• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  SOHBETLER  |  FİNANS  |  İHALELER  |  BORSALAR  |  RESMİ GAZETE

Kır kadınları ‘çiftçiyim’ diyemiyor

29 Aralık 2020 Salı 10:00
12
14
16
18

“Kadınların erkeklerle eşit fırsatlara ve olanaklara erişiminin sağlanması; bir ekonomi sorunu olmanın çok daha ötesinde ve üstünde bir ‘insan hakları’ sorunudur.”
Kır kadınları ‘çiftçiyim’ diyemiyor

   ► Prof. Dr. Taluğ: Kırsaldaki kadınlar, yaptıklarının ağırlığından, zorluğundan şikâyet etmezler, yorulmaya hakları olduğunu düşünmezler ve zorlu yaşamlarını kadın olmanın yazgısı gibi algılarlar.

           DUYGU GÖKSU      
     Tarım sektörü, Türkiye’nin kadın istihdam oranlarına göre ilk sırada yer alıyor. 2018 yılı TÜİK verilerine göre; tarımda istihdam edilen 5.297 milyon kişinin 2.353 milyonu, yüzde 44’ü kadın. Sınırlı oranlarda tarımda işletme yöneticisi ve ücretli çalışan kadınlar olsa da en yaygın çalışma biçimi ücretsiz aile işçiliği olarak devam ediyor. Sayısal olarak 1.880 milyon kadın ve 560 bin erkek ücretsiz aile işçisi olarak çalışıyor.
     Ankara Üniversitesi Önceki Rektörü ve Tarım ve Gıda Etiği Derneği (TARGET) Başkanı Prof. Dr. Cemal Taluğ,çiftçi kadınların tarımdaki payını ve güçlenmesine yönelik atılması gereken adımlar ile ilgili sorularımızı yanıtladı.
     Prof. Dr. Taluğ; “Kadınların erkeklerle eşit fırsatlara ve olanaklara erişiminin sağlanması; bir ekonomi sorunu olmanın çok daha ötesinde ve üstünde bir ‘insan hakları’ sorunudur. Kır kadınları, bitkisel üretim ve hayvan yetiştiriciliğindeki sorumluluklarını ev işlerinin uzantısı olarak doğal bir biçimde sahiplenirler, ben de çiftçiyim demezler. Kır kadınları bilgiye değer vermeye, bilgi talep etmeye ve bilgi aramaya başladıklarında gerçek çiftçi olma yolu açılmış olur” değerlendirmelerinde bulundu.

Tarımda üretkenliği artırmak için kadınların erkeklerle eşit fırsatlara ve olanaklara erişiminin sağlanması gerektiği sıklıkla vurgulanıyor. Bu konuda sizin değerlendirmeleriniz nelerdir?
     Kadınların erkeklerle eşit fırsatlara ve olanaklara erişiminin sağlanmasının kuşkusuz tarımda üretkenliğin artırılması ve bunun yanında, daha sonra kısaca değineceğim gibi, kırsal ve tarımsal kalkınmanın başka boyutları için büyük önemi vardır. Ancak unutulmamalıdır ki, bu eşitliğin sağlanması bir kalkınma, bir ekonomi sorunu olmanın çok daha ötesinde ve üstünde bir ‘insan hakları’ sorunudur.

“Eşitsizliğin derin yaşandığı ülkelerden biriyiz”
     Erkeklerin ve kadınların eşit fırsatlara ve olanaklara erişimi konusunu inceleyebilmek için toplumsal cinsiyet eşitliği kavramına değinmek gerekir. Toplumsal cinsiyet kavramının yapı taşlarını; toplumda kadın ve erkek davranışlarıyla ilgili normlar, onlardan beklenen roller, ilişkiler ve iş bölümü oluşturur. Toplumsal cinsiyet eşitsizliği, bugün dünyanın hemen her yerinde az ya da çok farklı düzeylerde de geçerli bir olgudur. Türkiye bu alanda ne yazık ki, eşitsizliğin en derin yaşandığı ülkeler arasında bulunmaktadır.

“Ev işlerinin uzantısı olarak sahipleniyorlar”
     Kırsal alanda kadınlar; sağlık hizmetlerine, örgün ve yaygın eğitime erişimde erkeklerin gerisindedirler. Aile içinde ve yaşadıkları topluluklarda karar süreçlerine katılımları çok kısıtlıdır.
     Bitkisel ve hayvansal üretimin her alanında ve her zaman çalışan, ahırda, bahçede, tarlada daima göz önünde olan kadınlar; başta toprak olmak üzere üretim araçlarının mülkiyetinde, girdi alımı ve ürün satışı süreçlerinde, tarımsal kredi kayıtlarında, kooperatif yönetimlerinde hatta üye defterlerinde çok sınırlı olarak görünürler.
     Evlerinin her köşesinde durmadan çalışan, temizlik ve yemekle uğraşan, çocukların ve yaşlıların bakımını yapan kırsal kadınlar bu olağanüstü hane içi iş yükleri yanında, özellikle ücretsiz aile işçisi olarak aile işletmelerinde ve geçimlik tarımda yoğun olarak çalışırlar. Ülkemizdeki tarımsal emeğin en az yarısını oluşturan bitkisel üretim ve hayvan yetiştiriciliğindeki sorumluluklarını ev işlerinin uzantısı olarak doğal bir biçimde sahiplenirler.

“Kır kadınlarının güçlenmesi kırsalı canlandırır”
     Tarımda kadınların ve erkeklerin olanaklardan ve fırsatlardan eşit biçimde yararlanarak, kapasitelerini gerçekleştirebilmeleri, özgüven kazanmaları tarımsal üretim ve üretkenliğin yükseltilmesinde kuşkusuz büyük önem taşır. Bunun yanında kadınlar, anne kimlikleriyle geleceği daha fazla önemsediklerinden doğanın korunmasına özen gösterirler. Dahası, kır kadınlarının güçlenmesi kırsal alanın canlanmasında büyük rol oynar. Bu güçlenme, yoksullukla mücadeleye, hane halkının daha iyi beslenmesine ve çocukların daha iyi yetişmesine katkıda bulunur. Aile gelirinin korunmasına yardımcı olur. Ayrıca kadınlar bilgilerinin başkalarıyla paylaşımına daha istekli olduklarından bilginin daha hızlı yayılmasında etkili bir rol oynarlar.
     Tarımda kadın emeğinin adil gelire, kır kadınlarına eşit olanaklara, fırsatlara ve eşit söz hakkına kavuşması sadece kır kadınlarının güçlendirilmesi için değil, tüm toplumun bir bütün olarak esenliği ve gelecek kuşakların haklarının korunması için gereklidir.

“Tarımsal yayım hizmetleri kadınları da kapsamalı”
Tarımda teknolojiye dayanan işlerde kadınların payı nedir?

     Evet, ağır işler ve kadın emeği kır topluluklarında hala yüksek oranda geçerli olan ve tarımsal faaliyetleri de aşan bir yaşam gerçeğidir. Tarımsal faaliyette mekanizasyona ve teknolojiye dayanmayan en ağır işleri kadınların yaptığı her yerde ve her zaman olmasa da doğru bir tgenellemedir. Aslında bu açıdan baktığımızda, ağır işleri yapanlar kadınlar olduğuna göre, tarımsal işleri kolaylaştıran mekanizasyon ve teknolojik gelişmeler kadın için avantajlıdır. Ancak ana sorun kadınların mekanizasyon araçlarını ve teknolojiyi kullanabilme kapasite ve yetkinliğine sahip olmalarıdır. Bunun için örgün ve yaygın eğitimde ve bilgiye erişimde erkeklerle eşit düzeye gelmeleri gerekir. Bu konuda atılacak en önemli adımlardan birisi tarımsal yayım hizmetlerini kadınları da kapsayacak ve kadınların bilgi ihtiyaç ve taleplerine dayalı programlar düzenleyecek biçimde yeniden yapılandırmaktır.

Ekonomik değeri yükselen faaliyetler erkek kontrolünde yürütülüyor
Kadınların daha çok emek yoğun işlerde çalıştığı, erkeklerin sermaye ve teknoloji yoğun işleri üstlendiği görülüyor. Bunun altında yatan sebepler ve değiştirmek için yapılması gerekenler nelerdir?  

     Tarımsal faaliyetlerde kadın ve erkek işbölümü sadece el emeğine dayalı işlerle sınırlı değildir. Daha da önemli olarak, tarımda toplumsal cinsiyete dayalı iş bölümünü işin ‘ekonomik değeri ve gelir’ belirler. Bir tarımsal faaliyetin aile için ekonomik değeri yüksekse ya da yükseldikçe erkek kontrolünde yürütülür. Geçimlik işler ya da doğrudan pazara çıkarılacak küçük çaplı gelir getirici işler ise kadına bırakılır. Yine kadın ve erkek arasındaki tarımsal iş bölümünü belirleyen etmenlerden birisi yapılacak işin eve yakınlığı ya da uzaklığıdır. Evin avlusunda ve yakınındaki işleri kadınlar, eve uzaktaki tarla ya da ahırlardaki işleri erkekler yaparlar.
     Kır kadınları ve erkekleri arasındaki toplumsal cinsiyet eşitsizliklerinin tarımsal iş bölümünü aşan ve büyük önem taşıyan bir boyutu da kadınların emeklerinden doğan gelire erişimlerinin ve tarımsal faaliyetler hakkında kararlara katılımlarının çok kısıtlı oluşudur.

“Ben de çiftçiyim demezler”
     Sorunuzla ilgili son olarak, iş bölümünün ev içi işlerle ilgili kısmına da bir iki cümleyle de olsa değinmek isterim. Kırda ev içindeki tüm işler, yemek, temizlik, çocuk, yaşlı bakımı ve benzeri işler bütünüyle kadın ve kızlara aittir. Tarımsal işler de daha önce belirttiğim gibi ev işlerinin ayrılmaz bir parçası olarak görülür ve benimsenir. Kadınlar yaptıklarının ağırlığından, zorluğundan şikâyet etmezler, yorulmaya hakları olduğunu düşünmezler. Zorlu yaşamlarını kadın olmanın yazgısı gibi algılarlar. Ben de çiftçiyim demezler.

Aile bakımı ile ilgili sorumlulukların da yüklendiği çiftçi kadınların, ‘çiftçiyim’ diyebilmesi için, eğitim ve sertifika çalışmalarının ülkemizde yaygınlaştırılması nasıl bir rol oynar?
      Kuşkusuz çok önemlidir. Kır kadınları bilgiye değer vermeye, bilgi talep etmeye ve bilgi aramaya başladıklarında gerçek çiftçi olma yolu açılmış olur. Aslında kadın çiftçilere yönelik yaygın eğitim ve bilgilendirme çalışmalarında epey mesafe alındığını ve başarılı örneklerin hiç de az olmadığını söyleyebilirim. Ancak bu gerçek, daha alınacak çok yolumuz olduğunu da görmemizi engellememelidir. Öncelikle tarımsal yayım hizmetlerinin ana sorumluluğu taşıyan Tarım ve Orman Bakanlığı’nın sivil toplum kuruluşlarıyla, meslek örgütleriyle ve başta Milli Eğitim Bakanlığı olmak üzere diğer kamu kurumlarıyla bu alandaki işbirliğinin önemini ve bunun daha da artırılması gereğini vurgulamak isterim.

“Sosyal etkinlikler eğitime enerji katar”
     Kadınlara erişimde en etkin eğitim yöntemlerin kurslar, demonstrasyonlar, çiftçi okulları ve geziler gibi grup yöntemleri olduğu konusunda büyük bir görüş birliği vardır. Çiftçi okullarının eğitime katılanlar arasında birbirinden öğrenmeyi sağlamasını ve gezilerin hareketlilik açısından çok kısıtlı olanaklara sahip kır kadınlarına olağanüstü bir deneyim ve yeni ufuklar kazandırmasını, öne çıkan avantajlar olarak kabul edebiliriz. Çiftçi kadınlara yönelik belli süreli tarımsal yayım programlarında mümkünse sosyal etkinlikler de düzenlenmesi uygundur. Bu etkinlikler eğitime canlılık ve enerji katar, kır kadınlarının çok seyrek olanak buldukları bir grup olarak birlikte olabilmekten aldıkları hazzı artırır, program sonrasında aralarındaki iletişimin devamına katkıda bulunur.

“Yalnızca kadınlardan oluşan gruplarla eğitim sürekli bir tercih olmamalıdır”
     Kır kadınlarına eğitim hizmeti sağlamak gerçekten son derece önemli, değerli ve yararlıdır. Ancak onlara yalnızca kadınlardan oluşan gruplar halinde eğitim hizmeti sunmak temel ve sürekli bir tercih olmamalıdır. Kır kadınlarının eğitim ortamlarında erkeklerle birlikte bulunmalarına mevcut kültürel kalıpların henüz olanak vermediği durumlarda, bunun geçici olarak sürdürülmesi anlayışla karşılanabilir. Ancak unutulmamalıdır ki, toplumsal cinsiyet eşitliği kadın ve erkeğin aynı bilgiye aynı koşullarda erişimi gerçekleştiği zaman anlam kazanır. Dijital yayımın ve internet üzerinden bilgiye erişimin aile bireyleri dışındaki erkeklerle görüşmeleri ve ev dışında yapılacak toplantılara katılmaları kısıtlı olan kır kadınları için büyük bir olanak olduğu belirtilebilir. Ancak bununla ilgili alt yapı ve donanım birçok kır yerleşiminde ve hanelerde henüz yetersizdir. Ayrıca bu araçlardan iletilen bilgileri anlamak ve değerlendirmek için de belli bir birikime sahip olmayı gerektirir ki, kır kadınları bu konuda erkeklerin epeyce gerisindedirler.

“Kadınların başarı öyküleri diğer kadınları harekete geçirir”
     Son olarak, kırsal alanda yaşayanlara eğitim ve bilgilendirme hizmeti sunmakla görevli kamu kuruluşlarının, kadın emeğinin görünür kılınmasına ve başarılı çiftçi kadınların tanıtımına önem vermelerinin önemli olduğunu belirtmek isterim. Kadınların başarı öyküleri diğer kadınların harekete geçirilmesinde yararlıdır. Yayım hizmetlerinde önder kadın çiftçilerin katkısını almak da çoğu kez verimliliği artırmaktadır.

Genç kadınları tarımda tutmak için çözüm önerilerinizi paylaşır mısınız?
     Kırsal alanın canlandırılması, kırsal alanda tarım dışı gelir getirici olanakların gelişmesi, kırsal yerleşimlerin ve kırsal altyapının her anlamda iyileştirilmesi bir başka deyişle kır kent arasındaki sosyal ve ekonomik mesafenin küçültülmesi ile genç kadınları tarımda tutmak iç içe olan konulardır bence. Bu saptamadan sonra doğrudan sorunuzun yanıtına gelirsem, toplumsal cinsiyet eşitliği ve bu çerçevede kadınların emeklerinin karşılığını almaları, olanaklara ve fırsatlara eşit olarak erişebilmeleri ve eşit söz hakkına sahip olabilmeleri için kamu kurumlarının ve yerel yönetimlerin bugünkünden çok daha fazla ve daha bilinçli çaba göstermeleri gerektiğini düşünüyorum. Aslında bu çaba onların anayasal yükümlülüğüdür. Bu çabayı göstermekle sorumludurlar.

11. Kalkınma Planı kırsal kadınlar için pozitif ayrımcılık yapılmasını öngörüyor
     Türkiye Cumhuriyeti Anayasa’sının 10. maddesine 2004 yılında yapılan bir değişiklikle “kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür” hükmü eklenmiştir. Yapılan bu değişiklik kamuyu kadınla erkeğin her alanda eşit haklara, eşit olanaklara kavuşması için düzenlemeler yapmak ve gerekli tedbirleri almakla yükümlü kılınmıştır. 2010 yılında 10 uncu maddenin ikinci fıkrasının sonuna: “…bu maksatla alınacak tedbirler, eşitlik ilkesine aykırı olarak yorumlanamaz” ibaresi eklenmiştir. Böylece eşitliğe yönelik özendirici önlemler ve pozitif ayrımcılık için olumlu bir yaklaşım sağlanmıştır. 2019-2023 yıllarını kapsayan 11. Kalkınma Planı da kırsal kadınlar için pozitif ayrımcılık yapılmasını öngörmektedir.
     Pozitif ayrımcılık hibe desteklerde belli bir süredir uygulanmaya çalışılmaktadır. Ancak burada dağıtımı yapan kurumun konunun özünü kavramış olması, hibeyi gerçekten onu kullanacak olan kişilere verilmesi ve mutlaka izleme değerlendirmenin yapılması gerekir. Yoksa kadına verilen hibe kuzular kısa süre sonra baba, ağabey, kayınpeder ve benzeri bir erkek yakınının ağılında görebilir.

“Kırsal alanda sosyal güvenlik sistemi düzenlenmeli”
     Kır kadınların tarımda tutunmalarına ve güçlenmelerine yönelik olarak pozitif ayrımcılık krediye daha kolay erişebilme, çiftçi kayıt sistemlerinde daha kolay yer alma ve kamu tedariklerinde öncelik alma ve benzeri yararlar için kullanılabilir. Kırsal alanda sosyal güvenlik sisteminin ve sigortaların yeniden ve çalışanlar yararına kapsamlı bir biçimde düzenlenmesi çok temel ve ivedi bir ihtiyaçtır. Bu alandaki iyileştirmelerin bir kısmında kadınlara gereğinde öncelik verilmesi değerlendirilebilir.  
     Kamu kuruluşlarının kırsal alan ve çiftçilerle ilgili kayıt sistemleri ile veri tabanları için veri toplama ve veri işleme işlemleri cinsiyet ayrımlı verilerle yapılmalıdır. Özellikle izleme ve değerlendirme çalışmalarının cinsiyet ayrımlı veriler üzerine inşa edilmesi önem taşır. Kadınların durumunu, beklentilerini, hedeflerini bilmeden ve onların gösterdiği gelişme ile ilgili verileri değerlendirmeden onları destekleme çabalarının etkili ve çözüm odaklı olması zordur.

“Kooperatifçilik eğitim programlarında yer almalı”
     Kırsal kadınların güçlendirilmesinde büyük önem taşıyan kooperatifçilik, çiftçi kadınlara yönelik yaygın eğitim programlarında mutlaka yer almalıdır. Kadın çiftçilerin örgütlenmesi, kooperatif kurmaları, mevcut örgütlere katılmaları ve çiftçi örgütlerinin yönetimi konularında eğitim ihtiyaçları karşılanmalıdır. Kadın kooperatifleri desteklenmelidir.
     Bugüne değin kadın kooperatiflerinin çok sayıda başarılı çalışmalara imza attığı ve üyelerine yararlar sağladığı, kadının güçlenmesi sürecini canlandırılması ve hızlandırmasına katkıda bulunduğu açık bir gerçektir. Ancak sadece kadın üyeden oluşan kır kooperatiflerini temel uygulama yöntemi haline getirmek sakıncalıdır. Ana hedef tüm ayrımları ortadan kaldırmaktır. Çağdaş kooperatifler kadınların üyeleri ve yöneticileri içinde hissedilir bir ağırlığı olduğu kooperatiflerdir.

“Ziraat Odaları bünyesinde kadınları görmeliyiz”
     Kısa bir süre önce 10 Aralık 2020 tarihinde Eskişehir’de çiftçi kadınlar örgütlenerek bir sivil toplum kuruluşu oluşturdular. Bu girişimle sanıyorum ülkemizde bir ilk olan “Eskişehir Kadın Çiftçiler Derneği” doğdu. Kır kadınlarının ekonomik örgütlenmeler yanında sosyal örgütlenmelerde de yer almalarını desteklememiz gerektiğini düşünüyorum. Aynı şekilde Ziraat Odaları bünyesinde de kadınları üye ve yönetici olarak görebilirsek artık sözünü ettiğiniz amaç gerçekleşmiştir diyebiliriz.


+ Benzer Haberler
» “Konteyner kıtlığı ihracatçı için ciddi bir sorun”
» Bakkalların veresiye defteri kabardı
» Eğitimciler önce ‘sağlık’ diyor
» Turizmciler 2021’den umutlu
» Patates üreticisi alternatif pazarlama istiyor
» Dokak: 81 il düğün tarihi bekliyor
» Yağmur suyu hasadıyla kentler geleceğine yön veriyor
» İzmir Limanı’nda planlı yatırımlar hız kesmiyor
» Gelinlikçiler hükümetten düğün tarihi bekliyor
» “Turistleri ‘işaret dili’ ile ağırlayacağız”


ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 27.02.2021
  Ticaret 26.02.2021
  Ticaret 25.02.2021
  Ticaret 24.02.2021
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni