• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  TİCARET SOHBETLERİ  |  FİNANS  |  İHALELER  |  TİCARET BORSALARI  |  RESMİ GAZETE

Bilgi kirliliği tercihleri olumsuz etkiliyor

10 Ağustos 2018 Cuma 14:00
12
14
16
18

   ► Batur “Sosyal medyada eğitim uzmanı adıyla bilgi veren insanlar öğrencilerin kafalarını daha çok karıştırdı”

   EKET Fuarcılık tarafından 6 ilde düzenlenen ‘Üniversite Tercih Fuarları’ 8-9 Ağustos tarihleri arasında İzmir’de Tepekule Kongre ve Sergi Merkezi’nde düzenlendi. Türkiye’nin birçok ilinden toplam 80 devlet ve vakıf üniversitesinin katılım sağladığı fuara üniversite adaylarının ve ailelerinin ilgisi yoğun oldu.
     Bu yıl üniversite giriş sınavının ve yerleşmelerin belirsizliği sosyal medyada da bilgi kirliliğine neden oldu. Bu bilgi kirliliğinin öğrencileri olumsuz etkilediğini ifade eden Beykent Üniversitesi Öğrenci Dekanı Serhat Batur, “Sosyal medyada eğitim koordinatörü, eğitim direktörü ya da eğitim uzmanı adıyla çıkan herkes öğrencilere belli oranlarda değişik sayılar vermeye başladı. Öğrencilerin kafalarını iyice karıştırdılar” diye konuştu.

“Sosyal medya kafa karışıklığına sebep oldu”
     Öğrencilerin kafalarının karışık olduğunu vurgulayan Beykent Üniveritesi Öğrenci Dekanı Serhat Batur, “Öğrenciler bekledikleri puandan çok daha farklı bir sonuçla ve sıralamalarla karşılaştıklarını söylüyor. Sosyal medyada eğitim koordinatörü, eğitim direktörü ya da eğitim uzmanı adıyla çıkan herkes öğrencilere belli oranlarda değişik sayılar vermeye başladı. Kafaları iyice karıştırdılar. Aslında değişen bir şey yok, öğrenci sayısı ve eğilim noktaları aynı. Tabi öğrencileri bir noktada birleştiriyor olması, örneğin TM1 TM2 TM3’ün ya da MF1 MF2 MF3 MF4’ün bir noktada birleşmesi çok büyük kargaşa yarattı. Öğrenci aslında MF4’te kendini 180 bin diye hayal ederken tıp ve diş hekimliği öğrencilerinin de üst üste gelmesiyle tek noktada toplanınca kendini bir anda 260 binlerde bulmaya başladı. Bu da istediği yeri tercih edemeyeceği düşüncesi oluşturdu. Ama düzgün bir tercih danışmanıyla karşılaşırlarsa aslında önündeki türkçe-matematik alanına gidecek, tıp alanına gidecek, diş hekimliği alanına gidecek öğrencileri çıkardığınızda aslında tam noktasını bulabilecek bir tercih yapabilecek” diye konuştu.

“Öğrencilerin birçoğu tekrar hazırlanmak istiyor
     “Gelen öğrencilerin birçoğu sınava tekrar hazırlanmak istiyor” diyen Batur, “Bu yıl devletin koyduğu bir sınırlama var. Öğrenci hukuk tercih etmeyi düşünüyor fakat 190 bin barajına takıldığı için tercih listesine hukuk bölümünü yazabilme şansı yok. Tabi ki bu sistemde aslında 190 binin önünde birçok sayısal öğrenci var. Yani sınırlandırma hukuk hayal eden öğrencilerin tercih edebilme şansını azaltıyor. Belki sınırlama olmasaydı ya da birazcık daha geniş tutulabilseydi, üniversite yerleşecek matematikçiler ya da hukuk düşünmeyen sadece psikoloji düşünen türkçe-matematik öğrencilerini işin içerisinden çekseydik o öğrenci hukuk tercih edebilecekti” diye belirtti.

“Bir sene sonraya bırakmak hata”
     Bu yıl bölümden çok sıralamalarla ilgili soruların olduğunu ifade eden Batur, “Bir önceki sene İzmir’e geldiğim zaman endüstri mühendisliği mi elektrik elektronik mühendisliği mi tercih edelim diye sorular geliyordu. Bu sene ise bu sıralamada ben kaç bine girerim, kaç binle ben nereye yerleşirim soruları yoğun. Şu anda açıkta kalma ve sistem algılanmadığı için de bir yıl sonrasında tercih yapsak daha mantıklı mı kaygısı başladı. Biz de öğrencilere bir sene sonraki seneye bırakmanın hata olduğunu söylüyoruz. Çünkü bir sene sonra ne olacağını hiçbirimiz bilmiyoruz” diye belirtti.

Meslek lisesi mezunlarının puan hesaplaması farklı
     Tercih danışmanlarının bazen yanlış yönlendirme yapabildiğini söyleyen Batur, “Temel Yeterlilik Testi (TYT) puanı ile yapılan tercihlerde meslek lisesi çıkışlı öğrenciler geldiği zaman onların ekstra bir puan hesaplaması vardır. Tercih danışmanları bunlara bakıp farklı tercihler yapıyor. Burada uzmanlarımızın çok dikkat etmesi gerekiyor. Bilmiyorlarsa bilmiyorum demeleri lazım çünkü aileler zaten bilmiyor. Bildikleri zaman çevrelerine anlatmaları gerektiğini de öğrenmeliler. TYT puan ile meslek yüksekokulları tercihinde bu sene beklenmedik puanlar oluşabilir” diye konuştu.
     Tercihlerin dikkatli yapılması gerektiğini vurgulayan Batur, sözlerine şöyle devam etti: “Bu sene şöyle bir durum var eski sistemde 0,18’lik sınava göre hesaplanıyordu. Fakat bu sene açıklanan puan ve sıralamarda hepsi 0,12’lik dilime göre hesaplanmış açıklandı. O yüzden bu da 0,18’liğin 0,12lik havuzun içerisinde nerede yer aldığını bulmamız gerekiyor. Buna göre de tercihlerini yönlendirmemiz lazım.”

Barajın olumlu yönleri de var
     Tercih danışmanlığına sıralamaları çok iyi olan öğrencilerin de geldiğini söyleyen Batur, “Sınava düzenli çalışan, senesini iyi bir şekilde değerlendiren öğrenci başarılı olur. 15 yıldır verdiğim tüm seminerlerde öğrencinin kitap okuma alışkanlığı varsa sınavı başarır diyorum. Bu yıl TM1 TM2 TM3 bir havuza toplansa da öğrencilerin dağılım noktasında iyi bir liste yaparlarsa sıkıntı yaşanmaz. Tıpta 40 bin barajı geçen sene de vardı. İlk 40 bine girmemiş insana kendinizi teslim etmek istee misiniz? Vakıf üniversiteleri ücretli bölüm açınca 150-200 bin sıralaması olan öğrenciler de tıp okumaya kalkacaktı. Baraj bu yönüyle iyi bir karardı” diye belirtti.

“İnsanlar kısmi bilgiye sahiplerdi”
     Puanların düşük olmasının ve beklenilen başarının gösterilmemesinin sebebini yaşanan belirsizlik olduğunu belirten Bayraklı Rehberlik ve Araştırma Merkezi Psikolojik Danışman ve Rehberlik Danışmanı Vahap Yorgun, “Başından beri süreçte bir belirsizlik vardı. Sınavın, puanların, yerleşmelerin nasıl olacağı belirsizdi. İnsanlar çok kısmi bilgiye sahiplerdi. Sadece puan türlerini, geçen sene MF1, MF2 ve MF3 varken bu yıl sayısalda tek bir sınav türü olacağını biliyorlardı. Bunun dışında başka hiçbir bilgi yoktu. İnsanlar belirsizlik ve güvensizlikle bir sürece girdiğinde çok yoğun olumsuz duygular yaşarlar. Buna öfke, kaygı, üzüntü, çaresizlik gibi duyguları ekleyebilirsiniz. Doğal olarak bu insanların geleceğe yönelik bakış açılarını da umutlarını da etkiliyor. Tahminim bu sene de aynısı geçerli. Yoksa yine kontenjanlar belli, öğrenci sayısı belli ve dolayısıyla aslında değişen bir şey yok. Yani teknik ve istatiksel anlamda değişen bir şey yok. Herkesin sınavının kötü geçtiğini varsayalım ama burada mesele puan değil, başarı sırası” diye konuştu.

“Herkes için geçerli bir belirsizlik var”
     Soru tipinin değişmesi bütün öğrenciler için değişen bir durum olduğunu söyleyen Yorgun, “Sınava giren 2 milyon öğrenci aynı uyarıcıyla karşılaşıyor. Soru değiştiyse hepsi için değişti. Dolayısıyla burada yine bütünsel sisteme bakıyoruz. Yani bu sınavın dönem ortasında değiştirilmesi, yeteri kadar olunmaması seçimden dolayı sınav zamanı değişmesi gibi tüm bu duygusal süreçler öğrencileri etkiledi. Ama en nihayetinde istatiksel olarak kontenjanlar belli, başarı sıraları belli ve dolayısıyla puanın kaç olursa olsun eğer puanlar düşmüşse sizin başarı sıranız değişmez. Öğrencinin puanı iyi gelirse zaten puan dönüştürmeleri olacak. Eğer kişinin hedeflediği ya da hayal ettiği bölüme girmeye yetecek kadar başarı sırası varsa zaten tercihini yapacaktır. Bu seneye has bir yığılma olmayacaktır” diye konuştu.
     Herkes için geçerli bir belirsizlik olduğunu ifade eden Yorgun, sözlerini şöyle sürdürdü: “Belirsizlikle başa çıkabilen bir adım önde. Duygularını kontrol edebilen, stres altında yine de hedefine odaklanabilen bir adım önde olacaktır. Odaklanamayan, yoğun bir şekilde etkilenenler ise maalesef biraz dezavantajlı girdi.”

“Sistemin değişmesiyle bambaşka bir liste hazırladık”
     Sistemin değişmesiyle beraber yeni bir liste hazırlamak zorunda kaldığını ifade eden Elif Taşkın, “Geçen senenin puan ve sıralamaların göre bir liste hazırlamıştık. Sistemin değişmesiyle beraber bambaşka bir liste hazırladık. Sınava ilk defa girdim beklediğim ve istediğimin çok altında geldi. Okulda girdiğim sınavlara hiç benzemeyen bir sınavdı” diye konuştu. Elif Taşkın’ın velisi Murat Taşkın, “Kızım neye göre tercih yapacak, elimizdeki puanla nasıl bir sıralama yapacağız bilemiyoruz. Tutmayacak yerleri yazmaktansa maksimum 7 tercih yapmayı düşünüyoruz. Tercihin 24’ünü de dolduracak öğrenci olacağını düşünmüyorum” diye ekledi.
     Tercih Danışmanlığı Merkezi’nden bilgi aldıktan sonra tercih sıralaması hazırlayabilecek bilgiye sahip olduğunu dile getiren Nil Solak, “Kafamızdaki soru işaretleri silindi.  Hangi sıraya yazmalıyım, puanıma ve sıralamaya göre ilk 5 tercihimi nasıl yapacağımı öğrendim. Görüştüğümüz danışman üniversite tavsiyelerini içeren bir liste hazırladı ve mail olarak gönderdi” dedi.


 


+ Benzer Haberler
» “Sanayide su verimliliğini arttırmalıyız”
» “Kuzey Avrupa’nın gemi üretim merkeziyiz”
» Müze gelirlerinde yüzde 100,8’lik artış
» “Konaklama sektöründe kapasite arttırılmalı”
» İlmekler zamlı atılacak
» "Gıda üretirken hastalanıyoruz"
» “Piyasada soğan kalmayacak”
» Tütün ürünlerinde tek tip paket sektörü yavaşlatır
» İş dünyasının korkusu ‘konkordato’
» “Teknoloji devi ülkelere ihracat yapıyoruz”


ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 16.11.2018
  Ticaret 15.11.2018
  Ticaret 14.11.2018
  Ticaret 13.11.2018
  Ticaret 12.11.2018
  Ticaret 10.11.2018
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni