• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  SOHBETLER  |  FİNANS  |  İHALELER  |  BORSALAR  |  RESMİ GAZETE
YAZARLAR KONUK YAZARLAR
12
14
16
18
22/04/2020 11:19
CoronaVirus ile On Yılda Olacak Değişimi On Haftada Yaşıyoruz -2

Dr. Rıza Kadılar

     Peki ne ders çıkaracağız bütün bunlardan? Durmak ne ifade ediyor size? Sosyal mesafe ile yaşayamayacağımıza göre, fiziksel mesafeyi korurken nasıl sosyal teması devam ettirebiliriz? Ve acaba gerçekten bir ders alıp çıkacak mıyız, yavaşlayacak mıyız? Yoksa bütün bunlar geçse de büyük bir iştah ile daha da çok seyahat etsek, daha da çok tüketsek, doğadaki ayak izimizi daha da çok arttırsak mı diyoruz? Umarım ders alırız. Çünkü bence bu salgın sadece bir mesaj, asıl felaket değil. Uçurumun kenarındayız. Bu salgın bize biraz zaman kazandırdı, iyi değerlendirmeliyiz.

     İkinci sorumuz “neler olacak”? Bu süreç nasıl geçecek? Bu süreçte ben neler yapmalıyım, nasıl olmalıyım? Sonrasında bizi nasıl bir dünya bekliyor?
     Ocak ayı başında yayınlanan yeni yılı karşılayan yazıma şöyle başlamıştım:
     “En sonda yazacağımı baştan paylaşayım: teknolojik gelişmeler öyle bir noktaya geldi ki asıl değişim yeni başlıyor. Hem de tahmin etmemiz mümkün olmayacak boyutta ve hızla geliyor dönüşüm. Doğru tercihler yapanları müthiş bir gelecek bekliyor. Artık daha iyi bir yaşam için gereken her şeye ulaşabileceğimiz bir devirde yaşıyoruz ama maalesef hala tablo toz pembe değil.

     Hala doğru tercihleri yapmayarak değişime diren liderler, toplumlar, bireyler ve kurumlar var. O yüzden bu dönüşüm hiç kolay olmayacak, bir yandan her derde deva çözümler elimizin altında ama onları hayatımıza sokabilmemiz için bizi bugünlere taşıyan, doğru bildiğimiz birçok yapının ve düşünce kalıplarının değişmesi gerekiyor. Yani önemli çatışmalara ve gerilimlere gebe bir döneme giriyoruz. Ama oldukça ümitliyim, bu toz duman atlatıldıktan sonra doğru tercihleri yapanları çok ama çok daha müreffeh bir yaşam bekliyor. “
     Bu cümlelerin ilk taslak yazıda yer alan versiyonu çok daha güçlü ifadeler içeriyordu. Büyük yıkımlar, çatışmalar, felaketler ön gören cümleler vardı. Yakın çevremin uyarısına kulak verip çıkarmıştım o bölümleri. Ancak şimdi görüyorum ki dünyayı saran pandemik hastalık bütün bunları farklı bir şekilde yaşatıyor bize. Bazı konuların hızlanmasına, hatta belki de bazılarının ise daha rahat aşılır olmasına imkan tanıyor.

     Küreselleşme aslında yaşadığımız sorunların nedeni değil. Küreselleşmeyi yaşama şeklimiz maalesef asıl neden. Üretim, tüketim, tedarik zincirleri, finansal piyasalar ve teknolojik gelişimi küresel boyuta taşırken bireysel ve toplumsal kafa yapımızı, yönetim sistemlerimizi maalesef küresel boyuta taşıyamadık. Kapsayıcılık, iş birliği, sürdürülebilirlik gibi kavramlar maalesef ne siyasi liderler ne de büyük kitleler tarafından içselleştirilmedi. Stres altında hemen ulus devletler tarihten gelen reflekslerine büründüler. Küresel bir sorun küresel iş birliği ile çözülebilecekken, maalesef liderler de mevcut siyasi yapılar da iş birliği yerine “biz ve onlar” ayrımına girdi. Trump’un salgına “Çin virüsü” demesi, Çin’li liderlerin “Amerikalılar bunu bir silah olarak geliştirip bize yolladı” iddiaları, salgının yeni yeni girdiği Hindistan’da Hindu çoğunluğun salgın konusunda ülkede yaşayan Müslüman azınlığı suçlaması, Avurupa Birliği içinde Şubat sonunda birçok ülkenin İtalya’yı salgın ile başa çıkamamak konusunda eleştirmesi hatta hemen sınırları kapatıp, yardım bile göndermekten aciz kalıp yalnız bırakması maalesef çok derin yaralar açtı.

     Ve bütün bunlar virüsün işine yaradı. Çünkü biz her gün hangi ülkede ne kadar kişi hastalığa yakalandı diye bakarken bile farkında olmadan sorunu körüklüyoruz. Virüs için ırk, sınır, devlet, millet yok… Şehirler, coğrafya, coğrafyalar arası demografik bağlantılar önemli. Sorun da çözüm de küresel ama verdiğimiz cevaplar ulusal. Bu insanlığı çok zorlayacak. Çünkü umarım salgın ile yakın bir gelecekte başa çıktığımızda arkasından gelen ekonomik buhran, teknoloji nedeni ile yaşanacak sosyo-ekonomik değişimler uluslararası ayrımı daha da belirgin kılacak. Eğer iş birliği yapmak yerine uluslar birbirine düşerse işte asıl o zaman felaket senaryoları devreye girecek. Wikipedia’da salgın ve ırkçılık üzerine bir sayfa açılmış bile. Salgın ile körüklenmiş o kadar çok örnek var ki dünya genelinde, ki daha yolun başındayız. Virüs daha gelişmekte olan ülkelere yeni yeni erişiyor.

     Bunların çoğu yerel boyutta da geçerli. Şehirlerin seyahate kapatılması bir önlem. Hastalığın hangi şehirlerde nasıl ilerlediğini bilmek salgın ile mücadelede çok önemli bir araç. Yaş gruplarına göre ayrı önlemlerin alınması son derece yerinde. Ancak bunlar eğer ayrımcılığa ve birbirini suçlamaya doğru giderse, hepimizi çok zor yarınlar bekliyor. Yazlık evlerin olduğu yörelerimizdeki komşularımızın “gelmeyin sizi istemiyoruz” demesi, yaş gruplarına göre insanların birbirini suçlaması, “evde oturun” derken evde oturamayan sağlık sektörü, tedarik zinciri, üretim, güvenlik, kamusal alan gibi yerlerde çalışanların zan altında bırakılması kim bilir ne gönül yaralarına neden oluyor. Ve gerçekçi olmak lazım: fırtınanın içine daha yeni giriyoruz. Bize nedense hiç okutulmamıştı, eğitim hayatımız boyunca hiç duymamıştık bile 1918 sonrası yaşanan İspanyol gribi salgınını. O yüzden bekli de bilemiyoruz o pandeminin takip eden on yıllarda yaşanan büyük buhran ve arkasından gelen dünya savaşına uygun sosyo-ekonomik ve jeopolitik ortamın oluşmasına etkilerini. Ancak umarım bu sefer tarihten ders almak mümkün olur. Bu salgın arkasından daha büyük yıkımlar yaşamamayı başarır insanlık.

     Devletlere ve büyük sermaye gruplarına da çok önemli bir görev düşüyor. Ekonomik aktiviteyi derin dondurucuya koymamız şart. Ülkelerin içine girdiği karantina döneminin Haziran, hatta Temmuz ayına kadar devam edebileceğini iddia eden çok güvenilir kaynaklardan raporlar geliyor. Bu süre boyunca hiçbir gelir elde edemeyecek büyük kitlelerin geçim sıkıntısı çekmemesi, nakit darlığına düşecek şirketlerin iflas etmemesi ve tarih boyunca belki de hiç görülmemiş bir işsizlik ve açlık sorunu ile karşı karşıya kalınmaması için devletlerin iş birliği içinde bir zaman kapsülüne koymaları gerekiyor bütün ekonomik aktiviteyi. Şimdiden IMF’ye seksen ülkenin başvurduğu ve toplam 2.5 trilyon dolar büyüklüğünde destek talep ettikleri rapor ediliyor.

     Bugüne kadar en kötü zamanlarda bile yarım milyona ulaşmayan işsizlik rakamı, hem de tarihsel en düşük seviyelerindeyken bir hafta içinde 6 milyon kişiye ulaşan Amerika, 4 milyon kişiye işsizlik yardımı talebi gelen Fransa aslında buz dağının daha suyun üstünde kalan kısmını bize gösteriyor. Hindistan’da ülke bir anda karantinaya girince çok elverişsiz koşullarda tıkanıp kalan milyonlarca mevsimlik işçiler, Asya ve Afrika’da zaten yoksulluk sınırında yaşayan yüz milyonlar. Hepsi ama hepsi hiç gelirleri olmadan bu yaz aylarını geçirmek durumunda kalacaklar. Devletlerin buna ne kadar imkanı olacak, kim kime yardımcı olacak ve en belki de tehlikelisi bu zor koşullar toplum hareketlerine dönüşmesi durumunda asayişi kim sağlayabilecek? Çünkü büyük bir ihtimalle kolluk güçleri de pandemi nedeni ile çok da işlevsel olamayacaklar.

     Bu bağlamda Çin’den de bahsetmemiz gerekiyor. Her ne kadar dünyanın başına bu pandemiyi sarmış olsa da ilerleyen dönemde birçok ülkenin kurtarıcısı olma rolüne de yine Çin soyunuyor. Mesela günümüzde Batı Dünyası tarafından kendi kaderine terk edilmiş durumdaki Afrika’daki bütün ülkelere eşzamanlı operasyonlarla maske, test ve ilaç yardımı yolluyor. Bu süreçten kim nasıl çıkacak daha bilemiyoruz ama Çin son derece akıllıca ve dengeli adımlar atıyor. Çin ya bu süreç sonunda dünyanın güvenini ve desteğini alıp yeni düzende daha özel ve önemli bir konuma oturacak, ya da yanlış adımlar atarsa bütün dünya bir araya gelip Çin’den hesap soracak. Sanırım 2020’nin son çeyreği bunları yaşayacağımız bir dönem olacak.

Önceki Yazılar :
Haberler
  Vaka sayısı yine binin üzerinde kaldı

  Varank: İzmir’de model fabrika kuracağız

  Nisanda ihracat %41,4, ithalat %25 azaldı

  2020 yılı ilk çeyrekte yüzde 4,5 büyüdük

  Döviz / Altın

  Borsalarda Alım-Satım

  İş dünyası 2020’ye iyimser bakıyor

  Gürer: “Belediye başkanları, kendi ekibini belirleyebilmeli”

  Nisanda 40 bin 171 taşıt trafiğe çıktı

  “Öğretmenleri resen görevlendirmek yanlış”

  Türk Eximbank’ın sendikasyon kredisi yenileme oranı %134 olarak gerçekleşti

  Karabağlar Belediyesi kahvehane esnafının da yanında

  Turizmciler yeni yılın planlarını şimdiden yapıyor

  Dijital liderler kobi’lere rehberlik etmeyi sürdürüyor

  Türkiye, genç işsizlik oranında dünya beşincisi oldu

  TEB Cetelem’den evden çıkmadan sadece iki adımda taşıt kredisi başvurusu imkanı

  Türk Telekom’dan online işlem rekoru

  MB: Toparlanmaya ilişkin belirsizlik yüksek seyrediyor

  Su Ürünleri Hal Fiyatları

  Sebze Meyve Hal Fiyatları

  Başkan İduğ: Bornova’nın maske ihtiyacını karşılayacağız

  Bayraklı’da camiler ibadete hazırlandı

  İEKKK’da tarım ve kooperatifleşme masaya yatırıldı

  Büyükşehir’in üreticiye desteği sürüyor

  Cumhurbaşkanı yeni normalleşme adımlarını açıkladı

  Chatbot kullanımı bankacılıkta 5 kat, e-ticarette 2 kat arttı

  Dell Technologies güvenli bilgisayarlarıyla profesyonellerin ihtiyaçlarını karşılıyor

  ESET, siber suç karaborsasındaki gelişmelere dikkat çekti

  Tüketicilerin %38’i sosyal medya faaliyetlerini devlet denetimine açmaya hazır

  Kimlik avı sahtekarlığının kobi’lere maliyeti 100 bin dolar

  İnternet siteleri kişisel verileri korumakla sorumlu

  İhale Özetleri

  29 Mayıs 2020 Tarihli ve 31139 Sayılı Resmi Gazete

  Karayollarında Durum

  Hem vaka, hem de iyileşen sayısı arttı

  DÜZELTME İLANI: MOBİL DAĞITIM VE TRANSFORMATÖR MERKEZLERİ ALIMI YAPILACAKTIR

  Zincir mağazalarda beyaz eşya satışı bitiyor

  Türkiye’den DTÖ ve AB’ye ‘karşı tedbir’ bildirimi

  MB’nin rezerv varlıklarında % 6,3 azalma

  Döviz / Altın

  Türkiye’nin yeni nesil haber ajansı, Hibya 1 yaşında

  Borsalarda Alım-Satım

  Ulaşım modlarında normalleşmeye kademeli geçiş; ticari yatlar faaliyetlerine başlıyor

  Çevrimiçi Hazine Avı’nın sonuçları belli oldu

  Ekonomik güven endeksi 61,7 oldu

  Su Ürünleri Hal Fiyatları

  Sebze Meyve Hal Fiyatları

  Karantina günlerinde altınlar Loomis ile garanti altında

  Gürer sordu, Bakan yanıtladı; Gıda işletmelerine virüs denetimi yapıldı

  Çeşme’de cami temizliği seferberliği

ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 29.05.2020
  Ticaret 28.05.2020
  Ticaret 27.05.2020
  Ticaret 22.05.2020
  Ticaret 21.05.2020
  Ticaret 20.05.2020
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni