• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  SOHBETLER  |  FİNANS  |  İHALELER  |  BORSALAR  |  RESMİ GAZETE

“Çayır ve meraların ıslahı ciddiye alınmalı”

05 Şubat 2020 Çarşamba 18:00
12
14
16
18

   ► TÜİK verilerine göre Türkiye’de büyükbaş et üretiminde kesilen etin payı 2017 yılında yüzde 87,8 iken küçükbaş etin payı yüzde 12’de kaldı.

     Tarım sektörleri katma değer yaratma imkanı en fazla olanı hayvancılık et, süt ve diğer hayvansal ürünler sanayii dışında, doğrudan hayvancılığa dayalı ilaç, yem ve hayvancılık ekipman sanayi kolları ile yeni istihdam alanları da yaratarak ekonomiye büyük katkı sağlıyor.
     Ülkemiz, farklı iklim yapıları, değişik tür ve ırktan çeşitli hayvan varlığı ve halen büyük bir kısmı kırsal kesimde yaşayan nüfusu ile hayvancılık konusuna ayrı bir önem vermesi gereken konumda olsa da son yıllarda hayvansal üretimin toplam tarımsal üretim içindeki payında büyük bir artış yakalanamadı. Bakım ve besleme hataları, çevresel faktörler, hayvanların genetik kapasitelerinin yetersizliği ile hayvancılığa hala tarımın bir kolu ve tarımın sigortası olarak bakılması yeterli üretime engel oluyor.

Meralar büyük önem taşıyor
     Hayvancılık işletmelerinin en büyük giderini yem giderleri oluştururken, hayvancılığın bazı dallarında toplam işletme giderlerinin yüzde 70 ine kadar ulaşıyor. Hayvan beslemede önemli bir yeri olan çayır ve meralar büyük önem taşıyor. Ülkemizde 1950’li yıllardan itibaren tarıma açılmış olan çayır ve meralar 40 milyon hektardan 12 milyon hektara düşerken bunun yanı sıra, aşırı ve düzensiz otlatma sonucu mera arazileri ağır tahribata uğrayarak fakirleşmiş, verimliliğini kaybetmiş ve büyük ölçüde erozyona maruz kalmıştır. Mevcut meralar ise hayvan varlığımızın kaba yem ihtiyacını karşılayacak durumda bulunmuyor.
     Ziraat Mühendisleri Odası’nın hayvancılık raporuna göre, hayvancılığı gelişmiş ülkelerde kaba yem ihtiyacının yüzde 80-90’ı çayır meralardan karşılanırken, ülkemizde bu oran nadas alanları dahil yüzde 38’dir.

Büyükbaş için maliyetler yüksek
     Sığırcılıkta yem veya yem ham maddelerin alımı, işçilik, elektrik, su, temizlik malzemeleri, veteriner hizmetleri, vergiler, faiz ve sigorta primleri ki bunlar cari giderler büyük harcama gerektirdiği için karlı olabilmek ve işletmenin devamlılığını sağlayabilmek için işletmenin kaba yemlerini kendi arazisinden temin etmesi, kesif yemini kendisinin hazırlaması, işçiliğin aile fertleri veya güvenilir kişilerce sağlanması, eti ve sütü değerinde satması gerekiyor.
     TÜİK verilerine göre Türkiye’de büyükbaş et üretiminde kesilen etin payı 2017 yılında yüzde 87,8 iken küçükbaş etin payı yüzde 12’de kaldı.

Kaliteli damızlık sorunu
     Küçükbaş hayvan yetiştiriciliğinin sorunlarının bir kısmı tarımın genel sorunlarından kaynaklanıyor.  Sorunların önemli bir kısmı besleme ve yemleme ile ilgili olan küçükbaş hayvancılıkta Türkiye, kaliteli damızlık hayvan bulmakta zorlanıyor. Türkiye`deki koyun ve keçi ırkları genelde verim düzeyleri düşük ırkları olduğu için Cumhuriyetin ilk yıllarında başlatılan merinoslaştırma çalışmaları bırakılmış, değişik kurumlar tarafından geliştirilen yeni ırk ve genotipler yaygınlaştırılamadı.
     Küçükbaş hayvan yetiştiriciliğinde en büyük maliyet kaynağı yemdir. Ancak koyunların tükettikleri yemlerin yüzde 70-80`i mera, otlak ve yayla gibi doğal alanlardan karşılandığı için yem giderleri diğer çiftlik hayvanlarına oranla daha düşük. Öte yandan keçiler koyunlara göre daha dik, dağlık ve ormanlık alanlardaki meraları iyi bir şekilde değerlendirebilmekte, otlar kuruduğunda, çalı formundaki bitkilerin yapraklarından da yem olarak etkin bir şekilde yararlanıyor.

“Yem açığının kapatılması gerekiyor”
     Hayvancılığın en önemli sorunlarından biri olan yem maliyetlerinin düşürülmesi için yem açığının kapatılması gerekiyor. Bu sorunun çözüm önerilerinin paylaşıldığı Ziraat Mühendisleri Odası’nun raporunda, “Çayır ve meraların zamansız, aşırı ve düzensiz otlatılması engellenmeli, ıslahı üzerinde ciddiyetle durulmalıdır. Meraların tespit, tahdit ve tahsis çalışmaları bitirilerek münavebeli otlatmaya geçilmelidir. Ekim nöbeti içerisinde yem bitkilerine yer verilmelidir. Anız atıkları hayvan yemi olarak değerlendirilmelidir. Sertifikalı yem bitkisi tohumu için verilen teşviklere devam edilmelidir. Yem bitkileri üretiminin artırılması için hububat ve endüstri bitkileri ile rekabet güçleri artırılmalıdır. Yem bitkileri ekiliş alanlarını artırmak için ekiliş alanlarına göre desteklerin kademeli olarak artırılması gereklidir. Silajlık yem bitkisi yetiştirme ve silaj yapımı konusundaki teşvikler artırılmalıdır. Balya silajı yapımı gibi yeni kaba yem muhafaza yöntemleri yaygınlaştırılmalıdır” ifadelerine yer verildi.


+ Benzer Haberler
» “Tekstilde rota Türkiye’ye dönüyor”
» Denizci kadınlar ön yargıları yıkıyor
» Paket servisi lokantalara ilaç olmadı
» Ekim sezonunu kaçırırsak, bir yıllık mahsulü kaybedeceğiz
» Türkiye mısırda ithalatçı konuma geldi
» “Türk kestanesini katma değerli hale getireceğiz”
» “Fırınların altyapısı ambalajlamaya uygun değil”
» “Elektrik faturaları pandemi sürecinde ertelenmeli”
» 3D yazıcılar ile sağlıkçılara ücretsiz destek
» Ayçiçeği ekiliş alanları 2019’da %21 arttı


ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 30.03.2020
  Ticaret 28.03.2020
  Ticaret 27.03.2020
  Ticaret 26.03.2020
  Ticaret 25.03.2020
  Ticaret 24.03.2020
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni