• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  SOHBETLER  |  FİNANS  |  İHALELER  |  BORSALAR  |  RESMİ GAZETE
YAZARLAR Caner Çelik ►TİM’den SESLER
12
14
16
18
28/06/2021 06:24
Kârlı İşletme İçin Düşük Maliyetli Kaynaklar

TİM DANIŞMANLIK
danismanlik@tim.com.tr
www.tim.com.tr

İşletmeler için uygun kaynak yapısı hangisidir?
     İşletmeler, dönen varlıklarını yani işletme sermayelerini ve/veya duran varlıklarını yani yatırımlarını finanse etmek ve bunları kullanarak iş yapmak (mal veya hizmet satmak) için kaynağa, fonlamaya ihtiyaç duyarlar. İşletmeler iki yerden kaynak bulurlar. Bunlardan birincisi Öz Kaynak, yani işletme sahibinin işe yatırdığı tutar. İkinci kaynak ise, üçüncü taraftan mal ya da para olarak alınan ödünçler, yani yabancı kaynaklar. Bu kaynakların maliyet yapısını inceleyerek işletmelerin nereden kaynak bulması yararınadır onu anlamaya çalışalım.

     Özellikle küçük ve orta büyüklükteki işletme sahiplerinin çoğu öz kaynağın maliyeti yoktur diye düşünmektedir ama öz kaynağın maliyeti, işletme sahibinin işten beklediği ve koyduğu paraya kazanmak istediği kazançtır, buna kar beklentisi deriz. Çünkü işi kuran (yatırımcı iş sahibi) o işe para yatırarak henüz sonucundan emin olmadığı bir risk almaktadır. Buna risk pirimi de diyebilirsiniz.

     Siz bir iş yapsanız ve o işe bir para yatırsanız, yatırdığınız paraya yılda ne kazanmak isterdiniz? Herhalde bankanın verdiği faizden daha fazla kazanmayı beklersiniz değil mi, eğer beklemiyorsanız boşuna risk alıyorsunuz demektir. İş yapmak yerine paranızı bankaya yatırın, size zahmetsiz yılda bugünlerde en az %17 net ödesinler, siz de keyfinize bakın. Peki, bankaya yatırmadığınız takdirde ve işe yatırdığınızda %17 nin üzerine ne kazanmalısınız, %20 yeter mi? Bence yetmez, tecrübeliler diyor ki garantili getirinin en az iki katı kadar kazanmak risk almanın en az getirisi olmalı, yani bugünlerde %34. İşte risk alırken anlamlı bir beklenti.

     Dolayısı ile şirkete koyduğunuz paranın yaklaşık ne kazanması gerektiği konusunda emin olunuz. Öz Kaynakları, ödenmiş sermaye ve birikmiş karlar olarak düşündüğümüzde, ödenmiş sermaye kısmını şirketi tasfiye edene kadar, karı ise dağıtım yapana kadar çoğu zaman ortağa geri ödemiyoruz. Bu rakamların toplamı üzerinden bu gelir, kar beklentisi hesabını sürekli yapmak lazım.

     İkinci kaynak ise yabancı kaynak… Bu da kendi içinde ikiye ayrılıyor, mali yani para olarak alınan ödünçler ve ticari yani mal olarak alınan ödünçler. Mali kaynağın maliyeti açık olarak belirtiliyor adı faiz. Alabilirseniz, bir de satacağınız mala karşılık nakden avans alınabiliyor ancak, istisnai iş kolları hariç günümüzde çok yaygın olmayan bir fonlama şekli. Aslında en ideali. Örneğin telefona kontör yükleme, İstanbul şehir kartına para yükleme, yani bedeli avans olarak öde hizmeti ya da malı sonra al kullan. Nasıl muhteşem değil mi, kaç iş kolunda bu imkân var dersiniz, çok fazla değil.

     Ticari kaynağın maliyeti ise çoğu zaman fiyatta gizli. Peşin aldığınız bir mala ödenen fiyat ile vadeli olarak aldığınız malın fiyatı arasında önemli miktar fark var. Dolayısı ile ticari kaynağın maliyeti fiyatta gizli ama gerçekte maliyeti peşinde olsa vadeli de olsa var, adına fiyat diyoruz. Bir diğer adı alınan malın (alışların) maliyeti. Alımda razı olunan fiyat. Eğer anlaştığımız vadedeki ödeme aksatılmaz ise ilave bir maliyet oluşmuyor.

     Çoğu zaman malı alan bu fiyata razı; unutmamak gerekir. Genel olarak anladığımız, işletmenin iş yapmak için elde ettiği tüm kaynaklar maliyetli olduğudur. Tabii ki en uygunu, alabilirseniz satacağınız mala karşılık avans almak, ama genel olarak bulunabilecek kaynak ise mal olarak alınan ve ödemesi vadeli olan ticari kaynaklar. Çoğu zaman mal alan piyasadaki rekabet nedeniyle, uygun fiyatlı alım yapabiliyor. Tekel ya da Monopol işletmelerden alınanlar elbette hariç. Yabancı kaynakların bir diğer önemli unsuru ise geri ödenecek olmasıdır. Yabancı kaynakları bir yıl içerisinde geri ödeyecek isek kısa vadeli, bir yıldan uzun sürede geri ödeyecek isek uzun vadeli kaynak olarak sınıflıyoruz.

     İşletme sahibi şimdi bu kaynakları kullanarak iş yapacak ve bu paraları varlıklara kullanmaya başlayacak. Bu paraları hangi varlıklara kullanması gerektiği en kritik karar olarak karşısına çıkıyor. Şirket sahibi, kaynakların maliyeti olduğuna göre, bu maliyeti kazanacağı yerlere bu kaynakları kullanması gerekiyor. Yani kar edeceği ve bu karında, kullandığı kaynakların maliyeti artı kendi işletme giderleri ve kar beklentisine en az eşit olması gerektiğini unutmamalı. Eğer kar edemeyeceği bir varlığa kullanmak zorunda ise, bu kullandığı kaynakların maliyetini de, diğer kar edeceği varlıklardan kazanması gerektiğini, dolayısı ile kazanç yükünü artırdığını, işini zorlaştırdığını hiç unutmamalı.

     Şirket açısından en ideali en ucuz maliyetli kaynaklar ile işini ve yatırımlarını finanse etmek olmalı. Bunu sıralarsak alınan ticari avanslar ve ticari mal alımlarından doğan borçlar birinci sırada, mali borçlar ikinci sırada ve öz kaynaklar üçüncü sırada olmalı. Bu kaynakların maliyet yapısının matematiğine ileriki bölümlerde değineceğiz. Buna ‘’ağırlıklı ortalama sermaye maliyeti’’ adını vereceğiz. İşte aktif getirisinin bu maliyet yapısından yüksek olması gerekecek.

     Aklınıza, öz kaynaklar en az olursa başka riskler doğar, diyeceğiniz bir soru geldiğini görür gibi oluyorum ama, acele etmeyin onları da konuşacağız. Bir işletme eğer kendini bahsettiğimiz sıradaki kaynaklar ile fonlamaz ise satışlarının üzerine yüklemesi gereken kaynak maliyeti oldukça çoğalıyor, bu da işletmenin rekabet ortamında mal ya da hizmet satma becerisini zorlaştırıyor. Sermaye yoğun çalışan firmaların sermayeleri yeterli kar elde edemezler ise verimsiz bir şekilde eriyip gidiyor.

     Bankalarımızı düşünün, genel olarak istenen kaynak vadesiz mevduat, sonrasında vadeli mevduatlar ve sendikasyon kredileri, peşinden öz kaynaklar değil mi? Firmalarımız için farklı olabilir mi? Elbette hayır. Bankalarımız için Basell II de öngörülen minimum sermaye, riskli varlıklarımızın (piyasa artı operasyonel riskler dahil) en az %8 ine eşit olmalı. Yani riskli varlıkların 8 de 1 kadar sermaye olsa yetiyor değil mi? Biz ise firmalarımızın toplam yabancı kaynakları öz kaynaklarının 1 katını aşmaya başladığı zaman yetersiz sermaye diye düşünmeye başlayabiliyoruz, oldukça çelişkili!

Önceki Yazılar :
Haberler
  Vak’alardaki hızlı artış devam ediyor. 22 bin sınırı geçildi

  Borsalarda Alım-Satım

  İşverenlere günlük 2.50 TL asgari ücret desteği

  BOYA ve BOYA MALZEMELERİ ALIMI

  ARAÇ KİRALAMA HİZMETİ ALINACAK

  Zincirlerin gözü Perakende Yasası’nda

  Hibrit iş hayatında 5 mega trend

  Madenci, Türkiye’ye 2,8 milyar $ kazandırdı

  Bağ-Kur’luya banka kredisi ile emeklilik imkanı

  İşletmelere turizm belgesi alma zorunluluğu

  TÜRK-İŞ: 4 kişilik ailenin açlık sınırı 2 bin 903 TL

  Döviz / Altın

  Doğal afetlerden etkilenenlere 130,4 milyon TL destek

  Migros’un ulusal uzun vadeli kredi notu en yükseğe taşındı

  Poyraz, Fiat ile şampiyonluğu bırakmıyor

  Torbalı Belediyesi’nden Subaşı’ya müjde

  “Üretim ekonomisine geçmek zorundayız”

  BTM, sürdürülebilirlik hedefini “Sıfır Atık Belgesi” ile taçlandırdı

  2021 yılı 2. çeyrekte ikinci el konut satışı geçen sene aynı döneme göre %5 arttı

  Su Ürünleri Hal Fiyatları

  Sebze-Meyve Hal Fiyatları

  Şehzadeler İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü araç kiralama hizmeti alacak

  Katmerciler’den Kenya’ya 91,4 milyon dolarlık HIZIR satışı için imzalar atıldı

  Karşıyaka’da yaşam sokağa taşınıyor

  Folkart, Platin Lig’te

  Çalışanlar normalleşme sonrası için endişeli

  Köyde-İz projesi Vişneli Köyü’ndeydi

  Enerjide yatırımsız tasarruf dönemini başlıyor

  Doğa talanına direnen Orhanlı’ya Efes Selçuk’tan destek

  Gaziemir’de kamusal alanlar genişliyor

  Manisa Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü HDPE esaslı SN (8) koruge boru satın alacak

  İşsizlik sorununa Buca Kariyer desteği

  Aydem Yenilenebilir Enerji, 750 milyon dolarlık yeşil tahvil ihracını başarıyla gerçekleştirdi

  TAV, yılın ilk yarısında 13,1 milyon yolcuya hizmet verdi

  Kent’te Sanat Söyleşileri’nde bu hafta müzik ve sohbet bir arada

  Turizmde ‘en kötü’ geride kaldı

  Bankaların risk gündeminde iklim değişikliği en üst sırada

  TEFRİŞAT MALZEMESİ SATIN ALINACAKTIR

  İZMİR KONAK BELEDİYE BAŞKANLIĞINDAN TAŞINMAZ SATIŞI

  ŞİRKET SİGORTA İŞİ HİZMET ALIMI YAPILACAK

  İncesu İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü yemek hizmeti alacak

  Bornovalılara vergi ödemelerinde kolaylık

  İzmir’in yeni tramvay hattı için araç alımı ihalesi yapıldı

  Uzaktan eğitime Erasmus desteği

  Dünyada iş yazılımlarında her gün 1 milyar dolar çöpe atılıyor

  Sağlık sektöründe ‘nitelikli ara eleman’ açığı alarm veriyor

  Manisa Gördes Karayağcı Barajı’ndan 2022’de bereket akacak

  Şekerli içecekler en çok gençlerin gözdesi

  İhale Özetleri

  28 Temmuz 2021 Tarihli ve 31551 Sayılı Resmî Gazete

ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 28.07.2021
  Ticaret 27.07.2021
  Ticaret 26.07.2021
  Ticaret 24.07.2021
  Ticaret 19.07.2021
  Ticaret 17.07.2021
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni