• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Kariyer  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  TİCARET SOHBETLERİ  |  FİNANS  |  İHALELER  |  TİCARET BORSALARI  |  RESMİ GAZETE
YAZARLAR Dr. Nejat Tarakçı ►KONUK YAZAR
12
14
16
18
09/06/2017 09:49
Evrensel Nur Ulusal Kudret Atatürk (4)

Jeopolitikçi ve Stratejist
ntarakci@gmail.com

     Gerçek savaş, Türk toplumunun top yekûn dönüştürülmesi şeklinde olmuştur.  İçinde çok farklı toplum ve inanç katmanları barındıran 600 yıllık bir imparatorluk halkının hem yaşam tarzını hem tabi olduğu hukuk sistemini, ona yeni bir aidiyet duygusu aşılayarak değiştirmesi Batı’yı hem şaşırtmış hem de hayran bırakmıştır. Dünya tarihinde 15 yıl gibi kısa zamanda sosyal, kültürel, yönetimsel ve hukuk alanında değişim ve dönüşümü gerçekleştiren başka bir örnek yoktur.

     Tanınmış Fransız düşünürü Duhamel’in görüşünü paylaşmak istiyorum: Atatürk’ün insana şaşkınlık veren eserleri İngiliz, Fransız ya da Rus inkılâpçılarının eserlerine hiçbir bakımdan benzemez. Bu ülkelerden hiçbiri, dile, yazıya dokunabilmeyi akıllarının ucundan bile geçirmemiştir. Ne Cromwell, ne Robespiere, ne Lenin ve ne de onu izleyenler, liderlik ettikleri ulusu bilim felsefesi, düşünce yöntemi, kısacası alın yazısını değiştirme yoluna götürmeye kalkışabilmişlerdir. Mustafa Kemal, bunu yapan ve büyük bir başarı ile sonuca vardıran eşsiz adamdır.

     Dünya tarihinde iz bırakan önder ve aydınların birçoğu genellikle insanın zaaflarını ve ihtiraslarını ortaya koyan afaki bir düşünce sistemi ortaya koymuşlardır. Hiç biri hangi durumda nasıl davranılması gerektiğini açıklıkla, cesaretle ve inançla ortaya koyamamıştır. İşte Mustafa Kemal’i sadece çağının değil, bütün çağların fikir ve eylem adamı olarak rakipsiz hale koyan bu özelliğidir. Mustafa Kemal’in evrensel ışığının bütün tayflarında insanın mutluluğu vardır. Bu düşünce ve inancının altında yatan nedir? Onun manevi dünyası bugüne kadar çok tartışılmıştır.

     Ancak çözülememiştir. Atatürk, Osmanlı’daki geniş inanç spektrumunu sadece Türk milletine has bir Laiklik kavramı ile milletin inançlarının özüne dokunmadan nasıl yaratmıştır? Bu husus Vahdet-i Vücut felsefesi ile açıklanmaktadır.
     Vahdet-i Vücut, tek vücut, tek varlık anlamına gelmektedir. İslam tasavvuf felsefesine göre evren tek bir varlıktır. Bu tek varlık Tanrı'dır. Ezel ve ebet olan, yani sonsuzdan gelip sonsuza giden Tanrı, zaman ve mekân var olmadan önce vardır, hep var olacaktır. Bu düşünceye göre evren Tanrı'nın yoklukta yansıyan görüntüsüdür ve bu çerçevede insan da Tanrı'nın görüntüsünden, Tanrı'dan bir parçadır.

     Bu düşünce 20. Yüzyılın sonunda bilimsel olarak ispatlanan her şeyin bir bütünün parçası olduğu Holistik Evren Düzeni ile büyük benzerlik göstermektedir. Atatürk’ün Vahdet-i Vücut tasavvufuna göre pir, efendi statüsünde olduğu iddia edilmektedir.  Bazı birincil Yunanlı kaynaklar, Zübeyde Hanım'ın Selanik Mevlevihane’si ile yakın bağları olduğuna kişisel tanıklık etmektedirler. Kendisinin anne tarafı Yunanistan'ın Sarıgöl bölgesindendir ve orası tümüyle Bektaşi etkisindedir.

     Atatürk'ün aslen Kocacık'lı olan baba tarafının Bektaşilik/Alevilik ve Mevlevilikle dini bağlantıları vardır. Kendisi de çocukken Mevlevi ayinlerine katılmıştır. Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır’ın Hak dili Kuran dili' adlı Sünni Vahdet-i Vücut tasavvufuna kılavuz olan tefsiri yazmasını bizzat yönetmiş ve düzeltmiştir. Atatürk 3 tasavvuf geleneğine önem vermekteydi: Bektaşi/Alevi, Mevlevi ve Melamilik. Tarihçi Mim Kemal Öke'nin ortaya çıkardığı 18 Mayıs 1911 tarihinde Atatürk'ün Abdülkerim Paşa'ya Gelibolu'dan gönderdiği bir mektup var. Bu mektupta Atatürk, kendisini 'Selanik Meydan dedesi, bu fakir Kemal ve Abdülkerim Paşa'yı da Tasavvufta en büyük veli anlamına gelen Kutbül-Aktap olarak adlandırmıştır. İstiklal Savaşı'nın başında yazılmış bir diğer telgrafta ise, Atatürk ile Osmanlı Sarayı arasında arabuluculuk yapan Abdülkerim Paşa'yla haberleşiyor. Burada, Abdülkerim Paşa Atatürk'ten 'Kutbül-Aktap' diye bahsediyor.

     Yapılan araştırmalarda Atatürk'ün tarikatlar üstü bir tarikat olan Melami tarikatına mensup olduğu iddia edilmektedir. Cumhuriyet kurulduğu zaman kapanmayan tek tarikatın Melamilik olması bu savı güçlendirmektedir. Atatürk’ün zaman zaman Ankara Söğütözü’ndeki kulübeye gidip kendini dinlemesi onun tasavvufi davranışlarından biri olarak öne çıkmaktadır. Atatürk'ün ölümünün ardından, 1943 yılında yasal bir makamdan Diyanet'e sorulan bir soruya verilen cevap şöyledir. Melamilik bir tarikat değil, bir sohbet tarikidir' (bir sohbet yolu). Çünkü Melamilikte diğer tarikatlardaki gibi özel bir kıyafet, zikir ritüeli yoktur. Onlarda zikir konuşmadır ve en yüksek batıni (derin etkileri olan düşünce sistemi)  Vahdet-i Vücut geleneği burada yaşatılır.

     Atamızın ulusal ve uluslararası başarıları tartışmasız herkes tarafından bilinmektedir. Bu başarının bilimsel ölçekte değerlendirilmesi, Türkiye’ye ayak basmamış Amerikalı psikiyatri profesörü Arnold Ludwig tarafından yapılmıştır.  Ludwig, Kral Dağı (King of the Mountain) adlı eserinde devlet adamlarını incelemiştir. Bu incelemede 20. Yüzyılda tüm dünyada ülke yönetmiş 2000 kadar lider hakkında 18 yıllık süren bir araştırma yapmıştır. Sonunda 377 adet belli başlı devlet adamı/ lider tespit etmiş ve onlara 200 kadar değişik kıstasa göre, 1'den 31'e kadar puan vermiştir. Roosevelt ve Mao 30’ar puan alırken, Lenin 28, Nehru 25, Fidel Castro 23, Humeyni 23, Churchill 22, Kennedy 15 Golda Meir 12, puan almıştır. Sadece Atatürk 31 puanla ve vizyoner sıfatıyla, 20.yüzyılın gelmiş geçmiş en büyük devlet adamı / lideri unvanına hakkıyla layık görülmüştür.

     Atatürk, eylem ve fikirleri ile o dönemin Avrupa toplumlarının çok üzerine çıkmıştır. Eylem ve fikirlerinden yayılan ışık bütün dünyaya yayılmıştır. Bu yayılmanın sadece ABD ölçeğindeki büyüklüğünü, Kongre kütüphanesindeki Atatürk hakkında çeşitli Batı dillerinde yazılmış 100’ü aşkın kitap, 300’den fazla makale, konferans ve film göstermektedir.

     Toplumsal dünya tarihi içinde, asırlar süren değişimlere nazaran onun eylemleri ışık hızında gerçekleşmiştir. Mustafa Kemal’in dehası sonsuz bir boyutta çalışıyordu.  Hem ülkesi, hem de insanlığın geleceği için öngördüğü çözümler hala geçerliliğini korumaktadır. Bölgesel ve küresel sorunların çözümü için, evrensel mesajlarını içeren fikirlerden biri, içinde bulunduğumuz ve dünya halklarına ıstırap veren yenidünya düzeni için son derece geçerli bir anti tez oluşturmaktadır. 1920’de şöyle diyor:  Milletler işgal ettikleri arazinin gerçek sahibi olmakla beraber beşeriyetin vekilleri olarak da o arazide bulunurlar. O arazinin servet ve kaynaklarından kendileri istifade eder ve dolayısıyla bütün beşeriyeti istifade ettirmekle yükümlüdürler.

     O mensubu olmaktan gurur duyduğu Türk Milleti için 57 yıllık kısa ömründe hayallere sığmayan çok büyük işler yaptı. Kendi ışığını önce Türk Milletine yansıttı. Onun eğitim için yurtdışına gönderdiği kıvılcımlar bir ateş olarak geri döndü. Onlar ülkede yeni kıvılcımlar yarattı. Bunlar topyekûn ateşe dönüşerek Kemalizm adlı ideolojiyi doğurdu. Bugün sonu izim ile biten bütün ideoloji ve sistemler tarihin çöplüğüne giderken Kemalizm ideolojisi evrenselleşti. Ve bütün dünyada başarı ile uygulandı ve hala dünya sorunlarının çözümü için ışığını saçmaya devam ediyor.

     Atatürk, ölmeden önce yazdığı NUTUK adlı eserle hem kendi muhasebesini yaptı, hem de milletine hesap verdi. Yaşarken gerçekleştirdiği dâhice uzak görüşlülüğünü, ölmeden önce, kendisinden sonra olacakları bilerek de devam ettirdi. O bir eylem adamıydı. Bununla da kalmadı. Kendisinden sonra olacaklarla nasıl mücadele edileceğini de bildirdi.  Böylece ömrünün hiçbir saniyesini boşa geçirmedi. Hatta ölümünü bile.

     Son Zafer
     Atatürk’ün cenaze töreni onun son zaferi ve aynı zamanda nurunu saçtığı son eylemi oldu. Tabutunun önünde birbirleri ile düşman ve rakip olanların hepsi de sessiz kaldı. Türk ve Alman askerleri tabutunun arkasında bir sırada yürüdüler. Bir diğer sırada Stalin ve Hitlerin temsilcileri yan yanaydılar. İspanyollardan, hem Cumhuriyetçiler hem de General Franco çelenk yollamışlardı. Tabutunun önünde Faşistler, Demokratlar ve Komünistler eğildiler. Her sınıfıyla birlik olarak Türk halkı, yakardı ve ağladı.

     Zenginle fakir, yüksekle alçak arasında hiç bir fark yoktu. O gün Ankara’nın yaşamış olduğu, dünyanın hiç bir zaman görmediği bir törendi. Yarattığı evrensel değerler ve insanlık ideolojisi, dünya siyasetinin ve ekonomik sistemin bir çıkış yolu aradığı 1938’de çok farklı görüşleri cenazesinde birleştirmişti. Ancak, kişisel hırslarını yenemeyen liderler yüzünden bir yıl sonra yeni bir dünya savaşı patlayacaktı.  Eğer Atatürk’ün barışçı, işbirlikçi ve çevresel istikrarı temel alan ışığı Avrupa’da yaygınlaşsaydı, cenaaazesinin başında ne faşistler, ne nasyonal sosyalistler ne de komünistler olacaktı.

Önceki Yazılar :
Haberler
  Allianz, İzmir’de kapılarını açıyor

  “Esnaf ve sanatkarımızın kazanılmış hakları korunsun”

  Arslan: Halkbank Türkiye’nin enerjisi olacak

  “Yumurtada, öncelikle kayıt dışı üretim ele alınmalıdır”

  Mart ayında kapanan şirket sayısı arttı

  TİSK, Türkiye’deki teşvik uygulamalarını masaya yatırıyor

  Türk yatırımcısı için “İhracatçı ve Yatırımcı Zirvesi”

  Yeni Duster Roadshow Türkiye’yi dolaşıyor

  Gençler, EGİAD’la 1-0 önde

  “Ayşe Başardı” Türkiye kazandı

  En teknolojik 23 Nisan Kutlaması Sophia’dan

  23 Nisan’da küçüklere büyük eğlence Ege Perla’da

  Ankara ekonomisine yön verenler buluştu

  OTO MAKİNE AKSANI VE YEDEKLERİ

  YAKIT-AKARYAKIT

  İNŞAAT

  MÜTEFERRİK

  ARAÇ KİRALAMA-NAKLİYE-TAŞIMACILIK-SERVİS

  İLAÇ-TIBBİ MALZEMELER

  Bornova’da 23 Nisan coşkusu başladı

  Migros, 23 Nisan’ı çocuklarla birlikte kutluyor

  ENSİA Sürekli Eğitim Merkezi (ENSİASEM) teknik eğitimlere başlıyor

  Fuarın rekorlu minyatürü yoğun ilgi gördü

  Burdur’da düzenlenecek Teke Yöresi 4. Tarım ve Hayvancılık Fuarı’na sektörden destek geldi

  İAŞE

  ELEKTRİK-ELEKTRONİK-SU

  Sony, ‘TEOS çözümleri’ yelpazesini kurumsal AV ağlarıyla genişletiyor

  “Komşu sizi de bekleriz”

  Turizm sektörü Kärcher’i tercih ediyor

  Bircom Avrupa’da birinciliğe koşuyor

  BİLİŞİM VE TEKNOLOJİ

  YAKIT-AKARYAKIT

  İNŞAAT

  Robot ve insan işbirliği

  Huawei, 5G ürünleri için CE tipi değerlendirme belgesi elde eden ilk şirket oldu

  Mercedes-Benz Türk “Beton İzmir 2018 Fuarı”nda

  İş hayatında duygusallıktan kaybediyoruz

  Türkiye’nin en gözde ilaç şirketi Pfizer Türkiye

  Bu şenlik hiç bitmesin!

  Buca Belediyesi, Atatürk Maskı’nda tadilat çalışması başlattı

  Yarımada, “tam” mesai

  Bornova Belediyesi çalışanları tek yürek

  Bornova’da 23 Nisan dopdolu geçecek

  Türk Henkel Yürütme Kurulu Başkanı Hasan Alemdar, Henkel’de ilave sorumluluklar üstlendi

  Harmandalı Katı Atık Depolama Alanı’nda elektrik enerjisi yapım ihalesinin ilk aşaması tamam

  Çocuğumuzun can güvenliği söz konusu olduğunda!

  SU ÜRÜNLERİ HAL FİYATLARI

  SEBZE-MEYVE HAL FİYATLARI

  BORSALARDA ALIM-SATIM

  21 Nisan 2018 Tarihli ve 30398 Sayılı Resmî Gazete

ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 21.04.2018
  Ticaret 20.04.2018
  Ticaret 19.04.2018
  Ticaret 18.04.2018
  Ticaret 17.04.2018
  Ticaret 16.04.2018
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni