• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  SOHBETLER  |  FİNANS  |  İHALELER  |  BORSALAR  |  RESMİ GAZETE

Çelik sektörü ithal edilen mamulleri üretir ise yükselişe geçer

09 Temmuz 2020 Perşembe 08:00
12
14
16
18

   ► Ertan, “Hammadde ihtiyacının üçte ikisini ithal etmekteyiz. İnşaat demiri, filmaşin, profil, kütük demir, yassı mamul, kaplamalı malzemeler, kaliteli çelikler üretip ihraç ediyoruz. Ama asıl geliştirmemiz gereken bir kısmını ithalatla karşıladığımız beyaz eşya, otomotiv gibi sektörlerin ihtiyacı olan katma değerli  yassı mamullerdir.

     Dünya genelinde yıl başından beri görülmeye başlanan ancak Mart ayı ile birlikte hızlanan Covid-19 salgını, Şubat ayında yaşanan toparlanmaya rağmen geçtiğimiz yıldan beri sıkıntılı bir süreçte olan çelik sektöründe kapasite kullanım oranı yüzde 50’ye kadar geriledi. Çelik ürünleri ihracatı, bu dönemde yıllık bazda değer itibarıyla yüzde 22,8 azalışla 5,6 milyar dolar seviyesine geriledi. Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği Başkanı Yalçın Ertan,  çelik sektöründeki gerçekleşmeleri değerlendirerek sorularımızı yanıtladı.
     Serbest ticaret anlaşması olan ülkelerden yapılan dampingli ithalatın önüne geçilebilmesi için sektörün yeni çözüm yollarına ihtiyaç duyduğunun altını çizen Ertan, “Sektörde geliştirmemiz gereken; bir kısmını ithalatla karşıladığımız beyaz eşya, otomotiv gibi sektörlerin ihtiyacı olan katma değerli  yassı mamullerdir. Katma değerli üretim büyük katkı sağlayacaktır. Yüksek miktarda çelik talepleri bulunan Latin Amerika, Güneydoğu Asya, Afrika pazarlarına yönelmekte de fayda olabilir” değerlendirmelerinde bulundu.

Ham çelik üretimi ocak-mayıs döneminde yüzde 5,6 azalırken, nihai mamul çelik tüketimi ise aynı dönemde yüzde 9 arttı. Üretim azalırken, nihai mamul çelik tüketim artışını nedenleri ile birlikte değerlendirir misiniz?
     2018’de kapasite kullanım oranı %70 seviyelerinde iken korumacılık önlemlerinden olumsuz etkilenmesine rağmen 2019 yılında yüzde 65 oranında gerçekleşen üretim kapasitesi ile 33,7 milyon ton ham çelik üretimi gerçekleştirmiştik. Dünya genelinde yıl başından beri görülmeye başlanan ancak Mart ayı ile birlikte hızlanan Covid-19 salgını sebebi ile Şubat 2020 deki toparlanmaya rağmen geçtiğimiz yıldan beri sıkıntılı bir süreçte olan çelik sektörüne bir darbe daha oldu. Bu süreçte kapasite kullanım oranımız %45-50’lere kadar geriledi; Ocak-Mayıs döneminde üretim miktarımız %5,6 oranında düşerek 13,5 milyon ton oldu. Bu durumu halen salgından dolayı piyasaların belirsizliği; ikinci dalga korkusu gibi sebeplerle yurt içi üretim-tüketim dengesinin tam anlamıyla oturtulamaması, enerji maliyetleri, hammaddeye erişim, bir çok ülkenin uygulamaya koyduğu damping ve koruma önlemleri yurt içi tüketimin ithalata yönelmesinin önüne geçilememesi gibi sebeplerle açıklayabiliriz.

“Yeni çözüm yollarına ihtiyaç var”
     İthalatın önüne geçmek için yakın zamanda Ticaret Bakanlığımızın da demir çelik ürünlerinin ithalatına uygulanan gümrük vergilerini artırması içinde bulunduğumuz süreçte sevindirici bir gelişme oldu; AB ve serbest ticaret anlaşmamız olan ülkelerden yapılan dampingli ithalatın da önüne geçilebilmesi için yeni çözüm yollarına sektör olarak ihtiyaç duyulmakta diyebiliriz.

“İç pazarda yükselişe geçebilir”
Yurt içi tüketim ithalat ile mi karşılanıyor? Çelikte üretim-tüketim dengesini korumak için atılacak adımlar neler olmalıdır?
     Yurtiçi tüketim ithalatla karşılanıyor sektör açısından yanlış bir yaklaşım olur. Türk çelik sektörü 2019 yılında gerçekleştirdiği fiili 33.7 Milyon ton üretimi ve  yıllık 52 milyon ton olan toplam kurulu üretim kapasitesi ile Dünya’nın en büyük 8. ; AB’nin ise en büyük 2. Büyük çelik üreticisi konumunda yer alıyor. Stratejik öneme sahip çelik sektörü temelde diğer sektörlere girdi sağlar; örneğin inşaat, otomotiv Makine ve İmalat Sanayi gibi. İnşaat, otomotiv sektörlerinin de özellikle yeni kredi fırsatları ile yeniden canlanması ve  diğer Makine,  imalat sanayinin tekrar normal üretime geçmesi ile birlikte çelik sektörünün de iç pazarda yükselişe geçeceğini öngörüyoruz.

“İthal ettiğimiz ürünleri üretmeliyiz”
     Çelik sektöründe hammadde ihtiyacının 2/3’nü (hurda, elektrod, demir cevheri gibi) ithal etmekteyiz. İnşaat demiri, filmaşin, profil, kütük demir, yassı mamul, kaplamalı malzemeler, kaliteli çelikler üretip ihraç ediyoruz. Ama asıl geliştirmemiz gereken bir kısmını ithalatla karşıladığımız beyaz eşya, otomotiv gibi sektörlerin ihtiyacı olan katma değerli  yassı mamullerdir. Sektör olarak asıl ithal ettiğimiz mamulleri üretecek girişim ve dönüşümleri arttırmak oldukça önem taşıyor.
     Sektörün diğer ihtiyacı olan önlem ise Ukrayna, Rusya gibi çelik üretiminde ihtiyaç duyulan kömür, cevher gibi doğal kaynakları zengin ve çeliği  büyük montanlı ve aynı zamanda ucuza üretip ihracat yapan ülkeler ile yapılması planlanan serbest ticaret anlaşmalarında da ülkemiz üreticilerinin rekabet gücünü koruyabilmeleri için demir çelik ürünlerinin kapsam dışında bırakılmasıdır.

“Haziran başından itibaren iyileşme var”
Türkiye’nin çelik ürünleri ihracatında, ocak-mayıs döneminde geçen yılın aynı dönemine göre miktar bazında yüzde 18,5 azalış kaydedildi. İhracattaki gerileme ithalat rakamlarına nasıl yansıdı?
     Ocak -Mayıs döneminde çelik sektörü ihracatında değer bazında da " oranında bir düşüş yaşandı ve 4,8 milyar dolarlık ihracat gerçekleşti. 2020 yılının ilk 4-5 aylık döneminde salgından önce alınmış olan siparişlerin ihracatı gerçekleşti, tabi ki nihai ürün üretimlerine ara veren alıcılar da oldu. Özellikle 15 Mart – 31 Mayıs aralığında sektörde bir durgunluk olduğu söylenebilir ancak Haziran başından itibaren iç piyasada ve ihracatta bir miktar iyileşme olmaktadır.

“Hurda ve cevher ithalatı”
     Söz konusu Pandemi döneminde azalan hammadde ihtiyacı Haziran ayı başından itibaren bir nebze artan üretim sebebiyle  doğru orantılı olarak bir artış göstermektedir.
     Özellikle cari açığın kapanmasında önde gelen sektörlerden olan çelik sektöründe temelde üretim için hurda ve cevher ithalatı yapılmakta; ithalatlarda dahilde işleme rejimi kullanılmakta. Bu sebeple ekonomisinin temelini çelik sektörünün oluşturduğu ve üretim maliyetlerinin çok düşük seviyelerde olduğu Rusya Ukrayna; ayrıca dünya çelik arzının yarısını karşılayan Çin gibi önemli üreticiler hariç tutulduğunda iç piyasanın ihtiyacını Türk çeliği ile karşılayabilmekteyiz.

“Alacağımız korumacı önlemler ithalatı azaltacak”
     Sektörümüz için önemli ithal ürünlere baktığımızda ocak-mayıs döneminde üretime girdi olarak kullanmak üzere 7,7milyon ton hurda ithal ederken bu yıl 8,1 milyon ton ithal ettik, yaklaşık %7 oranında bir artış olurken, cevher ithalatında 4,3 milyon tondan 3,7 milyon tona düşüş oldu. Çubuk ithalatımız 158bin tondan 25bin tona; filmaşin ithalatımız 147bin tondan 134bin tona geriledi ancak kütük ithalatımız .615bin tondan 1,3milyon tona yükseldi. Özetle, ihracatta azalma yaşanırken, özellikle ilk çeyrekte nihai ürünlerin ithalatında bir artış yaşandığı görülse de ithalatta da her üründe yükseliş yaşandığını söylemek doğru olmaz. Ülkemizin aldığı ve alacağı korunmacı önlemler ile bu ithalatın da azaltılacağına gönülden inanıyorum.

“Tüm dünyada gerileme yaşandı”
Pandeminin çelik sektörüne yansımalarını genel olarak değerlendirir misiniz? Nisan ve mayıs aylarındaki üretim kayıplarının giderilmesi için çözüm önerileriniz nelerdir?
     Özellikle Mart ayından beri Covid-19 salgınının etkisi daha fazla hissedilmekte. Tüm Dünya’da salgına bağlı olarak talepte daralma, üretimde düşüş ve durdurma, vardiyalarda azalma durumları ile karşı karşıya kalındı, tedarik zincirleri zarar gördü, ticaret sekteye uğradı. Sektörümüz hali hazırda 2 yıldır AB tarafından çelik ürünleri ithalatına engel olmak için korunma önlemi uygulamaları ve ABD tarafından da Section 232 kapsamında ilave vergi uygulamaları ile uğraşırken, salgın da maalesef sektör için ayrı bir darboğaz oluşturdu.

“Çelik talebi çok olan pazarlara yönelmeliyiz”
     Ancak Haziran ayından itibaren hem ülkemiz hem de küresel ticaret kademeli olarak açılmaya başladı. Tüm Dünya tedarik zinciri devamlılığı için farklı stratejiler izleyecek. Bu doğrultuda artık her pazara ihracat yapmak daha zor olacak; bu yüzden korunma önlemi uygulamaları olan pazarlara alternatif olarak yüksek miktarda çelik talepleri bulunan Latin Amerika, Güneydoğu Asya, Afrika pazarlarına daha fazla yönelmekte fayda olacağını düşünüyorum. Ayrıca az önce de belirttiğim gibi katma değerli ürün üretiminin de artması ihracatımızı ve cari açığımızı desteklemek için önem arz etmekte.


+ Benzer Haberler
» Mobilya ihracatında hedef 4,5 milyar dolar
» “Bayramda otellerde yüzde 20 artış bekliyoruz”
» Bayram şekercilerin beklentilerini karşılayamıyor
» “Küresel salgında ilk Kurban Bayramı kuralları unutmayalım”
» “Sıfır konut satışları daha cazip hale geldi”
» Sinema salonlarına olan ilgi yüzde 80 azaldı
» El dezenfektanlarındaki hileye dikkat
» Normalleşme bisiklet satışlarına olumlu yansıdı
» Pandemide klima tedbirli kullanılıyor
» “Dünya pazarında rekabetçi konumumuzu kaybetmeyelim”


ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 06.08.2020
  Ticaret 05.08.2020
  Ticaret 04.08.2020
  Ticaret 30.07.2020
  Ticaret 29.07.2020
  Ticaret 28.07.2020
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni