• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  SOHBETLER  |  FİNANS  |  İHALELER  |  BORSALAR  |  RESMİ GAZETE

İş dünyası ekonomide istikrar istiyor

30 Mart 2021 Salı 00:00
12
14
16
18

İş dünyası ekonomide istikrar istiyor

   ► Özilhan: Ekonomideki semptomları hafifletmeye uğraşmakla yetinmemek aynı anda kökte yatan sorunları tedavi etmeye çalışmak lazım

           SEZA NUR DEMİRPARMAK      
     TÜSİAD olağan Genel Kurul toplantısı gerçekleştirildi. Olağan Genel Kurul gündemi kapsamında TÜSİAD’ın Yüksek İstişare Konseyi Başkanı ve Divanı, Yönetim Kurulu, Denetleme Kurulu ve Haysiyet Divanı asil ve yedek üyelerinin seçimi yapıldı. TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Simone Kaslowski, 1 yıllığına yeniden yönetim kurulu başkanı seçildi. TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Tuncay Özilhan ve TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Simone Kaslowski konuşmalarında ekonomide yaşanan sıkıntıların altını çizdi. İş dünyasının temsilcileri uzun dönemli yatırım için ekonomide istikrar ve güven çağrısı yaptı. Bir yandan ekonominin canlılığını sağlarken diğer yandan ekonomik istikrarı koruyabilmenin yolunun, keskin manevralar yapmak yerine, açık, net, öngörülebilir ve tüm kesimlere güven veren bir yol haritası ortaya koymaktan geçtiğini söyleyen Özilhan, “Hedefe en kısa zamanda en az maliyetle ulaşmak için asıl önemlisi, sadece semptomları hafifletmeye uğraşmakla yetinmemek aynı anda kökte yatan sorunları tedavi etmeye çalışmak lazım” diye konuştu.

“Uzun vadeli yatırımın sırrı istikrar ve güven”
     Türkiye ekonomisinin kök sorunlarının neredeyse Cumhuriyetin kuruluşundan beri aynı olduğunu söyleyen Özilhan, bunların tasarruf açığı, TL’nin değerinin istikrarı, fiyat istikrarı, yeteri kadar nitelikli istihdam yaratamama, üretim yapısının dönüşümü, kamu harcamalarının ekonomik verimliliği artıracak biçimde kullanılmaması olduğunu belirtti. Özilhan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Tasarrufları artırmazsak, TL’ye güveni tesis edip uzun vadeli dış kaynak çekmezsek, hiçbir faiz indirimi kalıcı olmaz. Nitekim hep böyle oluyor. Faizler, bir tansiyon hastasının tansiyon ilacına verdiği tepki gibi hızla iniyor, ilaç kesilince yeniden çıkıyor. Bu iniş çıkışlar bünyeyi daha da zayıflatıyor. Yatırımcı güveni tesis edilemeyince uzun dönemli yatırım kararları da alınamıyor. Yatırımcı güven ister. Sık sık değişmeyen kurallar ister. Uzun vadeli yatırımın sırrı istikrar ve güvendir.”

     Sorunların arkasındaki ortak sorunun ekonomik yapının verimsizliği, döviz kazandıramaması, istihdam yaratamaması, yüksek teknolojili ürün üretememesi olduğunu ifade eden Özilhan, “Semptomlarla uğraşmak yerine sorunları kökünden çözme gereği, ekonomi için olduğu kadar diğer alanlar için de geçerli. Zikzaklar çizerek ilerlemek yerine, sorunların tüm boyutlarını iyice inceleyerek, sadece bugünü değil, geleceği de düşünerek karar almak bizi hedefimize daha hızlı ve daha zahmetsiz ulaştırır. Etraflıca düşünülmemiş, ilgili tüm tarafların görüşleri alınmamış, aceleye getirilmiş kararlar çok çabuk değiştiriliyor. Bu da güvensizlik yaratıyor; öngörü ufkunu daraltıyor. Türkiye’nin uzun yıllar çözmekle uğraştığı en önemli toplumsal sorunlardan biri, kadın-erkek eşitliği. Kadınlara seçme hakkı verilen ilk ülkelerden birisi olan ülkemizde, şimdiye kadar alınmış olan çok sayıda önleme rağmen, kadınların ekonomik, toplumsal ve siyasi alanda ikincil planda kalmasının önüne geçilemedi. İstanbul Sözleşmesinin iptal edilmiş olmasının, kadına şiddete karşı verilen mücadeleyi kolaylaştırmadığı görüşündeyiz.   Aynı sorunlar uluslararası ilişkilerde de geçerli. Türkiye dış politikasını, çağdaş uygarlık ideali ve uzun vadeli çıkarları doğrultusunda oluşturmalı ve kurumsal ilişkiler temelinde, güven ve istikrar sağlayacak şekilde sürdürmeli. Sorunları kökünden halletmek yerine semptomları ortadan kaldırmaya odaklanmayı iç politikada da görüyoruz. Türkiye tüm sorunlarını konuşarak, uzlaşarak çözebilmeli” dedi.

“TL’ye, kaybettiği güveni yeniden kazandırmalıyız”
     Pandemi yılında kredi genişlemesine bağlı olarak gerçekleşen istisnai büyüme ile enflasyonist baskıların arttığı, işsizlik sorununun devasa boyutlara eriştiği, hem faizin hem kurun yükseklerde seyrettiği bir ekonomik ortamda yaşadığımızı aktaran Kaslowski, “İşsizlik, toplumumuzun bugününü ve geleceğini korkutucu şekilde tehdit etmektedir. Bunun yanında geçmiş on yılın küresel ölçekteki kolay finansman koşulları, giderek ortadan kalkıyor. Rezervlerimiz azaldı. İşte böyle bir dönemde hükümetimiz yeni bir ekonomi paketiyle piyasalara olumlu mesaj vermeye çalıştı. Bu çabayı olumlu karşılıyoruz. Atılması planlanan adımların, somutlaştırılarak paylaşılması ve rakamsal hedeflerin netleşmesi, programı daha verimli ve kredibilitesi daha yüksek hale getirecektir. Bir reform sürecinin olmazsa olmazı olarak gördüğümüz “hesap verilebilirlik”, ancak bu şekilde anlam kazanacaktır. Geçtiğimiz üç yılda, benzer programların ve eylem planlarının açıklandığına tanık olduk. Bunların istenen sonuca ulaşamadığını da, üzülerek gözlemledik.

     Geçtiğimiz hafta Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından kamuoyu ile paylaşılan reform uygulama programının üç aylık sürelerde reel kesimle, STK’larla birlikte takip edilmesi kritik öneme sahiptir. Böylece hem uygulamayı hem de süreci somutlaştırmış oluruz. İstikrarlı büyüme hattına oturmamız için ana hatları ve gereklilikleri herkesçe bilinen yapısal reformların bir an önce hayata geçirilmesinin şart olduğunu düşünüyoruz. Aksi taktirde had safhaya varan işsizliğin de etkisiyle, alım gücündeki azalma, enflasyonun yükselmesi, büyümenin finansmanı gibi temel sorunların çözülmesi mümkün değildir. TL’ye, kaybettiği güveni mutlaka yeniden kazandırmalıyız. Aksi halde krizden çıkışımızın çok zorlaşacağı kanısındayız. TL’nin zayıflığı bizi de dışsal şoklar karşısında sürekli zayıf bırakacaktır. Bu hedefe yönelik olarak bugüne dek titizlikle korunan bütçe dengesine daha fazla dikkat etmek, daha önce ülkemize büyük sıkıntılar yaşatan ikiz açık ortamına, dönmemek gerektiğini düşünüyoruz. Bu bağlamda gıda enflasyonunun özel olarak ele alınmasının, tarım sektörünün sorunlarını gündeme getirecek ve kalıcı olarak çözecek bir programın da hazırlanmasının gereğine inanıyoruz. Bu konularda hazırladığımız kapsamlı raporun yetkililerce değerlendirileceğini umuyoruz. Reform Programında bu yönde öngörülmüş adımların takipçisi olacağız. Gıda enflasyonu ve işsizliğin, artması ve yayılması; eğer önlem alınmaz ise toplumumuza çok zarar verecektir” ifadelerinde bulundu.


+ Benzer Haberler
» Günlük vak’a sayısı 61.028
» Hububatçılar pandemi dinlemedi
» ESİAD’dan ihracatı durduran konteyner krizine çözüm çağrısı
» EGİAD’tan iş dünyasına pandemi ekonomisi için öneriler
» Pandemide perakende e-ticaretinde %40 artış
» Satılık konutta deniz kenarı değerleniyor
» Hazine ve Maliye Bakanlığı 9.1 milyar TL borçlandı
» Rekabet Kurulu 32 firmaya soruşturma açtı
» Çimento sektöründeki 9 teşebbüs hakkında soruşturma
» Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerine ilişkin eğitim rehberi hazırladı


ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 21.04.2021
  Ticaret 20.04.2021
  Ticaret 19.04.2021
  Ticaret 17.04.2021
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni