• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  TİCARET SOHBETLERİ  |  FİNANS  |  İHALELER  |  TİCARET BORSALARI  |  RESMİ GAZETE

“Arıcılık çoğaldı, flora azaldı”

07 Eylül 2018 Cuma 11:00
12
14
16
18

   ► Tarım ilaçları arıların bal yaptığı alanlardaki floranın azalmasına neden olsa da arıcılık yapanların sayısı gün geçtikçe artıyor.

     Türkiye’de genel olarak gezginci arıcılık yapılıyor. Muğla’nın Köyceğiz ilçesine bağlı Büyükkaraağaç Köyü’nde bulunan 43 hanenin 43’ü de geçimini arıcılıkla sağlıyor. Uzun yıllardır arıcılık yapılan köyde de gezginci arıcılık yöntemi tercih ediliyor. Köyde arıcılık yapan Selim ve Mustafa Yıldırım kardeşler son yıllarda arılarını taşıdıkları şehirlerde kullanılan tarım ilaçları ve arı kenesi olarak bilinen ‘varroa’ parazitinin artışı nedeniyle bal üretiminin azaldığını dile getirdi. Geçmişte 100 kovanı olanın 100 teneke bal aldığını ifade eden Selim Yıldırım, “Günümüzde ise köyümüzde 100 kovanı olan ortalama 50 teneke bal alabiliyor” dedi.

“Arıları taşıdığımız yerlerde çok ilaç kullanılıyor”
     Köyün nerdeyse tamamının gezginci arıcılık yaparak geçindiğini ifade eden Selim Yıldırım, “Bal için birinci adresimiz Afyonkarahisar ve Isparta oluyor. Mayıs ayından temmuz ayına kadar orada kalıyoruz. Temmuz ayında da Muğla’ya döneriz, burada çam bölgesi var. Temmuz ayının sonundan Ağustos’a kadar herkes köye döner, 20 günde hasat başlar. Ağustos ayında gelen arıların Eylül’ün başında hasatı başlıyor. Bal sağma da kasım ayının başına kadar sürer. Daha sonra kovanlar örtülür arılar tekrar kışlamaya girer” diye konuştu.

     Birkaç yıldır bal üretiminde yüzde yüz verim alamadıklarından yakınan Yıldırım, “Köyde 100 kovanı olan 100 teneke bal alamıyor. Çok değil bundan 5 yıl önce yüzde yüz verim sağlıyorduk ama şu an sağlayamıyoruz. Bunun en önemli nedenlerinden biri arıcılığın çoğalması, floranın azalması. Arının bulunduğu yerde flora zengin olmalı ve o alanda tarım ilaçları kullanılmamalı. Ama maalesef tarımda kullanılan zehir miktarı çoğaldı. Arıları taşıdığımız yerlerde çok ilaç kullanılıyor. Çiçeğe ilaç veriliyor, arı gidip o çiçekten bal alıyor. Bu nedenle verimlilik eskisi gibi değil. Köyde 100 kovanı olan ortalama 50 teneke bal alıyor, en fazla alan 80 teneke bal alabiliyor. Yinede tüm bu olumsuzluklara rağmen arıcılık mesleği bitmez diye düşünüyorum” diye belirtti.

“Arıcılığı yapan çok, bilinçli yapan az”
     “Mesleği arıcılık olmadığı halde bu işe merak salan çok insan var. Arıcılığı yapan çok ama bilinçli olarak yapan sayısı az” diyen Mustafa Yıldırım ise “Özellikle kış aylarında bilinçli ilaçlama ve beslenme gerekiyor. Kışın açlıktan ölmesin diye şurup veriyoruz. Soğuk havalarda arılar bal yapsın diye değil, çoğalsın diye şuruplama yaparız. Kışın hava şartlarından ötürü çiçek olmadığı için şeker ile besliyoruz. Kovanın içinde arı kenesi olarak bilinen ‘varroa’ paraziti var. Varroa arının balsız kaldığı zamanlarda ortaya çıkıyor, arıdan 3 kat daha fazla üreyebiliyor” diye konuştu.
     Bu yıl varroa parazitinin kovanların çoğunda olduğunu ifade eden Yıldırım, “Hava şartları bozulunca arı dışarıdan bal alamadı aç kaldı. Arı güçsüz düşünce de varroa paraziti çoğaldı. Arı çiçek bulamadığı zaman içindeki asker sayısı çoğalmaz. O nedenle bilinçli bir bakım gerekiyor” dedi.

“Köyümüzün ilk bal toptancısı Balparmak”
     Arılara şeker vermenin külfet olduğuna vurgu yapan Yıldırım, “Arıcılık çok maliyetli, ilaç, mazot ve şeker fiyatları çok pahalıya mal oluyor. Şeker pahalandı. Bir çuval şekeri 190 TL’ye alıyoruz, bir kovanı şuruplamak için ise bir seferde 10 çuval şeker gidiyor. Ayrıca mazot fiyatları da çok yükseldi. Bal fiyatları geçen seneyle aynı, fakat bu sene maliyetimiz 2 katı arttı” diye konuştu.
     Eylül’ün ilk haftası bal kesimine başlayacaklarını ifade eden Yıldırım, “Süzme balı toptan olarak bal firmalarına veriyoruz. ‘Balparmak’ bu bölgenin en eski alıcısıdır. Hatta bu köyün ilk bal toptancısı Balparmak’tır” dedi.

Gerçek ve sahte bal tadarak ayırt edilemiyor
     Gerçek bal ile sahte balı görerek ya da tadarak ayırt edilemeyeceğini söyleyen  Yıldırım, “Biz üretici olarak bile doğal ile sahte balı görerek, koklayarak ya da tadarak ayırt edemiyoruz. İnsanlar donmuş balı şeker balı diye tanımlıyor. Şeker balı ile çiçek balını ayırt etmek için donmuş balı ekmeğin üzerine sürün. Şeker balı ise kristaller erimez ve bal kendi rengini almaz. Bal, ekmeğin üzerinde beyaz kalır. Doğal balı ekmeğe sürdüğünüz anda kristaller erir bal şeklini ve kendi rengini alır” diye belirtti.

Varroa paraziti arı kolonilerini tehdit ediyor
     Varroa, bal arılarının üzerinde yaşayan tehlikeli bir dış parazittir. Bu parazit günümüzde arıcılık sektörünün en önemli sorunlarından birisidir. Varroa, kısa zamanda çoğalarak kolonilerde ciddi zararlara yol açar. Arının kanını emerek çoğalır ve beslenir. Arılardan kan emildiği için arılar güçsüz düşer. Arı ailesindeki erkek arı sayısının belirli bir şekilde azalmış olması dikkati çeker. Ana arının da yumurtlama yeteneği azalır. İlk parazitin girişinden itibaren tedavi edilmezse arı kolonisi birkaç yıl içinde söner.
 

 


+ Benzer Haberler
» Kahvecilerden merdiven altı satışlara tepki
» Otomobil fiyatı arttı, kasko fırladı
» İstanbul kazandı, İzmir kaybediyor
» Türkerlerden İzmir ve çevresine 6 milyar liralık yatırım
» Kasaplar memnun marketler durgun
» Dövizdeki artış Türk Pamuğu için fırsat
» Kolay doğumun yolu yogadan geçiyor
» İEF’te yerli robot vatandaşlarla buluştu
» Demuraj ücreti ithalatçıyı zora soktu
» “Maliyet arttı süt fiyatları arttırılsın”


ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 22.09.2018
  Ticaret 21.09.2018
  Ticaret 20.09.2018
  Ticaret 19.09.2018
  Ticaret 18.09.2018
  Ticaret 17.09.2018
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni