• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Kariyer  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  TİCARET SOHBETLERİ  |  FİNANS  |  İHALELER  |  TİCARET BORSALARI  |  RESMİ GAZETE

Kemerlaltı’nın kendine özgü yapısı korunmalı

24 Ekim 2017 Salı 09:00
12
14
16
18

TARKEM Genel Müdürü Sibel Ersin, “Kemeraltı için en büyük tehdit buranın bir AVM’ye dönüşmesi olur.

           FATİH ÖZKILINÇ     
     TARKEM Genel Müdürü Sibel Ersin, “Kemeraltı için en büyük tehdit buranın bir AVM’ye dönüşmesi olur. Bu bizim en son isteğimiz. Mevcut tarihi dokusunda, mevcut esnafıyla kalmalıdır. Kemeraltı’nın en büyük özelliği 800 bin ürün çeşidinin burada satılıyor olmasıdır. Dolayısıyla ne kadar çok sayıda farklı ürün, ne kadar çok renkli esnaf kişiliği burada olursa o doku korunur. Bizim amacımız asla bölgede bir AVM görüntüsü yaratmak değildir. Bir maket görüntü değil, kendi özgü yapısı korumak” dedi. Kültürel mirasın korunması hem de Tarihi Kemeraltı’nın kent ekonomisine kazandırılmasına yönelik çalışmalar yapan kamu, özel ortaklık modeli Tarihi Kemeraltı İnşaat Yatırım Ticaret A.Ş. (TARKEM) Genel Müdürü Sibel Ersin’le tarihi Kemeraltı’ndaki restorasyon çalışmalarını, bölgenin kent ekonomisine kazandırılmasına yönelik projeleri ve TARKEM’i konuştuk.

TARKEM’den ve Kemeraltı’ndan bahseder misiniz?
     TARKEM 116 ortağı ile 2012’de kuruldu. Tarihi Kemeraltı’nın yenilenmesi, yeniden işlevlendirilmesi ve dönüşümü üzerine çalışan bir şirket. Bu tarihi alan deyince biz Kadifekale’den, Basmane’ye oradan da Agoraya bir üçgenden bahsediyoruz. 270 hektar alanlık bir yer. 2007 yılında Bakanlar Kurulu tarafından hakkında yenileme kararı verilen bir yer. İçinde 1470 tane tarihi tescilli yapı ve çok kıymetli kültürel değerler var. 9 Havra bir cemaat arşivi var. 30’dan fazla cami ve bir kilise var. Çok dinli, çok kültürlü hoşgörü kenti İzmir’in kalbi Kemaraltı. İzmir’in çehresinin bir aynası gibi. Dünya örneklerinde Prag’da, Lizbon’da ve Hamburg’da eski kentleri görüyoruz. Bu kentlerin ne kadar çok turist çektiğini, kent ekonomisine ne kadar büyük katkıları olduğunu biliyoruz. Ama maalesef Kemeraltı’nın kentle olan ilişkisi kesilmiş.

Güvenlik yok, kayıtsız ekonomi var
     Bizim Kemeraltı deyince genellikle aklımıza gelen yer Kemeraltı çarşısı oluyor. Halbuki biz Basmane’den, Güzelyurt’dan, Hatuniye’den ve Kadifekale’den de bahsediyoruz. Bu alanların neredeyse yüzde 40’ı boş ve metruk yapılardan oluşuyor. Güvenlik yok, kayıtsız ekonomi var. Temel olarak aydınlık sorunu var. İşlev sorunu var. Binalar çok metruk durumda. Göçle gelen bir kesimi ağırlıyor buda sosyolojik ve psikolojik bir olgu aslında. Çünkü bu kesimler nereye gidecek buda ayrı bir konu. Çok ucuz konaklama imkânları sunuyor. Fakat bu kadar çok tarihi tescilli yapıyı içinde barındıran bir yer için kente sağlayacağı ekonomik katkıyı verememe gerekçesini de beraberinde getiriyor. Kaçak yapılaşma nedeniyle kentle ilişkisi kesilmiş. Tarihi dokusunda olan pasajlar, geçitler nedeniyle bu geçitlerin işgal altında kalması ve kapanması nedeniyle olabilir. Alandaki kullanıcı çeşitliliğinin azalması sadece belirli bir kitle tarafından kullanılması nedeniyle olabilir. Fakat alanın kullanımı azalmış. Yapılar boş kalmış. Koruma amaçlı bir imar planı var. Burası arkeolojik sit alanı. Bu burada yapılacak dönüşümleri bürokratik anlamda geciktiren bir olgu olarak kalmış. Korumadan ziyade binaların atıl kalmasına neden olmuş. Böyle bir gerçek var. Burada yaklaşık 15 bin iş yeri var. Ticaret Odası’nın verileri bunu gösteriyor. Ve bu işyeri sayısı son 5 yıl içersinde yüzde 50 oranında düştü. Kemeraltı ciddi manada bir işlev kaybına uğradı.

Bu neden?
     Aslında biz kentlerin gelişimine bakarken tüm kente bakarız. Belli bir bölge çökelti haline geldiyse işlev kaybı olduysa acaba buradaki işlevler kentte nereye taşınıyor diye bakarız. Bayraklı yeni kent planı söz konusu biliyorsunuz. Bayraklı’nın gelişimiyle birlikte Konak’taki bazı işyerleri bazı işlevler Bayraklı’ya taşınıyor. Bunu eski kent özelinde engellemek gerekiyor. Yani bazı işlevlerelbette bu gelişim doğrultusunda oraya taşınacak ama burası boş kalmadan acaba bunu neyle takviye edebiliriz. Hangi işlevleri bu alana yükleye biliriz ki boş kalmasın diye. Buda aslında Büyükşehir Belediyesi’nin İzmir tarih projesi adı altında yine İBB tarafından koordine edilen büyük bir çalışma eşliğinde katılımcı çalışma teknikleriyle hayata geçirilmeye çalışılan bir çalışma.

TARKEM bir ara yüz
     TARKEM’de bu projeye destek vermek amacıyla kurulmuş bir şirket. Projenin tanınırlığını, hayata geçirilmesini, teknik ve mevzuatsal sorunları Valilik, belediyeler arasında ilişkileri koordine eden bir ara yüz rolü üstleniyor. Projeye bir özel sektör bakış açısı getiriyor. Nitelikli yatırımcının gelmesi için çalışmalar yapıyor. Kullanıcı çeşitliliğinin artması için çalışmalar yapıyor. Bu yeni işlevlerin yeni ekonomik düzende neler olabileceğine dair öneriler getiriyor. Bazı burası gibi yapıların kiralanması, satın alınması, yeniden işlevlendirilmesi, buradaki mülk sahiplerinin özellikle yapılarını burada unutmuş ne olursa olsun deyip bırakan mülk sahiplerinin peşine düşüp onların dikkatini tekrar bölgeye çekip mülklerini değerlendirmeye davet ediyor. Aynı zamanda Kemeraltı’nın tanıtımını üstleniyor. Kemeraltını keşfet diye bir grubumuz var. Yaklaşık 10 bin üyeli. Buradan sürekli alanın tanıtımına yönelik İBB ve Konak Belediyesi tarafından restore edilen yapılar, gurme sokaklar, önemli tarihi lezzetlerin tanıtımını yapıyor. Kısa video filimler çekiyor bugüne kadar 32 kısa tanıtım filmi çekildi. Bütün bunlar alana olan dikkatin çekilmesi, kültürel mirasın kurtarılması gelecek kuşaklara aktarılması maksadıyla yapılıyor. İlgili tüm kuruluşların dikkati buraya çekilmeye, sorumluluk alınmaya çalışılıyor. TARKEM çatısı altında kurumların güçleri işbirlikleri dayanışmaları sayesinde alanda ciddi ve süreklilik arz eden bir dönüşümün hayata geçirilebileceği düşünülüyor.

Çalışmalar üniversitelerle birlikte yapılıyor
Bugüne kadar restore ettiğiniz yapılardan ve yaptığınız planlamalardan bahsedermisiniz?

     İnşaat, restorasyon anlamında baktığınızda sadece kiraladığımız bu yapıyı dönüştürdük. Fakat bizim yaptığımız şey daha çok planlama üzerine oldu bugüne kadar yapılan çalışmalar Havralar bölgesi, 270 hektarlık alan İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin İzmir Tarihi Projesi Tasarım Stratejisi raporunda 19 alt bölgeye ayrılmış durumda. Bu 19 alt bölgenin 3 öncelikli bölgesini Yüksek Teknoloji Enstitüsü ve Dokuz Eylül Üniversitesi birlikte çalıştık.
     Bizim çalışmalarımızın hepsi üniversiteyi, projeden etkilenecek olan orada çalışanları ve belediyeyi kapsıyor. Yani biz hiçbir zaman kendi başımıza mimari projeler üretmiyoruz. Mutlaka onların görüşlerini önerilerini alıyoruz. Çalışmalar üniversitelerle birlikte sahada yapılıyor. Ve tarihi dokuya uygun projeler geliştiriliyor. Kemeraltı’nın beli başlı ihtiyaçları var. Her bir alt bölge, kimlik için hemen hemen aynı. Altyapı bununla ilgili İzmir Büyükşehir Belediyesi yakın zamanda bir ihaleye çıkacak. Ve alanın alt yapı sorununu gelecek üç yıl içersinde çözecek. Üst yapı projelerinin bu alt yapı projeleriyle çakıştırılarak birbiriyle ilişkilendirilerek hayata geçirilmesi konusu var. Üst örtü sorunu var. Yağmurdan ve güneşten korunma anlamında. Atık su, aydınlatma sorunu var. Bununla ilgili yine büyükşehir belediyesinin aydınlatma master plan çalışması var. Yayalaştırma, güvenli yaya yolları konusu var. İşte bazı yerlerin araçtan arındırılması yâda trafiğin yavaşlatılması ilgili önlemler alınması söz konusu. Bununla ilgilide Ulaştırma Daire Başkanlığı ile çalışmalar yapılıyor. Yani devam eden bir yayalaştırma, bir aydınlatma, bir altyapı ve valiliğin MOBESE ihalesine çıkmasıyla birlikte bu aydınlatılan bölgelerde güvenlik sistemlerinin kurulma çalışmaları var. Bunların hepsinin birbiriyle bütüncül, bir birini destekler nitelikte bir eşgüdüm halinde yaratılması gerekiyor. TARKEM bunu sağlamaya yarayan bir ara yüz görevini üstleniyor.

Yapıların çürümesinin önlenmesi, kurtarılması gerekiyor
Kemeraltı esnafı müşterilerinin AVM’lere doğru kaydığından yakınıyor bununla ilgili olarak Kemeraltı’nın tekrar bir cazibe merkezi olmasına yönelik TARKEM’in projeleri var mı?

     Kemeraltı için en büyük tehdit buranın bir AVM’ye dönüşmesi olur. Bu bizim en son isteğimiz. Mevcut tarihi dokusunda, mevcut esnafıyla kalmalıdır. Kemeraltı’nın en büyük özelliği 800 bin ürün çeşidinin burada satılıyor olmasıdır. Dolayısıyla ne kadar çok sayıda farklı ürün, ne kadar çok renkli esnaf kişiliği burada olursa o doku korunur. Bizim amacımız asla bölgede bir AVM görüntüsü yaratmak değildir. Bir maket görüntü değil, kendi özgü yapısı korumak. Bizimde, Belediyenin de yapmak istediği budur. Özgün yapısı içersinde bu tarihi yapıları kazandıracak, kaybedilme sürecini engelleyecek ne yapılabilir? Öncelikle bu yapıların çürümesinin önlenmesi, kurtarılması gerekiyor. Birinci öncelik budur. İkinci önceliğimizde kültür, sanat ve tasarım üreticilerinin de yer alacağı nitelikli yatırımcının bölgeye gelmesi, esnafın tasarımcıyla buluşarak daha katma değer üreten ürün çeşitliğinin dikkate alınması ve turizm için önemli bir değer haline getirilmesi.

Turizm sektörü tarafından ele alınmalı
Bölgeye turist çekmeye yönelik çalışmalarınız neler?

     Bölgeyle ilgili turizmcilerle de çalışmalarımız var. Mesela üniversiteler tarafından rutlar çalışılıyor. Mimari, lezzet rotası gibi. Hangi rotayı izleyerek Kadifekale’ye kadar gidebilirsiniz gibi. Ama akademik boyutta kalıyor. Hâlbuki turizm sektörü tarafından ele alınıp bunlar birer turizm paketi haline getirilebilir. Biz aynı zamanda bu ara yüzü oluşturmaya çalışıyoruz. Turizmcilere bu bilgiyi vererek paket turlar oluşturabilirler mi? Kemeraltı’na daha fazla turist çekme imkânı olabilir mi? Bunu onlara aktarıyoruz.

Kemeraltı’na özgü bir hava veriyor
Çakaloğlu Han yıkım tehlikesi dolayısıyla belediye tarafından mühürlendi. Bu konuda neler söylemek istersiniz? Çakaloğlu Han gibi daha başka hangi hanlar var?

     Çakaloğlu hanı alandaki en önemli hanlardan birisi. Yüzden fazla mülk sahibi var. Bu mülk sahiplerinin bir araya gelerek bir restorasyon çalışması yapması mümkün değil. Şuanda orada koli satılıyor. Birçok kültür merkezi orayı sergi alanı olarak kullanmak istiyor. Yurtdışından, Paris’ten sergiler getirip sergilemek isteyenler var. Bunu talep ediyorlar. Kurtarılması gereken en öncelikli yapılardan bir tanesi. Çakaoğlu gibi Mirkelam Hanı, Piyleoğlu Hanı, Arap Hanı var. Burası zaten İpek yolu kervanlarının geçtiği hanlar bölgesi. O yüzden hanların arasındaki geçişler çok önemli. Şuan da bu mevcut yapıda geçişler, geçitler kapanmış. O yüzden siz bugün yolunuzu kaybediyorsunuz. Eskiden olsa geçitlerle her şekilde Anafartalar’a çıkıyorsunuz. Şu anki bu hali de Kemeraltı’nın kendine özgü bir hava veriyor. Biz buna Kemeraltı’nı keşfet diyoruz. İnsanlar Kemeraltı’nı kaybolarak keşfediyor. Tabi bir yandan da sıkıntılı bir yapı. Dokusunu kaybetmiş aslında.

Alanın yeniden yapılandırılması için çalışıyoruz
     Bizim hazırlamış olduğumuz 80 tane mimari proje var. Bu projeler Yüksek Teknoloji Enstitüsü, Dokuz Eylül Üniversitesi, Konak Belediyesi ve İzmir Büyükşehir Belediyesi ile birlikte çalışarak ürettiğimiz projeler bunlar. Hepsi kentle olan ilişkiyi yeniden kurmak üzere bütüncül bir kentsel tasarım yapmak üzere. Ve önemli yapıları baz alarak yapılmış projeler. Biz bir vakıf şirket statüsünde kendimizi tanımlayabiliriz. Çünkü kamu, özel sektör ortaklığı söz konusu bu işin içinde. Hem finansal hem de çalışma modeli anlamında. Biz bu alanları çalışırken, öneriler geliştirirken binaların daha fazla hava almasını, daha aydınlık olmasını ana yola daha fazla cephe vermesini dolayısıyla proje bazlı değerinin artmasına yatırımcı gözüyle bakıldığında kiralanabilir hale dönüştürülmesine böylelikle talep görmesini çalışıyoruz. Bu arada meydanlar, geçitler, geçişler, kamusal alanlar ve daha fazla yeşil alan yaratıyoruz. Bütün bunlar çok ciddi teknik mimari çalışmalar üzerine oturtuluyor. Belediye de bizimle görüşerek kendi ekipleri tarafından bu önerilerin bir kısmının hayata geçirilmek üzere kabul ediyor. Biz kısmını değiştiriyor, bir kısmına kendi plan ve mevzuatları doğrultunda olmaz diyor. En azından bu öneriler üzerinden tartışılıyor. Alanın yeniden kazandırılması için ne yapılması gerektiği üzerine çalışılıyor.

Yatırımcı adına kolaylaştırılmalı
Kemeraltı ile ilgili çalışmaların çok yavaş ilerlediğini gözlemliyoruz. Bunu nedeni nedir?

     Kemeraltı ile ilgili söylenmemiş söz kalmamış, çok sayıda üniversitede bölgeyi çalışmış. Fakat somut olarak hayata geçirilecek atılımlar olmamış. Hep kısa soluklu söylemler olmuş. Bunu somut olarak hayata geçiren İzmir Tarih Projesi kapsamında birinci aktör İBB. 2013 yılında bu proje başlamış. Doğayen bir şehir plancısı olan İlhan Tekeli İzmir Tarih Projesi Tasarım Stratejisi raporunu yazmış, mutabık kalınacak ilkeleri, aktörleri belirlemiş. Bütün bunlarda tabi tek başına değil ilgili aktörlerin katılımıyla katılımcı planlama teknikleriyle belirlenmiş. Oradan operasyonel bir programlar dizi çıkmış. Alanda neler yapılması gerektiğiyle ilgili. Belediye bunların bir kısmını yapıyor. 270 hektarlık alan çok büyük bir alan ama geçmiş son 10 yıla baktığımızda belediyenin Aziz Nikolas Kilisesi, Emir Sultan Türbesi, Hatuniye Cami, restore edilmiş. Çok sayıda restorasyon çalışması var. Bu yapıların kurtarılmasıyla ilgili öte yandan özel sektörün ve buradaki mülk sahiplerinin de yapıları ayağa kaldırıp bir şeyler yapması bekleniyor. Sadece belediyenin yatırımlarıyla süratli bir değişim, dönüşüm hayata geçemiyor. Bu hayatta olan koruma amaçlı imar planı da yatırımcının alana gelerek yeni bir şeyler yapma süreçleri de çok uzun, sıkıntılı süreçler. Yatırımcı adına bunlarında kolaylaştırılması gerekiyor.

20 Yıllık bir projeksiyon
Kemeraltı’nın dönüşümünün tamamlanması ve yeniden kente kazandırılması ne kadar sürecek?

     Biz bu projeye başlarken 20 yıllık bir projeksiyon olduğunu düşündük. Dışarıdaki örneklerde böyle. Oralarda da dönüşümler kısa sürelerde olmuyor. Bizim burada aslında küçük küçük projelerin birbirini destekler nitelikte hayata geçmesiyle hız kazanıyor. Şuanda da tam o aşamada. Zaman içinde hızlanacak. İyi örnekler çoğaldıkça yeni nitelikli yatırımcılar gelecek. Esnaf değişecek, dönüşecek. Buradaki Abcıoğlu Han bile Tarihe Saygı Ödülleri kapsamında bir restorasyon ödülü almış. Bu han içerisine iki tane kitleleri harekete geçiren kendi kitlesini çeken nitelikli restoran açılınca birden hareketlilik kazanmış. Bunun gibi diğer hanlarda harekete geçebilir.

 


+ Benzer Haberler
» “Güçlü Devlet, Güçlü Memur”
» Gelecek Eğitimde, Eğitim Konak’ta
» Araç kiralamada 17.8 büyüme ile Avrupa’yı geçtik
» Cam filmi sektöründe 75 milyon dolar zarar
» Zeytin ağacından 70 ürün üretiliyor
» “Kalitede taviz sektöre zarar verir”
» Sağlıklı yaşlanmak: Anti-aging
» Ihlamur fiyatı cep yakıyor
» Gönüllü başladı, Milli Takıma antrenör oldu
» "Tiroid hormonları bir orkestra şefidir"


ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 20.11.2017
  Ticaret 18.11.2017
  Ticaret 17.11.2017
  Ticaret 16.11.2017
  Ticaret 15.11.2017
  Ticaret 14.11.2017
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni