• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  SOHBETLER  |  FİNANS  |  İHALELER  |  BORSALAR  |  RESMİ GAZETE

“Fırtınadan sonra avrupa bankalarının yeni bir rotaya ihtiyacı var”

23 Ekim 2021 Cumartesi 10:00
12
14
16
18

“Fırtınadan sonra avrupa bankalarının yeni bir rotaya ihtiyacı var”


   ► Covid-19 türbülansından sonra takibe düşen krediler artıyor. Bain & Company’nin yeni araştırması ekonomik toparlanma için beş hayati noktaya dikkat çekiyor.

           HABER MERKEZİ      
     Avrupa İkinci Dünya Savaşı’ndan sonraki en büyük ekonomik toparlanma planına hazırlanıyor, ama bankaların çoğu uzun Covid-19 kapanmalarının izlerini taşıyor. Pandemiden önce bile çoğu zaten topallıyordu. Şimdi her bankanın önünde klasik bir seçim duruyor: İşini yeniden kurmak ve büyümeye dönmek için krizi bir kataliz olarak kullanacak mı, yoksa iş kendi kendine toparlanır gibi boş bir umuda kapılıp mevcut iş modeli ile yoluna devam mı edecek? İkinci seçeneği tercih edenler muhtemelen silinip gidecek.  

     Ekonomik krizler her zaman sektörlerin, endüstrilerin yeniden şekillendiği dönemler olmuştur. Bain & Company’nin “Avrupa Bankaları için Fırtınadan Sonra Yeni Bir Rota Belirleme Zamanı” başlıklı yeni raporundaki veri analizine göre, son mali krizden sonra vergi öncesi kazanç kriteri ile ilk %25’e giren bankalar geride kalan on yılda son %25’e giren bankalardan %9 daha fazla büyüdüler.
     Bain&Company Türkiye Finansal Kurumlar Lideri Emre Demircan şunları söyledi: “Avrupa ekonomileri Covid-19’un neden olduğu ekonomik kargaşadan çıkarken bankaların gelecekteki kârlı büyümeyi güvence altına alacak adımlar atma yönünde özgün bir fırsata sahip olduklarına inanıyoruz. Geri dönmeyen kredilerin yarattığı sorun Avrupa bankalarının önünde giderek büyüyor. Ama bankalar bunun ötesine bakmalı, dijitalleşmeyi hızlandırmalı ve sürdürülebilirliği gerçekten işlerinin çekirdeği yapmalılar.”

AVRUPA’DA TAKİPTEKİ KREDİLER ARTIYOR
     Bain, hükümetlerin kredi geri ödemelerinde askıya alma kararlarını kaldıracakları 2021 sonu ve 2022’de Avrupa’da yeni sorunlu kredi akışının 0,9 trilyon ve 1,2 trilyon avro arasında değişeceğini tahmin ediyor.
     Bu hayli yüklü bir miktar ama bankalar proaktif bir yaklaşım benimsediği takdirde yönetilebilir. Bankaların kredi portföyünün hangi bölümünün en fazla stres altında olduğunu belirlemesi ve onları devlet garantileri, müşterinin bankaya yaptığı harcama içindeki payı ve yürürlükteki kredi-zarar provizyonları gibi faktörlere göre gruplaştırması gerekecek. Her grubun içindeki kötü kredilere uygun programlar uygulanacak.   

     Bu acil konunun ötesinde Avrupa bankalarının derine kök salmış kaygılarla baş etmesi lazım. Bu bankalar yıllardır düşük özkaynak kârlılığı yaşıyorlar. Bu oran 2019’da AB’de ve Birleşik Krallık’ta %5 oldu. Bu sayı ortalama özkaynak maliyetinin çok altında kalıyordu. 2020’de özkaynak kârlılığı daha da düştü. Maliyet-gelir rasyosu ise ortalama %66’da takılı kaldı.
     Bu rakamların ardında birçok sorun yatıyor. Öncelikle yeni online bankalarla geleneksel bankalar arasında büyük bir dijital uçurum var. Bu durum maliyet, hız ve müşteri deneyimi açısından geleneksel bankaların performansını sınırlıyor. İkinci olarak da 250.000 avro üzerindeki ticari krediler gibi geleneksel gelir havuzlarında kârlılık kalmadı.

TOPARLANMA İÇİN BEŞ ZORUNLULUK
     Bu yapısal sorunlarla ilgilenmek için bankalar geri dönmeyen kredilere yönelik sağlam bir plan hazırladıktan sonra dikkatlerini daha geniş kapsamlı beş aksiyona çevirmeli.

     Dijitalleşmeyi hızlandırın. Bütün geleneksel bankalar dijital inisiyatifler başlattı. Ama giderek daha fazla sayıda müşterinin mali ürün ve hizmetleri fintech şirketlerinden veya büyük teknoloji şirketlerinden satın almaya başladığı bir ortamda banka yöneticilerinin kaydettikleri dijital ilerlemenin hızını dürüstçe değerlendirmesi, müşteriler ve bankanın işi için önemli olan alanlardaki yatırımları hızlandırması gerekiyor.

     Maliyetleri sürdürülebilir bir şekilde kontrol altında tutun. Uzun vadeli, sürdürülebilir bir yaklaşım için üst düzey liderlerin ana hedefi ortaya koyması ve her seviyeden çalışanların da maliyet azaltma fırsatlarını değerlendirmesi lazım. Sıfır tabanlı bütçe kültürü, “Geçen yılın bütçesi artı ve eksi %x” diye varsayımlar yaparak değil, harcamalar konusunda temiz bir sayfa açarak başlar.

     İki fonksiyon özel ilgiyi hak ediyor. Muhtemelen hem evden hem de ofislerden çalışılacağı için bankalar gayri menkul kullanımlarını yeniden düşünmeli, fonksiyonu kalmayan mekânlardan vazgeçmeli ve fonksiyonu olan mekânların kullanımını optimize etmeliler. Buna ek olarak bankalar kesintisiz işlem (otomasyon kullanarak) gibi dijital araçları daha akıllıca kullanarak tasarruf sağlamalılar.   

     Kârlı büyüme için yeni yollar bulun. Gelir havuzları değiştikçe kârların nasıl büyük ölçeklerde yitirildiği pek çok banka yöneticisini şok etti. Bu bakımdan, gerçeklerle yüzleşmek toparlanma sürecinden çıkan fırsatları en iyi şekilde değerlendirmenin başlangıç noktasını oluşturuyor.  

     Sürdürülebilirliği bir iş önerisine dönüştürün. Sürdürülebilirliğin unsurları giderek bankacılıkta büyümenin temel unsurları haline geliyor. Karbonsuzlaştırma ve iklim riski gibi konularla ilgili ürün ve tavsiyeler, içsel süreçleri risk yönetimi, tedarik zinciri ve gayri menkul çevresinde yeniden şekillendirmek anlamına gelecek. Bu sadece bir uyum meselesi değil. Sürdürülebilir bir profile ulaşmanın bankanın işlerinin daha iyi gitmesi ve daha fazla dayanıklılık gibi getirileri olabilir.

     Konsolidasyonu hızlandırın. Avrupa’da bankacılık çok parçalanmış durumda. 2019 itibarı ile her pazarın en büyük üç oyuncusu hesapların sadece %50’sine sahipti. Varlıkların şimdi görece ucuz olduğunu dikkate alırsak Birleşme ve Satın Almaların hızının artmasını bekleyebiliriz. İç pazarlarda küçük bankalar arasında yapılan anlaşmalar maliyet ve düzenleyici kurumların baskılarına bir çare olacak. Düzenleyici yetkililerin daha büyük ve sağlıklı kurumlar yaratmak için yaptıkları baskı fırsattan yararlanmaya odaklı segmentler arası anlaşmalara yol açacak. Değeri azalan fintek şirketlerin satın alındığı bazı anlaşmalar satın alan bankanın hizmet alanını genişletecek.
     Bain&Company Türkiye Finansal Kurumlar Lideri Emre Demircan şu değerlendirmeyi yaptı: “Bazen duraklamanın bir anlamı vardır, ama bugün değil. Temel zorluklar ve fırsatlarla bugünden ilgilenen bankaların pandemi sonrası yıllarda güçlü bir büyüme elde etme ve önüne hangi yeni sorun çıkarsa çıksın kalıcı rekabet gücüne sahip olma şansı olacak.”


+ Benzer Haberler
» Sanayinin yeni buluşma noktasına ilgi artıyor
» “Kadınlar oldukça tartışma zenginleşiyor”
» Telseren: Önce suya yatırım yapmalıyız
» PTT AŞ hizmetlerinde dijital dönem
» İzmir sevdalıları Konak’ta anıldı
» Karşıyakalı minikler ‘Şubadap Çocuk’ ile buluştu
» İzmir’de kadınlar “temsilde eşitlik” için yürüyecek
» Güveli Barajı tamamlandı
» Elektrik üretiminde en büyük pay rüzgar enerjisinin
» Çiftçinin kuraklık kaybı 20 bin TL


ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 02.12.2021
  Ticaret 01.12.2021
  Ticaret 30.11.2021
  Ticaret 29.11.2021
  Ticaret 27.11.2021
  Ticaret 26.11.2021
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni