• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  SOHBETLER  |  FİNANS  |  İHALELER  |  BORSALAR  |  RESMİ GAZETE

Eğitimciler: Yeni bir kapanmayı kaldıramayız

01 Eylül 2021 Çarşamba 11:00
12
14
16
18

Eğitimciler: Yeni bir kapanmayı kaldıramayız


   ► Sektör temsilcileri, okulların tekrar kapanmaması adına tüm hijyen önlemlerini alarak hazırlıklarını tamamladıklarını belirttiler

           KÜBRA TOPAL      
     Pandeminin başladığı Mart ayından bu yana ülke genelinde eğitim, EBA ve canlı dersler kullanılarak kimi zaman uzaktan kimi zaman da yüz yüze yürütüldü. Okulların tamamen yüz yüze açılmaması eğitim sektörünü olumsuz etkiledi. 6 Eylül’den itibaren haftada 5 gün yüz yüze eğitime başlama kararı ile birlikte sektör temsilcileri tüm hazırlıklarını tamamlarken, veliler de sıkıntı yaşamaya başladı. Çocuğunu özel okulda okutmak isteyen veli, yaklaşık yüzde 30 artan okul, servis ve kantin ücretleri nedeniyle ciddi maliyetlerle karşı karşıya. Ekonomide yaşanan krizin etkisiyle 2021-2022 döneminde özel okullara kayıt yaptıran öğrenci sayısının ise 400 bin azalarak 1 milyon 50 bine düştüğü tahmin ediliyor. Tüm bu sıkıntılı süreçlerin ardından sektör temsilcileri, okulların yeniden kapanma kararını ekonomik anlamda kaldıramayacaklarını belirtti.

“Bıçak kemiğe dayandı”
     Okulların tekrar kapanmasına dair tedirginlik yaşadıklarını belirten İzmir Kantinciler Esnaf Odası Başkanı Özgür Yavuz, “Bütün esnaf bu süreçten olumsuz etkilendi fakat biz baştan beri kapalı olduğumuz için çok fazla etkilendik. Tekrar kapanmayı kaldırmamız çok zor çünkü pandemin başından beri bir ara açılma yaşansa da meslektaşlarımızın büyük çoğunluğu kantinleri açmadı. Dükkanını açan az bir kesim ise yol parasını dahi karşılayamadı. Birçok esnafın tekrar kapanmayı kaldırma gücü yokken biz ise bıçak kemiğe dayandı” ifadelerini kullandı.
     Her şeye hazırlıklı olmak adına temkinli davrandıklarını söyleyen Yavuz, “Kantinci arkadaşlarımızla da konuştuk herkesin kullanacağı kadar hatalık bir şekilde mal almasını söyledik. Raflara koyabilecekleri kadar ve 1’er kutu da yedek olmak üzere ürün alarak dükkanlarını açacaklar. Herkes sütten ağzı yandığı için yoğurdu üfleyerek yiyiyor şu an. Firmalarda aynı şekilde çok fazla mal vermiyorlar. Mal tedarikinde sıkıntı yok sadece tekrar getir götür yapmanın mantığı yok diyerek böyle bir uygulama içerisine girdik” dedi.

“Devletten 5 bin lira destek aldık”
     Okulların kapanması ile birlikte aldıkları desteklere değinen Yavuz, “Pandeminin başından beri sektör olarak ciddi anlamda kan kaybettik. Kimi evini kimi arabasını sattı. Birçok arkadaşımız günlük yevmiye ile çalışmaya başladı. Herkes bir şekilde geçinmeye çalıştı. 3 defaya mahsus kira desteğinin yanı sıra devletten 5 bin lira destek aldık. Bunun haricinde İzmir Büyükşehir Belediyesi 400 kişi olmak kaydıyla yardımda bulundu. Bizim yönetmeliğimize göre doğal afet, yangın, sel, salgın hastalık gibi durumlarda kira sözleşmesi otomatik olarak donuyor ve sonra kaldığı yerden devam ediyor. Mart ayında okulların kapanmasından itibaren kira ödemeleri durdu fakat vergi, su, elektrik ödemeleri devam etti. Sürecin nasıl ilerleyeceğini bilmediğimiz için çalışan dolaplarımız vardı. Pandeminin 2 yıl süreceğini bilseydik herkes ona göre tedbirini alır ve dolabını kapatırdı. İlk olarak 1 buçuk 2 aylık bir kapanma olacağını söylediler daha sonra süre uzadı. Biz de hep umut içerisinde açılacak diye beklediğimiz için ve elimizdeki malların tarihi de 1 yıl olduğu için firmalar da değiştirme yapmadığından kalan ürünlerin hepsi çöpe gitti. KDV muhtasarlar ise sadece ötelendi. Bugünkü şartlarda ödeyemedik ama sonraki dönemler için hepsi borç olarak birikti. Yani büyük sıkıntılar oluştu” diye konuştu.
     Okulların açılmasına yönelik hazırlıklarını tamamladıklarını dile getiren Yavuz, “Öncelikle arkadaşlarımızın hepsi aşılarını yaptırdı. Daha sonra hijyene ve sosyal mesafeye kadar tam teşkilatlı olmaları yönünde kendilerini bilgilendirdik. Aslında pandemiden öncede bunlara dikkat ediyorduk şu an ekstra olarak dezenfektan ve siperlikler yer alıyor. Sürekli denetimden geçtiğimiz için biz buna yabancı değiliz. Biz bütün hazırlıklarımızı tamamladık, sadece açılmayı bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

“Okul çevreleri de en az okullar kadar güvenli olmalı”
     Öğrencileri okullarda tüm tehlikelerden uzak tutarken okulların hemen yanı başındaki alanlar için de gerekli tedbirlerin alınması gerektiğini vurgulayan Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, “İki yıldır yüz yüze eğitimden mahrum kalan öğrenciler yeni eğitim öğretim sezonuna başlarken okulların temizliği ve güvenliği kadar okul çevrelerinin güvenliği için de tüm önlemler şimdiden alınmalı. Geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızın hijyenik ve sağlıklı şartlarda eğitim alması ve artık korona virüs nedeniyle eğitimlerinin aksamaması her şeyden önemli. Bunun için de özellikle okul çevrelerinde öğrencilerin sağlığını tehdit eden seyyar satıcılara ve zararlı madde satıcılarına kesinlikle göz açtırılmamalı” dedi.

“Kurallara uyma noktasında tam teşekkül şart”
     Yüz yüze eğitim başlamadan önce eğitim sektörüne doğrudan ve dolaylı yollarla hizmet veren tüm esnaf ve sanatkarlar ile yanlarında çalışanların gerekli tedbirleri aldığını belirten Palandöken, “Esnaf uzun zamandır ara verdikleri faaliyetlerini yeniden yürütmek için yoğun bir çaba gösteriyor. Özellikle öğrencilerin bizzat bulunduğu okul kantini ve servislerde gerekli hijyen tedbirleri ve sosyal mesafe kuralları harfiyen uygulanacak. Öğrencilerimizin okula sağlıkla gidip gelebilmesi için kurallara uyma noktasında esnafımız tam teşekküllü çalışacak. Yeni eğitim öğretim sezonu öncesinde tüm okullarda kantinler, sınıflar, koridorlar, tuvaletler ve okul bahçeleri için gerekli temizlik çalışmaları yapılırken okul çevrelerinin temizliği ve güvenliği konusuna da daha dikkatli olunmalı” diye konuştu.
     Çocukların da çevreye karşı bilinçlendirilmesinin onları tehlikelerden korumanın en önemli adımı olduğuna işaret eden Palandöken, “Çocukları tehlikelerden korumanın ilk yolu, okula başladıktan itibaren her zaman onları bilinçli yetiştirmek. Bu görev de en çok okul çevreleri için ailelere, okul içerisinde ise öğretmenlere düşüyor.  Bunun için aileler baskı kurmadan çocuklara okul çevrelerinde tanımadıkları insanlardan herhangi bir alışveriş yapmamaları gerektiğini iyi anlatmalı. Uyuşturucu, alkol, sigara gibi küçük yaşta uzak durulması gereken şeyler hakkında çocuklar bilinçlendirilmeli. Çocuklarımız geleceğimizdir. Onları korumak toplumun her kesimin görevidir” ifadelerini kullandı.

“Okul cirolarında yüzde 25 düşüş var”
     Öte yandan Cumhuriyet Gazetesi’ne açıklamalarda bulunan Türkiye Özel Okullar Derneği (TÖZOK) Başkanı Zafer Öztürk ise okul cirolarında yüzde 20-25 oranında düşüş olduğunu belirtti. Velileri okul seçimi konusunda uyaran Öztürk, “Veli sadece fiyat konuşuyor. Bu tarz mağduriyetlerin yaşandığı okullar daha 1-2 yıllık olan ticarethane mantığıyla kurulmuş okullar. Zam konusunda da yasal sınır yüzde 25-27 oldu. Ama biz yüzde 15-20 aralığında yaptık. Çünkü ekonomimiz malum, velilerin alım gücü ve ekonomik endişeleri var. Zaten öğrenci sayımızda düşüş var, bu düşüşün devam etmesini istemiyoruz. Bu yıl hiçbir şekilde kapanmayı düşünemeyiz” dedi. 

E-ticaretin gözü 10 milyar liralık okula dönüş pazarında
     Her kente özgü ucuz alışverişlerin yapıldığı merkezler, kırtasiyeciler, marketler velilerin akınına uğruyor. İnternetteki sanal mağazalar da düzenledikleri cazip kampanyalarla okula dönüş pazarındaki pastadan olabildiğince büyük pay almanın yollarını arıyor. 500’e yakın sanal mağazadan alışveriş yapanlara nakit para ödeyen Avantajix.com’un Dijital Pazarlama Direktörü Sevda Köseibiş, e-ticaret sektörünün, rekabetçi fiyatlar ve rahat alışveriş gibi faktörleri kullanarak yaklaşık 10 milyar liralık “Okula Dönüş Pazarı”ndaki payını artırmaya çalıştığını söyledi.
     Köseibiş’e göre, internetten okul alışverişi yapmanın avantajları şöyle: “Üründe Zengin Seçenekler: Bir dükkân ve mağaza içine sığmayacak kadar çok olan ürünü online mağazalarda bulmak mümkün. Öyle ki sadece kırtasiye malzemesi olarak internette 90 bin ürüne ulaşmak mümkün.
     Güven Verici Olması-İade Kolaylığı: Ucuzluk merkezlerinde alışverişler genellikle kayıt dışı yapılıyor. Online alışveriş sitelerinde ise kayıtlı, şeffaf ve faturalı işlem yapmak kullanıcılara güven veriyor. İade işlemlerindeki kolaylık da online alışverişi cazip kılıyor.
     Ürün Ve Fiyat Karşılaştırma İmkanı: Oturduğu yerden birçok markanın mağazasını gezme fırsatı bulan kullanıcılar bu sayede aynı ürünün farklı modellerini karşılaştırabiliyorlar. Bununla birlikte fiyat karşılaştırmaları yaparak satın almaya karar verdikleri ürünün en ucuzuna ulaşabiliyorlar Ayrıca, sanal mağazalara Avantajix.com üzerinden giderek, yaptıkları her alışveriş karşılığında nakit para iadesi kazanarak, okul alışverişleri karşılığında hiç hesapta olmayan ekstra paralar kazanabiliyorlar.
     Ücretsiz Kargo İmkanı: Online alışveriş siteleri belli bir rakama ulaşılması halinde ücretsiz kargo hizmeti verebiliyor. Böylelikle, ucuzluk merkezine giderken kaybedilen zaman ve yol masrafı da ortadan kalkıyor.”


+ Benzer Haberler
» Hasarlı bina yıkımları kat maliklerine takıldı
» Motosikletli kuryeler çalışma koşullarının iyileştirilmesini istiyor
» Madenciler pandemide yurt içine yöneldi
» Hibrit çalışma çalışan bağlılığını düşürüyor
» Borsa İstanbul’un çanı Efeler Çiftliği için çalacak
» Sağlıkçılarımızı Almanya’ya kaptırıyoruz!
» UPK: Pamukta risk gelecek Mart’a kadar sürecek
» Tekstilde zam dalgası kapıda
» Pahalı ilaca göç uyarısı
» Pamukçunun gözü dünya piyasalarında


ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 22.10.2021
  Ticaret 21.10.2021
  Ticaret 20.10.2021
  Ticaret 19.10.2021
  Ticaret 18.10.2021
  Ticaret 16.10.2021
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni