• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  SOHBETLER  |  FİNANS  |  İHALELER  |  BORSALAR  |  RESMİ GAZETE

Girişimcilikte yeni dönem ‘sosyal medya’

10 Nisan 2020 Cuma 11:00
12
14
16
18

Girişimcilikte yeni dönem ‘sosyal medya’

   ► Girişimciliğin içerisinde ‘dijital’in yer alması gerektiğini vurgulayan Akın, “Aslında dijitalin olmadığı girişimcilik, girişimcilik sayılmaz” dedi

           KÜBRA TOPAL     
     Türkiye de ve dünyada sosyal medyanın popülerliğini girişimcilik olaylarında da görmeye başladık. Günümüzde konser biletlerinden, tiyatro biletine hatta yeme içmeye kadar birçok işi artık sosyal medya üzerindeki platformlardan gerçekleştirmekteyiz. Bu da sosyal medyanın hayatımızdaki yerini ve girişimcilik adına önemini ortaya çıkarmakta. Konu ile ilgili olarak gazetemize açıklamalarda bulunan BuKupon ortaklarından Hakan Akın, “Türkiye’de sermaye problemi var, kişi girişimci olmak istiyor ama sermayesi olmuyor. Buradaki en büyük olay sosyal medya, çünkü bir işin sermayesiz yapılabilmesini sosyal medya sağlıyor” dedi.

Öncelikle kendinizi tanıtır mısınız?
     Hakan Akın, 1989 Bartın doğumluyum, 2007 yılından beri ise İzmir’de yaşıyorum. 2011 yılında ‘İzmir Etkinlikleri’ni kurdum. Yaklaşık 2 yıl önce ortağım Özgür ile birlikte ‘BuKupon’u kurduk.
     Özgür Özenen, 1988 İzmir Ödemiş doğumluyum. Lise ve üniversitede elektronik bölümü okuduktan sonra yazılım üzerine kendimi geliştirdim. Sonrasında ise kendi yazılım şirketimi kurdum. Yazılım üzerine 5 yıl çalıştıktan sonra Hakan ile tanıştık ve ‘BuKupon’u kurduk.

Peki, Bukupon’u kurma fikri nasıl ortaya çıktı?
     Hakan: Özgür zaten yerel bir fırsat sitesinin sahibiydi. Özgür: Yazılımcı olduğum için ben zaten bu tarz işlerle uğraşıyordum. Hakan: Ben ise İzmir Etkinlikleri’nde onun şirketinin tanıtımını yapıyordum. Ama onun hem yerel olması hem de birçok fırsatın ön planda olması, Özgür’ün daha önceki şirketinin önünü kapatıyordu. Bu nedenle Özgür şirketini sattı. Şirketin satılmasının ardından, tüm Türkiye’ye hitap eden daha çok etkinlik ağırlıklı bir fırsat sitesi kurma kararı aldık. İlk olarak Etkinlik Gezgini’ni kurduk, 1 yıl kadar bu şekilde hizmet verdik. Daha sonra BuKupon’u kurduk, BuKupon aslında insanlara avantajlı bilet satın almasını sağlayan bir platform. Bu platformda birçok kategori var; “etkinlik, yemek, güzellik, tatil” ama bizim ana kategorimiz etkinlik. Yani BuKupon denilince akla ilk olarak etkinlik geliyor. 

‘Dijital Girişimcilik’ ile ilgili üniversitelerde sunumlar gerçekleştirmişsiniz. Biraz bundan bahseder misiniz?
     Özgür: Bizi sosyal medya üzerinde görmüşler ve bu şekilde bizimle iletişime geçtiler. ‘Girişimcilik Kongresi’ yaptıklarını ve buraya konuşmacı olarak katılmamızı istediler. Hakan: Ayrıca Dokuz Eylül Üniversitesi’nin düzenlediği ‘4G Girişimcilik Zirvesi’ ve Ege Üniversitesi’nin düzenlediği ‘Girişimcilik Paneli’ne katıldık. Biz zaten üniversitelerde aktif olarak yer alıyoruz, sadece İzmir değil, Ankara, İstanbul, Bursa, Antalya, Eskişehir gibi şehirlerde yer alıyoruz. Ama özellikle İzmir, Ankara ve İstanbul’da bütün üniversitelerde temsilcilerimiz var. Aynı zamanda da kulüplere destek sponsoru oluyoruz, bu sebeple kulüplerle ilişkilerimiz güçlü. O yüzden kulüpler BuKupon’un varlığından haberdarlar. Aynı zamanda sosyal medya hesaplarımızı da; “@ankaraetkinlikleri, @istanbul.etkinlik, @izmiretkinlik, @bursaetkinlikler, @besiktasetkinlikleri, @kadıkoyetkinlikler” takip ediyorlar.

Diğer illerdeki ekipleri nasıl kurdunuz?
     Hakan: Sosyal medyada güçlü olduğumuz için zaten bizi takip ediyorlardı. BuKupon ile birlikte daha büyük bir marka haline geldik. Örneğin, sosyal medyada bir ilan paylaşıyoruz, Ankara’da temsilci arıyoruz gibi. Bu ilanı görüp bize yaklaşık 400, 500 öğrenci başvuru yapıyor. Başvuranların arasından en uygun olanları, yani sayıyı yüksek tutmadan her üniversitede birkaç tane olacak şekilde seçim yapıyoruz. Seçimleri ise üniversitedeki en aktif öğrencilerden, yani kulüplerle iş birliği yapan ya da daha önce kulüp başkanlığı yapmış kişiler arasından yapıyoruz.

“İzmir’deki etkinliklerde bilet satma oranımız yüzde 80 civarında”
Peki bu kadar büyümeyi tahmin ediyor muydunuz?
     Hakan: Aslında tahmin etmiyorduk. Yani BuKupon tamamen sermayesiz kurulmuş bir iş o yüzden bu işi kurarken böyle olacağını tahmin etmiyorduk. Hatta normal şartlar altında önü çok fazla kesiliyordu. Fakat bizim büyümemiz o kadar hızlı oldu ki rakiplerimiz önümüzü bile kesemedi. İzmir’de şu an satışını yaptığımız etkinliklerde bilet satma oranımız yüzde 80 civarında. Ama bazı durumlar hariç mesela Cem Yılmaz etkinliği oluyor o zaten bir bilet satışı sitesiyle çalışıyor ve biletleri direk o sitede satılıyor. Özgür: Zaten Cem Yılmaz kendi reklamını kendi yaptığı için biletler o sitede anında satılıyor.

Bu kadar hızı nasıl elde ettiniz yani çalışanlara eğitim mi verdiniz?
     Bence kesinlikle en büyük problem şu, gerçekten insanlar işini severek yapmıyor. İkincisi müşteri memnuniyetine önem vermiyor yani bunları yapmak çok zor şeyler değil. Biz bunlarla fark yaratacağımızı düşünmediğimiz için bu kadar hızlı büyüyeceğimizi de tahmin etmedik. Bu basit şeyler bile bizi çok ön plana çıkardı. Halbuki olay şu, bir günde kaç tane telefon geliyorsa o kadar personel çalıştırılmalı yani bu çok maliyetli bir durum değil. Satışı sanal ortamda gerçekleştirdiğimiz için personel maliyetimiz ne kadar olabilir? Bu bütün firmalar için geçerli ama insanlar bunlardan tasarruf yapmak istiyor. Birde açıldığımız ilk 6’ıncı ayımızda kendimize göre rekor kırdık. Ama reklam ve personel maliyetleriyle aslında hiç para kazanmamışız. Fakat bunlara rağmen hiç vazgeçmedik. Ben herkese söylüyorum bir girişimde bulunuyorsan birinci önceliğin para kazanmak olmamalı, önceliğin her zaman iş geliştirme, iyi hizmet verme ve büyüye bilecek bir iş planı yapmak olmalı. Eğer bunları sağlıyorsan zaten bir süre sonra para kazanmaya başlarsın.

İndirimli etkinlik biletleri satan diğer platformlardan farkınız nedir?
     Hakan: Çok farkımız var, öncelikle onlar biraz daha yavaş hareket ediyorlar. Bir diğeri biz geleneksel reklam yöntemlerini kullanmıyoruz. Örneğin; mailing, siteye gelen trafik gibi. Biz sosyal medyayı çok aktif kullanıyoruz ve bütün rakiplerimizden çok daha fazla reklam bütçesi harcıyoruz. Asıl önemli farkımızda ise bütün fırsat sitelerinde kesinlikle iptal ya da iade yok. Diğer sitelerde ‘hiçbir şartta iptal ve iade yoktur’ şeklinde bir yazı ile karşılaşırsınız. Biz ilk girdiğimiz anda sorgusuz sualsiz son 48 saate kadar iptal ve iade işlemi yapıyoruz. İlerleyen süreçte de ‘Bilet sigortası’ getireceğiz. Çok cüzi bir miktara etkinlik saatine kadar insanlar biletlerini sigortalayabilecekler. Bunun altyapısını kuruyoruz. Bunların haricinde müşteri desteği de önemli, herhangi bir bilet satış firmasına telefon ile ulaşmanız neredeyse imkansızdır. Bizim sadece maillere cevap veren sadece telefonlara bakan personellerimiz var. Müşterilerle birebir anında problemlerini çözmeye yönelik ilgileniyoruz. Örneğin; Tiyatroya gitti, bir problem yaşadı ve bize sosyal medyadan yazdı. Yazdığı anda hangi oyunda nasıl bir problem yaşadıysa biz anında organizatörle iletişime geçiyor ve o akşam problemi çözüyoruz. Oldu ki o an cevap veremedik ertesi gün mutlaka müşteriye bir davetiye gönderiyoruz. Yani bütün müşterilerimizle birebir ilgileniyoruz. Müşteri memnuniyeti bizim şirketimiz için en önemli politika.

Gençler sizi diğer platformlardan farklı olduğunuz için mi tercih ediyor?
     Hakan: Aslında sadece gençler ile ilgili değil, şu an İzmir’de bilet satın alan herkes bizi tercih ediyor.  Mesela şuan Yıldız Tilbe etkinliği var aynı şekilde organizatörlü mekanlarda. Biz bu platforma girmeden önce bütün etkinliklerde yüzde 40 indirim zorunluluğu vardı. Bu şekilde sadece satmayan işler indirimli sitelere giriyordu. Biz burada iki türlü bir çalışma yürüttük. Birincisi bu indirim oranını kaldırdık, dedik ki her etkinliğin satılması gereken bir rakam vardır. Ve bizde de çok ucuza satılırsa o iş sürdürülebilir bir iş olmaz. Yani bir konser için 50 liradan bilet satılması gerekirken 20 liradan satarsam bir kere satabilirim. Organizatör bir daha etkinlik yapamazsa zaten bir daha burada etkinlik düzenlenmez. Bizim piyasaya girmemizle birlikte etkinliklerin sayısı arttı. Çünkü biz organizatörle işbirliği yaptıktan sonra mekanlar daha sürdürülebilir hale geldi. Örneğin; Bornova’da bir mekan var, biz o mekanın konser takvimini beraber oluşturuyor, bilet fiyatlarını beraber belirliyoruz. İnsanların ucuz bilet alabilmesi için İzmir’e şu sistemi getirdik; ‘kademeli bilet artışı’. Uçak bileti gibi, biletinizi erken alırsanız ucuza alırsınız son dakikaya bırakırsanız bizim sitede diğer sitelere göre 10 lira daha ucuz olur ama pahalı bilet almış olursunuz. Örneğin; Bir grup var onun biletini 40 liradan 1+1 satmışız, yaklaşık 150 adet yani 150 kişi 20 liraya o bileti alabilmiş. Daha sonra 40 lira, 50 lira ve 60 liradan normal bilet satışı gerçekleştirmişiz. Şu an biletin fiyatı 70 lira ve kapıda 90 lira olacak. Yani aslında 90 liralık bileti biz 20 liradan satışa çıkarmış olduk. Buradaki amacımız, herkes için ulaşılabilir olmak. Bizim sitemizi sürekli takip eden sadık müşterilerimiz en uygun fiyat ile bilet satış almış olabiliyor. Organizatör burada bileti erken satarak kendini garanti altına almış oluyor, bizi takip eden müşterilerimizde bileti çok uygun fiyata erkenden alabiliyorlar.

Diğer sitelerde konser bileti 50 lira olan bir sanatçının sizde bilet fiyatı ne kadar?
     Hakan: Onlineda satılan en ucuz bilet bizim sitede olmalı. Şu an zaten İzmir’deki hiçbir organizatör veya tedarikçi diğer sitelerle çalışmıyor. Biz diğer sitelerin tamamının sattığının 3 katı bilet satıyoruz. Bizimle çalışmayı tercih ettikleri için zaten alternatif çok fazla olmuyor.

“Hedefimiz İstanbul’da bu sektörde Pazar lideri olmak”
Peki diğer illerde ne durumdasınız?
     Hakan: Ankara’da da çok güçlüyüz, orada da ünlü iki mekan sadece bizimle çalışıyor. Şu an Ankara’da İzmir’e yakın bir güçteyiz. Türkiye’nin en büyük organizasyon şirketlerinden Atlantis’te sadece bizimle çalışıyor. Ama İstanbul’da durum biraz daha farklı, çünkü bütün sitelerin merkezi İstanbul. Biz 2 yıllık bir şirketiz en yakın rakibimiz 7, 8 yıllık ve merkezleri de İstanbul olduğu için çok güçlüler. Ama önümüzdeki eylül ayında İstanbul’a ofis açacağız ve orasıyla ile ilgili ciddi bir çalışma yapacağız. İstanbul’da kurulduğumuz ilk 6’ıncı ayımızdan bu yana 10 kat büyüdük. Önümüzdeki süreçte de İstanbul’a açacağımız ofisle birlikte hedefimiz İstanbul’da bu konuda pazar lideri olmak.

İstanbul ve Ankara haricinde başka hangi şehirlerde yer alıyorsunuz?
     Hakan: Bursa, Antalya, Eskişehir ama oralarda çok güçlü değiliz. Çünkü hepsi için gerçekten emek harcamak gerekiyor. O şehirler de harcayacağımız enerjiyi şu an daha çok büyük şehirler de kullanmak istiyoruz. Çünkü asıl etkinlikler İstanbul, Ankara ve İzmir’de gerçekleşiyor. Özgür: Bir de bütün şehirlere yayılmak o kadar kolay bir şey değil. Biz daha aslında çok genç bir şirketiz, 2 yıldır bu işi yapıyoruz. O yüzden her yerde lider olmak veya iyi olmak kolay bir şey değil.

Sürecin zorluğundan bahseder misiniz?
     Hakan: Süreç çok zor biz İzmir’de bütün organizatörlerle, mekanlarla her hafta toplantı yapıyoruz. Onlara sistemi anlatmamız lazım ve bu gerçekten emek istiyor. En son anlattığım kademeli bilet sistemini, organizatörlere, mekanlara belki de 1 yıl boyunca anlattım ve bu sürece geçmemiz çok zaman aldı. Başka şehirlerde tekrar aynı şeyleri yapmamız gerekiyor. Çünkü ne yaptığımızı bilmek ve belki de kabul etmek istemeyecekler. Çünkü her hem organizatör hem de mekanlar indirimli bilet konusunda sıkıntı çıkartabilir. Örneğin, 39 liradan bilet satışına başlamak demek mekanın aslında zarar etmesi demek. Ama biz 50 kişi ile sınırlı tutarak onu aslında reklam için almış oluyor. İşte bunları bizim tek tek anlatmamız gerekiyor. Bilet konusunda Biletix gerçekten inanılmaz bir alışkanlık. İnternetin gelmesiyle birlikte Türkiye’ye gelen Biletix, dünyanın en büyük biletleme şirketi. NBA biletlerini de onlar satıyor yani dünyada bilet denilince akla Ticketmaster gelir, onunda Türkiye ayağı Biletix. Bu ara bu sektöre giren Doğuş Holding var milyonlarca dolar yatırdı ve 1, 1 buçuk yılda kapandı. Bu sektör aslında gerçekten çok zor bir sektör o yüzden bir mekan ile anlaşırken onun alışkanlığını değiştirebilmek ve başka birinden daha iyi bilet satabileceğine ikna etmek çok zaman istiyor. O yüzden bizim birinci önceliğimiz; önce İzmir’de gerçekten bu işte lider olalım, daha sonrasında ilerleyelim. Özgür: Uzun bir süreç yani insanların alışkanlığını değiştirmek zor bir süreç. Aynı zamanda bu alışkanlığı kullanıcılar içinde değiştirmek zor. Biz İzmir’de tanıyoruz, biliniyoruz ama İstanbul’da öyle değil. İzmir’de bilet satın alan üyelerimiz değişiklik gösterdi ama İstanbul’da daha o  kadar değişim olmadı. BuKupon’u görse bile herkes bileti almaya biliyor.

“1 yıl içerisinde ‘BuKupon Şirketim’ projesini hayata geçireceğiz”
Başka projeler düşünüyor musunuz?
     Hakan: Biz BuKupon haricinde kesinlikle yatay büyüme yerine dikey büyümeyi tercih ettik. Hatta tam tersi diğer kategorileri azaltmayı düşünüyoruz. Belki sadece yemek ve etkinlik olabilir. Odak noktamızı tamamen yaptığımız en iyi işe yoğunlaştırmak istiyoruz. Onun haricinde BuKupon’un içerisinde bir de ‘BuKupon Şirketim’ projemiz var. Özgür: Yeni projelerimiz var ama hepsi BuKupon’un üzerinden olacak projeler asıl odaklandığımız nokta BuKupon. Hakan: ‘BuKupon Şirketim’, BuKupon kadar büyük bir proje. Çok fazla değinmeyelim proje aşamasında olduğu için ama şirketlere özel çok ciddi ayrıcalıkları olacak bir sistem. Projenin hayata geçmesi 1 yıl içerisinde olacak.

Girişimci olmak isteyenlere ya da gençlere ne önerirsiniz?
     Hakan: Kararlı, istikrarlı olmalılar yani kesinlikle para odaklı olmamaları gerekiyor. İnsanlarda genelde çok fazla tatil isteği oluyor fakat sürecin başında çok fazla çalışmak gerekiyor. Belli bir noktada yani iş büyümeye başladığında kendine daha fazla zaman ayırabilirsin ama işin başında gerçekten uykusuz çalışmak gerekebiliyor. Ayrıca ülkemizde sermaye problemi var, kişi girişimci olmak istiyor ama sermaye olmuyor. Buradaki en büyük olay sosyal medya, çünkü bir işin sermayesiz yapılabilmesini sosyal medya sağlıyor. Zaten artık girişimciliğin içerisinde ‘dijital’ yer almalı. Aslında dijitalin olmadığı bir girişimcilik, girişimcilik sayılmaz. Dijitalinde en önemli ayağı sosyal medya. İyi ürün, iyi pazarlama, iyi sosyal medya ve istikrarlı çalışma bunlar çok önemli.


+ Benzer Haberler
» Kuyumcular düğün sezonunu bekliyor
» Kayıt sistemi çalışmıyor, hayvanlar terk ediliyor
» Gayrimenkul satışları Mayıs’ta durgun seyrediyor
» Şekercilerin bayramı salgına yenik düştü
» ‘Yeşil altın’a koronavirüs engeli
» HAÖ’yü başka hastalıklarla karıştırmayın!
» “Topraksız ve dikey tarımı yapay zekâ ile birleştirdik”
» “Haziran ayında konut satışları artmaya başlar”
» Normalleşme hal fiyatlarına da yansıdı
» Toplu ulaşımı kullanan sayısında düşüş


ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 22.05.2020
  Ticaret 21.05.2020
  Ticaret 20.05.2020
  Ticaret 19.05.2020
  Ticaret 18.05.2020
  Ticaret 15.05.2020
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni