• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  SOHBETLER  |  FİNANS  |  İHALELER  |  BORSALAR  |  RESMİ GAZETE

“Kişisel verilerin paylaşımı hapis cezasını doğurabiliyor”

25 Aralık 2020 Cuma 00:00
12
14
16
18

Av. Dr. Bağatur, KVKK özel sektördeki kuruluşlara ciddi sorumluluklar getirdiği gibi kamu kurum ve kuruluşlarına da bazı sorumluluklar getiriyor
“Kişisel verilerin paylaşımı hapis cezasını doğurabiliyor”

   ► Av. Dr. Bağatur, “KVKK özel sektörde faaliyet gösteren kuruluşlara ciddi sorumluluklar getirdiği gibi paralel olarak kamu kurum ve kuruluşları bakımından da bazı sorumluluklar getiriyor” dedi.

           SEZA NUR DEMİRPARMAK      
     Kişisel verilerin korunması hakkında açıklamalarda bulunan Av. Dr. M. Çağrı Bağatur, Kişisel Verilerin Korunma Kanunu (KVKK)’ya aykırı davranan kurumlara yaptırım olduğunu vurguladı. Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak kaydedilmesi, verilmesi veya ele geçirilmesi TCK kapsamında hapis cezası yaptırımına bağlandığını söyleyen Bağatur, KVKK kapsamında öngörülen yükümlülüklere aykırı davranan kurum ve kuruluşlar hakkında çok idari para cezası yaptırımı öngörüldüğünü ifade etti.

“Kişisel verilerin kontrolsüz paylaşılması risk doğuruyor”
     Kişisel veri kavramını, gerçek kişilere ait belirli veya belirlenebilir her türlü bilgi olarak tanımlayan Bağatur, “Kişisel veriden bahsedebilmek mutlaka gerçek kişilerden söz ediyor olmamız gerekmektedir. Bir gerçek kişiyi anlatmamıza, onu belirlenebilir kılmaya yarayan her türlü bilgi bu kavramın içine girmektedir. Örneğin, en basitinden başlamak gerekirse sizin adınız soyadınız, telefon numaranız, boy ölçünüz, kan grubunuz her şey kişisel verinizdir” dedi.
     Kişisel veri kavramının bilgisayar teknolojisinin gelişmesiyle paralel olarak uzun zaman önce önem kazanmaya başlayan bir konu olduğunu dile getiren Bağatur, “Avrupa’da 1970’li yılların başında, öncelikle Almanya’da gündeme gelen bu kavram, teknolojinin gelişmesi ve artık hepimizin ceplerinde verileri kaydedici bir telefonun yer almasıyla beraber hukukun da bir noktada devreye girmesini gerektirdi. Bugün öyle bir durumdayız ki siz bir paylaşım yaptığınızda veya üyesi olduğunuz siteler vb. aracılığıyla her etkileşimde bulunduğunuzda sosyal medyada gezinti yaptığını sırada farkında olmadan kendinize ait birçok veri paylaşıyorsunuz. Size ait adres, fotoğraflarınız, bulunduğunuz konumlar, arkadaşlık ilişkileriniz, çalıştığınız yer, her konudaki tercihleriniz. Bunlar bir yere kadar masumca paylaşımlar olarak görülse de kontrolsüz bir biçimde bu verilerin paylaşılması bazı riskleri de beraberinde getirebiliyor. İşte tam da bu noktada da devreye ülkemizde KVKK devreye giriyor. Bugün Avrupa’da bizden daha önce yürürlüğe girmiş GDPR olarak adlandırılan bir yasal düzenleme mevcut” ifadelerinde bulundu.

“KVKK özel sektördeki kuruluşlara ciddi sorumluluklar getiriyor”
     KVKK’nın gerçek kişi olarak herkesi ilgilendiren bir kanun olduğunu aktaran Bağatur, “Kanun, gerçek kişilere ait verileri toplayan, bunları belirli şekillerde saklayan ve işleyen veri işleyenler ve veri sorumlularına bazı yükümlülükler getirdiği gibi; kişisel verinin sahibi olan KVKK’daki deyimi ile ilgili kişiler için de birtakım haklar ve beraberinde yükümlülükler getiriyor. Örneğin, sizden telefon numaranızı isteyen herhangi bir mağazanın sadece talebiniz üzerine size ait numarayı silmesi gerekiyor. Yine sizden telefon numaranız istendiğinde ne amaçla kullanılacağının da size ayrıca belirtilmesi gerekiyor. Elbette bu KVKK özel sektörde faaliyet gösteren kuruluşlara ciddi sorumluluklar getirdiği gibi paralel olarak kamu kurum ve kuruluşları bakımından da bazı sorumluluklar getiriyor” diye konuştu.
     Kişisel verilerinin hukuka aykırı şekilde kullanıldığını, elde edildiğini veya kaydedildiğini düşünen bir kişinin önce veri sorumlusuna başvurması gerektiğini belirten Bağatur, “Veri sorumlusu tarafından size hiç veya yeterli cevap verilmezse o zaman Kişisel Verileri Koruma Kurulu’na başvuru yapılması gerekiyor. Ancak bu veri ihlali yalnızca sizinle sınırlı olmayan genel bir durum ise bu halde KVKK resen de hareket edebiliyor” dedi.

“VERBİS’e kayıt 31 Kasım’da doldu”
     Veri Sorumluları Sicili (VERBİS)’in 50 ve daha fazla kişi çalıştıran gerçek ya da tüzel kişiler veya yıllık bilançosu 25 Milyon TL olan gerçek veya tüzel kişilerin kayıt olmakla zorunlu olduğu bir sicil bilgi sistemi olduğunu söyleyen Bağatur, “Bu kayıt zorunluluğu, Covid-19 nedeniyle 31 Kasım 2020’ye kadar uzatılmıştı bu süre doldu. Kurul, Covid-19 nedeniyle fiili, teknik veya hukuki imkânsızlık nedeniyle bu kayıt yükümlülüğünü yerine getiremeyen ancak VERBİS’e kayıtla yükümlü olan şirketlerin bu durumlarını Kurula bir yazı ile bildirmeleri gerektiğini duyurdu” diye konuştu.
     Şirketlerin VERBİS’e kayıt olduğu zaman, KVKK kapsamındaki tüm yükümlülüklerini yerine getirdiği algısının yanlış olduğunu belirten Bağatur, “KVKK derken, 7 Nisan 2016’dan beri yürürlükte olan bir kanundan bahsediyoruz. VERBİS ise bu kanunun yalnızca bir parçası. KVKK’ya uyum süreci aslına bakarsanız ne VERBİS’e kayıtla başlıyor ne de kayıt olmakla sona eriyor. Tüm gerçek ve tüzel kişiler; KVKK kapsamındaki hak ve yükümlülüklerinin bakımından her daim uyanık olmak zorundalar” ifadelerinde bulundu.


+ Benzer Haberler
» “Konteyner kıtlığı ihracatçı için ciddi bir sorun”
» Bakkalların veresiye defteri kabardı
» Eğitimciler önce ‘sağlık’ diyor
» Turizmciler 2021’den umutlu
» Patates üreticisi alternatif pazarlama istiyor
» Dokak: 81 il düğün tarihi bekliyor
» Yağmur suyu hasadıyla kentler geleceğine yön veriyor
» İzmir Limanı’nda planlı yatırımlar hız kesmiyor
» Gelinlikçiler hükümetten düğün tarihi bekliyor
» “Turistleri ‘işaret dili’ ile ağırlayacağız”


ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 27.02.2021
  Ticaret 26.02.2021
  Ticaret 25.02.2021
  Ticaret 24.02.2021
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni