• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  SOHBETLER  |  FİNANS  |  İHALELER  |  BORSALAR  |  RESMİ GAZETE

Borsada Çin-Türkiye işbirliği konuşuldu

28 Kasım 2018 Çarşamba 16:00
12
14
16
18

Borsada Çin-Türkiye işbirliği konuşuldu

   ► İTB Kasım ayı olan meclis toplantısı Çin Başkonsolosu Liu Zengsian’ın katılımıyla gerçekleştirildi.

           EZGİ ÜTKÜR     
     İzmir Ticaret Borsası (İTB) Kasım ayı olağan meclis toplantısı Çin Başkonsolosu Liu Zengsian’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Borsanın toplantı salonunda gerçekleştirilen meclisin açılış konuşmalarını İTB Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli, İTB Meclis Başkanı Barış Kocagöz ve Çin Başkonsolosu Liu Zengsian yaptı. 2018 yılının Çin’in Çin’in reform ve dışa açılma politikasının uygulamasının 40’ıncı yıl dönümü olduğun hatırlatan Başkonsolosu Liu Zengsian gelecekte Çin’in devamlı bir şekilde inovasyon gelişme politikası benimseyeceğini, kapsamlı reformları derinleştireceğini belirtti.

“İki ülke arasındaki güven derinleşiyor”
     Konuşmasında 2018 yılı Çin-Türkiye ilişkisi önemli gelişme fırsatını yakaladığının altını çizen Zengsian, “Son yıllarda ikili stratejik işbirliği ilişkisi gittikçe derinleşiyor. İki ülke arasındaki üst düzey temas yoğunlaşıyor ve karşılıklı siyasi güven sürekli derinleşiyor. Çin- İzmir başkonsolosluğu açıldığından beri ikili ticari gelişmeleri pekiştirmek için çaba gösteriyor. Türkiye’ye özgü olan malları tanıttık. Türk yöneticilerini eğitim ve programlar için Çin’e davet ettik. Son yıllarda her alanda iki ülke arasında iş birliği giderek artıyor. Bu işbirlikleri sonucunda Çin ile Türkiye arasındaki siyasi güven giderek derinleşiyor. Biz de konsolosluk olarak Çin şirketleri yatırım için Türkiye’ye davet ettik. Türkiye’ye özgü ürünleri Çinli iş adamlarına tanıttık. İzmir Ticaret Borsası Ege bölgesinin en büyük ticaret borsasıdır. Borsanız ile sıkı temasta bulunmaya hazırız. Umarım ki gelecekte Çin İzmir ilişkileri daha hızlı şekilde gelişecektir” diye konuştu.

“İlk toparlanmanın işareti dış ticaret dengesi”
     Konuşmasında ülke ekonomisi hakkında değerlendirmelerde bulunan Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli, ekonomide kötü günlerin geride kaldığını belirtti. Kestelli, “Amerika ile normalleşme işaretleri ve resmen başlayan İran ambargosundan muaf tutulmamız, bu algının güçlenmesine destek oluyor. Alınan sıkılaştırıcı önlemler, bozulmayı frenlemiş görünüyor. Ancak enflasyonda, talepteki düşüşe rağmen beklentilerin üzerindeki artışın Ekim ayında da devam etmesi, kur geçişkenliğinin beklentilerden yüksek olduğunu ortaya koyuyor. Tüketici güven endeksinin gerilemesi, bizim açımızdan iyileşme sağlanması gereken alanların başında geliyor. Kur atağıyla birlikte bozulan göstergelere karşın, ilk toparlanma işaretlerini dış ticaret dengesinde görüyoruz” ifadelerini kullandı. Ayrıca Kestelli, ekonomi yönetimi, geçici vergi indirimleriyle piyasadaki daralmanın ılımlı olması için çalışıldığını, Merkez Bankası’nın son enflasyon raporunun, önümüzdeki dönemde temkinli olmaya devam etmemiz gerektiğini hatırlattı. Kestelli, “Dedikodu, kriz dönemlerinin en can sıkıcı sorunlarının başında gelir. Yangına benzin dökmekle eşdeğerdir. Bu nedenle lütfen “falan zorda, filanın işleri bozuk” diyenlere izin de, prim de vermeyin” diyerek üyelere uyarıda bulundu.

“İzmir’in gündemi, Türkiye’nin gündemi olmalı”
     İzmir’in son yıllarda özellikle beyaz yakalıların yerleşmek için en çok tercih ettiği kent olduğunu ifade eden Kestelli, “ Nitelikli sanayinin ve bilişimin başkenti olmaya talibiz. Tarımdaki lider kent kimliğimizi, Tarım 4.0 ile pekiştirmekte kararlıyız. Dünyamız 2050’de bugünkünden yüzde 70 daha fazla gıda ve tarım ürününe ihtiyaç duyacak. Akıllı tarımın getireceği hızlı üretim ve düşük maliyetle tarımın yıldızı her geçen yıl biraz daha parlayacak. Bunların yanı sıra eğitim, sağlık, sağlık turizmi ve gayrimenkul alanlarında İzmir’in çok ciddi bir potansiyeli bulunuyor. Bu kentin ülkeyi sürükleme potansiyeli var ve bu gücü mutlaka elde etmeliyiz. İzmir’in gündemi, Türkiye’nin gündemi olmalı” şeklinde konuştu.

“Çin ticaretten aslan payını alıyor”
     Türkiye ile Çin arasında yaklaşık 26 milyar dolarlık dış ticaret hacmi olduğunu hatırlatan Kestelli, “Ancak, Çin’in bu ticaretten aslan payını aldığını söyleyebiliriz. 3 milyar dolar ihracata karşılık, 23 milyar dolar ithalatımız söz konusu.  Örneğin, Borsamız üyelerinin faaliyet alanı olan tarımsal ürünlerde Çin’in 2017 yılı ithalatı, 181 milyar dolar. Ülkemizden Çin’e yapılan tarımsal ürünler ihracatının değeri ise sadece 150 milyon dolar seviyesinde. Bu verilerden ortaya çıkan sonuç şudur ki, iki ülke arasındaki ilişkilerde ticaret hacminin artmasının yanı sıra Türkiye’nin ihracat payının artması için de çaba sarf etmeliyiz. Eğer Çin’in gıda ithalatından aldığımız payı ilk aşamada dünya ticaretindeki payımız olan yüzde 1’e çıkartabilirsek, çok büyük bir adım atmış oluruz. Bu anlamda ülkemizin ve özellikle de ilimizin, Çin iş camiasına tanıtılmasında Sayın Başkonsolosumuzun önemli katkılarının olacağına inanıyorum” dedi.

“İki ülke birbiriniz henüz keşfetti”
     İTB Meclis Başkanı Barış Kocagöz konuşmasında Çin’in nüfusu ve dinamizmi itibariyle edindiği ticaret hacmi ve üretim gücü dünya ekonomisi ve siyasi hayatı açısından çok etkili bir ülke olduğunun altını çizdi. Kocagöz, 5 trilyon dolara yakın ticaret hacmi olan Çin ile Türkiye arasında; sadece 26 milyar dolar olan yetersiz ama gelişmekte olan ticaret hacminin önümüzdeki dönemlerde çok daha iyi yerlere geleceğini düşündüğünü söyledi.
     Kocagöz, “Özellikle her iki ülkenin birbirini henüz keşfetmiş olması bunu açıkça gösteriyor. Türk ve Çin ihracatçılarının önümüzdeki yıllarda ticaretlerini kolayca arttırabilecekleri bir ortam aslında oluşmuş durumda. Ancak bu ortamın geliştirilmesi için çalışmak bizlere de düşen en büyük görev olmalı. Gerek heyet toplantılarıyla, gerekse ortak projelerle bu hacmin İzmir şehrimiz ve bölgemiz açısından da arttırılması için bizler de borsa olarak elimizden geleni yapmalıyız. Özellikle, 433 milyar dolar ticaret fazlası veren bir ülkeden ekonomik olarak öğrenmemiz gereken çok şey olduğuna inanıyorum” diye konuştu.

Pamukta yüzde 10 verim noksanlığı
     Pamuk üretiminde sonuna gelinen hasat dönemi ile ilgili de bilgi veren Kocagöz, “ Bildiğiniz üzere ege bölgemizde yüzde 10 verim noksanlığı ile karşılaştık. Ancak güney doğu adına gelen haberler bölgemizden daha da vahim. Son olarak alınan bilgiler doğuda verimlerin yüzde 20’lere varan düşüşlerle karşı karşıya olduğu yönünde. Bu durumda bu sezon da ne yazık ki 900 bin tonlarda kalmasını beklediğimiz bir pamuk üretimi olacak.
     Diğer taraftan, borsamız projesi olan lisanslı depoculuk projemizin pamukta kapasitesi yine yüzde 90’lara ulaşmış durumda. 15-20 güne kadar geçen yıl olduğu gibi yüzde100 doluluğu yakalamış olacağız” ifadelerinde bulundu. 

 


+ Benzer Haberler
» “AB ile iş birliğini arttırmak için kararlı adımlar atacağız”
» Cari denge fazlası Ekimde 2 milyar 770 milyon dolar
» Büyüme rakamları Türk ekonomisinin acil inişi kazasız yaptığını ortaya koyuyor
» “İzmir’in mazereti yok”
» Turkcell’den yepyeni bir GNÇ
» Palandöken, “Yılbaşı öncesi kredi kartlarına dikkat”
» Doğru PVC Pencere seçimi ile kışın keyfini sürün
» Kocaoğlu’ndan İZBAN çalışanlarına çağrı
» İZTO’dan Japonya’ya turizm atağı: Zeytin Rotası tatlanıyor
» Bu serginin geliri öğrencilere burs olacak


ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 12.12.2018
  Ticaret 11.12.2018
  Ticaret 10.12.2018
  Ticaret 08.12.2018
  Ticaret 07.12.2018
  Ticaret 06.12.2018
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni