• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  TİCARET SOHBETLERİ  |  FİNANS  |  İHALELER  |  TİCARET BORSALARI  |  RESMİ GAZETE

İzmir, şarbon konusunda tedbiri elden bırakmadı

08 Eylül 2018 Cumartesi 11:00
12
14
16
18

   ► Şarbon hastalığından korunma yollları, hastalığın nedenleri, belirtileri, tedavisi ile ilgili olarak tavsiyelerde bulunan uzmanlar “Panik yapmayın” çağrısında bulundu.

     Kurban Bayramı’nın ardından Türkiye gündemine oturan şarbon hastalığı, vatandaşların paniklemesine yol açtı. Şarbon hastalığından korunma yollları, hastalığın nedenleri, belirtileri, tedavisi ile ilgili olarak tavsiyelerde bulunan uzmanlar “Panik yapmayın” çağrısında bulundu.
     Öte yandan, Tarım ve  Orman Bakanlığı İzmir İl Müdürlüğü tarafından yapılan yazılı açıklama ile bazı basın yayın kuruluşlarında, İzmir’de şarbon hastalığı vakalarının görüldüğüne ilişkin yer alan asılsız haberlere itibar edilmemesi gerektiği belirtildi.

“İzmir’de hiçbir numunede şarbon hastalığı teşhis edilmedi”
     Tarım ve  Orman Bakanlığı İzmir İl Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi; “Son günlerde ulusal, yerel ve de sosyal medyada İzmir’de Şarbon hastalığı vakalarının görüldüğüne dair iddialara yer verilmektedir. Tüm bu iddialar mesnetsiz ve gerçek dışıdır. İzmir’de 2018 yılında ne Kurban Bayramı öncesinde, ne de sonrasında herhangi bir şarbon hastalığı vakasına rastlanmamıştır. Basında yer alan şarbon haberleri üzerine İzmir İl ve İlçe Tarım Müdürlükleri’ne şarbon ile alakalı birçok ihbar gelmiştir. Bu şikâyetlerin büyük çoğunluğu etle temas eden kişilerin ellerinde ya da vücutlarının başka yerlerinde yaralar meydana geldiği, etlerde kokuşmaların ve renk değişikliklerinin olduğu yönünde gerçekleşmiştir. Yapılan başvurular kapsamında bugüne kadar 51 adet numune alınmış ve Bornova Veteriner Kontrol Enstitüsü Müdürlüğü’ne analiz için gönderilmiştir. İlgili Enstitü Müdürlüğünce yapılan analizler sonucunda hiçbir numunede şarbon hastalığı teşhis edilmemiştir. Öte yandan İzmir’de, şarbonla ilgili herhangi bir şüpheli hayvan bildirimi ya da hayvan karantinası söz konusu değildir. Ayrıca hastanelere başvuran hiçbir vatandaşımızda şarbon hastalığı tespit edilmemiştir.”

Uzmanlar; “Vatandaşlar et ve süt tüketimini engellememeli”
     Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Turhan Togan, Medical Park İzmir Hastanesi’nden Doç. Dr. Gülfem Terek Ece, Anadolu Sağlık Merkezi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Elif Hakko, Okan Üniversitesi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Nail Özgüneş, Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Yakup Hakan Başaran ve  İstinye Üniversite Hastanesi Medical Park Gaziosmanpaşa Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Neşat Bozkurtgil; hastalık ile ilgili kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.

15 Dakikada Şarbondan korunun
     Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Turhan Togan,  Türkiye’de görülen şarbon vakalarının vatandaşların et ve süt tüketimini engellememesi gerektiğini vurgulayarak, “Eti 15 dakika pişirip, sütü de 15 dakika kaynatarak bu hastalıktan kendimizi koruyabiliriz” uyarısında bulundu.  
     Türkiye’nin farklı illerinde görülen deri şarbon vakaları paniğe yol açarken, İzmir Özel Can Hastanesi’nde görevli Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Turhan Togan,  “Panik yapmaya gerek yok” uyarısında bulundu. Tarım ve Orman ile Sağlık Bakanlığı’nın gerekli tedbirleri aldığını belirten Dr. Togan, “Et ve süt ürünleri uygun şartlarda pişirerek bu mikroptan korunmamız mümkün” dedi. Et ve süt ürünlerinin üretimi konusunda önemli uyarılarda bulunan Dr. Togan, “Et ürünlerinin en az 15 dakika pişirilmesi gerekmektedir. Çiğ veya az pişirilmiş tüketilen et ve et ürünleri risk teşkil etmektedir. Süt tüketilmeden ve peynir yapılmadan önce en az 15 dakika kaynatılması gerekmektedir. Yöresel olarak hastalığın tespit edildiği bölgelerde titizlikle önlem alınması gerekmektedir.

UHT Sütlerini kaynatmaya gerek yoktur
     “UHT sütlerini kaynatmamıza gerek yoktur” diyen Dr. Togan, “Çiğ olarak aldığımız Sütleri ise kaynatmak şarbon hastalığı yanı sıra  daha sık olarak karşılaştığımız brucella hastalığındanda korunmak acısından son derece önemlidir. Endüstiyel üretilen ve UHT yöntemi kullanılarak üretilen süt, peynir ve yoğurt ürünleri güvenilir bir şekilde kullanılabilir. Bireysel olarak hazırlanan yoğurt ve peynir ürünlerinin uygun hazırlanan sütlerle yapıldığından emin olunması tavsiye ederim” diye konuştu.  Türkiye’de yüzde 95 oranında deri şarbonunun görüldüğünü ve panik yapmaya gerek olmadığını kaydeden Dr. Togan, “Şarbonlu ete eldivensiz dokunmamak gerekir. Ellerimizdeki çatlak ve yaralardan mikroorganizma çok rahatlıkla tutunup derimize yerleşebilir ve lezyonlar ortaya çıkabilir” dedi.
     Dr. Togan, şarbon hastalığı, belirtileri ve tedavi ile ilgili şu bilgileri verdi; “Şarbon hastalığı  esas olarak insan ve hayvanlarda bilinen en eski hastalıklardan biridir. Ülkemizde tarımsal kaynaklı şarbon vakaları sıklıkla görülmektedir. Genel olarak olarak ot yiyen hayvanların hastalığıdır. İnsanlara şarbon hastalığını taşıyan hayvanlardan bulaşır. Şarbon hastalığının etkeni Bacillus anthracis isimli bir bakteridir. Bakterinin canlı dokularda bulunan şekli  doğada, oksijen varlığında spor formuna dönüşür. Bakterinin spor formları ise ısı, soğuk, ultraviyoleye, kuruluğa, kimyasal dezenfektanlara  son derece dayanıklıdırlar ve hastalıktan bu spor formları sorumludur”

“Ülkemizde en sık deri şarbonu görülüyor”
     Medical Park İzmir Hastanesi’nden Doç. Dr. Gülfem Terek Ece de şarbon hastalığı hakkında merak edilenleri açıkladı.
     Şarbon hastalığının ölümcül bir hastalık olduğunu belirten Tıbbi Mikrobiyoloji Kliniği’nden Doç. Dr. Gülfem Terek Ece “Şarbon bölgesel salgınlara ve ölümlere sebep olabilen bir hayvan hastalığıdır. Şarbon hastalığı mikrobun vücuda girmesinden itibaren yaklaşık 2-7 gün sonra ortaya çıkar. Şarbon hayvandan insana üç şekilde bulaşabilir. Deriden bulaşma, genellikle hayvanın bakımını, kesimini yapan yani direk hayvanla teması olan kişilere olan bulaşmadır ki bu genellikle ‘deri şarbonu’ olarak karşımıza çıkar. Ülkemizde en sık görülen şekli deri şarbonudur. Bakterinin deriden girdiği yerde, ilk önce böcek ısırığına benzer kaşıntılı bir şişlik oluşur. Bu şişlik 1-2 gün içerisinde 1-3 santimetre çapında siyah renkte bir yaraya dönüşür” dedi.
     Şarbon hastalığını taşıyan hayvanların ivedilikle imha edilmesi gerektiğini söyleyen Doç. Dr. Gülfem Terek Ece “Şarbonlu olduğundan şüphelenilen veya ölen hayvanlar asla kesilmemeli ve derisi yüzülmemelidir. Şarbondan ölen hayvanlar mümkünse derin çukurlar açılarak kireç ile gömülmeli ya da yakılarak imha edilmelidir.”

“Şarbondan korunmak için etleri iyi pişirin”
     İnsanların şarbon nedeniyle et tüketiminden kaçındıklarını belirten Anadolu Sağlık Merkezi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Elif Hakko, “Rengi değişmiş, kuşku duyulan etlerin yenmemesi gerekir ancak iyi pişmiş etlerde basil öldüğünden tüketilmesinde sorun yoktur. Şarbon süt ve süt ürünleriyle de bulaşmadığından gönül rahatlığı ile tüketilebilir” dedi.
     Son günlerde şarbon hastalığının ortaya çıkması ile birlikte Türkiye’de pek çok kişi şarbon şüphesiyle hastanelere başvurdu. ‘Bacillus Anthacis’ isimli bakterinin yol açtığı şarbon hastalığının kuluçka süresinin genellikle 2 ile 7 gün arasında olduğunu vurgulayan Anadolu Sağlık Merkezi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Elif Hakko, “Şarbon hayvanlarla temas eden kişilere bulaşır. Şarbon insandan insana geçmese de hastanın derisindeki lezyona dokunulması ile de bulaşabilir” açıklamasında bulundu.

“Ciltte lezyonu olan, ateşi ve ishali olanlar hekime başvurmalı”
     Hayvancılıkla uğraşan kişilerin, kasapların ve veterinerlerin risk altında bulunduğunu belirten Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Elif Hakko, “En çok görülen formu deri şarbonu olmakla beraber, bağırsak ve akciğer şarbonları da diğer formudur” dedi. Hayvan teması sonrası ciltte lezyonu olanların, ateşi ve ishali olanların hemen hekime başvurması gerektiğini hatırlatan Doç. Dr. Elif Hakko, erken tanının çok önemli olduğunu vurgulayarak, “Genel olarak hayvanla uğraşmayan kişilerde şarbon riski çok düşüktür” şeklinde konuştu.

Şarbon hakkında bilinmeyenler
     Okan Üniversitesi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Nail Özgüneş’in hastalık ile ilgili açıklamaları şöyle; “Şarbon yani antraks, “Bacillus Anthracis” adındaki bakterinin yaptığı bir hastalık olup esasen hayvanlarda hastalık yapan bir bakteridir. İnek, koyun, keçi gibi otçul hayvanlarda görülür. Bu grup hastalıklar, “zoonoz” olarak adlandırılır. Bu bakteri, tetanoz basilinin aksine oksijeni seven, oksijenli ortamda iyi üreyen bir bakteridir. Zorlu fiziksel ve kimyasal koşullara son derece dayanıklıdırlar. Doğada çok uzun yıllar boyunca spor oluşturarak yaşayabilmektedir. İnsanlara başlıca deri yoluyla bulaşır ama solunum ve sindirim yolundan da bulaşması olasıdır.”

Şarbon hastalığı, deri şarbonu, akciğer şarbonu ve bağırsak şarbonu olarak üç gruba ayrılıyor;
     Deri Şarbonu: Deri yoluyla en sık; hayvancılıkla uğraşan,  hayvan kesen, hayvan eti ile uğraşan kişilerde çok kolay bulaşma görülebilir. Ayrıca; akciğer şarbonu, bağırsak şarbonu ve şarbon sepsisi tablosuyla beyni bile etkileyen ağır hastalık tablosu meydana gelebilir. İnsanda hastalık en sık olarak deri şarbonu şeklinde görülür. Klinikte, deri şarbonu malign ödem tarzında karşımıza çıkar, bu lezyonun orta kısmında siyah bir yara oluşur. Buna “kara kabarcık” denir.  Bu oldukça tanı koydurucudur. Bunun yanında, laboratuvar testleri tanıda çok yardımcı olamaz.
     Bağırsak Şarbonu: Bu türde şarbon et yenildiği takdirde bulaşır. Enfeksiyon bağırsaklara yerleşir. Bulantı, kusma, karın ağrısı, ateş ve ishal ile kendini gösterir.
     Akciğer Şarbonu: Şarbonlu hayvanlardan solunum yolu ile bulaşır. Soğuk algınlığı gibi başlar. Yüksek ateş, titreme ve solunum alıp verme de güçlük gözlemlenir.

“Şüphe duyan kişiler, mutlaka doktora görünmeli”
     Aslen hayvanlarda görülen mikrobik bir hastalık olan şarbon; çoğunlukla yün, kıl ve post gibi kısımlar olmak üzere mikrop içeren hayvan organları ile temas veya hayvan etinin yenmesi ile oluşuyor. Hastalığın antibiyotiklerle tedavisinin mümkün olduğunu belirten uzmanlar, hastalık şüphesi duyan kişilerin mutlaka bir enfeksiyon hastalıkları uzmanına müracaat etmesi gerektiğinin altını çiziyor.
     Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Yakup Hakan Başaran, toplum sağlığını tehdit eden şarbon hastalığı ile ilgili önemli bilgiler verdi.
     Nadiren mikrop içeren partiküllerin solunmasının da hayatı tehdit eden akciğer şarbonuna neden olabildiğini belirten Uzm. Dr. Yakup Hakan Başaran, hastalığın belirtilerini şöyle ifade etti: “Ciltle teması sonrası bakterilerin enfeksiyon belirtilerini oluşturmak üzere kuluçka süresi 1-7 gündür. Belirtiler kaşıntılı bir kabarıklık şeklinde başlar ve belirtilerin başlangıcından sonra 1-2 gün içerisinde bu kabarıklık önce içi sıvı dolu bir kesecik ve sonra ortası oyulmuş bir yara halini alır. Bu yara ağrısızdır, fakat bazen bir miktar kaşıntı oluşabilir. Zamanla yara siyah bir kabul bağlar ve birkaç hasta içinde kalıcı bir iz bırakarak iyileşir. Mikroplu hayvan ürünlerinin yenmesi ile is ağızdan başlayarak tüm sindirimw kanalında şarbon hastalığı gelişebilir ve başka hastalıklarla karışabildiği için teşhisi daha zordur.”
     Şüphe duyan kişiler, mutlaka doktora görünmeli. Hastalığın antibiyotiklerle tedavisinin mümkün olduğunu ifade eden Başaran, “Kendisinde hastalığın varlığından şüphe eden kişilerin mutlaka bir enfeksiyon hastalıkları uzmanına müracaat etmesi gereklidir. Laboratuvara gönderilen örneklerle mikrobiyolojik tanı konulması ucuz, pratiktir ve mutlak olarak gereklidir. Kesin tanı konulduğu durumlarda hastalık görülen bölge karantinaya alınır ve hastalığın uluslararası bildirim zorunluluğu vardır” dedi.

Şarbon mikrobundan korunmak için neler yapılmalı?
Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Yakup Hakan Başaran, şarbondan korunmak için yapılması gerekenleri ise şöyle sıraladı:
     1. Enfekte hayvanlar kaynağında tespit edilmeli ve hayvanlar aşılanmalı,
     2. Salgın tespit edilen bölgelerde çalışanlar eldiven, koruyucu ekipman ve özel filtreli solunum maskeleri takmalı,
     3. Temas şüphesi olan kişiler bol sabun ve suyla yıkanmalı, kesin tanı konulana kadar çamaşır suyu kullanımı gereksiz ancak kesin tanı konulduktan sonra kullanılan materyaller (bıçak, kap-kacak gibi) ve elbiseler 1/10 sulandırılmış çamaşır suyu ile yıkanmalı
     4. Şüpheli hayvan organ ve parçaları, ayrıca kişinin kıyafetleri üç kat plastik içerisinde taşınarak temizliğe alınmalı, buralardan bulaşın önüne geçilmeli
     5. Temas eden kişilerin antibiyotik tedavisi planlanmalıdır.
     6. Aşı mevcuttur ancak riskli meslek grupları hariç aşı uygulaması önerilmemektedir.
     7. Her ne kadar tedavisi mümkün olsa bile, mikrobu barındıran hayvan ve hayvan ürünlerinin tüketilmesi, iyi pişirilse bile, hastalığın önüne geçemeyeceği için, tavsiye edilmemektedir.

Uzmanların şarbon hastalığı ile ilgili öne çıkan tavsiyeleri

  • Et ve süt ürünleri uygun şartlarda pişirilmeli
  • UHT sütlerini kaynatmaya gerek yoktur
  • Yoğurt ve peynir ürünlerinin uygun hazırlanan sütlerle yapıldığından emin olunmlıdır
  • Hayvanla uğraşmayan kişilerde şarbon riski çok düşüktür
  • Şarbonlu ete eldivensiz dokunmamak gerekir
  • Hastalığın antibiyotiklerle tedavisi mümkündür
  • Şarbon hastalığını taşıyan hayvanların ivedilikle imha edilmesi gerekir

 


+ Benzer Haberler
» Kasaplar memnun marketler durgun
» Dövizdeki artış Türk Pamuğu için fırsat
» Kolay doğumun yolu yogadan geçiyor
» İEF’te yerli robot vatandaşlarla buluştu
» Demuraj ücreti ithalatçıyı zora soktu
» “Maliyet arttı süt fiyatları arttırılsın”
» İzmir’in gözde ilçeleri fuarda ziyaretçilerini bekliyor
» Sırbistan: “İEF’de olmaktan dolayı mutluyuz”
» İEF’de tasarruf cihazları standına yoğun ilgi
» Domatesi ‘Tuta’ tuttu, fiyatlar fırladı


ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 19.09.2018
  Ticaret 18.09.2018
  Ticaret 17.09.2018
  Ticaret 15.09.2018
  Ticaret 14.09.2018
  Ticaret 13.09.2018
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni