• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  TİCARET SOHBETLERİ  |  FİNANS  |  İHALELER  |  TİCARET BORSALARI  |  RESMİ GAZETE

“Ekonomik baskılara karşı en büyük kalkan; birlik ve beraberlik”

04 Ekim 2018 Perşembe 14:00
12
14
16
18

“Ekonomik baskılara karşı en büyük kalkan; birlik ve beraberlik”

           FATİH ÖZKILINÇ     
     İzmir’deki Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğine(TOBB) bağlı Odaların ortak yönetim kurulları toplantısı İzmir Ticaret Odası(İZTO) ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Oda seçimlerinden sonra ilk kez gerçekleştirilen toplantıda güncel ekonomik konuların yanı sıra İzmir ve Ege Bölgesi’nde hayata geçirilecek önemli projeler ve gelişim aşamaları da ele alındı. Ayrıca toplantıda Pançar OSB’nin yönetiminin Torbalı’dan olmaması Torbalı Ticaret Odası Abdulvahab Olgun ile EBSO Başkanı Ender Yorgancılar arasında tartışmaya neden oldu.

     Toplantının açılışında konuşan İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, İzmir’de TOBB’a bağlı Odalarda 100 bini aşkın üye topluluğunun olduğunu belirterek, Ege ve İzmir’in hayata geçirilen güç birlikleri, temelini attığı pek çok şirket ve ortak sosyal projelerle tüm ülkeye örnek olduğunu söyledi.
     İzmir için mevcut projelerin bir an önce sağlam temellerle hayata geçirilmesi, kentin hak ettiği konuma gelmesi için potansiyelinin en üstte değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Özgener, “Moral bozmak için özel algı politikalarıyla ortaya çıkarılan söylemlere inat, yatırım ve istihdam oluşturarak tek başına zeybek oynamayı, kriz söylemlerine efelenmeyi bilen İzmir iş dünyası, yeri geldiğinde el ele verir, halaya, horona da durur. Yeni girişimler hepimizin gündeminde. İzmir’in buradaki en büyük şansı, bütün projelerin “senin, benim” ayrımı yapılmadan sahiplenilmesi.

     Biz İzmir Ticaret Odası olarak kentte taş üstüne taş koyacak, katma değerli ihracatı ve üretimi artıracak, kent markalaşmasına katkı koyacak, yeni nesillere daha ferah bir gelecek bırakmayı amaçlayan her projeye açık çek veriyor, desteklediğimizi bildiriyoruz. Oda olarak ter döktüğümüz her projeye, İzmir iş dünyasının tümünün paydaş olduğunun da huzuru içindeyiz.  Öte yandan kente yapılan altyapı projelerinden merkezi Hükümet yatırımlarına kadar her detayı 100 bini aşkın gözle takip ediyoruz. Umuyorum, bu birlikte iş yapma kültürü artarak devam eder. Türkiye’nin 2023 hedefleri ve dışarıdan gerçekleşen ekonomik baskılara karşı en büyük kalkan, bu birlik ve beraberlik şiarı olacaktır” dedi.
     Türkiye ekonomisi için bir dönüm noktası olan Yeni Ekonomik Program’ın öngörüleri şekillendirmek, planları gözden geçirmek için bir fırsat sunduğunu ifade eden Özgener,  İzmir için bu plandan en faydalı ve somut çıktıları birlikte üretebilme kabiliyetini gösterebilmek adına herkese büyük görevler düştüğünü kaydetti.

Yerli ve milli üretim
     İTB Başkanı Işınsu Kestelli ise devreye sokulan Yeni Ekonomi Programı ile yüksek ateşin düşüşe geçtiğini, piyasaların yeniden istikrar ortamına doğru yol aldığını belirterek, “Kurban Bayramı öncesinde 7 lira seviyesini gören Amerikan Doları, Ekim başı itibariyle düşüş eğilimini sürdürerek 6 lira sınırının altını test etti. Bu noktadan sonra yapmamız gereken, geçmişteki hatalarımızdan ders çıkararak geleceğimizi planlamak olmalıdır. Ekonomik alanda yaşadığımız bu süreci “bir musibet bin nasihatten iyidir” sözü çerçevesinde ele almalıyız. Yeni ekonomi programında üretim ekonomisine çokça vurgu yapılarak “yerli ve milli ekonomi” tanımı ön plana çıkartılıyor. Kesinlikle çok doğru bir tespit... Ülke olarak artık sahip olduğumuz değerlerle büyümek, üretmek zorundayız. Üretimimizin niteliğini artırmalı, kilogram başına ihracat değerimizi yükseltmeliyiz” ifadelerini kullandı.

“Döviz geliriniz yoksa dövizle borçlanmayın, diye uyarmıştım”
     EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, İzmir’deki odalar olarak ortak çalışma kültürü içinde olduklarını ifade etti. Mevduat faizlerinin yüzde 30’ları bulurken, kredi faizlerinin 40’larda olduğunu ve bu oranlarla kredi almanın ne akıl karı ne de mümkün olduğunu ifade eden Yorgancılar, “İşte o nedenle de, ilgili bakanlıklarımız tarafından art arda destekler açıklanmaktadır. Peki bu durumun suçlusu kim? Bildiğiniz gibi 2009 yılından itibaren döviz geliri olmayan firmaların da dövizle borçlanmalarına yasal olarak izin verildi. Ve sonuçta döviz geliri olmayanların borcu, varlıklarının önce iki katı, sonra üç katına çıktı ve bunu döndürme şansları kalmadı.

     Üyelerimize benim de ısrarla “döviz geliriniz yoksa dövizle borçlanmayın” diye uyarmamın sebebi adım adım görünen bu tehlikeydi. Ve bugün reel sektörün net döviz borcu 216 milyar Dolara çıktı. Devletin verdiği imkan, ne yazık ki yanlış kullanılmış ve firmalarımızın kendi hatalarından bugünkü noktaya gelinmiştir. Alınan borçlar; arge, inovasyon, markalaşma gibi alanlarda kullanılabilseydi, bir fırtınada bu sarsıntıyı belki yaşamazdık. Bakınız, 1998 Asya krizinin temel sebebi, firmaların yatırımlarını finanse etme şeklinden kaynaklı borç kriziydi. Yen ile değil, dolar ile borçlanmaları. Tıpkı bugün Türkiye’de olduğu gibi. Ve bu borç krizi, firmaların bilançolarına kambiyo zararı olarak yazılacak. Öyle ki, seneye Odamızın 100 büyük firma çalışmasında da, İSO’nun 500 büyük firma çalışmasında da bunu çok net göreceğiz. Çünkü geçen sene 500 büyük firmanın 96 milyar TL olan faiz öncesi karı, bugün katlanarak kur zararı olarak karşısına çıkacak. Bu da, bir süre daha yatırımları ötelemeye, maliyet kontrolüne firmaları zorlamaktadır” ifadelerini kullandı.

Üretim yoksa kalkınmak hayal
     Üretim yoksa kalkınmanın ve istihdamın hayal olduğunu belirten Yorgancılar, “Üretim yoksa kişi başına gelir oluşturmak hayaldir. Rakamlar bunu söylüyor. Bakıldığında üretim rakamları arttığı zaman büyüme artmış, düştüğü zaman büyüme azalmıştır. Yenilebilir enerji kaynaklarını artırmamız, nükleer santrallerin de ülkemiz de yapılması gerekiyor. Türkiye’nin etrafında nükleer santraller var. Eğer rekabet etmek istiyorsak, enerji konusu çözülmesi gereken en önemli konulardan biridir. Ümidimiz hiçbir zaman yitirmemiz lazım. Türkiye krizlerin hepsinin üzerinde geldi, başardı bunun üzerinden de geleceğiz. Biraz yıprandı, hasar aldı ama başaracak gücümüz de bilgi birikimiz de var. O yüzden dik durup başarmak hepimizin ortak sorumluluğu” dedi.

“Ortak akılla çözmeliyiz”
     Ege İhracatçılar Birliği Koordinatör Başkan Yardımcısı Birol Celep, 1970’li yıllarda Türkiye ekonomisinde yüzde 30 paya sahip olan tarımın bugün yüzde 6seviyelerine geldiği belirterek, ithalat ihracat dengesinin irdelenmesi  gerektiğini söyledi. Sorunlardan çok çözüme odaklanılması gerektiğine işaret eden Celep, “Biz bugün bankaların kredi problemleri veya biz buraya nasıl geldik sorunlarından ziyade buradan sonra ‘ne yapmalıyız ‘, ortak akılla bunu çözmeliyiz. Benim önerim tarımda kendi içimizdeki kaynaklar oluşturacak algıya sahibiz.  İnançla devam edersek mesafe kat edebiliriz” diye konuştu.
     İMEAK Deniz Ticaret Odası İzmir Şubesi Başkanı Yusuf Öztürk, deniz turizminde 2018 yılında oldukça iyi rakamlara eriştiklerini ifade ederek,  2019-2021 yılları için öngörülerinin de iyi olduğunu söyledi. Kurvaziyer turizminde de öngörülerini paylaşan Öztürk, “Dikili, Çeşme, Kuşadası’nın bu anlamda büyük katkı sağlıyor. Kruvaziyer gemilerin 2021 itibariyle de gelmesi için üzerimize düşen bütün görevleri yerine getireceğiz ve hem bölgemizi hem ülkemizi tanıtmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

“Pançar OSB’yi yönetenlerin fabrikası Torbalı’da değil”
     Öte yandan toplantıda söz alan Torbalı Ticaret Odası Abdulvahab Olgun ise Pançar OSB hakkında konuştu. Pançar OSB’nin yönetiminin Torbalı’dan olmadığını belirterek EBSO Başkanı Ender Yorgancılara yönelik eleştirilerde bulundu. Olgun, “Pançar OSB yöneten arkadaşlarımızın hiçbirisinin fabrikası Torbalı’da değil hatta Torbalı’ya zıt ilçelerden gelip Pançar OSB’yi yöneten arkadaşlarımız oldu. Siz söylem olarak hep şunu ifade ediyorsunuz ‘orada bu yapılar oluştuysa biran önce buraların yönetimlerini buradaki arkadaşlara verelim. Pançar OSB’de bunu sizinle yapmak istedik. Artık kanunda çıktı burayı buradaki arkadaşlar yönetsin. Bunu size önerdim sizde kabul ettiniz. Pançar OSB’yi Pançar’da fabrikası olanlar yönetsin dediniz. Ama iş seçim boyutuna gelince siz yine bir liste hazırladınız, EBSO olarak. Fakat bu listenin içersinde Torbalı’da fabrikası olan, ikamet eden, Pançar OSB içersinde fabrikası olan bir arkadaşımız yoktu.

     Biraz önce çok güzel ifade ettiniz kurmak ayrı, işletmek ayrı. Bu söylemleri gündeme getiriyoruz ama inan ki bizim bulunduğumuz bölgelerde söz hakkı verilmiyor. Torbalı OSB’nin yönetim kurulu toplantısı bile Torbalı’da yapılmıyor, EBSO’da yapılıyor bu durumda bizde diyoruz ki yerinde yönetim. Odalar kursun, odalar içinde olsun. Pançar OSB’nin birinci etabı bitmiş durumda ikinci etap mobilyacılar için on numara bir arazi. Peki biz burada söz sahibi olacak mıyız? Torbalı olarak. Ne kadar söz sahibi olacağız? Bunların hepsi bir soru işareti. Başkanım ben sizin teorikte düşüncelerinize çok saygı duyuyorum ama uygulama noktasına gelince çevrenizdeki arkadaşlar sizi yanlış yönlendiriyor. Bakın ben çok üzgünüm Pançar OSB’de EBSO bir liste çıkardı biz bir liste çıkardık. Ve o seçimde EBSO’nun listesi kaybetti bu hale mi gelmeliydik. Dışarıdan yönetmek uygun değil. Yerinde yönetim olsun. EBSO, İZTO’da olsun ama yerele öncelik verilsin” dedi.

“Doğru yönetmek her şeyden önemli”
     Olgun’a cevap veren Ender Yorgancılar ise “9 tane Organize Sanayi Bölgesi var ve bunun 8 ile sorun olmuyor. Daha önce kurduğumuz 20 taneyle sorun yok ama sizinle var. Ben bir şeye karar verirken 10 kişi ile beraber konuşarak karar veriyorum. Kendi kendime karar vermem. İkincisi bir şeye Ender Yorgancılar değil yasa karar veriyor. Yasa diyor ki bir OSB’nin yüzde 70’i doluysa ve işletmeye geçtiyse kendi kendini yönetsin. Pancar’da böyle olduysa ve yapılmadıysa suçlu o dönemin yönetim kuruludur. Onun şikayet edileceği yer de İl Müdürlüğü’dür o da gereğini yapmazsa o zaman Ankara’ya Bakanlığa şikayet edersiniz.  Yanlışı olan cezasını çeker ben dahil. Şöyle düşünün arkadaşlar bir Genel Müdürün şirketi İstanbul’da Ama Ankara ve İzmir’de de şirketi var. Bir yeri yerinden yönetmek mi doğru yönetmek mi? Doğru yönetmek her şeyden önemli o zaman nereden yönettiğinizin önemi yok” ifadelerini kullandı.

 


+ Benzer Haberler
» Star Rafineri üretime başladı
» Pekcan: Önceliğimiz yerel para ile ticaret
» Eylül’de 127 bin 327 konut satıldı
» Kuru meyve sektörü 6 ülkeyi hedef pazar seçti
» Selim Yaşar: Son 5 yılda 930 milyon TL yatırım yaptık
» Önüne gelenin müteahhit olması sektörün sonunu getirdi
» İzmir Limanı’nı hep beraber yöneteceğiz
» ÜNLÜ & Co Kadın Girişimciler Akademisi 3. yılında
» EGSD, üniversiteli tasarımcıları buluşturdu
» İş hayatına yeni girişimciler kazandırdılar


ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 20.10.2018
  Ticaret 19.10.2018
  Ticaret 18.10.2018
  Ticaret 17.10.2018
  Ticaret 16.10.2018
  Ticaret 15.10.2018
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni