• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  TİCARET SOHBETLERİ  |  FİNANS  |  İHALELER  |  TİCARET BORSALARI  |  RESMİ GAZETE

Banka ve finans şirketlerinin 10 bin gayrimenkulü satışta

09 Mayıs 2018 Çarşamba 10:00
12
14
16
18

   ► Konutta kredilendirilen evleri, ticari kredilerde ise fabrika, konut, arsa, arazi gibi her çeşit gayrimenkulü ipotek eden bankaların, ödenmeyen krediler nedeniyle mülkiyetlerine geçen gayrimenkuller, değerleme yapıldıktan sonra satışa sunuluyor.

     Sektörde bütün bu gelişmeler yaşanırken, bankaların internet sitelerinde 10 bine yakın gayrimenkulün satış ilanı var. Bu ilanlara göre 8 bin 412 gayrimenkul satışa hazır. Bazı bankalar ve diğer finansman şirketleri bu bilgileri açıklamadığı için tam rakam bilinmiyor. Bir kısım gayrimenkul de değerleme aşamasında olduğu için henüz satışa çıkarılmış değil. Bunlar da dikkate alındığında finans sektörü elindeki satılık gayrimenkul sayısının 10 binden fazla olduğu tahmin ediliyor. Banka gayrimenkullerinin satışı alanında faaliyet gösteren gayrimenkul pazarlama şirketlerinden alınan tahmini bilgilerde daha yüksek rakamlar telaffuz ediliyor. Bazı bankalar satışta olan gayrimenkul sayılarını kamuya açık olarak paylaşmamayı tercih edebiliyor. Mevcut verilere göre en fazla gayrimenkulü satışı olan banka ise 2 bin 422 adetle Vakıfbank.

     Konutta kredilendirilen evleri, ticari kredilerde ise fabrika, konut, arsa, arazi gibi her çeşit gayrimenkulü ipotek eden bankaların, ödenmeyen krediler nedeniyle mülkiyetlerine geçen gayrimenkuller, değerleme yapıldıktan sonra satışa sunuluyor.
     Edinilen bilgilere göre bankaların elinde bulunan gayrimenkullerin adet olarak bakıldığında çoğu konut olsa da değerde fabrika, arsa, arazi gibi diğer gayrimenkullerin daha fazla olduğu belirtiliyor. Piyasa yetkililerine göre son zamanlarda genellikle KOBİ kredileri dolayısıyla bankalara geçen gayrimenkuller yoğunlukta.

     Bankalar Birliği Risk Merkezi’nin son verilerine göre 67.1 milyar lirası bankalarda olmak üzere finans sektörünün toplam tasfiye olunacak alacak toplamı 72.2 milyar lira düzeyinde. Tasfiye olunacak kısmın toplam kredilere oranı yüzde 3.3 düzeyinde. Bu rakam önemli bir risk ifade etmiyor.
     Sektörün 194.2 milyar lira düzeyinde bulunan toplam konut kredilerinde ise ‘tasfiye olunacak alacak ve krediler” oranı oldukça düşük, yüzde 1’in bile altında. Tüketici genellikle konut kredisi ödemelerini düzenli yapmaya devam ediyor. Bankaların alacakları karşılığında el koyduğu gayrimenkullerde ticari kredilerin payı daha büyük. 2016 yılında 58 milyar lira olan sorunlu kredi miktarı büyümeyi desteklemek amacıyla açılan kredi muslukları sonrasında Eylül 2017 itibariyle 72.2 milyar TL’ye çıktı. Sorunlu kredilerde en büyük payı KOBİ kredileri alıyor.

Bakan Özhaseki: Şehirlerde yüksek katlı imarlar sınırlandırılacak
     Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, yatay yapılaşmayı özendirecek yönetmelikle çıkardıklarını ve kat yüksekliğini artıracak plan değişikliklerini sınırlandıracaklarını bildirdi.  Bakan Özhaseki, kentlerde yapılan kat yüksekliklerinin imar planı kararıyla belirlendiğini, çevre düzeni planlarında ise yerleşmenin gelecekteki nüfus projeksiyonu öngörüldüğünü ifade etti.
     Çevre düzeni planlarına uygun olarak yapılan nazım imar planlarında da nüfus yoğunluklarının belirlendiğini anlatan Bakan Özhaseki, “Planlar ekonomik ve sosyal gelişimine, dokusuna, risklere ve diğer özelliklerine göre oluşmaktadır. Bunun için bölge veya alan kapsamında araştırma, etüt ve veriler elde edilmektedir. Uygulama imar planlarında da belirlenen nüfus yoğunluğuna göre kat yükseklikleriyle ilgili kararlar alınmaktadır. Uygulama imar planlarında alanın özelliğine göre bazı yerler az katlı bazı yerler de çok katlı öngörülmektedir. Uygulama imar planlarının bazılarında ise emsal verilerek yükseklik serbest bırakılmak koşuluyla kat yüksekliği ruhsat aşamasında belirlenmektedir. Yapıların yüksekliklerine genel olarak herhangi bir kısıtlama getirmek yerine yukarıda belirtildiği gibi imar planlarıyla yapı yüksekliklerinin belirlenmesi alanın özelliği açısından daha uygun olacaktır” dedi.
     Bakanlıklarınca yayınlanan yönetmeliklerde yatay yapılaşmayı özendiren hükümler bulunduğuna dikkat çeken Bakan Özhaseki, Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği’ne “İmar planı değişiklikleri” başlıklı 26’ncı maddesinde plan değişikliğiyle plana verilen kat adedinin veya bina yüksekliğinin artırılması hâlinde karşılıklı bina cepheleri arasında asgari mesafe koşulu getirilmesinin öngörüldüğünü ve bu hükümle kat yüksekliğini artıran plan değişikliklerinin sınırlandırıldığını açıkladı.
     Bakan Özhaseki, “Ayrıca, aynı maddede genel olarak, kat adedi veya bina yüksekliğini artıran imar planı değişikliklerinin yörenin yerleşim yerleri, dokusu ve kimliği dikkate alınmak suretiyle, şehrin veya alanın yakın çevresinin silueti, yapıların güneşe göre cephesi ve yönlenmesi özelliklerini olumsuz yönde etkilememesi esas alınarak yapılması öngörülmüştür” diye konuştu.

Yeni satış kanalları getirdi
     Bankaların elinde kalan gayrimenkuller sektöre yönelik düzenlemeleri de beraberinde getirdi. Bu yılın Temmuz ayında Bankaların Özkaynaklarına İlişkin Yönetmelik ile yapılan düzenlemeyle bankaların ellerindeki gayrimenkulleri 3 yıl içinde satma zorunluluğu kaldırıldı. Eski sistemde bankalar bu süre içinde bu gayrimenkulleri satamadıklarında bunu öz sermayeden düşürmek durumunda kalıyorlardı.
     Bu baskı kalkınca bankalar ellerindeki gayrimenkulleri satmakta acele etmiyor, piyasa koşullarını gözetebiliyorlar. Mülkiyetlerine geçen gayrimenkulleri çeşitli emlak pazarlama ve ilan siteleri üzerinden satışa sunuyorlar. Elinde 700 bin civarında konut stoku bulunan gayrimenkul şirketlerinin kampanyalı satışlarıyla rekabet etmeleri gerekiyor. Bu da uzmanlık alanları olmadığı için satış zorlukları getirebiliyor.

Türkiye genelinde konut fiyatları %0.89 Yükseldi
     Türkiye İş Bankası’nın desteği ile hazırlanan ‘REIDIN-GYODER Yeni Konut Fiyat Endeksi’ ve ‘REIDIN Emlak Endeksi’ Kasım ayı sonuçları açıklandı. ‘REIDIN-GYODER Yeni Konut Fiyat Endeksi’ne göre; stok erime hızının %3.3 olduğu Kasım ayında, fiyat artışı bir önceki aya göre 0.17, geçen yılın aynı dönemine göre ise %4.10 oranında gerçekleşti.
     Türkiye genelinde 68 ili kapsayan ‘REIDIN Emlak Endeksi’ Kasım ayı sonuçlarına göre ise konut fiyatlarında, bir önceki aya göre %0.89 oranında artış yaşandı. Kasım ayında metrekare başına konut satış fiyatları %2.01 oranında artan Çankırı, fiyatların en çok yükseldiği şehir oldu.

Elmas: Gayrimenkul sertifikası ihraçları artacak
     Konut Geliştiricileri ve Yatırımcıları Derneği(KONUTDER) Başkanı Altan Elmas, önümüzdeki yıl gayrimenkul sertifikası ihraçlarının artacağını söyledi. Türkiye Finans Forumu’nda konuşan Elmas, “Gayrimenkul sertifikası için biz de elimizi taşın altına koyuyoruz. Önümüzdeki dönemde ciddi bir bilinçlendirme yapacağız. 8-10 büyük bilinen firmamız önümüzdeki yıl bu sertifikaları halka arz yapmaya başlayacaklar” dedi.
     Gayrimenkul sektörünün, darbe girişiminden sonra küçülmeyen tek sektör olduğunu söyleyen Elmas, Türkiye geneline göre İstanbul’da konut satış hızının bir miktar düşmüş olabileceğini kaydetti. Altan Elmas, sözlerine şöyle devam etti: “Türkiye’de yılda ortalama 900 bin kişiye ev bulmak zorundayız. Yılda 600-700 bin ev satıyoruz. Yaklaşık 1 milyon 400 ikinci el ev satıyoruz. Bunun sebebi de temel ihtiyaçlar. Zaman zaman ekonominin inişli çıkışlı dönemlerinde gözler bizim sektöre çevriliyor. TÜİK rakamlarına baktığımızda konut satışlarında Türkiye genelinde yüzde 7.5, İstanbul’da ise yüzde 5’lik bir büyüme gözlemleniyor. Çeşitli spekülasyonlar üretiliyor. İstanbul’un konut satış hızının düştüğüyle alakalı. Ancak satışların bir miktar yavaşlamış olmasının nedeni Anadolu’da çok yatırımcı olması. İstanbul’da rekabet havuzunun içerisinde bir miktar daha aşağıda olması rağmen önümüzdeki yıl yüzde 6-7 arası bir rakamla konut satışlarının artacağını öngörüyoruz. Bunun yanı sıra son bir yıl içerisinde yüzde 10’luk bir konut fiyat artışı olduğu söyleniyor. Ama bunun yanı sıra inşaat maliyetlerinde de belli bir fiyat artışı var. Kasım ayı henüz açıklanmadı ama ekim ayı satışlarının genel olarak çok iyi olduğunu görüyoruz.”

“Kentsel dönüşüm hızımızı 5 katına çıkarmamız gerekiyor”
     2000 yılından sonra yapılan konutları depreme dayanaklı yapılar, 2000’den önce yapılan yapıları ise sorunlu, sıkıntılı ve çürük olarak kabul ettiklerini belirten Elmas, minimum 7,5 milyon konutun dönüşmesi gerektiğini söyledi. Elmas, “Gayrimenkul yatırımları son 7-8 senedir, her bir sene bir sonrakinden artarak devam ediyor. Çok ciddi bir rekabet ortamı var” ifadesini kullandı. Elmas, “Yılda en az 500 bin konutu dönüştürürsek 15 yılda ancak bu 7,5 milyon konutu dönüştürebiliyoruz. Yani 1 milyon konut üretebiliyoruz. Bunun 100 binini kentsel dönüşüm ile dönüştürebilirken 500 bine çıkarmamız gerekiyor” dedi.

Tanes: İnşaatta 2.0’A geçilmeli
     Geçtiğimiz günlerde ‘Yapı Sektöründe Yeni Açılımlar İçin Fırsatlar” paneline katılan İş GYO Genel Müdürü Turgay Tanes, büyümenin lokomotifi gayrimenkul sektörünün genel durumu ve geleceği hakkında önemli saptamalarda bulundu. Tanes, inşaat sektöründe belli standartların yakalanması gerektiğine dikkat çekerek “Belki de inşaatta 2.0’a geçmenin zamanı geldi” dedi.
     Sektörün en büyük atılımı gerçekleştirdiği 2003 yılından bu yana gelinen noktayı vurgulayan Turgay Tanes, şu değerlendirmelerde bulundu: “Türkiye’de gayrimenkul sektörünün en büyük çıkış yaptığı yıl 2003 yılıdır. 14 yıllık sürede 1 buçuk yıllık kriz dönemini dışarıda bırakırsak, sektör sürekli olarak, bazen çift bazen tek hanenin en üst basamağında büyümeler kaydetti. Bu nereden kaynaklandı diye bakacak olursak,  70 ve 90’lı yıllar arası alternatif yatırım araçlarının çok yüksek getiri sağladığı, hatta bir yerli araba fabrikasına para yatırıp 4-5 ay sıra bekledikten sonra alınan aracın 2 sene kullanıldıktan sonra iki katı fiyatına satıldığı dönemlerdi.  Türkiye’de alternatif yatırım araçlarının faizlerinin düşürülmesi ve deprem gibi farklı kaygıların oluşması ile değişim yaşandı ve yatırımlar gayrimenkule yöneldi.
     2014’ten itibaren gayrimenkul artık bir sosyal güvence haline geldi ve sonrasında müthiş bir süratle AVM yatırımları başladı. O dönem AVM’lerde Türkiye ortalaması 1000 kişi başına 30 m2,  Avrupa’da 300 m2 iken dinamik girişimci iş adamlarımız öyle bir yatırım yaptı ki bir anda 170-180 m2 seviyelerine ulaştık. Ardından 2008’de AVM’lerde sıkıntı olunca yatırımcı/perakendeci müzakereleri başladı. Yatırımcılar hızlı bir şekilde ofis ve konut piyasasındaki kar beklentisinin yüksek olması nedeniyle bu sektörlere giriş yaptı. Ardından da otel furyası başladı. Gayrimenkulün alt segmentlerinde yolculuk birbirleriyle iç içe olmakla birlikte böyle bir seyir izledi. Bu yolculuğun sonunda gelinen noktada şu anda İstanbul’da 4,9 milyon m2 ofis binası var, bu rakam bir yıl içinde 6 milyon m2’ye dayanacak. Yine İstanbul’da 11 milyon 400 bin m2 kiralanabilir AVM alanı mevcut, bunun da bir yıl içerisinde 13 milyona erişmesi bekleniyor. Tüm bunlar sektörün olgunlaştığının göstergeleridir.”

“Kentsel dönüşüm hızlı yol almıyor”
     Kentsel Dönüşüm konusuna da değinen Tanes, bu konudaki görüşlerini şöyle dile getirdi: “Kentsel dönüşüm işi pek o kadar iyi ve hızlı bir şekilde gitmiyor. Bu gidişatın yavaş olmasının sebebi; hem aşırı beklenti içinde olan yatırımcılar, hem de hak sahiplerinin yüksek talepleridir. Kentsel dönüşümde mevzuattan kaynaklanan sorunlar devlet tarafından çözüldü ancak hala yasal boşluk bulmaya çalışan hırslı oyuncular mevcut. Fakat başarılı işlerin yapıldığı yerler de var, Kartal örneğinde olduğu gibi.”

“Gayrimenkul sertifikası çok tercih edilmeyebilir”
     Gayrimenkul Sertifikası uygulamasının daha önce de denendiğini ve başarısız olduğunu hatırlatan Tanes, bu sebeple insanların bu konuda negatif algıya sahip olduklarına dikkat çekti. Tanes, “Bu çok iyi planlanarak halka sunulması gereken bir enstrüman. Şu anda uygulandığı haliyle; 2-2,5 sene sonra tamamlanacak bir projeden sertifika topluyorsunuz 3 yıl içinde asli edimi yapmak istediğinizde, örneğin 1+1 daire için, o sürede ödediğiniz para ortalama 400-450 bin TL’ye tekabül ediyor. O kadar süre içerisinde bu meblağ da yatırım yapabilecek biri satış ofisine gittiğinde bir sürü alternatif ile karşılaşıyor, dolayısıyla gayrimenkul sertifikasını tercih etmesine bir sebep yok. Bu sertifika öyle olmalı ki; belki 6-7 gayrimenkul üreticisinin havuzunda insanlar eline para geçtikçe alım yapabilmeli ve 4-5 yıl sonra da bir daireyi toparlayınca alabilmeli. Fakat 2-2,5 sene bu paraları toparlamak için yeterli değil” dedi. 
     İnşaat sektörünün de tıpkı sanayide olduğu gibi 2.0 aşamasına geçilmesi gerektiğini vurgulayan Turgay Tanes, bunu şu örnekle açıkladı: “Kent planlaması için standartlar belirlenmeli. Örneğin bir belediye kendi şehrine yönelik Türkiye’nin en iyi mimarlarını bir araya getirerek, o şehrin tarihini de anlatarak 3-4 örnek proje çıkarmalı ve gelen gayrimenkul üreticisine de bu alternatifleri sunmalı. İsteyen istediği projeyi yapamıyor olmalı. Düzenli yapılaşmayı sağlamanın başlıca yolu buradan geçiyor.”

Sürecek...

 


+ Benzer Haberler
» “Radarımızda İstanbul kadar İzmir de var”
» “Gayrimenkul İhtisa Mahkemeleri kurulmalı”
» “Gayrimenkul sektöründe ürün çeşitliliğine gitmeliyiz”
» Gayrimenkul sektörü kendi bankasını istiyor
» Sektörün gözü; alternatif finans araçlarında
» Yatırım fonları ‘ticari gayrimenkule’ yöneliyor
» Gayrimenkul sektörü hız kesmemek için istikrar istiyor


ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 19.11.2018
  Ticaret 17.11.2018
  Ticaret 16.11.2018
  Ticaret 15.11.2018
  Ticaret 14.11.2018
  Ticaret 13.11.2018
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni