• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  SOHBETLER  |  FİNANS  |  İHALELER  |  BORSALAR  |  RESMİ GAZETE
YAZARLAR GELECEK İÇİN KADIN
12
14
16
18
17/06/2020 12:28
Sanat Bazen Cesaret İster

Şenay Karasu
Yüksek Mimar
İZİKAD Üyesi

     Eğer siz de benim gibi meraklı bir sinemaseverseniz, son yıllarda orta doğu sinemasındaki gelişimi fark etmişsinizdir. İçinde bulundukları kısıtlı şartlara rağmen başarılı filmler ortaya koydukları kanısındayım. Bunun bir sebebi Slovak bir sosyoloğun sinemayla ilgili söylediği şu sözle bağlantılı olabilir.‘Bugünün dünyasını anlamak için sinemaya ihtiyacımız var; yüz yüze gelmeye cesaret edemediğimiz ne varsa, anlamak için sinemaya bakmalıyız.’(Slavoj Zizek)Yüksek sesle söylemekten çekindiklerini, sanat aracılığıyla dillendirdikleri için etkili filmler ortaya çıkarıyor olamazlar mı?

     Gün geçtikçe daha başarılı eserler ortaya çıkarmalarının diğer sebebikadın cephelerinden esen değişim ve özgürlük rüzgarları olabilir mi diye düşünmeden edemedim.Kadınların kısmi olarak baskı altında kaldığı toplumlarda, günlük hayata katılımlarınında kısıtlı olması sonucu toplumda ve iş yaşamında kayda değer eksikliklerin ortaya çıktığı yadsınamaz. Bu noksanlıklara dair gözlemlerimi, içinde bulunduğumuz coğrafyaya hiç uzak olmayan orta doğu sineması ve müziği üzerinden birkaç örnekle aktarmak istiyorum.

     Öncelikle, sinema üzerinden örneklerle başlayalım. İlki,Marjane Satrapi’nin yazdığıve animasyon olarak sinemaya uyarladığı ‘Persepolis’. Detay vermeden, sadece filmdeki akademisyen bir anne karakterine dikkat çekmek istiyorum. Yurt dışında katılmak istediği bir seminere ülkesinin o dönemdeki yasaları gereği, ancak bir erkeğin refakat etmesi şartıyla katılabiliyor.

     Bunun için, genç yaştaki oğlunu onunla gelmesi gerektiğine ikna etmeli, ancakgenç; oyun oynayarak evde vakit geçirmenin daha önemli olduğuna karar verip annesinin seminere katılmasına dolaylı olarak engel oluyor. Kariyerinizi, henüz konunun önemini anlayacak yetiye sahip olamayan bir gencin eline bırakmak zorunda olduğumuzu düşünmek dahi çalışma isteğimizi kırmaya yeterli değil mi? Buradaki korkunç çelişkiyi siz de hissedebiliyorsunuzdur eminim.

     Bildiğiniz gibi geçtiğimiz yıl Suudi Arabistan’da kadınlar, erkeklerden izin almadan yurt dışına seyahat etme hakkına sahip oldu. O dönem bu haberi tesadüf eseri Riyad’da yaşayan bir arkadaşımla konuşurken öğrendim, artık Londra’daki mimarlık kongresine giderken erkek kardeşini ikna etmekle uğraşması gerekmiyordu, sesindeki rahatlamayı kolaylıkla algılayabilirdiniz. Filmdeki karakterle empati yaptığımda hissettiğimden çok daha vurucu bir etkiydi bu.

     Bununla birlikte, yönetimin yıllarca sadece belli bir tabakada yaşayan kadınların sahip olduğu araba kullanma hakkını her kesim için serbest hale getireli henüz birkaç yıl oldu. Tüm bunlar bulunduğumuz konumdan bebek adımları gibi görünüyor ancak onlar için oldukça büyük değişimler. Tabii bu coğrafyadaki kadınların uğraştıkları tek sorun bu değil, örneğinSuudi kadınların banka hesabı açmalarına hala müsaade edilmiyor ülkede. Bu şartlarda çalışmanın ve verimli olmanın ne kadar mümkün olduğunu sorgulamadan edemiyor insan.

     Sinema üzerinden devam edersek, bu defa tamamen farklı konulara sahip iki filmin, bahsi geçen eksiklikleri hemen göze çarpmayacak şekilde küçük harflerle nasıl vurguladığına değinmek istiyorum. Ana konusundan tamamen bağımsız olarak, ‘Bir Ayrılık’ filminde, yurt dışında çalışmak için eşinden yasalizin almak zorunda olan bir kadın karakter var.

     Gitmek istiyor, çünkü ülkesinde kızına kuracağı geleceğin yeterince iyi olamayacağına inanıyor. Diğer karakterimizse, boşanmakta olan bir erkeğin evinde çalıştığını kocasından saklaması gerektiğine inandırılmış bir anne. Filmde ortaya çıkan sorunların büyük kısmınıdadoğrudan veya dolaylı olarak, baskı altındaki kadınlar ve bu durumun davranışlarıyla seçimleri üzerindeki etkilerioluşturuyor.Aynı yönetmenin, bir başka filmi‘EllyHakkında’da, benzer kadın karakterlerin kısıtlama ve toplum baskısı sebebiyle söyledikleri yalanların, sonrasında sebep olduğu sorunlar anlatılmakta.

     Benim için bu filmler sadece işlediği konuyu anlatmakla yetinmeyip, toplumlarındaki baskı ve kısıtlamaların yansımalarını filmdeki karakterlerin üzerinde ustaca işlemiş sanatçıların umut vaat eden eserleri. Sinema sektöründeki sanatçıların eskiye kıyasla daha eleştirel filmler çekerkenkicesaretini; maruz kaldıkları baskı ve kısıtlara baş kaldıran kadınlardan aldıklarına inanıyorum.

     Son olarak, sizin kültürünüzdekinden farklı müzik türleriyle tanışmadığınızı, opera ve baleyi televizyonda dahi görmediğinizi ve cinsiyetinizden dolayı spor müsabakalarına gitmenizin yasak olduğu bir ülke düşünün. Bir insanın hayal gücünü ve vizyonunu kısıtlamanın etkili yolları sayılır bunlar değil mi. Sanatı eksik deneyimlemek, tek bir açıdan bakmak ve seçim şansına sahip olmamak.Tahran’da doğmuş, ‘eğitimli’ ve ‘modern’ kesimden sayılabilecek bir arkadaşımın, caz müziğin varlığından dahi haberi olmadığını öğrendiğimde yaşadığım şaşkınlığı nasıl ifade edebilirim.Ancak hepsinin ortasında, Kabil’de bir müzik grubu ortaya çıkmış 2002’de, Burka Band.

     Kapalı kapılar ardından anonim olarak kayıt yapan bu üç kadın, ‘Burka Blue’ şarkılarıyla birçok Avrupa ülkesinde hayran kazanmış. Afganistan’da giymekle zorunlu oldukları burka hem onlara gizlilik sağlamakta hem de trioya ismini vermekte. İçinde bulundukları koşullarda değerlendirildiğinde oldukça radikal sayılacak bu topluluk, engeller kaldırıldığında kapalı toplumların nelere sahip olabileceğini anlatıyor.

     Sonuç olarak, kültürel koşullar ve tabular sebebiyle kadının baskı altında tutulduğu ülkelerde, sanat üretimi, iş yaşamı gibi birçok alanda boşluklar oluştuğunu hepimiz gözlemliyoruzdur. Ancak, ben bu tutumların sebeplerini anlamakta güçlük çekiyorum. Sinema ve müzik, böyle sorunların anlatıldığı mecralardan sadece ikisi ve ne mutlu ki dünyada benzer örneklerini görebileceğimiz nice sanat eserleri mevcut.

     Tüm bu örnekler ve daha fazlası bir soru olarak şekilleniyor kafamda. Toplumlar içinbu tutumun kazanımları neler ve bu kazanımlar ne kadar önemli? Tabuları kırmak ve eşitliği sağlamak yarardan başka ne getirebilir ki? Peki ülke olarak bu eşitsizlikten bizim payımıza düşen ne ve ne tür eserler ortaya koyabilmişiz sorunlarımıza dair, şapkamızı önümüze koyup bir düşünelim bakalım.

Önceki Yazılar :
Haberler
  12 Temmuz 2020 Tarihli ve 31183 Sayılı Resmi Gazete

  1.016 yeni vak’a ya karşı 1.334 iyileşme

  “Sıfır araç üretimi fiyat artışını engelleyecek”

  İnşaat malzemeleri ihracatında miktar arttı değer düştü

  Çin-Avrupa yük trenlerinin taşıdığı mallarda artış

  Fintek şirketleri, finansal sistemdeki sorunları çözmeye aday

  AKUT, arama kurtarmanın Avrupa Birliği’ne girdi

  Gençlere ve Kadınlara pozitif ayrımcılık

  Su Ürünleri Hal Fiyatları

  Sebze Meyve Hal Fiyatları

  Siber güvenliğin geleceği Türk Telekom’a emanet

  Uzay Kampı Türkiye, yaz kamplarına 20. yılına özel programla başlıyor

  Akkol: Şirketler arasında paylaşımlı ortak ofis dönemi başlıyor

  İzmir Büyükşehir Belediyesi “Girişimcilik Merkezi” kuruyor

  Kırsalın kaderini değiştiren kalkınma hamlesi

  “Haller ihracat merkezi olmalı”

  E-Ticaret sitelerine 5 dakikada siber güvenlik taraması

  KalDer İzmir Şubesi, Webinar serisiyle ekonomi ve gündemin nabzını tuttu

  Poyraz Zeytinyağları ödüle doymuyor

  İZSU, 6 ilçede 30 kuyu daha açıyor

  İş dünyasından “vergileri 2021’e erteleyin” beklentisi

  Kripto para dünyasında eşantiyon dolandırıcılığı

  Güzelbahçe’nin Mavi Bayraklı plajı’nda milli sporcular yetişiyor

  Facebook şifrenizi çalan 25 uygulamaya dikkat!

  Kötü amaçlı saldırılar ’3 arttı

  Karşıyaka’da geri dönüşmeyen atık kalmayacak

  Alt yapı ile gelen başarı

  İhale Özetleri

  11 Temmuz 2020 Tarihli ve 31182 Sayılı Resmi Gazete

  10 Temmuz 2020 Tarihli ve 31181 Sayılı Resmi Gazete 1. Mükerrer

  Karayollarında Durum

  Günlük vak’a sayısı binin altına inmiyor

  T.C. İZMİR 12. İCRA DAİRESİ 2017/8153 ESAS TAŞINIRIN AÇIK ARTIRMA İLANI

  Nisan ayı işsizliği % 12,8

  Zeytin ve zeytinyağı internet satışına denetim geliyor

  BAE ile gıdada yeni iş birliklerinin temeli dijitalde atıldı

  TCMB yatırımcılarla videokonferans gerçekleştirdi

  Döviz / Altın

  BDDK’dan 7 bankaya idari ceza

  Çin’de talep artınca ÜFE de yükselmeye başladı

  Girişim ekosistemi sağlık sektörüyle büyüyor

  Borsalarda Alım-Satım

  Kemeraltı çarşısı da turuncu çember içinde

  Otomotiv’de Türk Yazılım Şirketi tüm Dünyaya araç kiralayacak

  “İzmir Büyükşehir Belediyesi örnek bir kurumdur”

  TEB Girişim Bankacılığı girişimcileri desteklemeye devam ediyor

  Mobilya sektörü yükselişte

  “Temassız kullanımına talep artıyor”

  TSKB’ye 150 milyon dolar sendikasyon kredisi

  Karabağlar’da asfalt seferberliği

ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 13.07.2020
  Ticaret 11.07.2020
  Ticaret 10.07.2020
  Ticaret 09.07.2020
  Ticaret 08.07.2020
  Ticaret 07.07.2020
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni