• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  SOHBETLER  |  FİNANS  |  İHALELER  |  BORSALAR  |  RESMİ GAZETE
YAZARLAR KONUK YAZARLAR
12
14
16
18
23/04/2020 13:12
CoronaVirus ile On Yılda Olacak Değişimi On Haftada Yaşıyoruz -3

Dr. Rıza Kadılar

     Tabii bu arada durumdan kendine fırsat çıkarmak isteyenler de olacak. Mesela petrol fiyatını tarihsel en düşük seviyelere çeken Rusya bir yandan kendi konumunu güçlendirirken birçok petrol üretici üçüncü dünya ülkesi için felaket senaryolarına vesile oluyor. Büyük teknoloji şirketleri daha da güçlenirken, yüksek borç ile bu döneme girmiş birçok unicorn (piyasa değeri milyar doları bulan göreceli olarak daha genç) teknoloji şirketleri faaliyetlerine son verip büyük oyunculara yem olmak durumunda kalıyor.

     Ve en zoru da bütün süreç başarı ile atlatılmış olsa bile Harari’nin konuşmalarında hep bahsettiği yetenekleri dijital dünyanın ihtiyaçlarını karşılayamayan bu yüzden de “işlevsiz ve gereksiz” kalan kitlelere bir yaşam alanı bulmak zorunda kalacak insanlık. Yani nereden baksanız, çok zor bir süreç başladı. Tek çözüm küresel işbirliği ama maalesef ondan da oldukça uzaktayız.

     Bu arada bir isme dikkatinizi çekmek istiyorum. Bill Gates. 1991 yılında MBA başvurumda iş hayatında rol model olarak gördüğüm ismi sormuşlardı. O zaman bu soruya Bill Gates demiştim, neredeyse otuz yıl sonra bugün sorsanız yine cevabım aynı. O günden günümüze bütün yaşananlar, değişen ekonomik düzen ve yeni rakiplere rağmen Microsoft bugün de dünyanın en değerli şirketi. Bill o zamanlar masa üstü bilgisayarları hayatımıza sokarak insanlığa yeni bir yaşam şekli sunuyordu, şimdi Gates Vakfı ile insanlığın en önemli sorunlarına odaklanarak yeni önceliklerimizi bize hatırlatıyor. O zamanlar da kendisi ile barışık, dünyevi hırslarından çok tutkuları, hayalleri ve vizyonu ile ön plana çıkıyordu, bugün de aile yapısı, giyim ve yaşam tarzı, ifade şekli ve vizyoner duruşu ile bizlere örnek oluyor. Sanırım bu otuz yıl için dikkatimizi çeken çok flaş isimler geldi geçti iş dünyasından. Ama hepsi bir yana Bill Gates yine burada ve yine çok özel bir konumda. Umarım insanlık daha çok dinler sözünü. En çok üzerinde durduğu konu küresel iş birliği. Sanırım var bir bildiği.

     Tabii asıl sormamız gereken son soru: Nasıl bir dünyada yaşamak istiyoruz? Bu soruya gerçekten bireysel ve toplumsal boyutta cevap vermek için bundan daha iyi bir fırsat olamazdı. Bir yandan toplumsal faydayı bireyin hırsları karşısında koruyan, bir yandan da bireysel özgürlükleri kollayan bir denge. Ve bununla ilgili bir başka soru ise “yaşamayı arzu ettiğimiz dünyanın oluşması için bu içinde bulunduğumuz dönemi nasıl değerlendirmeliyiz?”

     Böyle bir süreçte hem kendime, hem de erişebildiğim herkese tavsiyem aslında çok basit: Direnmeyi, dünün doğrularına ve kalıplarına sıkı sıkı sarılmayı ve geçmişe özlem duymayı bırakmamız lazım. Bizi, yani hatta insanlığı, buraya getiren bazı değerlerin, organizasyonel yapıların ve hatta yönetim sistemlerinin daha iyi yarınlar için önümüzde maalesef engel olarak durduklarını iddia edebiliriz. Öncelikle bu durumu kabullenmeli, sonra da yavaş yavaş neyi yanımıza alıp neyi bırakıp yarınlarımızı tasarlamaya başlamalıyız konusunda bir farkındalık geliştirmeliyiz.

     Öyle yapmazsak ne olur? Hayat daha zor olur. Mesela çevremizde video konferans imkanını keşfeden bir kitle oluşmaya başladı. Zaten onlarca yıldır kullanıma hazır bekleyen bir teknolojiyi bugüne kadar ret edip, şimdi kullanmaya başlayınca hemen kriz sonrası döneme hazır olduğuna inanan bir kesim… Oysaki bazılarımız zaten on yılı aşkındır bu teknolojileri kullanarak işimizi yapıyorduk. Geçenlerde yakın çevremde kullanılmaya başlanan başka bir uygulamaya girdiğimde kızımın ve yakın arkadaşlarının bundan beş yıl önce kullandığını ve modası geçtiği için bıraktığını fark ettim.

     Yani şimdi günlük hayatımıza giren teknolojik çözümler zaten bir süredir mevcuttu. Bu içinde bulunduğumuz zorlu dönem aslında teknolojiyi yakalamamız için bir imkan veriyor bize. Geleceği yakalamıyoruz, geçmişte kaçırdıklarımızın açığını kapatıyoruz. Ama teknoloji doğru düşünce tarzı ile birlikte kullanılmaz ise çok ama çok tehlikeli sonuçlar doğurabilir. Mesela dinlemeyi bilmeyen, delege edemeyen, sisteme ve karşısındakini güvenmeyen liderlerin elinde uzaktan erişim teknolojisi iş hayatını bir kabusa çevirebilir. Geçen gün bir startup sunumu vardı: bilgisayarın kamerasını kullanarak çalışan kişinin göz bebeği hareketlerini analiz edip ne kadar ekran başında kalıyor, ne kadar angaje ve istekli çalışıyor, ekranda geçirdiği zamanı nasıl değerlendiriyor gibi raporlar üreten bir algoritma…

     İçinde bulunduğumuz organizasyonel yapılar maalesef sanayi devrimi sonunda ortaya çıkan, temelde kontrol, güvensizlik ve verimlilik temaları üzerine tasarlanmış uygulamaları içeren sistemlerden oluşuyor. Oysa ki teknoloji bizlere özgürlük ve özgünlük vaat ederken, aynı zamanda güvensizlik ve kontrol güdülerinin ön planda olduğu iş yerlerinde hayatı bir zindana çevirebilir. Bu yüzden delegasyon, güven, iş birliği, etkin dinleme, sistemik düşünce gibi reflekslerimizi geliştirmeye çok çaba harcamamız gereken bir döneme giriyoruz. Mevlana’nın dediği gibi, “evrenin bolluğu içinde neden bir zindana kapatırsın ki kendini?”

     İşe yarayan doğru düşünce kalıplarını geliştirmeden insanların eline verilen teknoloji anti ütopik senaryoların ortak teması olmaktan öteye gidemiyor maalesef. Bu bağlamda en son yazımda yer alan bir paragrafı daha hatırlatarak yazımı bitirmek isterim:
     “Çözüme iki koldan sarılmalıyız: Birincisi evrensel değerler, insanı insan yapan güzelliklere odaklanmalıyız. Birbirimizi yargılamadan, saygı ve sevgi ile tesis ettiğimiz diyaloglar, iletişim kanalları ve iş birlikleri bize daha güzel yarınlar vaat edecek. İkincisi ise teknoloji. Her bir bireyin teknolojiden faydalanmasını sağlayacağımız bir toplumsal düzen. Belki de ilk başlamamız gereken yer eğitim sistemimiz ve onunla beraber iş hayatımıza sokacağımız esenlik olgusu… “

     Ve bütün bunlardan bağımsız karşı karşıya kaldığımız trajik bir duruma da değinmek istiyorum: Türkiye Cumhuriyetinin belki de en önemli tarihi günlerinden birisini, Millet Meclisinin açılışının yüzüncü yılını milletçe 23 Nisan’da evlerimizde, karantina altında kutluyor olacağız. Yüzyıl sonra bir başka ölüm kalım mücadelesine tanık oluyor ülkemiz. Bir yanda hastalığın son derece yayıldığı ve sistemlerin zorlandığı Istanbul, diğer yanda da bu salgından korunmak için kendini izole eden Anadolu şehirleri. Umarım çok hızlı geçer bu günler ve asırlık cumhuriyetimizin önümüzdeki aylarda kutlayacağımız diğer önemli yüzüncü yıl dönümlerini birlik, beraberlik, afiyet ve huzur içinde yaşarız.

     Sağlıklı kalın, sağlıcakla kalın...

Önceki Yazılar :
Haberler
  “Normalleşme pazarda fiyatları düşürdü”

  Türk ilaç sektörüne uluslararası tescil

  VİDALI DİK VE YATAY HELEZONLU KONVEYÖR TAMİR KİTİ ALIMI

  Merkez Bankasından firmalara 20 milyar TL kredi

  “İzmir turizminin anayasasını yazdık”

  Covid-19, kimya sektöründe rekabet düzenini değiştirecek

  “Tarım makineleri ihracatında hedefimiz yılda 2 milyar dolar”

  Gürer: “Niğde ve Aksaray’da milyonlarca liralık zarar var”

  “Enerji sektörü normalleşme dönemine hazır”

  Bakan Selçuk, “Gündüzlü Bakım Merkezlerinin sayısı 123’e ulaştı”

  Kimya ihracatı Mayıs’ta 1 milyar 180 milyon dolar oldu

  Karabağlar’da seyyar satıcılarla mücadele sürüyor

  Allianz Türkiye, sağlık sigortaları poliçelerinin kapsamına tüm salgın hastalıkları dahil ediyor

  Watchguard, Panda Antivirüs’ü satın aldı

  İzmir’de otobüslere ameliyathane hijyeni

  Başkan Oran Çeşmeliler’i kan vermeye davet etti

  Vestel’den çevre dostu ürünler

  Boyalık Beach mavi bayrakla açıldı

  E-ticaret’e ilgi büyüyor, güvenlik açıkları artıyor

  Bornovalı kadınların Sosyete Pazarı sevinci

  Çevre gününde doğanın çığlığını çizdiler

  İnşaat malzemeleri sanayisinin üretimi 3 ay üst üste arttı

  İş dünyası 2020 yılında adli tatil istemiyor

  ‘Korona Günlükleri’ Yunus Bekir Yurdakul ile Neşe Yaşın’ı ağırlıyor

  İtalya’dan Türk sağlık çalışanlarına teşekkür yemeği

  Borsalarda Alım-Satım

  Su Ürünleri Hal Fiyatları

  Sebze Meyve Hal Fiyatları

  Kredi faizlerindeki düşüşü fırsat bilenler fiyatı bir günde %30 artırmak istedi

  Turizm sektörünü “hijyene yatırım” kurtaracak

  53 havalimanı Kovid-19’a karşı sertifikalandırıldı

  Bayraklı’nın parkları çiçek gibi

  Siber saldırganlar e-postaları hedef alıyor

  Kaspersky, üç ay içinde tehlikeli üç popüler mobil uygulama keşfetti

  Su ürünlerinde rekor üretim

  İngiltere pazarı artık daha kırılgan

  Tele-Sağlık hizmetleri yaygınlaşacak

  Çin ile Avrupa arasındaki tren seferleri rekora koşuyor

  Bakan Pakdemirli; “374 milyon TL destek ödemesi hesaplara yatırıldı”

  BUYSAD Başkanı Dönmez; Endüstriyel yemek sektörü salgından güçlenerek çıkar

  Avansas işyerlerindeki Covid-19 etkisini araştırdı

  Buca’da çöpler yere düşmedi

  Movdeko Mobilya yurtdışına açılmayı hedefliyor

  Creavit Rim-Off kanalsız klozet ürün ailesi şimdi daha geniş

  Yurtiçi ve Yurtdışı Alım-Satım-İş Teklifleri

  İhale Özetleri

  06 Haziran 2020 Tarihli ve 31147 Sayılı Resmi Gazete

  Karayollarında Durum

  Günlük vefat sayısı 20 Mart rakamının altına indi

  İstihdama koruma kalkanı

ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 06.06.2020
  Ticaret 05.06.2020
  Ticaret 04.06.2020
  Ticaret 03.06.2020
  Ticaret 02.06.2020
  Ticaret 01.06.2020
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni