• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  SOHBETLER  |  FİNANS  |  İHALELER  |  BORSALAR  |  RESMİ GAZETE
YAZARLAR Deniz Atasoy ►AKIL OYUNLARI
12
14
16
18
07/11/2020 06:42
Hayalperest...

    "Mahcubiyet’’ insanın en güzel duygusudur.
    Henüz kazanılmamış zaferime yeni bir umuttu yeni okulumuz. Her şeye baştan başlıyor gibiydik. İçinde bulunduğum durum tam da bardağın dolu tarafından bakabilmenin tavan yapmış haliydi. Okul yoluna çıkmaya hazırız ve bu yol haftanın 5 günü tam 80km. Yeni yol ve yeni insanlar…

     Birkaç gün içinde Karşıyaka’dan bizler gibi gitmek isteyen aileler ile organize olmuş yol sorununu çözmüştük. Erkenden araç bizi almaya gelecekti. Normal zamanda sabahları kahvaltı yapmak zaman alıyordu ve artık erken kalkmak zorundaydık. Oğlumu ilk gün uyandırmak bir hayli güç oldu, çünkü tüm gün enerjisini atamadığı gibi sabah da uyanması güç oluyordu.

     Dokusundan kokusundan bazen çiğ oluşundan dolayı hiçbir meyveyi yemeyi tercih etmemişti. Sabahları omlet, çokça zeytin ve glutensiz ekmek yiyordu. Onun için zeytinin her hali güzeldi. İstanbuldaki  doktorumuz hatırlarsınız zeytinin çok faydalı olduğunu, özellikle yeşil zeytinin yaptığımız beslenme şekli için en uygun yiyeceği olduğunu söylemişti. Hatta kan şekeri düştüğünde acil durum yiyeceğimiz zeytin idi. Bir avuç ayıklanmış şekilde çantamda, olmadı cebimde taşıyordum.

     Servis erken gelmişti ve kahvaltımız yarım kalmıştı. Yolda yiyebileceğimizi düşünerek kahvaltımızı da yanımıza alarak yarı uyanık bir şekilde çıktık. Yolda oğlumun kan şekeri düşmeye başlamıştı mecburiyetten kahvaltımıza arabada devam etmek zorunda kalmış fakat yayılan koku sebebiyle herkese rahatsızlık vermiştik.
     İlk gün olduğu için 6 farklı noktadaki öğrencileri toplamak biraz zaman alsa da zamanında okulumuza  varmıştık ve İSTİKLAL MARŞI ile haftayı açtık.. Daha önce de bahsettiğim gibi en büyük dileğim bir gün oğlumun okulunda istiklal marşı sırasında olduğunu görmekti. Ve sanırım o gün bugündü.

     Hemen sıraya girdik kimselerle tanışma fırsatı bile bulamamıştık. İstiklal marşı başlar başlamaz Oğlum sıradan fırladığı gibi bayrağın etrafında bir yandan dönüyor diğer bir yandan çığlıklar atıp gülüyordu. Kimse kıpırdamadı bir öğretmen usulca oğlumun yanına yaklaşıp kendine doğru çekerek bir eli oğlumun omzunda İstiklal Marşı bitene dek bekledi ve biter bitmez hoş geldin Kaan dedi.

     Yıllardır birçok şeyin üstesinden gelmiş bir anne olarak değişen yüz ifadem ve beden dilim ile böyle bir ortamda ne kadar mahcup olduğumu gizleyememiştim. Aslında mahcup insan iyidir derler, mahcubiyet insanın en güzel duygusudur. Oradaki insanların gözlerindeki anlayışı gördükten sonra yüzümde hafif bir tebessüm oluşu vermişti. Oğlumu sevgiyle kucaklayan kişinin okul müdürü olduğunu öğrenince daha da şaşkındım çünkü kayıtta tanıştığımız okul müdürü değildi, bir hafta içinde görev değişikliği olmuştu. Okulumuz 2 katlıydı, ön ve arka bahçe çok genişti. Zemin katta 6 sınıfı özel çocuklar için ayırmışlardı.

     Sağlık ocağı yanı başımızdaydı. Sınıf öğretmenimiz ile tanıştık ve daha önceden okul tecrübemiz olduğu için ilk gün için beklediğimden daha ılımlıydı oğlum, öğretmeniyle el ele tutuşup sınıfa girdiler. Okul yönetimi anneler için bir yer ve bir çalışan tahsis etmişler. Birçok detay düşünülmüştü bizler için. O kadar mutluydum ki evimiz ile mesafemiz kısalmıştı. Koridorda dolaşırken her sınıftan  ayrı ayrı sesler geliyordu. Biliyordum 40dk oğlum için çok uzun bir zamandı ve kısa bir süre sonra da onun sesi geldi gülmeler ve çığlıklar gibi..

     Zil çaldı, oğlum sınıf kapısından o müthiş çığlığı ile  fırladı. Desteğime ihtiyacı olmamıştı ve ben çok mutluydum doğru bahçeye koştu. Tekrar tekrar yerden toprak alıp havaya fırlatıyordu. Bunlar da zamanla bitecekti buna canı gönülden inanıyordum. Birkaç yıldır devam eden öğrencilerin velileriyle kısa kısa sohbetlere başladım, yeni tecrübeler ediniyordum. Ne de olsa ‘’insan‘’ tecrübeleri ile öğrenir ve hayattaki derslerini tecrübeleri sayesinde alır. Öğretmenimiz sınıf öğretmeniydi ve ilk özel eğitim sınıfı görevi oğlumun sınıfıydı.

     İlk gün yorumu; oturma süresinin 1 dakikadan daha az olduğu, göz temasının hiç olmadığı, yolumuzun uzun fakat el ele verirsek yol alabileceğimizi ifade etmesi oldu. Oğlum son derse girdikten sonra ben de köyde kısa bir yürüyüş yapıp marketten muhteşem narlar almıştım. Okuldaki ilk günü tamamlamış dönüş yoluna koyulmuştuk. Günün yorgunluğu ile serviste uyuyakalmıştık. Evimize dönmüş her akşam olduğu gibi yine ne yazı ne de kışı fark etmeyen ılık duşunu oğluma yaptırmıştım ve arkasından da öğrendiğim nörolojik masajı..

     Oğlumun günün birçok zamanında yaşadığı gel git ruh hallerinde, öfke nöbetlerinde ‘’su‘’ benim en büyük destekçimdi. İleriki süreçte de su gelişimimizin her aşamasına katkı sağladı. Akşam saatlerinde benim gibi mücadeleci bir anneden telefon almıştım. Bir iğneden bahsetmişti. Her yeni bir bilgi duyduğumda heyecanıma hakim olamıyordum. Tüm gece internetten bu iğne ile ilgili makalelerden bilgi edinmeye çalışmıştım. İğne Türkiye’de yoktu ve sabaha kadar uyuyamamıştım.

     Bizim için kolay verilebilecek bir karar olmasa da kendime şu soruyu sordum: NE KAYBEDERİM???           

Önceki Yazılar :
Haberler
  Karayollarında Durum

  Günlük vak’a sayısı 32.381 ile yeni bir rekor kırdı

  Enflasyonda yıllık artış %14,03

  TÜSİAD Yüksek İstişare Kurulu: Doğru bilgi ve şeffaflık istiyoruz

  Stoklar tükendi 2’nci el bisiklet talebi arttı

  EİB’ten Kasım ayında 1 milyar 213 milyon dolarlık ihracat

  Aşıda öncellik sağlık çalışanları ve yaşlıların

  “Engel olmazsak engel kalmaz”

  Döviz / Altın

  Borsalarda Alım-Satım

  Elvan: Kasım enflasyonu beklentilerin üzerinde

  Sosyal medya şirketlerine 30’ar milyon TL’lik ceza

  Becker’den afetlerde hayat kurtaran teknoloji

  POZİTERA’nın gıda sektöründeki markalarla işbirliği artıyor

  Vergi yapılandırmasında bu tarihe dikkat!

  Gürer: Asgari ücret en az 3 bin 100 lira olmalı

  Narlıdere Belediyesi engellileri unutmuyor

  Palmiye ağaçlarına koruma kalkanı

  Gıdada markalaşmanın adı Lezita

  Belediye ve bina yöneticileri birlikte çalışacak

  Madencilerin mottosu, “sürdürülebilir madencilik”

  İzmir’de hava kirliliğine karşı denetimler sürüyor

  Batur’dan Dünya Engelliler Günü için anlamlı mesaj

  Arslan: Engelli bireylerin sosyal ve ekonomik dışlanma riskleri ortadan kaldırılmalı

  İzmir İtfaiyesi’nden termal kameralı kurtarma operasyonu

  Başkan İduğ ve sağlıkçılardan Engelliler Günü klibi

  Başkan Sandal, depremzedeleri yalnız bırakmıyor

  DDM’nin “koçluk hizmeti” kontenjanı KOBİ’lerin talebiyle artırıldı

  Çeşme’de ‘Evde Sağlık Hizmetleri’ne yoğun ilgi

  İzmir emlak piyasasında 1 ayda neler değişti?

  “15 milyon kişiyi ilgilendiren ‘sicil affı’ çıkarılmalı”

  Pınar Et’ten yepyeni vegan ürünler: Pınar Falafel & Pınar Veggie Bites

  “Esnaf canı ile ekmek arasında sıkıştı”

  “Atık yönetimi hane halkından başlıyor”

  Bornova’da metruk binalar yıkılıyor

  Su Ürünleri Hal Fiyatları

  Sebze-Meyve Hal Fiyatları

  Uygur: En büyük engel sevgisizlik

  5 Aralık Türk Kahvesi Günü’nde “Bahanesi çok” buluşma

  “Cep telefonu iş kazası riskini artırıyor”

  İhale Özetleri

  03 Aralık 2020 Tarihli ve 31323 Sayılı Resmi Gazete

  Korona rakamları artmaya devam ediyor

  10 aylık dış ticaret açığı 45.3 milyar $

  Ham çelik üretimi yüzde 19,4 arttı

  Su ürünleri desteklemelerinde yeni düzenleme

  Finansal kesim dışı firmaların net döviz açığı azaldı

  Amerika geri mi dönüyor?

  Teşvik ve desteklerin süreleri uzatıldı

  Döviz / Altın

ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 04.12.2020
  Ticaret 03.12.2020
  Ticaret 02.12.2020
  Ticaret 01.12.2020
  Ticaret 30.11.2020
  Ticaret 28.11.2020
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni