• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  SOHBETLER  |  FİNANS  |  İHALELER  |  BORSALAR  |  RESMİ GAZETE
YAZARLAR KONUK YAZARLAR
12
14
16
18
21/04/2020 10:50
CoronaVirus ile On Yılda Olacak Değişimi On Haftada Yaşıyoruz -1

Dr. Rıza Kadılar

     Olup biteni anlamak ve dönüşüme hazırlanmak için nelere odaklanmamız gerek?
     Artık hiç birşey eskisi gibi olmayacak demek o kadar kolay ki. Ve aynı zamanda o kadar da yanlış. Çok çetrefilli bir geçitteyiz hepimiz. Hatta insanlık belki de yüzyılda bir gelen en zorlu sınavlarından birinden geçiyor. Ama insan aynı insan ve zorluklar da aslında daha önce yaşanmış durumlarla çok benzerlik arz ediyor. Yani bazı şeyler tabii ki değişecek ama bazıları da aynı kalacak. Bütün bu olanlardan ders almak ve değişen koşullara ayak uydurmak yapacağımız tercihlere kalmış.

     Daha önceki yAazılarımı takip edenler bilecektir. Aslında yeni corona virüsü bir pandemik hastalık olarak dünyaya yayıldığından beri yaşadıklarımızın önemli bir kısmı zaten doğal olarak hayatımıza girecek değişimlerin hızlandırılmış hali. Birkaç ay önce yeni on yıla girerken yine bu sayfalarda yer alan yazımda “doğru tercihleri yapanları çok olumlu bir gelecek bekliyor” demiştim. Hala aynı görüşteyim, hatta bu görüşüm son yaşananlarla daha da perçinlendi.

     Bir yandan bir kayıp yaşıyoruz: bizi bugüne getiren alışkanlıklarımız, hayatımıza anlam katan etkinliklerimiz, iş ve özel hayat tarzımız artık bizimle değil. Kimimiz için tuttuğumuz takım, kimimiz için iş ve eğlence anlayışımız, gelir kaynaklarımız, toplumdaki rolümüze katkıda bulunan güçlü yanlarımız, hatta gelecek planlarımız, hepsi ama hepsi şu an bizden çok uzaktalar. Tam bir kayıp belki daha yok, hala geri dönecekleri günü ümit ederek bu dönemi geçiriyoruz. Ama belki geri gelmeyecekler. Ya da geri geldiklerinde ya onlar çok değişmiş olacak, ya da biz…

     Önümüzde iki senaryo var. Bu yaşadıklarımız belki birkaç haftada bitecek ve tekrar bıraktığımız yerden biraz ders almış olarak yola devam edeceğiz, ya da yukarıda saydıklarımdan ne vardıysa bizimle beraber olan 2020 yeni yıl gecesi, belki bir daha aynı şekilde bizimle olmayacaklar… Abarttığımı lütfen düşünmeyin. Çünkü karşımızda iki büyük dalga var. Önce bu pandemi ile başa çıkmak zorundayız, sonra da ekonomik resesyon ve hatta depresyon ile gelecek tsunaminin üstesinden gelmemiz gerekecek. Tabii ki umarım teğet geçer. Ama bu durumda bile bütün dünyayı şoklama yöntemi ile derin bir dondurucuya koyup aylarca bekletmek gerek ve bu ne kadar mümkün, bilemiyorum.

     Her kayıp karşısında yaşanan inkar, öfke, pazarlık, depresyon ve kabullenmeden oluşan psikolojik döngüye girdi insanlık. Mesela ülkemizde Mart ayına kadar inkar ettik hep beraber Wuhan’dan gelen haberleri, İtalya ve İran’dan gelen bilgiler ile çoğumuz için öfke evresi başladı. Yetkililerden gelen bilgilere güvenmemek, başkalarını suçlamak, bir suçlu aramak dönemlerinden geçtik. Yurt dışından gelenleri tecrit ettik, sonra büyük şehirlerden küçük şehirleri gidenlere engel oluyoruz. Evde kal derken evde kalamayanlara kızıyoruz, bir yandan da şükrediyoruz, balkonlara çıkıp alkışlıyoruz. Herkesin öfkelendiği birileri oluyor. Şimdi bir çoğumuz için pazarlık dönemi başladı. Yeni yaşam tarzı ile bir bilek güreşidir gidiyor. Zaten var olan, on yıllardır uygulamada bulunan bir çok “yenilik” hayatımıza giriyor.

     Ofise gitmeden üretmek, video konferanslarla toplantılar hatta sosyal buluşmalar yapmak, temas etmeden günlük ihtiyaçlarımızı karşılamak pazarlığın bir parçası. “Hayat eve sığar” dedik ama bir çoğumuz için sığmıyor, dar geliyor. Herkes evin bir yerinde kendine ait bir köşe yaratma çabasında. Ligler, olimpiyatlar, turnuvalar, diziler, konserler, AVM’ler, mangal partileri, dost sofraları, işe gitmek için araba içinde yolda geçen saatler çıktı artık hayatımızdan.

     Trafik açıldı, harcamalar azaldı, yüklükler erzak ile doldu, yeni yeni sosyalleşme yöntemleri, balkon, zoom, sosyal medya sohbetleri aldı başını gitti. Ve kendimize iyi bakmak adına bir türlü önceliklendiremediğimiz hobilerimize ulaşmak da mümkün oldu. Mesela benim için Bolshoi’da bale izlemek, Berlin Filarmoni’de konsere gitmek, hayranı olduğumuz sanatçılarla Instagram’da baş başa bir arada olmak… Olumlu yanlarını bulmaya gayret ediyoruz ama hala bir mücadeledir gidiyor.

     Tabii döngü devam ediyor. Aman dikkat: arkasından depresyon evresi geliyor. Bütün bunlarla yeni bir hayat tasarladığımızı sanırken aslında düne duyduğumuz özlemi nasıl canlı tutuğumuzu fark edip, “dün dünle beraber gitti ve bir daha geri gelmeyecek” dediğimiz anda başlayan derin bir depresyon… Çevremde daha bu aşamada pek kimse yok diyebilirim. Ama Hong Kong’da iki hafta önce organize ettiğimiz bir webinar’da gördük ki genelde hakim ruh hali depresyon. Avrupa’da ise daha bu evreyi gözlemlemiyoruz. Ya döngü burada farklı gelişecek ya da hazır olun derim, depresyon bizi bekliyor.

     Oysaki dönüşüm kabullenme evresi ile başlayacak. Kaybettiklerimizi ve içinden geçtiğimiz durumu kabullendiğimizde neyin yeniden mümkün olduğunu keşfetmeye başlayacağız. Bu döngüyü hızlandırmanın pek yolu yok, faydası da yok. Ama yeter ki o pazarlık ve depresyon evrelerinde olduğumuzu bilelim ki daha döngü tamamlanmadı, daha yolumuz var…

     Peki olup biteni anlamak ve bu içine gireceğimiz dönüşüme bir nebze hazırlanmak için nelere dikkatimizi odaklamamız gerek? Hangi sorular işimize yarar?
 Önce isterseniz “ne oluyor?” sorusuna eğilelim.
     Bence bu küresel pandemi ile evren bize “bir dur” diyor. Yaşlı yer küre bize bir sinyal yolluyor. O kadar hızlanmıştı ki insanlık, öylesine bir çılgın tempo ile bütün uyarıları göz ardı edip öylesine büyük bir hızla bile bile uçurumun eşiğine gelmişti ki. Ancak bu salgın, bir an için durmamızı sağladı. Zaten virüslerin evrendeki rolü hücreler arasında mesaj taşımakmış. Bir postacı. Bir hücrede oluşan genetik kodu alıp bir başka hücreye taşıyan yapılar. Hatta canlı olup olmadığı bile tartışılıyor.

     Yani böyle baktığımızda dünyamızın yaşam ile ilgili bütün genetik kodları, şifreleri virüslerde saklı. Ve ne büyük bir mucizedir ki, yaşam bu en değerli şifreleri de en güvenli kasa olarak yarasalara emanet etmiş. En ulaşılmaz mağaraların karanlık derinliklerinde, zehirli otlar ve erişilmez kayaların arasında tavana asılı olarak yaşayan tek uçan memeli yarasalar belki de bu işlevi görüyor. Ancak artan madencilik faaliyetleri, doğal dengenin bozulması, iklimlerin değişimi yarasaların doğal yaşam alanlarından çıkıp diğer canlılarla daha iç içe yaşamalarına neden oluyor.

     Hızla artan şehirleşmeye rağmen gıda güvenliğinde yaşanan zorluklar ve geleneksel dürtülerle bazı toplumlarda insanlar yabani hayat ile iç içe yaşamaya devam ediyorlar. Ve maruz kaldığımız bu salgın süreci de tam olarak emin olamamakla beraber edindiğimiz ilk bilgiler ışığında büyük bir ihtimalle mutasyona uğramış bu virüsün yarasa yiyen kedigiller familyasından hayvanlar aracılığı ile yabani hayvan etlerinin ve sakatatlarının satıldığı pazarlarda insanoğlunun akciğerine ulaşması ile başladı.

     Bir söz vardır, “en güçlü yanınız aslında en büyük zaafınızdır” diye. Virüs işte tam bu şekilde bizi paralize etti. Profesör Harari, Homo Sapiens’in bütün diğer benzerlerinin önüne geçip dünyaya egemen olmasını sosyal zekasına ve örgütlü işbirliği için de hareket edebilmesine bağlıyor. İnsanın en güçlü yanı, bir araya gelip yarattığı medeniyet. Diğer türlere, doğaya, hatta birbiri üzerine hakimiyetini yarattığı inanç sistemleri sayesinde iyi organize olabilmesine borçlu. Tarih boyunca en ağır cezalardan birisi tek başına hücre hapsi olmuş. Tecrit en ağır suçlara karşı uygulanmış. İnsan insana muhtaç, temasa muhtaç. İşte virüsün de yayılmak için en çok ihtiyaç duyduğu yakın temas ortamı insanlık için vaz geçilmez bir olgu.

Önceki Yazılar :
Haberler
  Yeni tesisten ilk yakıt ikmali Türk Hava Yolları’na gerçekleştirildi

  Türk doğal taşına değer katma yarışına 398 proje ortak oldu

  “SGK, KOAH ve astım hastalarını zor durumda bırakıyor”

  Döviz / Altın

  Borsalarda Alım-Satım

  İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin grafikerine uluslararası karikatür ödülü

  Pandemi önlemleri alındı; Oasis Aquapark’ta güvenli eğlence

  Karşıyaka Zabıtası’ndan 64. yıl kutlaması

  HİDROMEK Capital 500 listesinde bu yıl da yerini aldı

  Roca Connects Türk mimarları dünyayla buluşturuyor

  Gürer: “Yabancıya toprağını satan çiftçi toprağında amele oluyor”

  Başkan Batur’dan zabıtaya pandemi teşekkürü

  Pekcan: Hizmet sektörlerimizi üst lige taşımaya kararlıyız

  Dolar/Euro/Altın yükselişte

  Barış Selçuk Gazetecilik Ödülleri’nde 21’inci randevu

  Yeni normalde en çok mangal alışverişi yapıldı

  Çin, bu yılki yenilenebilir enerji yatırım bütçesini 31,5 milyar dolara çıkardı

  Karabağlar’da koronavirüs denetimi

  Kızılçullu’nun öğrencileri 32 ülkeyi geride bıraktı

  Ildırı begonvil ile donatılıyor

  Sanayi Sicil’de e-belge dönemi başladı

  Tescilli Balıkesir Kuzu Etine Türkiye’de ilk defa Güvenli Gıda Takip Sistemi

  Güzelbahçe Meclisi: ‘İstanbul Sözleşmesi uygulansın’

  Su Ürünleri Hal Fiyatları

  Sebze Meyve Hal Fiyatları

  Uyuşmazlıklar zorunlu arabuluculuk kapsamı dışında

  Kadın kooperatifçilere danışmanlık havuzu

  Başkan Aksoy’dan İstanbul Sözleşmesi’ne destek

  Bornova’da önce iş güvenliği

  Fethiye Rotary’de bayrak değişimi

  “İstanbul Sözleşmesi Yürürlükte Kalmalı”

  Yurt dışı eğitim hayallerine bir adım at

  Yaşar Üniversitesi yeni akademik yıla hazır

  İş insanı Hüseyin Cengiz, 4. kitabını okuyucuyla buluşturdu

  İzmirli kadınlardan hükümete İstanbul Sözleşmesi çağrısı

  Başkan Sandal’dan ağaçlandırma çağrısı

  İhale Özetleri

  06 Ağustos 2020 Tarihli ve 31205 Sayılı Resmi Gazete

  Karayollarında Durum

  Durum ciddiyetini koruyor. Aktif vak’a sayısı iki gündür artıyor

  Eximbank’tan uluslararası işbirliği

  PARK REVİZYON İŞİ YAPTIRILACAKTIR

  T.C. İZMİR 3. İCRA DAİRESİ 2019/218 TLMT. TAŞINIRIN AÇIK ARTIRMA İLANI

  115 ürüne ek gümrük vergisi getirildi

  Hazır giyim ihracatı tarihi rekor kırdı

  Deniz turizmi sektöründe almanya sevinci

  MB’den çekirdek enflasyon vurgusu

  “Otomobile olan talep artarak devam edecektir”

  İzmir Zabıta Teşkilatı 64 yaşında

  Ulusal fotoğraf yarışmasına başvurular başladı

ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 06.08.2020
  Ticaret 05.08.2020
  Ticaret 04.08.2020
  Ticaret 30.07.2020
  Ticaret 29.07.2020
  Ticaret 28.07.2020
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni