• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  SOHBETLER  |  FİNANS  |  İHALELER  |  BORSALAR  |  RESMİ GAZETE

Kriz ‘eşimi çalıştırmam’ zihniyetini rafa kaldırdı

11 Eylül 2019 Çarşamba 14:00
12
14
16
18

   ► Genelde 2007 yılında yüzde 46.2’ye kadar gerileyen işgücüne katılım oranı özellikle kadınlar başta olmak üzere tekrar yükselişe geçti.

     Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı verilerine göre halkın işgücüne katılım oranı 1980’de yüzde 60,9 iken 2007’de 46,2’ye düştü. Bu durumun pek çok sosyolojik sonucu, olsa da ekonomik sonucu potansiyelini kullanmayan bir üretim yapısı oldu. Fakat işgücüne katılım oranı 2008-2009 krizinden itibaren tekrar yükselişte. Alım gücü düşen vatandaş geçinemiyor ve yakın zamana kadar sadece ev kadını durumunda olan kadınlar da artık iş aramaya koyuldu. Böylece 2008 yılıyla beraber kadınların işgücüne katılımı kriz dönemlerinde hızla artıyor. Konu ile ilgili olarak Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Ege Bölge Temsilcisi Memiş Sarı, “Gelecek kaygısı ve hayat pahalılığı insanları bireysel çözümlerini üretmeye zorluyor. Gelecek kaygısı kadın emekçileri daha fazla ek iş yapmaya yöneltiyor” dedi.

“Kadınlar ailenin geçimini sağlamak için iş gücüne katılıyor”
     Krizin yükünü kimin çektiği sorusunun, yani yaşam koşullarının bozulması ve zorlaşması açısından bakıldığında krizin maliyetine kimin katlandığı sorusunun kuşkusuz sınıfsal bir yanıtı olduğunu vurgulayan Memiş Sarı, “Zira emeğiyle yaşayan sabit gelirliler açısından, ekonomik krizin en hafif atlatılması halinde dahi, enflasyon karşısında gelirlerin erimesi ve alım güçlerinin düşmesi anlamına geliyor. Kadınlar hane gelirinde düşüş nedeniyle, aile bütçesine katkı amacıyla ya da ailenin geçimini sağlamak için iş gücüne katılıyor. Bu durum, yaz mevsiminde de ek işçi kavramıyla açıklanıyor” şeklinde konuştu.

     Fakat kadınların artan işsizlik ile beraber iş bulma ümitlerini kaybederek iş aramayı bırakmaya başladığını ifade eden Sarı, “Hane refahının korunması için önemi artan ev içi ücretsiz çalışma sorumluluklarına geri dönerler. Cinsiyetçi işbölümü nedeniyle, kadınlar hem işte hem de evde, çifte çalışma yükü altındadır” dedi.
     Erişilebilir bakım hizmetlerinin bulunmaması, işsizlik sigortası uygulamasının yetersizliği gibi nedenlerle kadınların uzun süre iş aramayı sürdürmelerinin güç olduğunu söyleyen Sarı, “İş bulma ümidini erkeklere göre daha çabuk kaybederek hane gelirinin düşmesiyle artan ev içi iş yüküne yönelmekte ve ücretli çalışmak istemelerine karşın işgücünün dışına düşerek resmi işsizlik rakamlarının dışında kalmaktadırlar. İş aramayı bırakmakla birlikte, ne iş olursa çalışmak isteyen kadınlar, yaz mevsimi de ümidi kırık işçiler, olarak tarif edilir” şeklinde konuştu.

“Çalışma hayatında kadınlar daha kolay gözden çıkarılıyor”
     Karma işyerlerinde, erkek egemen bakış açısının da etkisiyle ‘ev geçindiren’ erkeğin işine son vermenin daha zor kabul edildiğini belirten Sarı, “Bu olay kadınların daha kolay gözden çıkarılmasını sıklıkla beraberinde getiriyor. Kadınların, görece daha az deneyimli olması, niteliksiz işgücü olarak kullanılmasının yaygın olması, kriz dönemlerinde işten çıkarılıp genişleme dönemlerinde yeniden işe alınabilecek bir işgücü rezervi gibi kullanılmalarına neden oluyor” dedi.
Sarı, ekonomik kriz ile beraber kişilerin iş konumlarını ve çalışma koşullarını korusalar bile artan enflasyon, kamu harcamalarındaki daralma ve artan vergi yükü sonucu hane gelirinin düştüğünü söyledi.

     Gelir dağılımının bozuk olduğu, Türkiye gibi ülkelerde ise bu ancak ve hatta büyük oranda borç çevirerek geçinilen aylığın artık hanenin ihtiyaçlarını karşılamaya yetmemesini beraberinde getirdiğini belirten Sarı, “Tam da bu noktada ekonomik krizin, emekçilerin yoksullaştırılma politikalarına denk gelmesinden kaynaklı, kadınların, ev yerine iş hayatını tercih etmesine neden oluyor. Ataerkil toplumlardan kalma ‘eşimi çalıştırmam’ diyen erkek egemen zihniyetinin kriz vesilesiyle ayakta kalabilmek için çeşitli iş kollarında ya da branşlarda eşlerini çalıştırması, (bir çıkar yol) bulmak adına ‘ben eşimi çalıştırmam’ın önüne geçti” şeklinde ifade etti.

     Sarı sözlerini şöyle sürdürdü: “Toplumsal cinsiyet eşitsizliği; ekonomisi büyümemiş, az gelişmiş ülkeler arasında çalışma koşullarının da (istihdam stratejisinde de belirtildiği gibi) yarı zamanlı çalışma, tam zamanlı çalışma, evde çalışma, uzaktan çalışma, esnek çalışma gibi çalışma koşullarındaki değişkenlikler ve kayıt dışılık ibarelerini de göz önüne aldığımızda önümüzdeki süreçte ekonomi ve sosyal gelişmelerin ışığında kadınların çalışma hayatında daha fazla rol alacağı bir gerçektir.”


+ Benzer Haberler
» “Kişisel verilerin korunması haktır”
» Kaybolan oyuncaklarını koleksiyonunda topluyor
» ‘Gözle görülemeyen’ kirlilik
» Midye dolmalar ‘kooperatif’te pişecek
» Kadınlar ‘dayanışma ağları’ örüyor
» Ağustos’ta turist sayısı yüzde 24,35 arttı
» Denizlerde avlanma derinliği tartışması
» “10 fabrika hayalimi dile getirmeyi seviyorum”
» Kemeraltı’nın tek sıcak demircisi
» “Yürürlükteki sistemde 3-5 puan bile önemli”


ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 23.09.2019
  Ticaret 21.09.2019
  Ticaret 20.09.2019
  Ticaret 19.09.2019
  Ticaret 18.09.2019
  Ticaret 17.09.2019
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni