• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  SOHBETLER  |  FİNANS  |  İHALELER  |  BORSALAR  |  RESMİ GAZETE
YAZARLAR Caner Çelik ►TİM’den SESLER
12
14
16
18
12/04/2021 06:19
Faiz, Kurlar ve Fiyat Artışları Üzerine Düşünceler -Il

TİM DANIŞMANLIK
danismanlik@tim.com.tr
www.tim.com.tr

     Enflasyon yani mal fiyatlarının artışı, vatandaşın cebinden daha fazla para çıkmasına sebep oluyor. Özellikle de vatandaşın gelirleri, kişisel enflasyonu kadar artmıyorsa ki genelde herkesin enflasyonu aldığı mal çeşidinin değişmesine göre ortalama enflasyondan farklı olabiliyor, tasarruflarının erimesine yani zarar etmesine ya da başka bir değişle zenginliğini artıramamasına sebep oluyor.

     Hele hele bizim durumumuz da ithal girdilerin yani yurt dışından satın aldığımız malların, yurt dışına sattığımızdan yani ihracatımızdan fazla olması durumunda, servetimiz de yurt dışına akmış oluyor. Bir de ihracat ithalatı karşılamayınca, bu malları getirebilmek için bunların üzerine yabancı para cinsinden borçlanıyoruz. Giderek dış borcumuz artıyor. 2000 yılında 118 milyar dolar olan dış borç 2020 yılında 420 milyar dolara ulaştı. İşte bu döviz cinsi dengesizliğimiz ya da eksimiz nedeniyle, bunların ödeme zamanı gelince kurlar döviz talebinin hızlanması nedeniyle artmaya başlıyor.

     Bunu gören tasarruf sahibi de tasarruflarını TL’den dövize yönlendirince kurların TL karşılığı yukarı doğru tırmanmaya başlıyor. Örneğin ülkemizde yerleşik kişilerin 2010 yıllarında döviz tevdiat hesapları 45 milyar dolar seviyelerinde iken bugünlerde 260 milyar dolar seviyelerine ulaşmış durumda. Ayrıca yabancı yatırımcılar Türkiye’de ki gerek ekonomik ve gerekse siyasi riskleri görünce onlarda Türk lirasından dövize dönmeye başlayınca bu da kurların artışına ilave katkıda bulunuyor.

     Peki bu durum kimin kabahati ve sorunu?
     Örneğin, ithal girdileri sınırlamak için ülkemizde olağan üstü vergilendirme yapılıyor yani mallar pahalılaştırılıyor ancak vatandaş buna rağmen almak istiyor. Örneğin benzin, otomobil, elektronik eşya ya, dünya da eşi benzeri olmayan ilave maliyetler ödüyoruz, ama vatandaş almaya devam ediyor.

     Devlet vatandaşa nasıl alma desin? Vatandaş hatta yüksek faiz oranlı krediler kullanarak mal alıyor. Örneğin 1 milyon TL’lik evi bugünkü kredi faiz oranlarından alırsanız üzerine birde 10 yılda ilave 1 milyon TL ödüyorsunuz yani ev size 2 milyon TL ye geliyor, yüzde yüz pahalıya almış oluyorsunuz ama buna dikkat edilmiyor illa da ev alınmaya çalışılıyor. Hatta, iş adamı yıllık %20’lerden kredi kullanarak ürettiği malı pahalıya mal edip satıyor, ama vatandaş almak isteyince ne yapsın.

     Demek ki harcamalar konusunda esas olay vatandaşta. Vatandaş ihtiyacı olsun olmasın harcıyor, aslında harcamaması gerekir. Hesap kitap yapmıyor, gelirlerinin nasıl arttığını takip etmiyor, giderlerini azaltmaya çalışmıyor. Taşınmak zor iş diye yüksek kiralı evde oturmaktan çekinmiyor, yol uzak diye ucuz eve taşınmaya zahmet etmiyor, sadece hafta sonu kullandığı arabayı alıyor, parasını kapının önünde bekleyen araba da eskitiyor, bir de servetini yurt dışına transfer etmiş oluyor. Hatta bu eskiyen araba için kredide kullanıp 200 bin TL lik arabayı 280 bin TL ye mal ediyor.

     Sadece Facebook’a resim yüklemek için bilgisayar becerisinde olan cep telefonunu 10-15 bin TL ye alıyor, fotoğraf çekip yükleme işlemi bir de oyun oynama ve filim seyretme hariç telefonun hiçbir özelliğini kullanmıyor. Yazlık alıyor, senede 3-4 hafta belki gidiyor, yazlık durduğu yerde eskiyor. Bu tür harcama mantığı ile nasıl tasarruf yapılabilir. Trafikte arabalara baktığımızda, arabalarda çoğunlukla tek şoför görüyoruz. Araba parası ve benzin parası yurt dışına gidiyor, biz ise arabada trafikte keyif yapıyoruz. Hele hele bunun gelir seviyesi çok da yüksek olmayan kitlelerde de yapılıyor olması daha da düşündürücü bir durum.

     Peki bu durum vatandaşın kabahati mi? Belki evet belki hayır. Vatandaş bu konuda bilinçsiz. Bu bilinci yükseltmek ve eğitmek devletin sorumluluğunda ama sadece devletin nasıl olsun, vatandaşın da okuyup öğrenmesi, düşünmesi ve kendini geliştirmesi gerekir.

     Global ekonominin parçası olan bir ülkede devletin vatandaşa alma etme demek gibi bir şansı yok. Ancak devlet vatandaşa güzel bir örnek teşkil etmeli, ekonomik risklerin nasıl düşürüleceğini, nasıl para harcanacağını, nasıl yatırım yapılacağını, ihtiyaca göre harcanmasının kendisine nasıl katkı yaratacağını, nasıl tasarruf yapılacağını ve zenginleşeceğini ilk okul birinci sınıftan itibaren öğretmeli aksi durumda ülkemizde gelecek nesillerin işi zor gözüküyor.

     Ayrıca bu konuda bilinç üretip topluma yayacak bir sosyal yardım kuruluşu da aktif bir şekilde görülmüyor. Devletin bu tür kuruluşları örgütlemesi ve desteklemesi anlamlı olacaktır. Belediyelerin bu konuda halka bilinç ulaştırması ayrıca harika bir belediyecilik olur.

     Enflasyonu düşürmenin en kolay yolu zenginliğin artması, yani tasarrufların artması, tasarrufları artırmanın yani kar etmenin yolu ise çok kolay, gelirini artıracaksın, gelirini artıramaz isen giderlerini azaltacaksın, yöntem çok basit. Türkiye de toplam vatandaşların serveti artmadan enflasyonun düşmesi mümkün gözükmüyor.

     Biz ülke olarak döviz gelirimizi artıramadığımıza göre döviz giderlerimizi azaltmak zorundayız. Bu döviz kurunu Türk lirası lehine iyileştirecektir.

     Herkes özellikle de ücretli çalışanlar giderlerini azaltmalı. Herhangi bir para harcar iken kendilerine şu soruyu sormaları gerekiyor, ‘’ bu harcamanın bana faydası ne?’’. Özel bir fayda getirmiyor ise o harcamayı yapmamaları, tasarruf etmeleri enflasyona direkt olumlu katkıda bulunacaktır. Özellikle de aldıkları mal ithal bir mal ise ödedikleri paranın %90 civarlarında yurt dışına gittiğini de unutmasınlar. Son 20 senede ayda yapılan 1000 TL’lik zaman değerli tasarruf bankada biriktirilerek 1 milyon TL ye ulaşabilmiş. Düşünsenize 40 yaşında tasarrufa başlasanız 60 yaşında emekli olduğunuzda cebinizde 1 milyon TL’niz olabilir.

     Zenginliğin esas kaynağı tasarruf (kar) dur. Yerli malı servetin yurt içinde kalmasını sağlar. Malın içinde ki ithal girdiye dikkat etmek gerekir. Yurt dışından ucuz diye gelen mal, günün sonunda döviz kurlarının artması nedeniyle tüketicinin, yani vatandaşın cebinden bir gün nasıl olsa çıkar. Ayrıca devlet, tüm malların üzerinde ne kadar ithal girdi olduğu belirtilecek şekilde düzenleme yapmalı, vatandaş hangi malı alırken nereye ödediğini bilmeli.

     Bir nesil, devlet ve vatandaşlarımız tasarruf hedefiyle ilerlediği taktirde, bunun sonucu döviz dengemizin iyileşeceğini ve enflasyonun azalacağını, bunun da paranın fiyatı olan faizleri de düşüreceğinden eminim.

     Herkese bol tasarruflu günler!

Önceki Yazılar :
Haberler
  Döviz / Altın

  Borsalarda Alım-Satım

  İzmir engelsiz kent haline geliyor

  “İkinci el otomobil bayram sonrasını bekliyor”

  Turgutlu Belediyesi kırmataş mıcır satın alacak

  Hem iş hem oyun ihtiyacını karşılıyor

  Yerin 30 metre altında bayramlaşma

  Migros’tan dünyada bir ilk: Robot TARO

  Fersan, Orka Sirke’yi satın aldı

  “Güçlü sanayi altyapısı ile gençlerimizi iş ve aş sahibi yapmalıyız”

  EÜ Mühendislik Fakültesinden uluslararası bir proje daha

  2020, İnci Vakfı için dönüşümün yılı oldu

  Başkan Tugay’dan Boğa Ferdinand’ın çiftliğine destek

  Başkan Batur, belediye çalışanları ile bayramlaştı

  Can dostlar Narlıdere Belediyesi’ne emanet

  Eskişehir Osmangazi Üniversitesi kartuş toner ve drum satın alacak

  “Az zamanda çok şey başardık”

  Efes Selçuk’ta yeşil atıklar doğal gübreye dönüşüyor

  Karabağlar Belediyesi’nden bayram dayanışması

  Anneler Günü harcamaları yaklaşık 3 kat arttı

  Gaziemir’in balkonlarında bayram coşkusu

  Menderes’te Bayram temizliği

  Su Ürünleri Hal Fiyatları

  Sebze-Meyve Hal Fiyatları

  Bornova’da veresiye defterleri siliniyor

  Başkan Sandal’dan çocuklara bayram sürprizi

  Besni Belediyesi yarı olimpik yüzme havuzu tamamlama yapım işi yaptıracak

  İş yerinde huzur maaştan daha önemli

  Buca’nın istihdam platformu: Buca Kariyer

  Bayraklı’da camiler bayrama hazır

  Uzaktan çalışma siber suça yaradı

  Hedef olmamak için dijital ayak izlerinizi silin

  Mobil uygulamaların kullanımı kolay riski çok

  CEO’lar büyüme için veri ve teknoloji yatırımlarına odaklandı

  “Dijitalleşme ve yetkin istihdam üretim maliyetlerini düşürüyor”

  Diyarbakır Açık Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü gıda ürünleri satın alacak

  İhale Özetleri

  12 Mayıs 2021 Tarihli ve 31482 Sayılı Resmi Gazete

  Karayollarında Durum

  Günlük vak’a sayısı arttı ama aktif vak’a sayısı azalmaya devam ediyor

  Döviz / Altın

  Borsalarda Alım-Satım

  Su Ürünleri Hal Fiyatları

  Sebze-Meyve Hal Fiyatları

  Cari açık 33,2 milyar dolar

  Kısıtlamanın faturası kuaförlere kesildi

  Tarihi Çarşı’da tarihi sessizlik

  Anneler Günü alışverişlerinde %127 artış

  Sanayi üretim endeksi Mart ayında yükseldi

  Varank: Sanayi üretimi üst üste 11 aylık yükseliş eğilimini korudu

ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 12.05.2021
  Ticaret 11.05.2021
  Ticaret 10.05.2021
  Ticaret 07.05.2021
  Ticaret 06.05.2021
  Ticaret 05.05.2021
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni