• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  SOHBETLER  |  FİNANS  |  İHALELER  |  BORSALAR  |  RESMİ GAZETE

İthalat çiftçiyi vuracak

23 Ekim 2020 Cuma 18:00
12
14
16
18

İthalat çiftçiyi vuracak

   ► Buğday ithalatında yüzde 45, arpa ithalatında yüzde 35 ve mısır ithalatında % 25 oranındaki gümrük vergileri 1 Ocak 2021’e kadar sıfırlanacak

           KÜBRA TOPAL – DUYGU GÖKSU / ÖZEL     
     Buğday, arpa ve mısır ithalatına ilişkin İthalat Rejimi Kararına Ek Cumhurbaşkanı Kararı’nın 21 Ekim 2021 sayılı Resmi Gazete‘de yayımlandı. Buğday ithalatında yüzde 45, arpa ithalatında yüzde 35 ve mısır ithalatında yüzde 25 oranındaki gümrük vergilerinin 1 Ocak 2021’e kadar yüzde sıfır olarak uygulanması kararını, Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Zerrin Çelik ve İzmir Ticaret Borsası (İTB) Hububat Mamulleri Toptan Ticareti Meslek Komitesi Başkanı Nihat Sağır değerlendirdi.
     ZMO İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Zerrin Çelik, ithal edilen hububat miktarının belirsizliğinin; gelecek yılın alımlarını etkileyerek üreticiyi zor duruma düşürebileceğini söyledi. Öte yandan İTB Hububat Mamulleri Toptan Ticareti Meslek Komitesi Başkanı Nihat Sağır, yüzde 30 oranında artan buğday fiyatlarının, önümüzdeki sezonda çiftçiyi buğday üretimine teşvik edebileceğini aktardı.

“İthalat miktarı 2021’in alımlarını etkilerse üretici kaybeder”
     Alınan kararın gerek iç piyasada gerekse dış piyasada ürün fiyatlarında devam eden yükselişin enflasyona olan baskısını azaltmak üzere yapıldığını ifade eden Çelik, “ithalat miktarının ne kadar olacağı bilinmiyor. Şayet ithal edilen miktarlar gelecek senenin alımlarını etkiyecek şekilde olursa işte o zaman üreticilerimiz kaybeder. Ve sonraki yıllar için üretimden vazgeçebilir” dedi.
     Bu ürünlerde çeşitli nedenlerle ithalat yapıldığını söyleyen Çelik, “Sıfır vergi oranı ile ithalat sanayicilerin, parası olup parasını bu ürünlere yatıracakların işine yarayacak. Fırsatçılık ve stokçuluk artabilir. Gelecek için fiyatları baskılayamayacağı öngörülebilir bir durumdur. Söz konusu ürünlerde hasat işlemi tamamlandı. Buğday ve arpada üreticilerin ekime hazırlandığı bir dönem. Ekim alanları açısından bu nedenle bir daralma yaşanmayacağını söyleyebiliriz. Bununla birlikte ithalat miktarının ne kadar olacağı bilinmiyor. Şayet ithal edilen miktarlar gelecek senenin alımlarını etkiyecek şekilde olursa işte o zaman üreticilerimiz kaybeder. Ve sonraki yıllar için üretimden vazgeçebilir. Çünkü arz fazlası, üreticilerin ürünlerinin maliyetin altında satılması riskini beraberinde getirmektedir. Özellikle kuru tarım alanlarında buğday ve arpadan başka seçeneği olmayan ve geçimini bu ürünlerden sağlayan üreticilerimiz için bu durum düşündürücü” diye konuştu. Bu konunun büyük bir belirsizliği beraberinde getirdiğini belirten Çelik, “Öte yandan hasat sezonunda düşük fiyattan alınan ürünleri daha pahalıya ithal etmenin ülkemize bir yararının olmadığı da açık. Durumun daha net ortaya konması ve üreticileri koruyacak şekilde uygulama yapılması gerekir” dedi.

“Gümrük vergisi üreticiyi korur”
     İzmir’de söz konusu ürünler için rakamlar incelendiğinde 2019 yılında 2018 yılına göre ekim alanları ve üretim miktarı bakımından genel olarak bir düşüş olduğunu söyleyen Çelik, “İzmir ili mısır hariç diğer ürünlerde Türkiye’de ekim alanı ve üretim miktarı bakımından yüzde 1’in altında bir paya sahip. Bu rakamlar İzmir’de bu ürünlerin önemsiz olduğunu düşündürmemeli. Konu olan ürünler gerek insan beslenmesi gerekse hayvan beslenmesi açısından stratejik öneme sahip.
Ekonomik, iklim ve son olarak da Covid-19 salgını ile yaşadığımız krizlerde ülkeler bu ürünlerin dış satımını durduruyor ya da kısıtlama getiriyor. Öncelikle gıda güvencesi ve gıda egemenliği açısından üreticilerimizin üretime devam etmesini ve kaliteli ürün üretmesini sağlayacak önlemleri hayata geçirmemiz gerekiyor. Gümrük vergilerinin ülkenin üretimini ve üreticilerini korumaya yönelik bir önlem olduğunu unutmamak gerekir” ifadelerini kullandı.

“Ekim alanlarının verimi artırılmalı”
     Öte yandan, Türkiye’nin un ihracatından çok buğday ithalatı yaptığını ve iyi bir çabayla buğday ithalatının önüne geçilebileceğini kaydeden Sağır, “Türkiye, dünyanın en büyük un ihracatçısı fakat ihraç ettiğimiz undan fazla buğday ithal ediyoruz. Kendi kendimize buğday yetmiyor. Dünya piyasalarında da buğdayın fiyatı bu dönemde arttı. Türkiye’de maalesef buğdayda ekim alanları düşük ve gelişmiş ülkelere oranla rekolte ve verim olarak gerideyiz. Ekim alanlarını daha verimli kullanabilsek ithalat yapmayabiliriz. Türkiye’de ortalama 20 milyon ton civarı buğday rekoltesi var. Geçtiğimiz yıl 9 milyon ton buğday ithalatı yapıldı. Bunu göz önünde bulundurursak, un ihracatı icin gereken buğday dahil olmak üzere ihtiyacımız olan rakam yaklaşık olarak 30 milyon ton. 30 milyon tonluk rekolte, iyi bir çaba ile verim yükseltilerek mevcut üretim alanlarında alınabilir. En azından yüzde 25 oranında bir artış sağlanabilir. Böylece ithalatın önü ciddi şekilde kesilebilir. Geçtiğimiz yıl ithalata ödediğimiz miktar sadece buğday için ortalama 2 milyar dolar. Bu az bir miktar değil” diye konuştu.

“Buğday fiyatlarındaki artış çiftçiyi teşvik edebilir”
     Türkiye ekim alanlarını daha verimli kullanarak üretimi artırmalı, yurt dışındaki buğday piyasalarında fiyatların hareketlenmesinden etkilenmemesi gerektiğini belirten Sağır, “Dünya piyasalarında da ortalama yüzde 30 artış var. Mayıs ayına göre fiyatlar arttı. Dünya pandemiden dolayı stoklarını çok eritmek istemiyor gibi görünüyor. Buğday stoklarının azalması iyi oldu ancak ithalat hamlesi için geç kalındı. Türkiye’deki buğday fiyatları geç açıklandı, devlet 1,65 TL’den alacağız dedi fakat Toprak Mahsulleri Ofisi de 1,65 TL’den piyasadan toplayamadı, çünkü tüccarlar 1,85 TL’ye kadar hasat zamanında buğdayı aldılar. Şu anda buğday fiyatlarının yüksek olması, unlu mamullerde fiyat yükselişini getirecek. Yüzde 30 oranında artan buğday fiyatları ekmek fiyatını da artıracak. Önümüzdeki sezon için çiftçiyi şu anki buğday fiyatları teşvik edecektir” açıklamalarında bulundu.


+ Benzer Haberler
» Yumurta sektörü yeni pazarlara yoğunlaştı
» Servisçi evine ekmek götüremiyor
» Çam balı üretiminde ciddi düşüş
» “Hedefimiz 2.9 milyar dolara ulaşmak”
» Züccaciyecilerin yıl sonu hedefi 4,6 milyar dolar
» “Paket servis fastfood kültürüne uygun”
» “İzmir’de 2 ayda 300’e yakın kuaför kapandı”
» Türk konut sektörü tüm dünyadan yatırımcı çekiyor
» Aliağa, İzmir limanını 3’e katladı
» Zeytinde desteklemelerle yerli çeşitlerin arttırılması öneriliyor


ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 28.11.2020
  Ticaret 27.11.2020
  Ticaret 26.11.2020
  Ticaret 25.11.2020
  Ticaret 24.11.2020
  Ticaret 23.11.2020
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni