• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  SOHBETLER  |  FİNANS  |  İHALELER  |  BORSALAR  |  RESMİ GAZETE

Evde hareket et, suyu ihmal etme!

09 Nisan 2020 Perşembe 14:00
12
14
16
18

     Beslenme ve Diyet Uzmanı İzan Işık, dünyayı etkisi altına alan Covid-19’a karşı alınabilecek koruyucu önlemlerden birinin, yeterli ve dengeli beslenme ile bağışıklık sistemini güçlendirmek olduğunu belirtti. Koronavirüs Covid-19 salgınından korunmak için öncelikle bağışıklık sisteminin güçlü tutulması gerektiğine dikkati çeken Uzm. Dyt. Işık,  “Bu dönemde de her dönemde olduğu gibi ‘mucize besin’ ya da ‘süper besin’ algısına kapılarak tek bir besine yüklenmek doğru değildir. Taze sebze ve meyve tüketimine ve öğünlerdeki besinlerin dengeli tüketilmesine dikkat edilmelidir” dedi. Koronavirüsten korunmak amacıyla etkili bir beslenme programı izlenmesi gerektiğinin altını çizen Uzm. Dyt. Işık, koronavirüsün besin yoluyla bulaştığı yönünde kesin bir bilgi olmadığını vurgularken, buna karşılık her zaman güvenli hijyen sağlamak amacıyla uygulanması gereken besin güvenliğinin dört temel adımına uyulması gerektiği uyarısında bulundu.
 
BESLENMENİN KORUNMAYA KATKISI
     Koronavirüs salgını nedeniyle evden çıkamayan veya gününü evde geçiren kişilerin raf ömrü uzun olan makarna, pirinç bulgur gibi besinleri tüketmeye yöneldiğine dikkati çeken Uzm. Dyt. İzan Işık, şu uyarılarda bulundu:
     “Bu dönemde de her dönemde olduğu gibi ‘mucize besin’ ya da ‘süper besin’ algısına kapılarak tek bir besine yüklenmek doğru değildir. Olası kötü senaryolara hazırlıklı olmak için besin stoku yaparken raf ömrü uzun olan makarna, pirinç, bulgur, bakliyatlar ilk akla gelenlerdir. Ancak yeterli sebze ve meyve tüketiminin atlanması, protein tüketiminin azalması gibi durumlarda yalnızca raf ömrü uzun olan bu kuru besinleri tüketmek sağlıklı olmayacaktır. Bu dönemde bağışıklığı yüksek tutmanın en etkili yolu sağlıklı, yeterli ve dengeli beslenmeden geçmektedir. Bu yüzden yine sağlıklı tabak modeline uygun beslenmek esas alınmalıdır. Sağlıklı tabak modelinde tabağın yarısını sebzeler, ¼ ünü tahıllar, ¼ ünü ise yüksek protein içerikli besinler (kurubaklagiller ile et ve et ürünleri) oluşturmaktadır. Böyle bir tabağın beraberinde de süt, yoğurt, kefir veya ayran bulunmalıdır.”
 
EVDE KALANLARA BESLENME VE DAVRANIŞ TAVSİYELERİ

     Uzm. Dyt. Işık, koronavirüs salgını nedeniyle kendini evde izole edenlerin en büyük sorunları arasında hareketsizlik, beslenme ve uyku düzeni gibi alışkanlıkların değiştiğinin yer aldığını vurgulayarak, değişen bu günlük rutinin genel sağlık durumunu olumsuz etkilememesi için dikkat edilmesi gerekenleri anlattı.
 
EVDE HAREKET ET, SUYU İHMAL ETME
     İnsanların eve kapanmadan önce daha aktif bir günlük rutini olduğunu belirten Uzm. Dyt. Işık, “Sosyal izolasyon sürecinde bireysel ve toplumsal sağlığımızı düşünerek zorunlu olmadıkça evlerimizden çıkmamak büyük önem taşıyor. Ancak bu zorunluluk, aynı zamanda hareketsizliği de artırıyor. Evde geçirilen günlerde aşırı karbonhidrat tüketmek, yetersiz fiziksel aktivite ve uyku düzeninin bozulması genel sağlık durumunu olumsuz yönde etkileyeceği için dikkat edilmesi gereken hususlar bulunuyor. İlk önemli nokta, evde bir rutin oluşturmaktır. Bu bağlamda önceden belirlenmiş uyku saatlerine özen gösterilmeli, her sabah mutlaka belli saatte kahvaltı yapılmalı ve bunu takiben gün içerisinde öğün atlanmamalıdır. Ev içi egzersizleri yapmak vücut ve ruh sağlığını olumlu yönde etkileyeceği için ikinci adım bu olmalıdır. Su içmeye özen gösterilmeli ve ‘Vücut Ağırlığı x 30 ml’ formülü ile herkes günlük içmesi gereken su miktarını hesaplayarak bu miktarı tüketmelidir. Taze sebze ve meyve tüketimine ve öğünlerdeki besinlerin dengeli tüketilmesine de dikkat edilmelidir” diye konuştu.
 
BESİN GÜVENLİĞİ İÇİN 4 ADIM İHMAL EDİLMEMELİ
     Uzm. Dyt. İzan Işık, gıdaların hazırlanması ve elde edilmesine yönelik olarak hijyen tedbirlerinin önemli olduğunu ancak Covid-19’un besin yoluyla bulaştığına dair kesin bir bilgi olmadığını vurguladı. “Kontamine olmuş besinler aracılığı ile gastroenterite neden olan norovirüs veya karaciğer enfeksiyonuna neden olan hepatit A gibi virüslerin aksine, Covid-19’a neden olan Sars-CoV-2, solunum yolu hastalıklarına neden olan bir virüstür ve şu anda literatürde koronavirüsün besin kaynaklı bulaştığına dair yeterli bilgi bulunmamaktadır” diyen Uzm. Dyt. Işık, buna karşılık her zaman besin güvenliğinin dört temel adımını uygulanması gerektiğini anlattı.
     Uzm. Dyt. Işık, besin güvenliğinin dört temel adımının, virüsten korunmaya da yardımcı olacağını belirterek, bu adımlardan ilkinin “besinlerin temizliği” olduğunu, hem satın alma aşamasında mümkün olduğunca güvenli-temiz besinlerin alınması, eve getirildikten sonra da mutlaka temizlenmesi gerektiğini hatırlattı. Uzm. Dyt. Işık, besin güvenliği adımlarına yönelik sözlerini şöyle sürdürdü:
     “Marketten alınan paketli yiyecek ve içecek maddeleri mutfağa yerleştirilmeden önce mutlaka temizlenmelidir. Bu noktada uzmanların en etkili önerisi olan sabun ve su ile temizlik yapılabileceği gibi, sabunun olmadığı durumlarda %60-70 alkol içeren kolonya ve dezenfektanlar kullanılabilir. Ayrıca bu ambalajlı ürünler paketlerinden çıkarılarak, uygun kaplara boşaltılabilir.
 
BU DÖNEM MEYVE VE SEBZELERİN KABUKLARINI SOYARAK TÜKETİN
     Pazardan alınan sebze ve meyvelerin temizliğinde ise kesinlikle sabun veya deterjan kullanılmamalıdır. Bu besinler bol su ile yıkandıktan sonra var ise dış kabukları soyularak tüketilebilir. Sirkenin bakterisidal etkisi sebebiyle bu besinler sirkeli suda bekletilerek de tüketilebilir, ancak unutmamak gerek ki koronavirüs bir bakteri değildir ve şu anda sirkenin koronavirüse karşı koruyucu olduğuna dair bir kanıt bulunmamaktadır.
     Bu noktada önerilerin duruma göre değiştiğinin altını çizmek isterim. Normal şartlarda posa alımını artırmak adına özellikle kabuklu yenilebilecek meyve ve sebzelerin kabuklarıyla tüketilmesini öneririz, ancak şu an bu önerilerimiz tam tersine dönmüş durumda. Koronavirüsten korunmak ve akılda kalan soru işaretlerini azaltarak, riski en aza indirgemek için su ile iyice yıkanmış besinlerin kabuklarını soyarak tüketmek en doğrusu olacaktır.”
     Besin güvenliğinin ikinci adımının ise besinleri ayırmak olduğunu ifade eden Uzm. Dyt. Işık, et ve et ürünleri, süt ve süt ürünleri, sebze ve meyveler, çiğ ve pişmiş her türlü besini birbirinden ayrı biçimde saklamanın en doğru yöntem olduğunu kaydetti.
     Mutfak tezgahları ve lavaboların gün içerisinde düzenli aralıklarla temizlenmesi gerektiğini de hatırlatan Uzm. Dyt. Işık,  “Et ürünleri ile sebzeler için kullanılan doğrama tahtaları da ayrı tutulmalıdır. Üç ve dördüncü adımlar olan pişirme ve soğutmada ise, besinleri iyi pişirmek ve uygun biçimlerde soğutarak buzdolabında muhafaza etmek son derece önemlidir” diye konuştu.
 
BİLİNÇLİ C VİTAMİNİ TÜKETİN
     Koronavirüsten korunmak için pek çok kişinin bağışıklık sistemini güçlendirdiğini düşünerek C vitamini aldığını kaydeden Uzm. Dyt. Işık, şu bilgileri verdi:
     “C vitamini, antioksidan bir vitamin olması ve antiviral etkiler göstermesi sebebiyle bu dönemde ilk aklımıza gelen vitamin olmaktadır. Yetişkin bireylerin günlük C vitamini gereksinmesi 90 mg’dır ve C vitaminin fazlası vücuttan atılmaktadır. Dolayısıyla yeterli ve dengeli bir beslenme uygulandığı takdirde, dışarıdan takviye C vitamini alınmasına ihtiyaç yoktur. C vitamininden en zengin besinler kivi, yeşil biber, turunçgiller, koyu yeşil yapraklı sebzelerdir. 1 büyük boy portakal, 1 orta boy kivi veya 1 yeşilbiber yiyerek günlük C vitamini ihtiyacını karşılamak mümkün.”
     Uzm. Dyt. Işık, ayrıca yeşil çay, tarçın çayı, ıhlamur, adaçayı, zencefil çayı gibi bitkisel çayların bağışıklık veya genel sağlık üzerine olumlu etkilerini görmek mümkün olsa da doğrudan koronavirüsten korunmak üzerine etkileri olduğuna dair bir bilgi olmadığını söyledi.
 
AMBALAJSIZ GIDALARDAN VE AÇIK SÜTLERDEN UZAK DURUN!
     Virüse karşı alınacak önlemlerden birinin de açıkta satılan gıdalar yerine paketli ürünler tüketmek olduğunu dile getiren Uzm. Dyt. İzan Işık, “Yine dikkat edilmesi gereken bir diğer nokta; açıkta satılan ürünlere karşı tedbirli davranılması olacaktır. Hala yeni tip koronavirüsün bulaşmasının nasıl gerçekleştiğini öğreniyoruz. Enfekte bir kişi tarafından işlenen veya hazırlanan yiyecekler yoluyla bulaşıp bulaşmayacağı konusu henüz net değildir. Bu yüzden açıkta satılan ürünlerin hijyen zincirinin takibi yapılamayacağı için risk almamak amacıyla bu ürünler satın alınmamalı, bunun yerine ambalajlı ürünler tercih edilmelidir. Özellikle sokak aralarında, pazarlarda satılmakta olan açık sütler vb. besinlerden uzak durulmalıdır” dedi.
 
EVDE YEMEK HAZIRLAMAK EN DOĞRUSU
     “Bu süreçte herkesin yemeklerini evde hazırlaması en doğrusu olacak” ifadesini kullanan Uzm. Dyt. Işık, ev dışından yiyecek tüketiminin riskleri hakkında şunları söyledi:
     “Henüz bilimsel bir kanıt bulunmasa da sisteminde koronavirüs taşıyan birinin hazırladığı yemeğe, kazara öksürmesi veya hapşırması sebebiyle koronavirüs bulaştırması ve daha sonra bu yemeğin herhangi biri tarafından tüketilmesi kişiden kişiye besin aracılı koronavirüs bulaşmasına sebebiyet verebilir. Ancak yine de dışarıda yemek zorunda kalınıyorsa, mutlaka hijyen kurallarının uygulandığından emin olunan yerler tercih edilmelidir.”
 
YEMEKHANELER BULAŞ AÇISINDAN RİSKLİ
     İnsanların yoğun kullandığı, çok sayıda kişinin girip çıktığı yemekhane gibi toplu bulunulan alanların da koronavirüsün bulaşması açısından son derece riskli olduğunu kaydeden Uzm. Dyt. İzan Işık, şu uyarılarda bulundu:
     “Bu dönemde otoritelerin ve uzmanların en mühim bulduğu nokta, el temizliğinden sonra sosyal izolasyon ve temas etmemektir. Bu yüzden toplu bulunulan her ortam gibi yemekhanelerde bulaş açısından son derece risklidir. Buralarda gerekli hijyen ve sanitasyon koşullarına uyulması son derece önem arz etmektedir. Bununla birlikte mümkünse tek kullanımlık plastik veya karton bardak, tabak, çatal ve kaşıklar kullanılması, ekmeklerin ambalajlı olarak tüketiciye sunulması ve yemek esnasında bireylerin arasında 1 metre mesafe olacak şekilde masalara yerleşmesi önlem olarak önerilebilir.”
 
KORONAVİRÜSÜN ÇEŞİTLİ YÜZEYLERDE CANLI KALMA SÜRESİ
     Aynı zamanda Covid-19’un yüzeylerde veya nesnelerde hayatta kalmasının mümkün olduğunun altını çizen Uzm. Dyt. İzan Işık, “Koronavirüslerin büyümek için canlı bir konakçıya (hayvan veya insan) ihtiyacı vardır ve besinlerde yetişemezler. Diğer virüsler gibi, Covid-19’a neden olan bu virüsün de yüzeylerde veya nesnelerde hayatta kalması mümkündür. Geçtiğimiz günlerde yapılan bir araştırma, virüsün kağıt üzerinde 4-5 gün (96-120 saat), plastikte 5 gün (120 saat) havada 3 saat, alüminyumda 2-8 saat, ameliyat eldivenlerinde 8 saat, tahtada ve camda 4 gün (96 saat) kalabildiğini göstermektedir” dedi.


+ Benzer Haberler
» Kuyumcular düğün sezonunu bekliyor
» Kayıt sistemi çalışmıyor, hayvanlar terk ediliyor
» Gayrimenkul satışları Mayıs’ta durgun seyrediyor
» Şekercilerin bayramı salgına yenik düştü
» ‘Yeşil altın’a koronavirüs engeli
» HAÖ’yü başka hastalıklarla karıştırmayın!
» “Topraksız ve dikey tarımı yapay zekâ ile birleştirdik”
» “Haziran ayında konut satışları artmaya başlar”
» Normalleşme hal fiyatlarına da yansıdı
» Toplu ulaşımı kullanan sayısında düşüş


ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 22.05.2020
  Ticaret 21.05.2020
  Ticaret 20.05.2020
  Ticaret 19.05.2020
  Ticaret 18.05.2020
  Ticaret 15.05.2020
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni