• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Kariyer  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  TİCARET SOHBETLERİ  |  FİNANS  |  İHALELER  |  TİCARET BORSALARI  |  RESMİ GAZETE
YAZARLAR Koray Tarakçıoğlu ►KÖŞEGEN
12
14
16
18
09/02/2017 17:22
Osmanlı İmparatorluğunda İsyanlar; Celâli İsyanları

     Geçen hafta, Osmanlı İmparatorluğunda medrese tahsilini  tamamlamış fakat işsiz kalmış talebelerin, yani  suhtelerin isyanını konu etmiş ve bugün ülkemizde tahsilini tamamlamış, çalışma  çağında  olan gençlerin % 25 gibi  çok büyük bir kısmının  işsiz kaldığından bahsetmiştik. Suhte isyanlarının  XVI asrın hemen hemen  tamamını  kapsadığını, çok sıkıntılı olduğunu ve  çok kan döküldüğünü, arşivlerden hazırlanmış literatürde  okuyoruz.
     Bugün bahsedeceğimiz isyanların, suhtelerin isyanlarından daha uzun süreli, daha kanlı, daha acılı olduğunu  görüyoruz. Bu isyanlara Celâli İsyanları  denmektedir.

     Konuya girerken bir yanlışı hemen düzeltelim: Celâli sözcüğünün “Celâl” ismi ile veya “celâllenme” ile hiçbir alakası  yoktur. “Celâ” Arapçada  ayrılma, terk etme  demektir. Buradan devamla“ celâli” terk eden anlamına gelir. Konumuz olan isyanları köyünü, yurdunu  mecburen  terk eden  genç erkeklerin  çıkarmış  olduğunu  görüyoruz. 1. Süleyman’nın saltanat yıllarının en şaşaalı zamanında, 1550 yıllarından başlayarak küçük çaplarda görülmeğe başlayan bu isyanların sebebi vergi toplama  sisteminde ki düzensizlik ve keyfilik olduğu, konuyu araştırınca  görülüyor.

     Osmanlı imparatorluğunda  devlet görevlileri iki ana  gruba  ayrılırdı:  Medrese tahsili  görmüş olanlar “ ehl-i şer” ve tahsil görmemiş olanlar  “ehl-i örf”.  Kadılar, kadı naipleri, müderrisler, imamlar, mültezimler, müfettişler gibi kanunu ve şeriatı temsil edenler  ehl-i şer  idiler. Beylerbeyi, sancakbeyi, subaşları ve  yardımcıları olan asesbaşları, asesler, çavuşlar, kapı ağaları ve yardımcıları gibi kanunu  uygulayanları  ehl-i örf idiler. Bu kesimin  eğitim görmüş olmak mecburiyetleri olmadığı gibi okur yazar olmaları  mecburiyeti de olmadığını görüyoruz. Devlet özellikle ikinci grupta olanlara  hazineden maaş ödemek yerine  onlara  geçimlerini temin maksadı ile dirlikler tahsis ederdi.

     Dirlikler üç grupta toplanmaktadır.  En küçük dirlik  timar  olup, sonra zeamet , en büyük dirlik ise has olarak isimlendiriliyordu. Seferde, orduya  atları ile  katılan sipahilere timar tahsis edilirdi. Haslar ise başta  padişahlar olmak üzere bütün padişah ailesi  üyelerine ve en üst seviyedeki  devlet yöneticilerine tahsis edilmekteydi. Hasların  gelirleri  çok yüksekti. Bu dirliklerde çiftçilik yaparak  hayatını kazanmakta olan “reaya”dan  toplanacak verginin miktarı ise devlet tarafından hassasiyetle belirlenmiş olduğunu görüyoruz. İsyan sebebinin  tam da bu vergi sistemi  olduğu anlaşılıyor. Diğer yandan işsizlik buna ilâve olmuştur.

     Osmanlının ilk ikiyüz senesinde çok sık yapılan fetihler, bol ganimet yani gelir elde edilmesine olanak sağladığı için devletin para  sorunu yoktu. Fakat  fütuhat azaldıkça  ganimet geliri de azalmağa başladı. Devlet, oluşan para açığını reayadan daha  fazla vergi toplayarak kapatmağa çalışıyordu. Fütuhatın azalması  dirlik sahiplerini de maddi açıdan zor duruma  sokmuştu. Onlar da, tıpkı devletin yaptığı gibi masraflarını reayadan daha  fazla vergi toplayarak  kapatmak çabasındaydılar.

     Fetihlerin 1. Süleyman’nın (1520/66) ölümü ile son bulduğunu görüyoruz. 2. Selim (1566-1574) zamanında Kıbrıs, Dalmaçya kıyıları ve Tunus Osmanlı topraklarına katıldıysa da yeterli ganimet  elde edilemediği  görülüyor. Buna karşın savaşlar, sebebi değişerek  daha da sıklaşıyordu. Artık savaşlar ülkeler fethetmek için değil, mevcut toprakları korumak için yapılıyordu. Bu durumda savaşlardan galip çıkılsa dahi önemli bir ganimet elde etmek mümkün olamıyordu. Sonuç olarak gelirler azalmış, giderler çoğalmıştı.

     Gittikçe artan para darlığını gerek hükümet, gerek dirlik sahipleri sürekli olarak reayanın sırtından kapatılmağa başlamışlardı. Reaya yaşayabilmek için faizle borç almağa başlamış, fakat bu da ayrıca yük getirmişti. Sıkıntılara dayanamayan köy gençleri yavaş yavaş köyü terk etmeğe başlarlar ve şehirlere göç ederler. Bu  işsiz, başıboş gençlere“ levent” denir. Zaman içinde köylüler de çiftlerini bozup köyü terk ederler. Bunlara “çiftbozan” denir. Köyünü terk eden, yani celâyi vatan eden  bu insanlar, özellikle gençler celâli isyanlarında fiilen rol almışlardır.

     Olay şöyle başlar ve gelişir:
     İlk önce tımarlı sipahiler leventleri  bölükler halinde organize ederek köylere ve dirliklere saldırılara başlarlar. Buna karşı korunmak maksadı ile diğer dirlik sahipleri de benzer koruma birlikleri oluştururlar. Her iki taraf da maddi imkânlarını genişletmek ve yeni koruma birliklerine maaş verebilmek için  köylere  saldırıp reayayı soyarlar. İmkânlarını aşan vergi ve salma yüküne dayanamayan reaya daha  hızla köyü terk etmeğe başlar. Bu olay yüzyıl sürecek olan bir soygun kısır döngüsü başlatır. Celâli birlikleri 1000, 2000, 3000 kişilik birliklerden 20.000- 30.000 kişilik küçük ordulara evrilir. Bu orduların başbuğu çarpışmada veya başka bir sebeple ölünce, birlikler bölünür ve birçok yeni celâli bölükleri oluşur. Aynı köye bir gün içinde iki baskın yapıldığı görülür.

     Köylerden kaçanlar gittikçe artar. Böylece levent sayısı arttıkça celâli bölük sayısı ve soygunlar artar. İşte kısır döngü budur. 1550 yıllarında başlayan bu olaylar 3. Murat (1575/95) yıllarına gelindiğinde bütün Anadolu’yu baştanbaşa denebilecek yoğunlukta sarmıştır. devletin bunlara karşı gönderdiği kolluk kuvvetleri de, devlet maaş veremediği için kendi göbeklerini kendileri keserek soygunlara başlarlar. Hiçbir karşı çözüm bulamayan 3. Murat çareyi, halkın kendisinin silahlanarak karşı koymasına salık veren bir ferman yayınlar. Bu da fayda vermez, çünkü  hemen  hemen  herkes birbiri ile  vuruşmağa, birbirini soymağa başlar. Bu karışıklıklar ülkede işsizliğin daha da artmasına, rüşvet, hırsızlık, soygun, kadın ve çocuk kaçırma gibi akla gelebilecek  bütün ahlâksızlıkların artmasına yol açarken köyler, kasabalar, şehirler boşalmağa, bir kısım halk dağlara kaçmağa başlar. Bu olay tarihde “büyük kaçgun” olarak adlandırılıyor.

     Osmanlı tarihinin en önemli olaylarından, belki de en önemli olayı olan celâli isyanlarını, yerimiz müsaadesinde  çok kısa özet olarak anlatmağa çalıştık.  Bu isyan dalgası 1. Süleyman’nın en şaşaalı zamanından başlayarak 250 sene sürmüş olduğu görülüyor.
     İki asırdan fazla sürerek ahlâk çöküntüsü yaratan, milletin bölünüp kendi aralarında çarpışmalarına, çok kan dökülmesine, her türlü ahlak dışı olay ve davranışlara yol açan bu isyanlar, imparatorluğun bünyesini aşırı  derecede zayıflatmış olduğu bir gerçektir. Levent  adı ile anılan işsiz ve başıboş insanlar ihtiyaç oldukça askere alınarak seferlere de götürülmüş olduğu biliniyor. Fakat yine biliniyor ki, Osmanlı orduları son yüzyıllarda bazı mevzii kahramanlıklar dışında, bu eğitimsiz orduları sebebi ile savaşlarda sürekli mağlup olmuş ve toprak kaybederek küçülmüştür.

     Osmanlı imparatorluğunu sona götüren birçok sebeplerden birinin de  yanlış vergi politikası olduğunu yukarıda  imkân nispetinde açıklamağa çalıştık. Bugün Türkiye, mali darlık içindedir ve aşırı derecede borçludur.
     Hükümet  para sıkıntısını, mümkün olan her yerde ve fırsatta vergi arttırarak karşılamağa çalışıyor. Ancak bu sıkıntılı duruma nasıl ve neden gelindiğine baktığımızda, yetersiz eğitimli ve devlet yönetme tecrübesine sahip olmayan kişi ve kişilerin “ben bilirim“ iddiası ile işbaşına gelmiş olmalarından kaynaklandığını açık seçik görüyoruz. Bu bağlamda işsizliğin de ileride sorun olmayacağını, aç kalan insanların huzursuzluk çıkartmayacağını kim garanti edebilir?

Önceki Yazılar :
Haberler
  Yurtdışı İş Teklifleri

  İhale Özetleri

  20 Haziran 2018 Tarihli ve 30454 Sayılı Resmî Gazete

  19 Haziran 2018 Tarihli ve 30453 Sayılı Resmî Gazete - Mükerrer

  Karayollarında Durum

  T.C. SEFERİHİSAR KAYMAKAMLIĞI MALMÜDÜRLÜĞÜNDEN GAYRİMENKUL SATIŞ İLANI

  İZMİR 6. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNDEN İLAN

  “Beş yılda Türkiye bölgesinin yıldızı olacak”

  Satınalma gücümüz AB’nin % 35 altında

  Çağdaş dansın en iyileri Nederlands Dans Tiyatrosu 32. Uluslararası İzmir Festivali’nde

  Konut fiyat endeksi Nisan’da yükseldi

  ABD borsaları sert düşüşle açıldı

  Seçim yaklaştı, takım elbise satışları patladı

  BATÜDER üyeleri Exim Bank ile buluştu

  Atatürk Orman Çiftliği’ne 2,1 milyon adet fidan dikildi

  “Hayvancılık için meralar kullanıma açılmalı”

  Güneydoğu’ya 100 milyon TL’lik doping

  Başbakan Yıldırım: İzmir’e yatırıma devam edeceğiz

  Muharrem İnce: “Tarzan zorda”

  Aytun Çıray, “Milleti kekleyemezsiniz”

  Başbakan Binali Yıldırım, “İzmir İnce’yi eler, Erdoğan’ı seçer”

  Bayraktar: Doğal afet yaşayan çiftçinin borçları ertelenmeli

  Türkiye, otoyol kalitesinde 30’uncu sırada

  Bornova Belediyesi’nden ihtiyacı olan vatandaşlara diş tedavisi hizmeti

  Her yerde aynı parolayı kullanmayın

  Knights Chronicle oyunu tüm dünya ile aynı anda Türkiye’de

  Sosyal medyada canlı vıdeo izlemede Türkiye birinci sırada

  HUAWEI, BrandZ Top 100 Global Markalar listesinde 48. sıraya yükseldi

  Bu kütüphanede engel yok

  “Muharrem İnce sel oldu, akıyor”

  Kursiyerlerden muhteşem sergi

  Pekdaş’tan eğitimli babalara sertifika

  Şişecam büyümeye devam ediyor

  Panasonic Eco Solutions Türkiye’nin Başkanı Tatsuya Kumazawa oldu

  Bayraklı’da olası afetlere karşı önlem

  İzmir ile Şırnak arasında “gönül köprüsü” kurdular

  Brisa, Filo Bilgi Merkezi mobil uygulaması ile dijital hizmetlerine bir yenisini ekledi

  Dayanışmanın Marketi Dost Market’te para değil iyilik geçiyor

  İhale Özetleri

  Su Ürünleri Hal Fiyatları

  Sebze-Meyve Hal Fiyatları

  Borsalarda Alım-Satım

  Döviz / Altın

  19 Haziran 2018 Tarihli ve 30453 Sayılı Resmî Gazete

  İHALENİN TARİHİ ve SAATİ ► 10.07.2018 - 11:00

  İHALENİN TARİHİ ve SAATİ ► 10.07.2018 - 11:00

  İHALENİN TARİHİ ve SAATİ ► 04.07.2018 - 10:00

  T.C. İZMİR 3. İCRA DAİRESİ 2017/3897 TLMT. TAŞINIRIN AÇIK ARTIRMA İLANI

  İşsizlik yüzde 10.1’e geriledi

  Bütçe 5 ayda 20,5 milyar TL açık, Mayıs’ta 2,7 milyar TL fazla verdi

ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 20.06.2018
  Ticaret 19.06.2018
  Ticaret 18.06.2018
  Ticaret 14.06.2018
  Ticaret 13.06.2018
  Ticaret 12.06.2018
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni