• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  SOHBETLER  |  FİNANS  |  İHALELER  |  BORSALAR  |  RESMİ GAZETE

Futbolun mirası müzede yaşatılmalı

23 Kasım 2019 Cumartesi 21:00
12
14
16
18

     ► Şenol; “Müzecilik ile ilgili kendimi yetiştirmek adına, yurt dışından ülkemize gelen yada buradaki üniversite hocalarının verdikleri seminerlere katılıyorum. Bir futbol müzesinde görev almak en büyük hayalim. Bunun yanı sıra koleksiyonumu sergilemek istiyorum”

     Çocukluğundan bu yana biriktirme alışkanlığı olan ilkokul karnelerini dahi günümüze saklayan Koleksiyoner Yavuz Şenol, pul biriktirirken tanıştığı bir koleksiyoncunun yol göstermesi ile futbol materyallerine yöneldi. Bugün, parçaları sayılamayacak kadar geniş bir koleksiyona sahip olan Şenol, hem futbol oynadı, hem futbol federasyonuna emek verdi hem de futbolun geçmişine ışık tutuyor. Futbol oynamaya 1970’li yıllarda başlayan, bugün de futbolun tarihini yaşatmak isteyen Şenol, “Bu yola çıkarken  bu kadar materyal olacağını düşünmemiştim. Müzecilikte kendimi geliştiriyorum, bir futbol müzesinde görev almak en büyük hayalim. Bunun yanı sıra koleksiyonumu sergilemek istiyorum. Birileri destek olursa, koleksiyonumda bir müze açabilecek kadar fazla ve değerli materyal var” dedi.

- Öncelikle sizi tanıyalım...
     1983 Dokuz Eylül Üniversitesi İktisat Fakültesi Maliye Bölümü mezunuyum. İstanbul’da ikinci boğaz köprüsünde STFA’da Personel memuru olarak çalışmaya başladım. Orada yaklaşık 4 yıllık çalışmanın ardından daha önce Türkiye Futbol Federasyonu (TFF)’nda çalışmış olan Oğuz Ökem, iki arkadaşımla beraber bizi federasyona aldı. Personel müdürlüğü yapmaya başladım. TFF Başkanlığına 1989’da Şenes Erzik atandı. Hep beraber federasyonu büyütmeye başladık. Ben 2006 yılına kadar çalıştım orada ve sonra emekli olarak İzmir’e döndüm.

Futbol hayatınız nasıl başladı?
     Futbol oynamaya 1970’li yıllarda İzmirspor minik takımında başladım. İlk lisansım İzmirspor’da oldu. İzmirspor genç takımda, amatör takımda oynadım, profesyonel olmadım. Takımlar, yetiştirdikleri genç futbolcuları başka takımlara bedava kaptırmamak için futbolculara protesto çeker,  bana da çekmişlerdi. O sene üniversiteyi kazandım.
     Salihlispor, Torbalıspor, İzmir Demir Spor ve İstanbul Cibalispor takımlarında oynadım. Sonrasında futbol hayatım bitti. İlk hocam Halil Bıçakçı’dır. İzmir futbol çevresi Halil Bıçakçı’yı yakından tanır. Bıçakçı, çok futbolcu yetiştirmiş ve İzmir futboluna çok emek vermiştir.

Koleksiyon yapmaya nasıl başladınız?
     Bende biriktirme huyu eskinden beri vardır. İlkokul karnelerim bile hala duruyor. İstanbul’da pul koleksiyonerlerinin duayeni Erol Akkaya var. Pul biriktirirken onunla tanıştım. Erol Akkaya, Türkiye Futbol Federasyonu’nda çalıştığımı öğrenince futbol ile ilgili pulları biriktirmemi önerdi ve beni öylece yönlendirdi. Ben de sadece futbol ile ilgili pulları tutmaya başladım ve diğerlerini elden çıkardım. Benim vizyonumu değiştirdi.
     Şimdi ben de koleksiyona yeni başlayacaklara fazla açılmamalarını, bir konuda yol almaları gerektiğini söylüyorum.

“Koleksiyon bir okyanus”
     Geriye bakınca çok fazla birikimim olduğunu görüyorum. Bu koleksiyonumda futbolun içerisinde yer almamın etkisi büyük oldu. Bu yola çıkarken  bu kadar materyal olacağını düşünmemiştim. Koleksiyon bir okyanus ve daldığınız zaman çıkmak zor.
     Birileri destek olursa, elimde bir müze açabilecek kadar fazla ve değerli materyal var. Futbol ile ilgili pul, rozet, anahtarlık, maç kitapçığı,futbol kitapları, forma, top, takım ve futbol federasyonları kalemleri,futbolcu heykelleri vb gibi aklınıza futbol ile ilgili gelen birçok materyal elimde mevcuttur.

Koleksiyonunuzda kaç parça var? Sizin için en değerli parçalar hangisidir?
     Binlerce diyebiliriz, belli bir sayı veremem. Öncelikle benim için önemli olanlardan satranç var. 2008 yılında 150 tane yapılmıştır. İstanbul Kuka firması yapmıştır. Dünyada ilk defa futbolla ilgili satrançtır. Federasyonda hediyelik olarak kullanıldı. 2008 Avrupa Şampiyonası için üretilmiştir. Bir tarafı Yunanistan bir tarafı da Türkiye’dir. Sonradan 30-40 tane kadar sadece Türkiye olarak çıkmıştır.
     İkinci olarak Fenerbahçe’nin oynadığı maçtan önce verilen hediyeliklerden bir tanesi olan hediyelik tabak da benim için çok değerlidir. Milan – Fenerbahçe 13 Eylül 2005’te İtalya’da  Şampiyonlar Ligi Grup E Maçı için yapılan hediyelik. Ufak bir hata nedeniyle kalmıştır. 

‘Yıldızların Dünyası’ isimli kitap
     ‘Yıldızların Dünyası’ isimli kitap da benim için önemlidir. İki gazeteci Behram Kılıç ve Hacı Hasdemir’in çıkardığı kitapta 2002 yılında Dünya Kupası’nda üçüncü olduğumuz sene emeği geçenlerin hayatları var. Bu kitapta elemeler dahil bütün maçlarda oynayan futbolcuların ve emeği geçen herkesin imzaları vardır. Nadir ve değerli bir kitaptır.
     Ek olarak, Şampiyonlar Ligi Rozet Setleri ve 2002 Dünya Şampiyonasında üçüncü olduğumuz maçın oynandığı sahanın çimi herkeste olmayan nadir parçalardandır.
     Özellikle çok az bulunan koleksiyonumun bir parçasını da anlatmak isterim. Jübile davetiyesi biriktiriyorum. Son yıllarda futbolcular jübile yapmıyor. Ama ben bu konuyu da takip ediyorum.

“Hayalim bir futbol müzesinde görev almak”
     Koleksiyonunuzda çok fazla parça olduğunu görüyoruz... İleride buna dair planınız nedir? Müzecilik ile ilgili kendimi yetiştirmek adına ,yurt dışından ülkemize gelen yada buradaki üniversite hocalarının verdikleri seminerlere katılıyorum. Bir futbol müzesinde görev almak en büyük hayalim. Bunun yanı sıra koleksiyonumu sergilemek istiyorum. İstanbul, İzmir ve Ankara olabilir. Buralarda sergi açmak isterim ama öncelikle destek bulmam gerekiyor. Destek olmadan zor.

TFF Müzesi yetersiz
     2008 yılında TFF Başkanı olan Hasan Doğan vefat ettiğinde, ‘Milli Gurur Milli Forma’ adında açılan sergi için birlikte 29 il dolaştık. Oradaki formaların çoğu ise bana aitti. Milli takım formaları,  maçlardan görüntüler, gazete kupürleri, hediyelikler, kupalar sergiliyorduk. Sergiden önemli dönüşler aldık, güzel bir sergi oldu ancak tekrarlanmadı. TFF’nin bir müzesi var ancak müze gibi değil, duvarlarda formalar ve fotoğraflar var. Materyal az ve sergileme tekniği yanlış. Orijinal formaların yerine replika formalar sergileniyor. Bende orijinal materyaller var ancak irtibat kuramıyorum. Bazı imkanları değerlendiremiyoruz. Hem kültür hem de turizm açısından daha fazla önem verilmeli. Örneğin önümüzde Mayıs 2020 yılında İstanbul’da Şampiyonlar ligi finali var. Bu final haftası futbol ile ilgili çok güzel bir sergi hazırlayabilirim.

“Müze kültür turizmi açısından ülkemizi çekici kılabilir”
     İstanbul ve Ankara’nın dışında kulüplerin kendi sergileri var ama bunlar genelde küçük çaplı oluyor. Bazı kulüplerin futbol müzesi olsa da var diye geçse de yeterli değil. Çok daha fazla olması gerekiyor.
     Kültür turizmi açısından ülkemizi çekici kılabilir. Arkas Sanat Galerisi’nde ve Folkart Sanat Galerisi’nde genelde sanat ağırlıklı sergiler yapılıyor, orada futbol sergisi olabilir diye düşünüyorum. Değerli parçaların iyi sergilenmesi için maliyet gerekiyor ve bu benim altından tek başıma kalkabileceğim bir şey değil.
     Öte yandan, Sunay Akın bir kaleci müzesi de kurmak istiyor. Onunla kitap fuarında tanıştık ve zaman zaman konuşuyoruz. Koleksiyonumu gelip gördüğünde daha farklı bakacağını düşünüyorum.

“İzmir’e futbol müzesi çok yakışır”
     İzmir’e futbol müzesi çok yakışır. Bu konuda birkaç görüşme yaptım ama olmadı. Aslında İzmir’in avantajı var. İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener Türkiye Futbol Federasyonu Başkanlığı yaptı, Altay’da başkanlık yaptı. Futbolun içerisinden gelen bir insan. Henüz ciddi bir teşebbüsüm olmadı.
     İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in de sıcak bakabileceğini düşünüyorum. Danışmanlarından bir tanesi de Sunay Akın. Sunay Akın müze konusunda oldukça bilgili. Bazı konularda konuşuyoruz. 

İzmir’in Türk Futbolu’na katkısını değerlendirir misiniz?
     Son yıllarda dünyada ve Türkiye’de ekonomik olarak yaşanan sıkıntılar kulüpleri etkilese de güzel şeyler yapmaya çalışıyorlar. İşleri oldukça zor. Özellikle Altınordu ve diğer kulüplere İzmir şehri olarak yardımcı olmalıyız. İzmir’den çok değerli futbolcular yetişti. İlk aklıma gelen İzmirspor’dan Metin Oktay,Kaleci Seyfi ve Turgay Meto, Göztepe’den Nevzat Güzelırmak. Fevzi Zemzem,Gürsel Aksel, Altay’dan Mustafa Denizli ve İzmir’den birçok değerli futbolcu yetişmiştir.


+ Benzer Haberler
» Bal ihracatçısı devlet desteği bekliyor
» “Aile hekimliği mesleği cazip olmaktan çıktı”
» “5 yılda 2 bin kümes kapandı”
» “Türkiye, İranlı’lar için güvenli bir ülke”
» Kamyoncular dijital takografa hazır değil
» “Vitaminler reçetesiz satılmamalı”
» Promosyon sektörünün 2023 hedefi 10 milyar TL
» Mobilyada KDV indirimi stokları eritecek
» Kemeraltı kuyumcuları satışlardan şikayetçi
» “Pamukda getiri artınca, mısır üretimi azaldı”


ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 22.01.2020
  Ticaret 21.01.2020
  Ticaret 20.01.2020
  Ticaret 18.01.2020
  Ticaret 17.01.2020
  Ticaret 16.01.2020
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni