• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  SOHBETLER  |  FİNANS  |  İHALELER  |  BORSALAR  |  RESMİ GAZETE

Katarakt önlenebilir körlükte ilk sırada

19 Ekim 2019 Cumartesi 10:00
12
14
16
18

Katarakt önlenebilir körlükte ilk sırada

           SEDA GÖK / ANKARA     
     Türk Oftalmoloji Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Osman Şevki Arslan, göz bebeğinin arkasında bulunan ve görmeyi sağlayan doğal göz merceğinden kaynaklı hastalıklar içinde, en sık kataraktın görüldüğünü söyledi. Arslan, “Katarakt, dünyada önlenebilir körlük nedenleri arasında birinci sırada” dedi.
     10 Ekim Dünya Görme Günü nedeniyle Alcon Farkındalık Projesi kapsamında basın mensupları ile bir araya gelen Prof. Arslan, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre dünya genelinde görme kusuru olan kişi sayısının 284 milyon olduğunu söyledi. Prof. Dr. Arslan, bu kişilerin 39 milyonunun ya çok az görebildiğini ya da tamamen karanlık içinde bulunduğunu kaydetti.

     Mevcut körlüklerin yüzde 80’inin tedavi edilebilir olduğunu ifade eden Prof. Dr. Arslan, “Aslında körlükle mücadele etmek mümkün. Görme kusurlarının yüzde 90’ı gelişmekte olan ülkelerde. Bu veri, birçok şeyin olanaksızlıktan kaynaklandığını gösteriyor. Görme kusurlarının yüzde 65’i, elli yaş üzerindekilerde görülüyor” dedi.
     Dünyada tedavi edilebilir körlük sebeplerinin yaklaşık yarısını, halk arasında “göze perde inmesi” olarak bilinen kataraktın oluşturduğunu belirten Prof. Dr. Arslan, kataraktın, göz merceğinin bulanıklaşarak daha az ışık geçirmesi ile oluştuğunu anlattı. Prof. Dr. Arslan, “Göz bebeğinin arkasında bulunan ve görmeyi sağlayan doğal göz merceğinden kaynaklı hastalıklar içinde en sık katarakt görülüyor. Katarakt, dünyada önlenebilir körlük nedenleri arasında birinci sırada” dedi.  Katarakt sorununun ilaç veya gözlükle tedavi edilemediğini ve hastalığın ilerlemesinin durdurulmasının da mümkün olmadığını dile getiren Prof. Dr. Arslan, katarakt için tek tedavi yolunun cerrahi bir operasyon olduğunu kaydetti.

     Prof. Dr. Arslan, bu konuda şu bilgileri verdi:
     “Günümüzde ‘Fakoemülsifikasyon (FAKO)’ adı verilen rutin cerrahi teknikle bulanıklaşan mercek, ultrasonik titreşimlerle küçük parçalara ayrılarak aynı anda emiliyor. Ardından merceğin çevresindeki zarın içine yapay göz içi lens yerleştiriliyor. Hastaların ihtiyaçlarına bağlı olarak tek odaklı ve çok odaklı lens seçenekleri bulunuyor. Katarakt teşhisi konulanların yüzde 40’ında astigmatik kırma kusuru da bulunuyor. Torik göz içi lens ile kataraktla birlikte astigmat da ortadan kaldırılabiliyor. Katarakt ameliyatı olanların yaklaşık yüzde 38’i, ameliyat sonrası kalan astigmat nedeniyle gözlük takmak zorunda kalıyor. Bu hem sağlık, hem de ekonomik açıdan büyük bir kayıp yaratıyor.”

“Her iki göz kusurundan kurtulabilen hasta oranı yüzde 3”
     Prof. Dr. Arslan, astigmatı da olan katarakt hastalarının sadece yüzde 3’ünün tek operasyonla her iki göz kusurundan da kurtulma şansı yakalayabildiğini ifade ederek, “Türkiye’de her iki göz kusuruna da sahip hastaların sadece yüzde 3’ünün bu tedavi yöntemine ulaşabildiği biliniyor” dedi.
     Torik göz içi lens kullanılmayan hastaların bir başka operasyon daha geçirmek veya ömrü boyunca gözlük kullanmak zorunda kaldığını anlatan Prof. Dr. Arslan, şu bilgileri verdi:
     “Türkiye’de geçen yıl 465 bin katarakt operasyonu gerçekleşti. Astigmatı da bulunan 176 bin 700 operasyondan sadece 6 bininde torik göz içi lens kullanıldı. Her iki göz kusurundan kurtulabilen hasta oranı yüzde 3’lerde kaldı. Türkiye’de son on yılda katarakt hastalarının ameliyat edilme oranları yaklaşık on kat artışla 465 bin seviyelerine ulaştı.”

     Ameliyat sonrasında dikkat edilmesi gerekenler hakkında da tavsiyelerde bulunan Prof. Dr. Arslan, sigara kullanılmamasını istedi. Prof. Dr. Arslan, “Sigaranın içindeki nikotin, vücudun sinir sisteminde birbirine iletiyi gönderdiği yerleri kötü bir şekilde bozuyor. Kanserojen etkisi ve sistemi dejenere etkisi de yüksek. Sigaranın katarakt ameliyatı sonrasında kesinlikle kullanılmaması gerekli.  Bir önemli faktör travmadan kaçınmaktır. Katarakt ameliyatından sonra gözün ovalanmasından kaçınılmalı. Çünkü, gözün içine yumuşak da olsa sıvı olmayan bir aygıt takılıyor. Ovmak zarar verebiliyor. Hatta ameliyat olmayan sağlıklı kişilerde bile gözlerin ovalanmasından kaçınılmalı. Çünkü, basınç göze zarar verebilir” diye konuştu.


+ Benzer Haberler
» “Maden sektöründe başarı için güç birliği yapılmalı”
» Vatandaş yeni “Gümrük Rehberi” ile sorularına yanıt bulacak
» İnternetten ilaç satışının önüne geçilemiyor
» İşler: Konaklama vergisi sektöre ağır gelir
» En iyi tasarımlar Design Week Turkey’de sahiplerini buldu
» Tarım Krediden tarım sigortası çağrısı
» Türk ayakkabı sektörü dünyaya meydan okuyor
» Hedef, Ege’yi Türkiye’nin lokomotifi yapmak
» Palandöken, “Faiz ve komisyon oranlarının düşmesi sevindirici”
» “Ülkemizde emlak vergisi tespitleri gerçeği yansıtmıyor”


ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 16.11.2019
  Ticaret 15.11.2019
  Ticaret 14.11.2019
  Ticaret 13.11.2019
  Ticaret 12.11.2019
  Ticaret 11.11.2019
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni