• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  SOHBETLER  |  FİNANS  |  İHALELER  |  BORSALAR  |  RESMİ GAZETE

II. Dünya Savaşı 1942’de geniş alana yayıldı

20 Nisan 2019 Cumartesi 07:00
12
14
16
18

II. Dünya Savaşı 1942’de geniş alana yayıldı

   ► Dünyanın süper güçlerinin birbiriyle savaştığı ve Türkiye’nin arada kaldığı İkinci Dünya Savaşı 1942’de tüm hızıyla devam etti.

   1939’da başlayan İkinci Dünya Savaşı 1942’de çok geniş bir alana yayıldı. Dünyanın süper güçlerinin birbiriyle savaştığı ve Türkiye’nin arada kaldığı İkinci Dünya Savaşı’nda, İsmet İnönü’nün başını çektiği kadro, değişken bir dış politika izlemek zorunda kaldı. Savaş boyunca tarafsızlık politikası izleyen Türkiye, bu politikayı uygularken kimi zaman İngiltere ve Fransa’ya yakın olmasına karşın Almanya’ya karşı da net bir tavır almaktan kaçındı. Almanya’nın ve Müttefiklerin Türkiye’yi savaşa sokma baskıları bertaraf edildi, Sovyet Rusya’nın Boğazlarla ilgili isteklerine karşı durulmaya da çalışıldı. İkinci Dünya Savaşı boyunca Türk dış politikasının genel eğilimi savaşa girmeme üzerine kuruldu. Türkiye’nin bu tavrını ‘aktif tarafsızlık’ olarak nitelendirildi.

İnönü ve Saraçoğlu Türkiye’yi savaşın dışında tuttu
     Türkiye Cumhuriyeti’nin ikinci Cumhurbaşkanı İsmet İnönü, ikinci dünya savaşının başlamasına yakın bir dönemde görevi devraldı. 1942’de İnönü cumhurbaşkanlığı görevine devam ederken Türkiye’de tek partili siyasi dönem hakimdi. 22 Eylül 1945 Millî Kalkınma Partisi (MKP) kuruluncaya kadar, 1923-1945 yılları arasında Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) tek siyasal partiydi. 1942 yılının ilk yarısında Türkiye Cumhuriyeti’nin dördüncü başbakanı olan Cumhuriyet Halk Partili Refik Saydam’ın vefatı üzerine, 9 Temmuz 1942’de Cumhuriyet Halk Partisi mensubu Şükrü Saraçoğlu Türkiye Cumhuriyeti’nin beşinci başbakanı oldu.  Şükrü Saraçoğlu, İsmet İnönü ile beraber II. Dünya Savaşı sırasında Türkiye’yi savaşın dışında tutan politikalara yön verdi.

Türkiye denge politikası yürüttü
     İkinci Dünya Savaşı boyunca Türk dış politikasının temel ilkesini savaşa girmemek üzerine kurdu. Böyle bir ilkeyi uygulamada dış politikayı belirleyenler, başta Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’ydü. Bunu yaparken Osmanlı’dan devralınan dış politika geleneğinden, Atatürk dönemi uygulamalarından, Birinci Dünya Savaşı’ndan edindikleri tecrübeler ve birikimlerden yararlanıldı. Batılılar, Türkiye’nin ‘2 nolu’ protokolü ileri sürerek savaşa girmemesini bahane olarak nitelendirdi. Türkiye ise kendisine doğrudan yardım yapılmadıkça ve Batının Almanya karşısında üstünlüğünün Türkler tarafından görülmesi gerçekleşmedikçe, Türkiye’nin savaşa girmeyeceğini belirtti. Dönemin Türk dış politikasını yürütenler özellikle İngiltere’ye onların haklı davalarını desteklediklerini ama gerçek anlamda savaşa girmeyerek onların çıkarlarına hizmet ettiklerini anlatarak ikna ederken, aynı ikna metodunu Sovyetler ve Almanlara karşı da kullandı. Türkiye böylelikle sürekli savaş dışında kalmayı; İngiltere, Almanya ve Sovyetler Birliği arasında bir denge politikası yürüterek gerçekleştirdi. Türk kamuoyu da hükümetin ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin savaşa girilmemesi yönündeki kararını destekledi.

     Ne zaman sonuçlanacağı bilinmeyen İkinci Dünya Savaşı nedeniyle çok sayıda Türk gencin askere alınması ve temel ürünlerle ilgili olarak devlet stoklarının geniş tutulması nedeniyle iç piyasada büyük darlık yaşanmış ve ürünlerin fiyatları olağanüstü arttı. Aynı dönemde hükümet stokçu, karaborsacı ve fırsatçılarla yoğun bir şekilde mücadele etmişse de bu mücadelede toplumun geniş katmanlarını tatmin edebilecek bir başarı elde edilemedi. Temmuz 1942’de başbakan olan Şükrü Saraçoğlu döneminin ekonomik alanda belki de en fazla akılda kalan ve tartışmaları bugüne kadar sarkan girişimi ve Kasım 1942’de çıkarılan servetlerin bir defaya mahsus vergilendirildiği ve vergisini ödemeyenlerin bedensel çalışmaya tabi tutulduğu Varlık Vergisi Kanunu oldu. Dünyanın birçok köşesinde savaş sürerken, Türkiye sıcak savaşı yaşamamış, ancak savaş koşullarının getirdiği büyük sıkıntıların içine düştü. Bu nedenle Varlık Vergisi, İkinci Dünya Savaşı yıllarının olağanüstü şartlarında uygulandı.

II. Dünya Savaşı 1942’de tüm hızıyla devam etti
     1939 yılında başlayıp 1945 yılında sonra eren II. Dünya Savaşı, dünya çapında yaklaşık 55 milyon ölümle sonuçlandı. Savaşa dönemin tüm büyük güçleri olan Birleşik Krallık, Sovyetler Birliği, ABD, Çin Cumhuriyeti ve Fransa, Müttefik Devletler olarak; Almanya, İtalya ve Japonya, Mihver Devletler olarak katıldı. Tarihteki en büyük ve en yıkıcı savaşlarından biri olan II. Dünya Savaşı 1942’de tüm hızıyla devam etti. 1942 yılında Japonya’nın Pasifik Cephesi’ndeki bir dizi yenilgisi ve Avrupalı Mihver ordularının Kuzey Afrika ve Stalingrad’daki yenilgileriyle birlikte Mihver kuvvetlerin ilerlemesi  durduruldu. 30 Mayıs 1942’de İngiltere, Köln’ü bombalayarak savaşı ilk kez Almanya’nın içine getirdi. Bunu takip eden 3 yıl boyunca, Anglo-Amerikan bombardımanı Almanya kentlerini harabeye çevirdi. Haziran’da İngiltere ve ABD Deniz Kuvvetleri, Japon Deniz Kuvvetleri’nin Pasifik’in merkezindeki ilerleyişini, Midway’de durdurdu.

     28 Haziran’da Almanya ve Mihver ittifakı Sovyetler Birliği’nde yeni bir hücum başlattı. Alman Birlikleri, Eylül ortasında Volga Nehri’ndeki Stalingrad’a doğru ilerledi ve Kırım Yarımadası’nı güvenceye aldıktan sonra Kafkasya’nın içlerine doğru girdi. Ağustos ve kasım ayları arasında Amerika Birleşik Devletleri Birlikleri, Japonların adalardan sekerek Avustralya’ya doğru ilerleyişini, Solomon Adaları’ndaki Guadalcanal’da durdurdu.23–24 Ekim tarihlerinde İngiliz Birlikleri, Mısır El Alamein’de, Almanları ve İtalyanları bozguna uğratarak Mihver Kuvvetleri’ni kaotik geri çekilmeyle Libya’dan Tunus’un doğu sınırına gönderdi. 8 Kasım’da Amerika Birleşik Devletleri ve İngiliz Birlikleri, Fransız Kuzey Afrika’sında, Cezayir ve Fas kıyılarında birçok noktaya çıkartma yaptı. Vichy Fransız Birlikleri’nin saldırıya karşı savunmadaki başarısızlığı, Müttefikler’in Tunus’un batı sınırına hızla geçmesini sağladı ve Almanya’nın 11 Kasım’da Güney Fransa’yı işgalini tetikledi. 23 Kasım’da Sovyet Birlikleri, Stalingrad’ın kuzeybatısı ve güney batısında Macaristan ve Romanya hattını kırarak karşı saldırı yaptı ve Alman Altıncı Ordusu’nu şehirde tuzağa düşürdü. Geri çekilmeleri ya da Sovyet halkasından çıkmaya çalışmaları Hitler tarafından yasaklanan Altıncı Ordu’dan sağ kalanlar 30 Ocak ve 2 Şubat 1943’de teslim oldu.


+ Benzer Haberler
» Sıfır konut fiyatları alıcıyı ikinci ele yöneltti
» “Marketler bayramı fırsat biliyor”
» Müze ziyaretlerinde yüzde 18,88’lik artış
» Sünnet kıyafetleri artık alınmıyor
» “Tohumlar çeyiz sandıklarından çıkıyor”
» Organik sabun cilde ilaç oluyor
» “Anneannemin el emeğini nesilden nesile aktarmak istiyorum”
» Yemlik mısır talebi karşılanamıyor
» Konteyner taşımacılığında ihracat ağır bastı
» Üreticiyi sıfır gümrük vuracak


ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 20.05.2019
  Ticaret 18.05.2019
  Ticaret 17.05.2019
  Ticaret 16.05.2019
  Ticaret 15.05.2019
  Ticaret 14.05.2019
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni