• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  SOHBETLER  |  FİNANS  |  İHALELER  |  BORSALAR  |  RESMİ GAZETE
YAZARLAR Deniz Atasoy ►AKIL OYUNLARI
12
14
16
18
20/03/2020 10:07
Kuru incir...

     Kalbimin sesi ve cesaretim ile çıktığım İstanbul macerasının 1. günü tamamlanmak üzere. Geri dönüş yolundayız. Vapur, Karaköy poğoçası ve kız kulesi. Oldukça yorgunum ama ne de iyi geldi Karaköy poğoçası. Mis gibi çektim içime, ismini taşıdığım denizin kokusunu, masmavi, durgun ve sonsuz.. Belki de bir deniz kızıydım derinlik korkusu olmayan, özgür ve mücadeleci.

     Yorucu bir günün ardından misafir olarak kaldığımız evdeydik. Ertesi günün programı da oldukça yoğun olacaktı. Doğduğum memlekette, oğlum ile birlikteyim ve birkaç saatte verdiğim karar ile yüreğimin götürdüğü yerdeydim. Asıl İzmir’e döndükten sonra başlayacaktık, doktorun söyledikleri, yapmamız gerekenler, beslenme şekli tamamen değişecekti.

     Bilmediğimiz ne çok şey varmış. Bir anda İzmir’deki birlikte mücadele verdiğimiz aileler gelmişti aklıma. Onlar da gelmeliydi, ne kadar çok çocuk gelirse o kadar fayda göreceklerdi. Uzun ve zorlu bir yolumuz olduğu kesindi, fakat bu yolda doğru ilerleyebilmemiz için, doğru seçimler yapabilmeliydik. Bu özel durumu, bu kısa zamanda çözememiştim. Daha neler yaşayabileceğim hakkında hiçbir fikrim yoktu. Günümü yaşamak değildi amacım veya kaderime razı gelmek. Yapmak istediğim o güzel resmin puzzle parçalarını tek tek bulmak için emek veriyor, hem maddi, hem manevi  yıpranıyor; sevdiklerimi ailemi de peşimden sürüklüyordum.

     Annem, babam en büyük destekçimdi, çok şanslıydım. Böyle insanların evladı olmak, herkese nasip olmazdı. 26 yıl evlatları için nefes almış şimdide torunları ile birlikte başarmak için resmen and içmişlerdi. Yirmialtı yılımı sığdırdığım, bir sürü sayfaların olduğu albümümde içindeki muhteşem anılarla dolu tüm çocukluğumu rafa kaldırıyordum. Artık ben de anne olarak yeni hazırlayacağım albümümün her bir sayfalarını sağlıklı ve mutlu şekilde doldurmak için ümit ile ve heyecan ile mücadelemi veriyordum.

     Oğlum o kadar tüp kanı vermişti. Uzun da bir yoldan gelmenin yorgunluğu ile huzursuzluğu tavan yapmıştı. Farklı insanlar görmek, farklı bir havayı solumak onun için büyük bir karmaşaydı. Gece eczaneden aldığımız çözeltiyi oğluma içirdikten sonra her saat başı uyandırıp steril bir kapta idrarını biriktirmeye başlamıştık. Tuvalet eğitimini vermiş olmak işimizi oldukça kolaylaştırmıştı. Sabah uyandığındaki alacağımız ilk idrar çok önemliydi ve görev başarıyla tamamlanmıştı.

     Fakat sabah uyandığımda bir gün önce hastanede oğlumun ısırdığı kolum, aynen bir patlıcan rengini andıran bir hal almıştı ve gerçekten çok kötü görünüyordu. Kahvaltı sonrası vakit kaybetmeden adli tıp a örneği yetiştirip o akşam ki uçak ile İzmir’e dönüş yapmak zorundaydık. Anadolu yakasından, Avrupa yakasına geçeceğimiz için yolumuz oldukça uzundu. Yaklaşık 1 saate aşkın yoldaydık ve maalesef ki olmaması gereken nasıl olduğuna anlam veremediğimi bir şey oldu. Vapurdan inip hastane dolmuşuna bindiğimizde kabın sızdırdığını fark ettim bu feci bir şeydi. Dolmuş hastaneye gelir gelmez indim ve koşmaya başladım.

     Hastaneye vardığımda seviye yarıya kadar düşmüştü. Hemen diğer kaba aktardılar ve sorun olmadığını belirttiler. Yeterli miktardaydı şükürler olsun. Sonuç 2 hafta sonra alınacaktı. Bir gün önce verdiğimiz bazı kan değerleri sonuçları çıkmıştı, bazıları ise yine 2 ile 3 hafta içinde elimizde olacaktı.

     Doktor beyin yanına tekrar geri gelmiştim. Titizlikle uygulamam gereken bir beslenme programımız vardı ve alınması gereken takviyeler. Buğdayın ve türevlerinin metabolizmamızı olumsuz etkilediğini, bununla beraber beynimizin direk etkilendiğini; bağırsaklarımızın ikinci beyin olduğunu ve bağırsaklarımız ne kadar mutlu olursa ruh ve beden sağlığımızın da o kadar iyi olacağı bilimsel olarak kanıtlandığı yeni edindiğim bilgilerdi.

     Orada durdukça her an yeni bir şeyler öğrenmek güzeldi. Doktor beyi  sorularımla biraz bunaltsam da sanırım beni sevmişti. Birçok tv programına çıkıyormuş, kitap da yazıyormuş fakat birçok meslektaşının ona inanmadığını hatta deli dediklerini anlattı. Benimle, yıllardır tedavi ettiği çocuklara nelerin kattığı göz arda edildiği için kırgın olduğunu paylaştı.

     Bir yandan beni en kötüsüne hazırlıyordu, çünkü tedavi çok daha erken başlamalıydı dedi ve asla ikinci çocuğu istemememi zira sistemin ve biyolojimizin buna uygun olmadığını anlattı.15 gün sonra görüşmek üzere vedalaştık. Son kez asistanına veda etmek için odasına gittim ve doktor beyin yaptıklarının karşılığının olamayacağını fakat ne sever bu benim için çok önemli dedim. Hafif bir tebessüm ile kuru incir dedi. Bu mu sadece dedim! fazla mütevazı değil miydi?
     Yooo neden olsun dedi asistanı, hocamız da onu tedavi eden doktorun en sevdiği şeyin kuru incir olduğunu söyledi.
     Hasta mı? Dedim.
     Doktor bey son evreye ulaşmış kanserdi.
     Nasıl bir kaderdi ki bu; biz ondan şifa bulmaya gitmiştik, o da başka bir doktordan şifasını bekliyordu.
     Tekrar görme ümidiyle veda edip hastaneden ayrıldım…
     ‘Hayat çok kısa’ sözünü çoğu zaman söyleriz; bazen umutlu, bazen umutsuz tüm duyguları yaşarız ama hep bir şeyler için çabalarız..

     Yapacaklarımızı sığdırabildiğimiz kadar sığdıracağız bu kısa hayatta ama en anlamlısı sanırım doktor bey gibi öldükten sonra geride ismi ile hafızalarda güzel bir iz bırakmak olacaktır…

Önceki Yazılar :
Haberler
  29 Mart 2020 Tarihli ve 31083 Sayılı Resmi Gazete

  Borsalarda Alım-Satım

  Paket servisi lokantalara ilaç olmadı

  Sosyal mesafe temassız ödeme kullanımını artırdı

  Korona günlerinde obezite riskine dikkat!

  Ev ve mutfak eşyaları sektörü ‘Ekonomik Kalkan’a dahil olmak istiyor

  Başkan sengel’den “evde kal efes selçuk” anonsu

  Girişim yatırımları yüzde 62 arttı

  Ekim sezonunu kaçırırsak, bir yıllık mahsulü kaybedeceğiz

  Pazarlarda yeni dönem başladı

  Kira ödelemeleri haziran’dan sonra yapılabilecek

  Geliri olmayan 65 yaş üstündekiler için ‘Biz varız’

  Büyükşehir’den minibüs esnafına destek

  İZELTAŞ’tan örnek davranış

  Merkez Bankası kredi kartı faiz oranlarını düşürdü

  Lufthansa, salgından sonra ilk Shanghai uçuşunda Almanya’ya maske taşıdı

  Türkiye mısırda ithalatçı konuma geldi

  İzmir pazarlarında koronavirüs önlemleri

  Palandöken, “Taşımacı esnafına vergisiz akaryakıt verilmeli”

  Gayrimenkul sektörü de Koronavirüs krizinde

  “Türk kestanesini katma değerli hale getireceğiz”

  Altın Bilezik Atölyesi’nde maske üretimine başlandı

  Urla’da yaşlılara ve ihtiyaç sahiplerine eve hizmet

  Cumhurbaşkanı Erdoğan koronavirüs ile ilgili yeni tedbirleri açıkladı

  Magdeburger Sigorta sağlık çalışanları ile 65 yaş üstü sigortalıları için özel hizmetlerini devreye aldı

  Yedi soruda kısa çalışma ödeneği

  Büyükşehir’den İzmir otogarında denetim

  Zabıta gıda denetimini sürdürüyor

  İzmir’in çocukları da unutulmadı

  Petrol şirketleri siber saldırıların hedefinde

  Bayraklı’da zabıta, pazarcılara eldiven ve broşür dağıttı

  Tugay’dan mahallelere ‘koronavirüs’ ziyaretleri

  Siber COVID-19’a dikkat

  Dijital pazarlamada kesenin ağzı açıldı

  KOBİ’lerin uygulaması gereken 8 siber güvenlik adımı

  Başkan Kılıç’tan Covid-19 ekibine 400 TL moral primi

  İHALE İPTALİ

  İhale Özetleri

  Su Ürünleri Hal Fiyatları

  Sebze Meyve Hal Fiyatları

  28 Mart 2020 Tarihli ve 31082 Sayılı Resmi Gazete

  Karayollarında Durum

  “İleri tedbirlere ihtiyaç var”

  “Fırınların altyapısı ambalajlamaya uygun değil”

  “Demiryollarına ağırlık verilmeli”

  Bankalardan ticari ve kurumsal müşterilere iki kredi paketi

  Açlık sınırı 2.345 TL, yoksulluk sınırı 7.639 TL

  GAZİEMİR VERGİ DAİRESİ MÜDÜRLÜĞÜNDEN GAYRİMENKUL SATIŞI

  Döviz / Altın

  Bakan Pakdemirli: Dünyayı doyuran ülke, Türkiye olacaktır

ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 30.03.2020
  Ticaret 28.03.2020
  Ticaret 27.03.2020
  Ticaret 26.03.2020
  Ticaret 25.03.2020
  Ticaret 24.03.2020
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni