• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  SOHBETLER  |  FİNANS  |  İHALELER  |  BORSALAR  |  RESMİ GAZETE

İEÜ mezunları çarpan etkisi yaratmaya başladı

14 Kasım 2019 Perşembe 18:00
12
14
16
18

   ► İEÜ Rektörü Prof. Dr. Murat Aşkar: “Öğrencilerimizin yurtdışında hem iş bulma, hem de iş kurma imkanları var”

     İzmir’de bundan 18 yıl önce kurulan, şu an 8 fakülte ve 35 bölümde lisans, 2 yüksekokul, 3 meslek yüksekokulunda 28 önlisans, 30 yüksek lisans ve 6 doktora programı eğitimi olmak üzere birçok dalda eğitim veren İzmir Ekonomi Üniversitesi, her yıl artan öğrenci sayısı ile Ege Bölgesi’nin en çok tercih edilen vakıf üniversitesi olmanın haklı gururunu yaşıyor. Ticaret Gazetesi’nin sorularını yanıtlayan İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) Rektörü  Prof. Dr. Murat Aşkar, “Eğitim dilimiz İngilizce ve iyi bir şekilde de İngilizce eğitimi veriyoruz. Öğrencilerimizin 4 dönem mecburi, 4 dönem de seçmeli olarak ikinci bir yabancı dil öğrenmeleri mümkün. Bu durum diğer üniversite öğrencilerinin eğitimlerine göre bizi farklı kılıyor. Yani öğrencilerimizin hem yurtdışında iş bulma, hem de yurtdışında iş kurma imkanlarını arttırıyor” dedi.

İzmir Ticaret Odası’ndaki (İZTO) değişimle birlikte İzmir Ekonomi Üniversitesi’nde değişim yaşandığını görüyoruz. İEÜ nasıl bir döneme girdi?
     Değişimleri iki boyutta ele almak lazım. Birincisi öğrenci alım ve bursluluk oranlarıyla ilgili çok farklı bir yaklaşım ele alındı. Böylece daha önce ücretli diye nitelendirdiğimiz kontenjanlarımızın boş kalma ya da öğrencilerin bir sene sonra okulu bırakma gibi durumlarını yeni yönetimle kolay bir formülasyonunu yaptık. Üniversitenin hem doluluk oranlarını arttırdık, hem de üniversiteye daha çok kaynak yaratır hale geldik. Laboratuvar ve uygulama imkanlarını da yaratmış olduk.
İkincisi de İZTO tarafından hayata geçecek İzQ projesi ile de iş bulma oranları artacaktır. İEÜ öğrencilerinin mezuniyetten sonra iş bulma oranları yüzde 85. Türkiye genelini düşünürseniz bu da oldukça iyi bir oran. Bazı bölümlerde özellikle mühendislikte, bilgisayar, yazılım, elektrik ve elektronik alanında yüzde 100’lere yaklaşan iş bulma oranları var. Öğrencilerimizin iş bulma oranları çok fazla.
     Yeni kurulacak olan İZQ İnovasyon merkezlerinde yer alacak şirketlerde öğrenciler çok kolay iş bulabilecek. Bir de girişimcilik boyutu var; kendi projelerini fon kaynaklarına erişip hayata geçirmek isteyen girişimciler içinde çok güzel bir ortam yaratılmış olacak. Tabi İZTO’nun bu çalışmasını sadece İEÜ’ne özgü diye de nitelendirmek çok doğru değil. Bütün şehre ve bölgeye hitap eden bir atılım yaratmış olacak. Ama üniversitemiz de kendi gayretleri ve öğrencilerinin de başarı ölçüsüyle burada yer alacak.

İEÜ olarak geçtiğimiz döneme göre nasıl farklı bir yaklaşım içerisine girdiniz?
     Kontenjanlar, öğrenci alımları ve burs oranlarıyla ilgili farklı yaklaşımlar içerisine girdik. Bursluluk oranlarımızı geçen seneye göre çok arttırdık. Bu durum hem üniversitenin doluluğunu, hem de kaynak yaratma imkanını arttırdı. Bir de ücretli öğrencilerin başka alana kayma ya da okulu bırakma durumları daha fazla oluyordu, atılan adımla bu durum telafi edilmiş olacak. Genelde bu durum Türkiye çapında oluyor, ücretli giren öğrenciler sürekli arayış içerisinde oluyor. Vakıf- Kamu arasında geçişler oluyor. Herhalde daha düzgün stabilize olmuş duruma gelecek.
     Çok daha önemli konulardan biri de daha önce bizde burs alan öğrencilerin indirimleri 4 yılla sınırlıydı. 4 yılın üzerine eğitimleri uzarsa tam ücret ödeme durumuyla karşılaşıyorlardı. Bu durum eğitim açısından da çok doğru değil. Çünkü öğrenci yurtdışına gidiyor, Erasmus programlarına katılıyor. Oralarda istediği eğitimi alıyor ve yurtdışı tecrübesi ediniyor. Bazı durumlarda sömestr uzatmak durumunda kalıyor. Burada tam ücret ödemesi gibi bizim de onaylamadığımız bir durumla karşılaşıyorduk. Şimdi bu durum telafi edilmiş oldu. Çift ana dal yapanların seçtikleri ikinci dal eğitimlerinde yıl uzaması oluyordu. Son yılda da öğrencilerimiz ücretli konuma düşüyordu. Bu duruma da çözüm getirdik. Böylece öğrencilerin çift ana dal programında da rahat rahat istedikleri alanda çalışma yapmalarına imkan tanımış olduk.

İEÜ’nün diğer üniversitelerden farkı nedir? Öğrenciler neden sizi tercih ediyor?
     Bana göre en önemli neden; iyi bir eğitim veriyoruz. Eğitim dilimiz İngilizce ve iyi bir şekilde de dil eğitimi veriyoruz. Öğrencilerimizin ikinci yabancı dile başlamaları, 8 dönem eğitim almaları da mümkün. 4 dönem mecburi, 4 dönem seçmeli olarak ikinci bir yabancı dil almaları mümkün. Bu durum diğer üniversite öğrencilerinin eğitimlerine göre öğrencilerimizi farklı kılıyor. Ayrıca öğrencilerimizin hem yurtdışında iş bulma ve hem de yurtdışında iş kurma imkanlarını arttırıyor. Tabi eğitim niteliğimiz olmazsa olmaz. Öğrencilerimiz gerçekten çok iyi bir eğitim alıyor. Son yıllarda laboratuvar imkanlarımız çok iyileşti. Özellikle mühendislik ve güzel sanatlar gibi uygulamalı dersler yapan bütün bölümlerimizi çok iyi laboratuvar imkanlarına kavuşturduk. Ayrıca bu yıldan itibaren çok sayıda öğrencimizi spor, hobi, sosyal ve düşünce kulüpleri bünyesinde destekler hale geldik. Onlar da hayatın bu önemli boyutunda eksiklerini tamamlamış olacaklar. Hobi ve spor alanları ile öğrencilerimizin çok yönlü olmalarını sağlıyoruz. Bu da onların iş hayatında daha farklı tutulmalarına destek olacak.

Geleceğin hit meslekleri nelerdir, öğrenciler bu bilinçle hareket ediyor mu? İEÜ olarak farklı ne gibi eğitimler veriyorsunuz?
     İnsan hangi mesleği yaparsa yapsın severek yaptığı sürece ve o konuyla ilgili kendini diğer yan alanlarda desteklediği sürece o onun hit mesleğidir. Hukukta da çok iyi bir hukukçu olduğunuzda toplumsal düzeyiniz ve gelir düzeyiniz çok farklı oluyor, tıpta da öyle. Her meslek alanında mesleğinizi severek, onun gereklerini yerine getirerek yaptığınız sürece zaten hit meslek yakalamış oluyorsunuz. Üniversitemizin şu anda eğitim verdiği meslekler bence hit meslekler.

İzmir Ekonomi Üniversitesi’nde en çok hangi bölümler tercih ediliyor?
     Bu yıl Yazılım mühendisliği tercihi sıralamasında vakıf üniversitesi içinde İEÜ Türkiye’de birinci sırada yer alıyor. Yine ortalama sıralama bazında baktığımızda endüstri mühendisliğimiz 5. sırada yer alıyor. Yüzde 50 bursla giren öğrencilerimiz başka bir kamu üniversitesini kolaylıkla kazanabilecek niteliktelerdi. Ama onlar yarı ücret, yarı indirim imkanlarından yararlanıp buradaki eğitimden faydalanmak istediler. Oyun opsiyonlu programımızın da olması dikkat çekiyor. Üniversitemizin bu tür alanlarda çok sayıda çalışan öğrencisi var. Sanal gerçeklik üzerine bir grup öğrencime proje vermiştim,  bu kapsamda oyun programı yazdılar. O öğrencilerden birisi oyun üzerine İngiltere’de bir şirket kurdu.

Yurtdışında şirket kurmuş öğrenci sayınız çok mu?
     Çok öğrencimiz var. Bildiğim öğrencilerden birisi Almanya’da çok iyi şartlara, patentlere sahip bir şirkette çalışıyor. Bir başka öğrencim ise Fransa’da kurduğu şirkette işe almak için yeni mezun öğrenci istedi. Yani yeni mezunlara da iş imkanı yaratıyor. İEÜ mezunları çarpan etkisi yaratmaya başladı. Mezunlar kendi kurdukları şirkette, İEÜ mezunlarını çalıştırarak çarpan etkisi yaratmaya başladı. Bu da bir üniversite için önemli bir gelişme. Dünyadaki büyük üniversiteler bunu daha önceden yaratmış durumdalar, üniversitemizde böyle bir çark yaratıyor. İngiltere’deki firmada Türk öğrenciler ve bizden mezun öğrencilerle temasa geçiyor. Çünkü gelecek öğrencilerin niteliği konusunda üç aşağı beş yukarı fikirleri var. En önemli unsuru da o. Eğitim niteliğine güvendikleri için böyle bir talepte bulunuyorlar.

İzmir’in eğitim kenti söylemi var ve bu bakış açısıyla da kent önemli göç alıyor. Üniversite ayağında tablo nasıl?
     Üç vakıf üniversitesi (İEU, Yaşar, ve Tınaztepe) dışında Ege Üniversitesi, Dokuz Eylül Üniversitesi, İzmir Yüksek Teknoloji Üniversitesi, Katip Çelebi Üniversitesi, Bakırçay Üniversitesi, Demokrasi Üniversitesi var. Baktığımızda nitelikli eğitim verdiğimiz sürece, sırf bize özgü değil bütün üniversitelerin sorumluluğu olarak İzmir’in üniversite kenti olması biraz daha öne çıkacak. Bazı üniversitelerin, yani 70- 80 bin öğrenciyle istenilen niteliği yakalaması zor olabilir. Onun için daha farklı formüller geliştirmek gerekir. Yönetimsel açıdan ya da derslerin niteliğini izlemek açısından çok büyük grupları yönetmek pek kolay olmayabiliyor.
    Özellikle eğitimde son zamanlarda daha kişiye yönelik, özel geliştirdiğimiz programlara ihtiyacımız olduğu bir dönemdeyiz.  Eğitimimizde sınıflardaki bütün dersleri video kaydına alıyoruz. Öğrencimiz kendine özel şifresiyle sisteme girerek dönem içinde eksik kaldığı yerleri tamamlayabiliyor. Bu öğrenci için eğitimde önemli bir destek. Bu tür imkanları yaratmak lazım. Özellikle Y ve Z kuşağı için bu tür desteklere ihtiyacımız var. Öğrenci gelemediği gün canlı bağlantı yapıp evinden dersi izleyebiliyor. Bu bütün dersler için geçerli. Tabi şöyle bir durum da var. Biz öğrencilerimizin devamsızlık yapmasını istemiyoruz. Sınıf ortamında yapılan tartışmaya katkıda olması ayrı. Bu çok özel durumlarda kullanmasını beklediğimiz bir şey. Kurumsal derslerde yüzde 70, uygulama derslerde de yüzde 80 devam koşulunu uyguluyoruz. Bu şekilde zor durumda kalan öğrencilerin ders izlemesi için bir imkan yaratılmış oldu. Öğrenci konuyu anlamadığında ya da kaçırdığında tekrar tekrar izleme fırsatı bulabiliyor. 

Özellikle İstanbul’da yaşayan profesyonel kariyerlerine İzmir’i tercih ediyor. Eğitimde de böyle bir tercih var mı?
     Teknokentimiz olarak İzmirBilim Parkı’mız var ve büyük bir şirket İstanbul’daki ofisinin yanı sıra İzmir’de de yetişmiş elemanları yaratmak için bir çekirdek kadro getirmek istedi. Bu çekirdek kadroya 50 kişi getirmek istediklerinde 70 kişi başvurmuştu.
     Önümüzdeki yıllarda birçok şirket alt şirketini, uydu şirketini burada açıyor olacak. İzQ projesi buna ortam yaratmış olacak. Şehrimiz hem kültürel hem çevresel olarak bu tür yüksek teknoloji şirketlerinin barınması için çok uygun bir yer. Belirli bir birikimle İzmir’e de o amaçla geliyorlar. İnanıyorum buralarda daha farklı daha değişik şirketlerde göreceğiz. 5 yıl içinde çok farklı bir noktada olacağımıza inanıyorum.

İEÜ’nün geleceğine yönelik hedefleri nelerdir?
     Biz çok güzel ivme yakaladık. İlk aşamada geldiğimiz noktayı sürdürülebilir yapmamız lazım. Daha sonra ikinci bir sıçramayla idealimizde olan hem eğitimde hem araştırmada niteliği arttıracak ve bölgenin ekonomik gelişmesine daha çok katma değer üretecek projeler yaratan bir üniversite olmamız lazım. O yönde ilerliyoruz. Sürdürülebilirliği sağladıktan sonra yeni master, doktora programları açıp bizim daha çok proje ve katma değer yaratan konuları ortaya koymamız lazım. O konuda da çalışmalarımızı başlattık. Bu kapsamda da üniversitede ilk olarak Embryonix şirketimiz vardı. Böylece güzel projelere yatırım yapabilecek duruma geldik. Önümüzdeki yıllarda İzQ’nun da tam çalışır hale gelmesiyle bu tür proje destekleri yapacağız. Sermaye yatırımı yapacağız ve o şirketler büyüyecek. Biz bu defa oradan gelen gelirle iki şirket destekleyeceğiz. Yani öyle bir yapıyı da hem biz hem İZTO formüle ediyor.
     Bu şirketi destekleyecek biçimde İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener’in şehir fonu kurulmasıyla ilgili çalışmaları var. Biz de bunu yakından izliyoruz. Yani şehirde girişimcilerin bir yolla destekleneceği mekanizmalar yaratılıyor. Bizde hem öğrencilerimizle hem birikimimizle projelere katkı sağlamaya çalışacağız. Şu an İZTO atılım içinde. Başladığımız, tamamlamak için kaynak yaratmaya çalıştığımız bir hastane inşaatımız var. Tıp fakültemiz var ve öğrencilerimiz şu an 3. sınıfta. Dünya sağlığı, gezegen sağlığı diye dersleri var. İlk yılllarda 60 öğrenci aldık. Butik tıp eğitimi veriyoruz. Eğitim sürecinde öğrencilerimiz öğretim üyeleriyle bire bir ilişkideler.

Kampüs İzmir’den bahseder misiniz?
     Üniversite öğrencilerine sorduğumuzda en çok sıkıldıkları nokta staj yeri bulmak, şirketlerle ilişkiye geçmek. İZTO ile ortak çalışma başlattık. Meslek komiteleri ve bünyelerindeki şirketler kanalıyla öğrencilerimize staj yapma imkanı yaratıyoruz. Böylece bütün İzmir alanı bizim kampüsümüz oluyor. Bu şekilde öğrenciler orada staj yapacaklar ve bazı öğrenciler de derslerini ayarlayabildikleri sürece oralarda daha uzun süreli çalışma imkanlarına kavuşacaklar. Böylece öğrenciler açısından baktığınızda İzmir onlar için büyük bir kampüs olacak. Üniversiteler açısından baktığımızda biz Ticaret Odası’nın meslek komiteleriyle çok farklı ortak çalışmalar yürütüyoruz. Son dönemde bu çok arttı ve daha önce böyle bir imkanı yakalayamamıştık. Böylece İzmir bizim çalışma alanımız, proje alanımız haline geldi. Böylece İzmir’i kucaklayan bir yapıya kavuştuk. Bu yüzden şehirle bütünleşme adına biz ‘Kampüs İzmir’ adını verdik. Bu öğrencilerin bütünleşmesini ve aktifleşmesini sağlayan bir proje. Normalde mezun bir öğrenci yaklaşık bir yıl sonra şirketin yararlı bir elemanı haline geliyor. Yani yaklaşık 1 yıllık eğitim süreci var. Staj ve iş imkanlarıyla süreyi şirketler açısından kısaltmaya çalışıyoruz. Tabi öğrenciler için o şirkette iş bulma imkanı daha artmış olacak. Biz de İzmir ile bütünleşik olarak öyle bir mekanizma yaratmaya çalışıyoruz. İZTO’nun bu anlamda çok büyük bir kapsayıcılığı var.


+ Benzer Haberler
» Arıcı zarar ediyor, market kazanıyor
» İzmir kolonyaları destek bekliyor
» Endüstrileşme, MS riskini arttırıyor
» “Uzmanlaşma olmazsa hobi olarak kalır”
» “Türk insanında koleksiyon güdüsü var”
» Toprak altı sulama devlet teşviki bekliyor
» ‘Güvenli Bölge’nin değirmenlerine talibiz
» “Voleybolda kadınlar erkeklere göre daha sabırlı”
» Gültekin: “İzmir’de konut sektörü hızlı toparlanıyor”
» İzmir hayvan haklarında öne çıkacak


ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 14.12.2019
  Ticaret 13.12.2019
  Ticaret 12.12.2019
  Ticaret 11.12.2019
  Ticaret 10.12.2019
  Ticaret 09.12.2019
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni