• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Kariyer  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  TİCARET SOHBETLERİ  |  FİNANS  |  İHALELER  |  TİCARET BORSALARI  |  RESMİ GAZETE

Ekolojiyi ekonomiye kurban etmeyelim”

04 Haziran 2018 Pazartesi 15:00
12
14
16
18

Ekolojiyi ekonomiye kurban etmeyelim”

   ► ÇMO İzmir Şube Başkanı Emine Helil İnan Kınay, Körfez Rehabilitasyon Projesi ile İzmir Körfez Geçişi Projesi’nin birbiriyle çeliştiğini ifade etti.

           FATİH ÖZKILINÇ     
     İzmir`de tarım, orman ve doğal sit alanlarının yapılan mevzuat değişiklikleri ile, yapılaşma, kontrolsüz plansız RES`lerle, Taş Ocakları ile elden çıktığını belirten ÇMO İzmir Şube Başkanı Emine Helil İnan Kınay, “Ekolojiyi ekonomiye kurban etmeyelim” dedi.
     Çevre Mühendisleri Odası(ÇMO) İzmir Şubesi, Dünya Çevre Günü nedeniyle bir basın açıklaması yaptı. ÇMO adına basın açıklamasını yapan ÇMO İzmir Şubesi Başkanı Helil İnay Kınay, İzmir’in çevre sorunları ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. 2018 Yılı İzmir İli Çevre Durum Raporunu da paylaşan ÇMO İzmir Şube Başkanı Emine Helil İnan Kınay, “2000 yılından bu yana yaptığımız değerlendirmelerde Türkiye’de ve kendi kentimiz üzerinde yerel yönetimler, iktidarlar değişirken aslında anlayışın çok da değişmediğini görüyoruz. Bu alt yapı süreçleriyle ilgili olarak da elimizde iki tane tablo var. İzmir kentsel yapısı hakkında Türkiye’deki diğer şehirlerle değerlendirildiğinde atık su arıtma tesisleri, atık su durumu, içme suyu arıtması ilgili süreçlerin  iyileştirmesiyle ilgili Türkiye’nin önde gelen kenti durumunda. TÜİK verilerine göre Türkiye’de Avrupa Birliği standartlarına göre arıtma yapan ve bu düzeyde miktarı yüksek olan il İzmir. İçme suyunda da durum benzer şekilde. Ancak İzmir kenti 2018’e geldiğimizde katı atıkla ilgili sorunu hala çözebilmiş değil. Önümüzdeki yıllarda bunu başarmasını diliyoruz” diye konuştu.

Sorunlar büyüyerek devam ediyor
     Öte yandan İzmir’in çevre sorunlarının halen büyüyerek devam ettiğini belirten Kınay, “Ülkemizin her yanında yaşanan kent ve doğa talanı ve çevre sorunlarının bir çok örneğini yaşamaya devam ediyoruz. Bir taraftan çevresel altyapı süreçleri ile ülkemizin en önde gelen kenti olan İzmir, diğer taraftan kuşatıldığı çevre problemleri ile boğuşmaya devam ediyor. Her yıl yaptığımız Çevre Durum Raporu değerlendirmelerinde iyileşme görmek bir yana tüm sorunların çözülmeden büyüyerek devam ettiğini görüyoruz. Kentimizde çevresel kirlilik kapasitesini doldurduğu tüm bilimsel ve hukuki süreçlerle defalarca dile getirilen Aliağa’da Kömürlü Termik Santral yatırımları ile ilgili süreçler devam ediyor. Bir taraftan mevcut ağır sanayi tesislerinin yarattığı kirlilik, bölgede kontrolsüz cüruf alanları, gemi söküm tesislerinde KUITO ve ETHANE örnekleri ile yaşadığımız çevresel riskleri kontrolsüz gemi geri dönüşüm çalışmaları ile Aliağa kirlenmeye kirletmeye devam ediyor” şeklinde konuştu.

“Altın Madeni İzmir`in gelecekteki suyunu tehdit ediyor”
     Efemçukuru Altın Madeninin İzmir`in gelecekteki su kaynağını tehdit etmeye devam ettiğini belirten Kınay, “IZSU tarafından İzmir’in gelecekteki su kaynağı olarak planlanan Çamlı Baraj havzasında faaliyetini sürdüren Efemçukuru Altın Madeni ile ilgili çevresel risklere ilişkin kamuoyuna ve ilgili idarelere yaptığımız bildirimler ve yürütülen hukuki süreçler devam ederken, faaliyetini sürdüren ve kapasite artışı planlanan tesiste; mevcut hali ile yapılan değerlendirmelerde; bilim insanları tarafından hazırlanan Bilirkişi Raporlarında tespit edilen kirliliğe rağmen tesis çalışmaya devam ediyor. Üstelik bilirkişilerin İzmirli olması gerekçesi ile bilimsel sonuçlar yok sayılıyor. Hukuki süreçler devam ediyor, ÇED Oyunu sürüyor, Altın Madeni İzmir`in gelecekteki su kaynağını tehdit etmeye devam ediyor” ifadelerini kullandı.

Kınay, açıklamasının devamında ise şu ifadelere yer verdi:
     “Bölgemizde çevresel riskleri büyük olan ve faaliyette oldukları süreç içerisinde yapılan bilimsel çalışmalar ve hukuki süreçlerde çevresel etkilerinin doğru değerlendirilmediği ortaya konan Bergama’da Siyanürlü Altın Madeni , Uşak Kışladağ Altın Madeni, Gördes Nikel Madeni, Turgutlu Çaldağ’da planlanan Nikel Madeni Projeleri tüm çevresel riskleri ile yaşam alanlarımızı tehdit etmeye devam ediyor. Gaziemir`de 2007 Yılında tespit edildiği ortaya çıkan nükleer atıklar hala alanda duruyor. Alanda atıkların uzaklaştırılması ve rehabilitasyonu yapılmadığı gibi; ülkemize girişi yasak olan nükleer atıkların oraya nasıl geldiği, kimler tarafından getirildiği hala bilinmiyor, Hukuki süreçler devam ediyor, ÇED Oyunu sürüyor Gaziemir Nükleer Atıklarla yaşamaya devam ediyor. Gaziemir’de ortaya çıkan nükleer atıklar, Efemçukuru Altın Madeni İşletmesinin yarattığı kirliliği belgeleyen bilimsel raporlar, Gördes Nikel Madenine sülfürik asit taşıyan tankerlerin devrilmesi ile tonlarca sülfürik asidin araziye yayıldığı çevre felaketleri, Nehirlerimizde yaşanan kirlilikler, B. Menderes’te yaşanan toplu balık ölümleri, Uşak OSB de kontrolsüz şekilde arazide depolanan arıtma çamurlarının yarattığı çevresel kirlilik örnekleri; denetim acil müdahale süreçlerinin işletilemediği örneklerden sadece bir kaçı. Yaşanan her çevre felaketi; Ülkemizde Çevrenin Yönetilemediği, Denetlenemediği gerçeğini yüzümüze çarpmaya devam ediyor.”

Birbiriyle çelişiyor
     Körfez Rehabilitasyon Projesi ile İzmir Körfez Geçişi Projesi’nin birbiriyle çeliştiğini de ifade eden Kınay, “Yüzülebilir Körfez hayali ile yerel yönetim tarafından büyük yatırım maliyetleri ile oluşturulan Körfez Rehabilitasyon Projesi çalışmaları devam ederken; diğer taraftan Merkezi hükümet tarafından çok daha büyük yatırım maliyetleri ile Kentin tüm planlarını ve doğal korunması gereken yaşam alanlarını ortadan kaldıracak İzmir Körfez Geçişi Projesi ile İzmir’in ve Körfezin son yaşam kaynaklarını ortadan kaldıracak çalışmalara imza atılıyor” dedi.

“Ekonomiye kurban etmeyelim”
     İzmir`de tarım, orman ve doğal sit alanlarının yapılan mevzuat değişiklikleri ile, yapılaşma, kontrolsüz plansız RES`lerle, Taş Ocakları ile elden çıktığını belirten Kınay, “İzmir Kenti; bütünsel planlama ilkeleri hiçe sayılarak yaşadığı “GELİŞİM” sürecinde; kentin her yerinde karşımıza çıkan kentsel dönüşüm adı altında kontrolsüz yapılaşmalar, gökdelenler, AVM ler ile  altyapı eksiklikleri, trafik, gürültü ile boğuşan Egenin İncisi olmaktan çok uzakta bir geleceğe doğru hızla yol alıyor. Kentin planlanması ve gelişimi adı altında sadece ekonomik kaygı odaklı, ekolojiyi, çevresel yaşam kalitesini dikkate almayan, bölgenin yaşam kalitesini olumsuz etkileyecek tüm projelerin ÇED süreçlerinde ortak senaryonun tekrarlandığını görüyoruz. ÇED adı altında içi boşaltılmış Onay belgeleri ile yürütülen çalışmalara ilişkin açılan davalar, bilirkişi raporları ile ÇED süreçlerinin yetersizliğinin ispatlanması, kazanılan davalar ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından bu süreçler hiç yaşanmamışçasına aynı projelere yeniden ÇED belgeleri düzenlenmesi artık alıştığımız yötemler. ÇED oyunu aynı yöntemle her projede devam ediyor. Ekolojiyi ekonomiye kurban etmeyelim” ifadelerini kullandı.

 


+ Benzer Haberler
» En çok yazlık ev aranan il ve ilçeler
» Festival’de çağdaş dans gecesi
» “Adalet, huzur, aş ve iş için geliyoruz”
» Ulupınar: Milletimizin umudu olacağız
» Saadet’li adaylardan Alsancak’ta sevgi yürüyüşü
» Muhtarların sorumlulukları çok yetkileri kısıtlı
» “AVM’lerle ilgili tatil kararı hayata geçirilmeli”
» Beton çelik çubuk ithalatına sıkı denetim
» Bazı ürünlerin ithalatında ek mali yükümlülük tahsil edilecek
» İzmir’de yapılandırma rekora koşuyor


ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 22.06.2018
  Ticaret 21.06.2018
  Ticaret 20.06.2018
  Ticaret 19.06.2018
  Ticaret 18.06.2018
  Ticaret 14.06.2018
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni