yapay zeka açısından baktığımızda zaten günümüzün trend konusu, bunu sadece filmlerde izlemiyoruz artık. Çok kaba, büyük sistemlerden bahsetmiyoruz, böyle mikro çip düzeyinde ve kendi içerisinde de teknolojinin geliştiği bir sistem. Diyelim ki 1 dakikada, 10 veri alabiliyorken, bugün bununla yetinmeyip mesela 10 değil, 100, bin, 10 bin veri ihtiyacından doğan bir gelişim bu. Biz sağlık içerisinde yapay zekâyı her tür ve her başlıkta görüyoruz. Hasta hep merkezde, bu asla o önemini, o pozisyonunu yitirmeyecek, ama hasta etrafında dönen şeyler değişiyor. Mesela hekimin pozisyonu dahi değişebilecek kadar ciddi bir değişim süreci içerisindeyiz. Bu çok heyecan verici, çünkü bugün olduğumuz yeri çok iyi biliyoruz ama yarın olacağımız yeri tasavvur edemiyoruz. Yapay zekânın sağlığa entegrasyonu ya da diğer sektörlere entegrasyonu nereden doğuyor? Çok çıplak bir gerçek var, hekim hataları, sonuçta insanız ve tüm özene rağmen hata yapabiliriz. İnsan olarak hepimiz kutsalız ve hekim olarak da biraz daha ayrı bir kutsal pozisyonumuzun olduğunu düşünüyorum. Burada kendimizi Tanrı’nın sağ eli yerine koyuyoruz, bu hekimin kendi narsizmi değil; toplum sizi bu şekilde konumlandırıyor. Amerika’da yapılan bir çalışmaya bakıldığında sağlık sektörü içerisindeki hasta hekim ilişkisinden kaynaklı, tedavi sürecinde hekim hataları olduğu görülüyor. Bu aslında bilinen ve kabul edilen ancak olmaması için gereken çabayı sorgulatan bir durum. Çoğunlukla hekim olması gereken her türlü çabayı sarf ediyor, etik davranıyor ama bu ona rağmen oluyor. Sonuçta dediğim gibi Tanrı değilsin ama makine de değilsin. Tanrı mükemmel ama makinanın da bugün mükemmele yakın olduğunu görüyoruz. Ben bizim ürettiğimiz bir teknolojiden, bizim geliştirdiğimiz bir teknolojiden bahsediyorum. Şöyle söyleyeyim size hastaya ait görüntüde diyelim ki bunun x kanseri olma ihtimali var, ancak çok küçük bir kanser olduğu için atlanabilir. Mesela günümüzün yapay zekâ teknolojisi bunu atlamayacak şekilde programlanmış durumda. IBM Watson diye muhteşem bir program var bunun lansmanı zaten yapılalı yıllar oldu ve teşhisten tedaviye, tedaviden takibe kadar hasta ile ilgili her şeyi planlayacak dev ve hatasız bir platform. Hatta o kadar muhteşem bir platform ki size tedavi seçeneklerinizi ve tedavi seçeneklerinin sonundaki beklenen başarıyı sunuyor. Tedaviyi planlayan yapay zekâ, ama burada tedavi seçeneklerinde hangi seçeneğe karar verilecek onu hekime bırakıyor. Aslında bıraksanız onu da kendisi seçer. Tedavi başarı oranlarını vermekle beraber aslında o kararını vermiş oluyor ama hekimin pozisyonu burada bu şekilde değişiyor. Bu entegre olan durumlardan ve en çarpıcı örneklerden bir tanesi. Ama dediğim gibi hastanenin girişinden, hastanenin çıkışına kadar, hastayla ilgili olan her şey artı bu işin eğitimi.  Hem lisans hem de lisansüstü eğitimini etkiliyor ve etkileyecek diye düşünüyorum.

Tıbbi alanda bu konuda bizi neler bekliyor?
     Enformasyonda yapay zekâ çok etkin. Ancak yapay zekâ dediğimiz zaman otonom kontrolden bahsetmek durumundayız. Bütün her şeyi yapay zekânın eline vermiş olmak ama bunu henüz yapmıyoruz. Bu halen bilim kurgu filmlerinde olan bir şey, ‘Prometheus’ diye bir film var, o filmde kadının karnının içerisindeki canavar, bir sezaryen kesisi ile robot tarafından çıkartılıyor ama robot dediğimiz zaman aslında bu bir kapsül. Kapsülün içerisinde kolları var, uygun anestezi, dezenfeksiyon teknikleri ve cerrahi teknikle o canavarı aynen sezeryanla bebeği alır gibi kadının karnından almış oluyor. Bana soracak olursanız bu gerçek olacak ama henüz buna izin vermiyoruz. Ama şunu da çok iyi biliyoruz ki Transformers doğdu. Doğuran yine biziz, annesi biziz aslında, neden böyle söylüyorum çünkü baktığınızda pek çok şirket bu işe yatırım yapmış durumda. Ciddi yatırım yapanlardan biri de ‘Google’, Google’ın yarattığı yapay zekâ model değil, modelleri var. Bu modeller birbirleri ile artık konuşabiliyor, yeni bir dil geliştirebiliyor. Siz devreye girdiğinizde kendi aralarındaki diyaloğu bozmamak üzere sizi bir tehdit olarak algılayıp sizi dışarıda bırakacak şekilde yeni bir dil geliştiriyor ve bunu çok hızlı bir şekilde yapıyor. İşte Transformers doğdu dediğim şey bu. Bu durumu kendi lehimize olacak şekilde kullandığımız sürece sistemlerin gelişmesine izin vermek lazım. Henüz izin vermesek de gelecekte yapay zekâ bu işin içerisine girecek gibi görünüyor ve bunun önüne geçebileceğimizi de hiç düşünmüyorum.

Robotik Cerrahinin NASA tarafından, astronotların tedavisi için geliştirildiği dile getiriliyor, bu konuda ne söylemek istersiniz?
     Robotik Cerrahi platformuna geçecek olursak, aslında bu gerçekten de uzakta sağlık erişimi olmayanlara sağlık hizmeti sunmak üzere olan düşünceden ortaya çıkmış bir sistem. Şimdi burada uzak derken aslında astronotlar dediğin gibi çünkü uzayda cerrah yok, sağlık merkezi yok ama uzayda herhangi bir problem olduğunda örneğin astronot apandisit olduğunda, sonuçta cerrahi bir hastalıktan bahsediyoruz. Astronotun orada derhal sorunlu apandisitini ortadan kaldıracak şekilde bir platform oluşturulabilir mi düşüncesinden ‘Robotik cerrahi’ ortaya çıktı. Ama kullanılan teknoloji cerrahın o kadar işine yaradığı düşünüldü ki sonuçta bugün artık ameliyathanelerimizde robotik cerrahiyi kullanabiliyoruz. Diyeceksiniz ki hasta zaten dibinizde, ama robot ameliyat etmiyor, yani isterse uzaydaki astronot olsun, isterse burada ameliyathanedeki hasta olsun, ameliyat eden yine cerrah. Aracı olarak kullandığı şey robotik teknoloji, çünkü robotik teknoloji size şunu sağlıyor;  karın içerisine ya da nereye ameliyat ediyorsanız üç boyutlu görüntü oluşturuyor.  Bu üç boyutlu görüntü bizim birbirimizi gördüğümüz gibi, normalde laparoskopik, endoskopik ameliyatlar dediğimiz zaman üç boyutlu teknolojiyi, gözlükleri ya da ekranı kullanmadığınız takdirde hep 2 boyutludur. Robotik cerrahi ile bir tık öne geçilmiş oldu, bunu hep oyun konsol platformlarına benzetiyorum. Playstation 4 oynuyoruz, playstation 4 oynayan jenerasyon 5’i arzuluyor. Biz mesela 1 ile oynarken 4’ü tasavvur bile edemiyorduk, şimdi 4’te oynarken de 3’ün eksiklerini fark ediyorsun. 4 ile yetinmeye çalışıyorsun ama kendi hayal gücünle 5’in olabildiğini tasavvur ediyorsun. Şimdi bu böyle bir platform, robotik cerrahi de 3 boyutlu görüntü var, el titremesi diye bir şey söz konusu değil. Ve aletlerin o kadar kıvrak manevraları var ki en derin, en zor alanlarda dahi ameliyat yapmanıza imkân veriyor. Böylelikle kanama ihtimali azalıyor ve aslında zor olan daha kolay olmuş oluyor, robotik teknoloji bunu sağlıyor.

Peki robotik cerrahide yapay zeka nasıl bir rol üstlenecek?
     Şuan ki sistemde otonomi yok, yani kendi kafasına göre, kendi istediği gibi hareket kabiliyeti yok. Ve tamamen iş bizim kontrolümüzde yani biz aslında robotik teknolojiyi kullanıyoruz, cerrahimize entegre ediyoruz ama sistemin kendi otonomisine izin vermiyoruz. Şuan için kurulumu yok ama kurgusu var. Yani kazanır mı? Evet kazanır, özellikle Amerika menşeili yatırım var. Bu yapay zekânın gelişmelerine imkân vererek, hekim hatasını sıfıra indirecek düzeyde bir gelişmeye yatırım yapmak istiyor. Ama hep beraber göreceğiz bakalım. Çok logaritmik bir hız var, bu hıza çok alışkın değiliz. Ben bilgisayarla büyüdüm evet ama şuan çocukların sahip olduğu teknolojiden çok farklı bir teknolojiye sahiptik. Ve öğrenme hızı bizden kaynaklı değil, teknolojinin ilerlemesi kaynaklı, daha yavaşken bugün çok hızlı. Bu sene ile geçtiğimiz sene farklı diyorduk, şimdi bu ay ile geçtiğimiz ay farklı diyoruz. Ama emin olun ki bundan 5 sene sonra dün ile bugün farklı diyeceğiz gibi düşünüyorum.

Hekimler hata yapabilir ama robotlar hatayı en aza indirgiyor dediniz, peki robotları yapanlar da insanlar burada bir çelişki olmuyor mu?
     Şimdi şöyle hata yapmıyor demiyorum, yapmaması tasavvur ediliyor. Buna cerrahi açıdan baktığında, sonuçta gönlünü ortaya koyup el ve beyin ile yapılan bir işten bahsediyoruz. Dahili branş ve harici branşlar vardır. Dahili branş genellikle girişimsel tarafı olmayan ya da az olan taraflar, harici dediğimiz zaman işin içerisinde bütün cerrahi branşlar var. Bunu temel olarak ikiye ayırdığımızı düşünelim, dahili branşlar içerisine baktığımızda hekimin kendi kafasını kendi bilgisayarını kullanıp bir hükme varması. Aslında buradaki hüküm hatalarını, sıfıra indirgemek üzere bir planlama var. IBM Watson’da buradan çıkıyor, bunun cerrahiye entegrasyonu ne kadar olur bilmiyorum. Ama sonuçta şunu görüyorum ki gelişmeye açık bir platform, çok ciddi yatırımın yapıldığı bir platform. Ve evet biz üretiyoruz sonuçta ama biz sıfır hatanın ne olduğunu söylemek ve programlamak ile yükümlüyüz. Mesela en sık yapılan ameliyatlardan bir tanesi tiroit ameliyatı. Tiroit ameliyatında ses teline giden sinir ve vücudun kalsiyum dengesini sağlayan paratiroit bezler korunuyor, korunmakla yükümlü. Ve zaten temel cerrahi eğitiminde bunları koruyarak yapılacak bir cerrahi öğretiliyor. Ben tabi kendi hayal gücümle konuşuyorum, düne kadar gözlerimizle tanımlayarak bu ameliyatları yapıyorduk, bugün florasan teknoloji ile beraber paratiroit bezlerinin daha ameliyatın en başından tanımlanmasından bahsediyoruz. Sinirin de elektro fizyolojik uyarıyla yerinin tespitinden, koruduğumuzu doğruladığımızdan bahsediyoruz. Biz bugün bunu yapıyorsak teknoloji ile beraber bunun çok daha gelişeceğine adım gibi eminim. Biz önce korumayı öğreteceğiz, ondan sonra nasıl yapılması gerektiğini öğreteceğiz gibi geliyor.

Robotik cerrahi bütün ameliyatlarda geçerli mi?
     Cerrahi açıdan baktığınızda her branş için bir şey söyleyemiyorum ama branşım olan genel cerrahi açısından söylediğimde genel cerrahi başlığı altında yapılan her ameliyatın artık bugün robotik cerrahi ile yapılması mümkün.

“Cerrahinin rolü hala olacak ama çok spesifik olacak”
Türkiye genelinde robotik cerrahi kullanan hastane sayısı kaç?
     Türkiye’de şuan 30dan fazla robotik cerrahi sistemi kurulmuş durumda. Bunların 10’dan fazlası İstanbul’da geri kalanı Türkiye’ye dağılmış durumda. Ya üniversite ya da Sağlık Bakanlığı hastanelerinde aktif kullanımda olan sistemler. Dünyadaki coğrafi dağılıma baktığınızda, Türkiye’nin nüfusu açısından baktığımızda Amerika, Kore gibi ülkelerle karşılaştırıldığında sayıca az kalıyor. Aslında hep parlak tarafından bahsettim ama sıkıntı şu teknoloji çok pahalı. Cihazın kendisi de pahalı, malzemeleri de pahalı, bu tabi ekonomik yük getiriyor. Bu yüzden sayıca az kalıyor.

Hastalar robotik cerrahi ameliyatlarına nasıl tepki veriyorlar?
     Hastalar iki farklı şekilde ayrılıyor, bir tanesi robotik cerrahi sistemini bilip geliyor size. Bir tanesi de poliklinikte sizden öğreniyor. Şimdi robotik cerrahi teknolojisini bilen bir kişiyi doğru bilgilendirildi mi diye kontrol etmeniz gerekiyor, çünkü internetten bir şeyler okuyup gelmiş oluyor, internette yazan her şey doğru olduğu anlamına gelmiyor. Diğer hasta grubunda ise kabaca örnek veriyorum, böbreküstü bezinizde bir tümörünüz var ve bunun oradan uzaklaştırılması lazım, bunu kapalı yöntemle yapmak mümkün. Kapalı yöntemin iki farklı çeşidi var, bir geleneksel kapalı yöntem birde robotik cerrahi yöntem diye ikisini anlatıyoruz. Hem hasta açısından iki sistemin avantajları ve dezavantajları nelerdir onlara bakıyoruz hem de cerrah açısından. Sonrada kararı hastaya bırakıyoruz. Robotik cerrahi sistem pahalı olduğu için hemen hemen her yerde hastadan fark alınabiliyor. Aslında geleneksel tedaviyi daha çok tercih etmelerinin sebebi bu işin maddi tarafı. Aksi takdirde biz bu işleme başladığımızda proje kapsamında, robotik cerrahi sistemine sahip olduk. Bu proje kapsamında hastalara ücretsiz olduğu için aynen bu şekilde anlattığımızda çoğunun robotik cerrahi seçtiğini gördük. Ama işin içerisine bir bedel girince, özel sigortalı olmadığı takdirde hasta tarafından ödenmesi beklenince o zaman hasta onu karşılamakta zorlandığından dolayı geleneksel olanı seçiyor.

Size göre cerrahi böyle bir durumda ortadan kalkar mı?
     Şimdi cerrahların da en çok merak ettiği soru bu. Hem kabaca hem de hayal gücü ile cevap vermek istiyorum bu soruya. Bugün teknolojinin tıbba olan entegrasyonuyla beraber daha az kesi, kesisiz ve ameliyatsız işlemlerden bahsediyoruz, bence bu soruda buradan dolayı gündeme geliyor. 10 yıl önceki pratiğimize bakıyorum, 10 yıl önce ameliyatla sorunlarını çözdüğümüz hastaların, bugün daha az, minimal girişimlerle yapabildiğimizi görüyorum. Bu bir değişim süreci baktığınızda ve bu şekilde de devam edeceğini düşünüyorum. Yine çok kabaca örnek veriyorum, bundan 10 yıl önce hiç bahsetmediğimiz tiroit nodüllerinde, tiroit yumrularında şikâyete yönelik tedavi sadece ameliyattı. Ama bugün kanseri dışlanmış olan ya da kanseri netleştirilmiş ama yayılmamış olan hastalarda cerrahi girişim olmaksızın onun yerine alternatif girişimler dediğimiz radyo frekans ablasyonu ya da lazerli girişimlerden bahsedildiğini görüyoruz. Bu mesela küçücük tiroit organı için olan şeylerden bir tanesi ve bugün bunu tartışıyoruz. Bundan 10 yıl önce hayatta bunu tartışmazdık. Çünkü gerçek bu ve yapıldığını, yapılabildiğini görüyoruz, savunucuların bunu bilimsel bir şekilde savunduğunu görüyoruz. O yüzden bunu elinizin tersiyle itemezsiniz, bilimsel verileri sadece dikkatli analiz edebilirsiniz. Bundan 15 yıl sonrada baktığında cerrahinin tanımı daha da net olacak gibi geliyor. Halen cerraha ihtiyaç olacağını düşünüyorum, radyoloji kadar puan kaybedeceğini düşünmüyorum. Cerrahinin rolü hala olacak ama çok spesifik olacak, neden böyle söylüyorum çünkü genetik bir yandan da ilerliyor. Ve genetik esaslı tedavilerden bahsedilmeye başlandı ki burada yine cerrah devre dışı kalabiliyor. Beni tedirgin etmiyor dediğim gibi sonuçta halen benim neslin cerraha ihtiyacı olacak. Ama bundan 30, 40 yıl sonra ne olur bilmiyorum çok heyecanlıyım ve heyecanla bekliyorum.

Geleceğin cerrahlarını yetiştirmek üzere nasıl bir aksiyon alıyorsunuz?
     Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde Cerrahi eğitimi gören uzmanlık öğrencilerinin şanslı olduğunu düşünüyorum. Çünkü burada gelecekteki gelişmeleri göz önünde bulundurarak, hali hazırda aktif güncel cerrahimizde olan robotik cerrahi teknolojisi, robotik cerrahi sisteminin kendisini ve sistemin nasıl uygulandığına dair düzenli bir eğitim programımız var. Bu onların şansı, bizde tabi çok memnunuz çünkü bugün her cerrah, robotik cerrahi konsoluna oturup ameliyat yapmıyor ama yarın cerrahların çoğu robotik cerrahi konsoluna oturup ameliyat yapacaklar.


+ Benzer Haberler
» Kanseri yendi, kanserli çocuklara umut oldu
» “Kitaba kilit vurulmaz”
» Eylül’de turist sayısı yüzde 17,18 arttı
» “Kalbinizde saklayıp büyüttüğünüz bir gurur”
» “Balkabağı özlü sabun ile bir ilke imza attık”
» Hayalet ağlar deniz canlılarını sessizce öldürüyor
» ‘Attilâ İlhan vapuru’ hep hüzün dolu
» “On katlı binanın yanı acil toplanma alanı değil”
» Haşhaş ekim alanları genişliyor
» İZTO, İzmir’i inovasyon ve girişimcilikte iki merkez ile aydınlatacak


ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 19.10.2019
  Ticaret 18.10.2019
  Ticaret 17.10.2019
  Ticaret 16.10.2019
  Ticaret 15.10.2019
  Ticaret 14.10.2019
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni