• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  SOHBETLER  |  FİNANS  |  İHALELER  |  BORSALAR  |  RESMİ GAZETE

“İzmirlilerin desteğini almadan, İzmir’in adından söz ettirdik”

06 Nisan 2019 Cumartesi 16:00
12
14
16
18

   ► Melis Şanlı: Kendimize ait bir havuz dahi olmadan Ganj Nehri’ne dönen havuzlarda antrenman yaparak bu başarıları elde etmek büyük meziyet.

     Türkiye’de henüz yaygınlaşmayan, diğer sporlara oranla daha az benimsenen su topu sporuna verilen desteklerin yetersizliği, Türkiye’de ve İzmir’de  su topunun gelişimini yavaşlattı. Ege Bölgesi’nin ismini her zaman yukarıda tutan, İzmir’in en iyi su topu kulübü Ege Su Sporları Tenis İhtisas Spor Kulübü (ESTİ)  kendi çabaları ve destekleri ile sporcu aidatlarıyla spor hayatını başarı ile sürdürüyor.
     Dünyanın en zor ikinci spor dalı olan su topunda 18 milli maçta Türkiye’yi temsil eden ESTİ Bayan Su Topu Takımı Kaptanı Melis Şanlı, deneyimlediklerini paylaşırken, Türkiye’de su topu sporunun gelişimini ve yerini değerlendirdi. Türkiye’de su topunun toplumda meraktan öteye gidemediğini ifade eden Şanlı, “İnsanlar, bu sporu yalnızca otellerde oynanan halinden ibaret olduğunu düşünüyor. Toplumun su topuna ilgisi ‘Ayağınız yere değiyor mu?’, ‘Su da top mu oynanır?’ şeklindeki düşüncelerden öteye gidememiştir” dedi.

Öncelikle sizi tanıyabilir miyim?
     İzmir Özel Türk Koleji’nden mezun olduktan sonra Yaşar Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitirdim. Lisede yıllarımda okulum sayesinde öğrenci değişimi programı ile bir süreliğine Avusturya’ya gittim. Spor hayatım Ege Üniversitesinin yüzme takımına katılmakla başladı. Yüzme takımı ile yaş kategorisinde katılmış olduğum yarışlarda da üçüncülük elde ettim. Yüzme sporuna bir yıl ara vererek bir yıl aranın ardından 12 yaşında su topu sporuna başladım ve halen bu spor ile aktif olarak ilgilenmekteyim. Bu spora Esti Su Sporları Kulübü’nde başladım ve halen bu takımda oynamaktayım. Aynı zamanda milli takımda üç Avrupa şampiyonasında, 18 milli maçta ülkemi temsil ettim. Şu anda avukatlık yapmaktayım.

Su topu sporuna başlama süreciniz nasıl oldu? Ailenizin teşviki ile mi başladınız?
     Öncelikle ilkokulda okuduğum zamanlar Ege Üniversitesinde yüzme sporuna başladım. Burada yaş kategorisinde yarışlara katılıp kulübü temsil ettikten sonra okulumun kampüs değiştirerek uzağa taşınmasıyla birlikte yüzme sporuna ara vermek zorunda kaldım. Yaklaşık bir yıl ara vermenin ardından havuza geri döndüğümde su topuna ilişkin kursları görmemle bu spora ilk adımı atmış bulundum. Su topuna başladığım zamandan üniversiteyi bitirdiğim güne kadar spor ve eğitim hayatını bir arada götürmek elbette kolay olmadı. Hukuk fakültesinde okumanın zorluğu karşısında, ben bu sporu her bırakıyorum dediğim zaman ailemin teşviki ve destekleri ile her daim güçlenerek bu noktalara kadar geldim.
     - ESTİ’yi bize anlatır mısınız? Bayan takımında elde edilen başarıları sizden dinleyelim…
     İzmir’in en iyi su topu kulübü hem de logosunda İzmir’i taşıma ayrıcalığına sahip olan Ege Su Sporları Tenis İhtisas Spor Kulübü, 1993 yılında kurulmuştur. Esti Su Sporları Kulübü, erkekler ve kızlar takımı olmak üzere hem A takım hem de yaş kategorilerinde İzmir’i başarı ile temsil etmektedir. Kulübümüz, bu güne kadar yönetim kurulunun kendi çabaları ve destekleri ile sporcu aidatlarıyla spor hayatını başarı ile sürdürmektedir.

“Ege Bölgesi’nin ismini hep yukarıda tutmaktayız”
     Bayan takımı olarak bugüne değin arka arkaya beş şampiyonluğa imza atmış bulunmakla birlikte katıldığımız her turnuva ve ligden başarı ile İzmir’e geri dönerek Ege Bölgesi’nin ismini hep yukarıda tutmaktayız. Türkiye’nin en büyük spor kulüplerinden biri olan Galatasaray gibi bir kulüple mücadele ederek onların bu maddi gücünün altında, yabancı oyuncu transferlerinin yanında hiçbir kurumdan destek görmeden kupayı yıllarca İzmir’e getirdik. Geçtiğimiz sezon elde ettiğimiz şampiyonlukla birlikte Avrupa’da ki turnuvalara katılma ve ülkemizi temsil etme hakkımız doğdu.

Sporun sosyal çevrenize ilişkilerinize yansımaları nasıl?
     Spor, hem bireyler arası hem de toplumsal anlamda ilişkilerin kuvvetlenmesini, gelişmesini ve kişinin sosyal anlamda daha aktif olmasını sağladığı gibi aynı zamanda kişiye iç disiplin kazandırır. Sporun sosyal ilişkilere yansıyan en önemli görünümün birlikte alınan ortak karar doğrultusunda harekete geçmek olduğunu söyleyebiliriz. Spor, aynı zamanda uluslararası anlamda farklı kültürlerle iletişim kurulması ve toplumsal bilincin gelişmesinde rol oynar. Özellikle ifade etmek gerekir ki takım sporu yapan kişilerin uyması gereken belirli kurallar vardır. Bu belirli kuralların içerisinde iletişimin gelişmesi ve birlikte hareket söz konusudur.

“Sporun sosyal hayata etkisi çok fazla”
     Takım sporlarında aynı zamanda o takımın başını çeken kısacası yön veren biri olduğu için o kişinin liderlik ruhuna da sahip olması gerektiğinden bu unsurun hem iş hayatına hem de özel hayata yansıdığını düşünüyorum. Bir gruba liderlik yapma veya liderle birlikte hareket etme ve birlikte alınan kararları kabullenmenin sosyal çevreye yansıyan en önemli insani değerler olduğu kanaatindeyim. Zira anılan bu değerler insana diğer yönden disiplin de kazandırmaktadır. Sosyal çevresi daha zengin olan insanların toplumsal hayatta daha başarılı ve ön planda olduğu, sporun sosyal hayata etkisinin oldukça fazla olduğu görülmektedir.

Su topunun Türkiye’deki yeri nasıldır? Türkiye ve İzmir özelinde baktığımızda su topu için teşvik edici çalışmalar var mıdır? Bu kapsamda üniversitelerin çalışmalarını yeterli buluyor musunuz?
     Su topu sporu Türkiye’de ne yazık ki fazla tanınan bir spor dalı değildir. Ülkemizde belli başlı sporlara teşvikin yanında su topuna verilen önem pek fazla olmadığından bu sporun insanlar tarafından benimsenmeyip, yaygınlaşmadığı kanaatindeyim. Türkiye’de belli başlı spor kulüplerinin kendi sporcularına sağlamış oldukları tesis ve materyal olanaklarının yanında bizim gibi yönetim kurulumuzun ve sporcu ailelerimizin destekleriyle başarı elde etmeye çalışan kulüplerin, antrenman imkanının kısıtlı olması Türkiye’de ve İzmir’de bu sporun gelişimini yavaşlatmıştır. Su topunun benimsenmemesinin sonucu olarak, insanların bu sporu yalnızca otellerde oynanan şekliyle ibaret olduğunu düşündüklerinden insanların bu spora ilgisi ‘Ayağınız yere değiyor mu?’,  ‘Su da top mu oynanır?’ şeklindeki meraktan öteye gidememiştir.

“Çalışmalar yetersiz”
     Su topu sporunun gelişimi açısından üniversiteler arası düzenlenen turnuvaların daha profesyonel anlamda yapılması gerektiği düşüncesindeyim. Türkiye genelindeki üniversite sayısına bakıldığında mevcut sayıya kıyasen yalnızca bazı üniversitelerin su topu takımı olduğu göz önüne alınırsa bu sporun gelişimi açısından eksiklik yaratmaktadır.  Aynı zamanda üniversiteler arası düzenlenen turnuvalara su topu takımı ile katılımın yalnızca belli başlı illerdeki üniversitelerden sağlanması ile turnuvaların tanıtımının yetersiz olması üniversitelerin su topu anlamındaki çalışmalarının yetersiz olduğunu göstermektedir.  

Türkiye ve İzmir’de bu spor dalı için eksiklikler nelerdir?  
     Bu konu hakkında üzülerek belirtmek gerekirse İzmir gibi denize kıyısı olan bir deniz kentinde antrenman yapacak havuz bulunmaması ve materyal eksikliği sıkıntısı bu spor için ciddi bir eksiklik teşkil etmektedir. İzmir’de yeterli sayıda olimpik havuz bulunmayışı ve sporcu sayısının fazlalığı antrenmanların verimli geçmesini oldukça güçleştirmektedir. Kendimize ait bir havuz dahi olmadan Ganj Nehri’ne dönen havuzlarda antrenman yaparak bu başarıları elde etmek gerçekten büyük bir meziyet. Biz İzmir’e kupayı her getirişimizde hiçbir kurumun ve İzmirlilerin desteğini görmedik. Arkamızda hiçbir güç olmadan bayan takımı olarak birinci ligde yıllarca adımızdan ve İzmir’in başarısından söz ettirdik.

Su topunun en zor spor dallarının içerisinde yer aldığını biliyoruz… Kadın olarak bu sporun içerisinde yaşadığınız zorluklar nelerdir?
     Su topu, dünyanın en zor ikinci spor dalı olmasıyla birlikte fiziksel güç gerektiren, çabuk koordine olabilme yeteneğine sahip ve bünyesinde takım ruhunu, kardeşliğini barındıran bir spor dalıdır. Kadınlar liginde, 8 dakikalık 4’er periyottan oluşan bir maçta devre aralarında yalnızca 2 dakika dinlenerek durmadan belirli bir tempoda yüzerek hem karşı takımın sporcusuyla mücadele edip hem de topla birlikte yüzmek gerçekten ciddi bir çaba ve fiziksel güç gerektirir. Kadınların toplumsal yaşamda karşılaştıkları zorlukların yanında bu spor içerisinde yaşanılan zorluk kapsamında su topu oynayan kadınların belirli bir fiziksel güce sahip olmaları gerektiği söylenebilir. Diğer yandan yaş ve konum itibariyle belli bir statüye sahip olan ve su topu oynayan kadınlarımızın hem ailevi sorumlulukları hem de sosyal birtakım sorumlulukları düşünüldüğünde kimi zaman zorluluklarla karşı karşıya kalabilmektedirler.

“Sayısız başarılara imza attık”
Su topu sporuna meraklı genç kadınlara vermek istediğiniz mesajlar nelerdir?
     Bütün bir sezon boyunca haftanın 7 günü antrenman yapan ve her şeyden fedakarlık veren 13 kızdan oluşan bayan takımımız ile sayısız başarılara imza attık. Şehir dışından turnuvadan şampiyonlukla her dönüşümüzde hissettiğimiz duyguların tarifi yoktur. Her şeyden öte her türlü zorluğa göğüs geren yaşları birbirinden farklı 13 kız kardeş kazanırsınız. Kimisi lisede kimisi üniversitede… Su topu sporuna meraklı genç kadınlara iletmek istediğim bu 13 şampiyon kızın kendinden sonra gelen su topuna meraklı gelecek nesillere başarılarını aktararak örnek olması ve devamlılığın sağlanması bu işin en tatmin edici yanıdır.

“Kadınlar, potansiyellerini görmeli”
     Kadınların öncelikle yapabileceklerine inanarak her daim kendi potansiyellerini görmeleri gerekir. Toplumu daha medeni daha ileri bir seviyeye götürecek olanlar bu ülkenin kadınlarıdır. Ülkemizde kadınlarımızın kendi ayakları üzerinde durabilmeleri ile aktif olarak sporun içinde yer almasını sağlamak amacıyla toplumsal bir çaba sarf edilmelidir.


+ Benzer Haberler
» Hayvanlar kısırlaştırma ile koruma altında
» Sıfır konut fiyatları alıcıyı ikinci ele yöneltti
» “Marketler bayramı fırsat biliyor”
» Müze ziyaretlerinde yüzde 18,88’lik artış
» Sünnet kıyafetleri artık alınmıyor
» “Tohumlar çeyiz sandıklarından çıkıyor”
» Organik sabun cilde ilaç oluyor
» “Anneannemin el emeğini nesilden nesile aktarmak istiyorum”
» Yemlik mısır talebi karşılanamıyor
» Konteyner taşımacılığında ihracat ağır bastı


ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 22.05.2019
  Ticaret 21.05.2019
  Ticaret 20.05.2019
  Ticaret 18.05.2019
  Ticaret 17.05.2019
  Ticaret 16.05.2019
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni