• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  SOHBETLER  |  FİNANS  |  İHALELER  |  BORSALAR  |  RESMİ GAZETE

Mağaracılık tecrübeleri enkazda ışık oldu

14 Kasım 2020 Cumartesi 10:00
12
14
16
18

Mağaracılık tecrübeleri enkazda ışık oldu

   ► Türkiye Mağaracılık Federasyonu’na bağlı ekiplere verilen mağara arama kurtarma eğitimi, apartman enkazlarında fayda sağladı

           SEZA NUR DEMİRPARMAK / ÖZEL     
     Türkiye Mağaracılık Federasyonu üyelerinden, Dokuz Eylül Üniversitesi İşletme Bölümü Öğrencisi Gözde Gönül Koç, Ege Üniversitesi Nükleer Bilimler Enstitüsü Nükleer Uygulamalar Anabilim Dalı doktora öğrencisi Kadriye Büşra Karatay ve Sınıf öğretmeni Dilara Küçük, İzmir’de 30 Ekim günü gerçekleşen 6,6 büyüklüğündeki deprem sonrasında enkaz çalışmalarında görev aldı. Türkiye Mağaracılık Federasyonu’na bağlı ekipler arasında yer alan, son kişi çıkana kadar tırnaklarıyla enkazı kazan 3 kadının, mağarada arama kurtarma için aldıkları eğitim, enkaz alanında fayda sağladı.
     Enkaz alanının mağaradan farklı olmadığını belirten Türkiye Mağaracılık Federasyonu Mağara Kurtarma Komisyonu Üyesi Gözde Gönül Koç, mağaracılığın verdiği ekstrem durumlarda yapılan gözlem ve karar alma yeteneklerini kullandığını aktardı. Mağarada metrelerce bilinmeyen karanlık bir yere, sadece bir iple indiklerini ifade eden Türkiye Mağaracılık Federasyonu Üyesi Kadriye Büşra Karatay, mağarada zorlu koşullara alışık olduğu için adaptasyon sürecini çok yaşamadığını söyledi. İlk defa bir enkazda görev aldığını söyleyen Türkiye Mağaracılık Federasyonu Üyesi Dilara Küçük, “İlk başta mağara içi kurtarmayı biliyorken enkazda çalışmamızla beraber depremlerde de ne yapabileceğimiz konusWnda fikrimiz oldu. Umarım bir daha böyle bir şey olmaz ama olduğu durumda yeniden görev alacağız” dedi.

“Enkaz alanı mağaradan çok da farklı değildi”
     Dokuz Eylül Üniversitesi Mağara Araştırma Kulübüne 3 sene önce katıldığını dile getiren Türkiye Mağaracılık Federasyonu Mağara Kurtarma Komisyonu Üyesi Gözde Gönül Koç, “Mağaracılık yapmaya başladıktan sonra asıl önemli olanın mağarada kurtarma olduğunu anladım. Mağaracıyı mağaracıdan başkasının kurtaramayacağını öğrendim ve mağaracılık kurtarma komisyonuna üye olup arama-kurtarma bilgilerini öğrenmeye çalıştım. Edindiğim bilgiler deprem bölgesinde de yardımcı oldu. Deprem sonrasında mağaracılar olarak iletişime geçip yapabileceğimiz herhangi bir şey olup olmadığını Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) ile konuşmaya başladık. Enkaz alanlarında yardıma ihtiyaç olabilecek ekiplere karşı bizde kendi ekiplerimizi oluşturmaya başladık. Bazı apartmanlarda bizim tekniklerimizle hatlar kurulup üst katlara ulaşılmaya çalışıldı” ifadelerinde bulundu.
     Doğanlar Apartmanı’nın enkazında 3 gün çalıştığını belirten Koç, “Enkazda farklı ekiplerde çalıştık. Sadece mağarada kurtarma eğitimleri aldım, enkaz benim için yeni bir alandı ama mağaradan çok da farklı değildi. Mağaracılığın verdiği ekstrem durumlarda yapabileceğimiz gözlem ve karar alma yeteneklerini kullandık. Ekiplere çok kısa sürede adapte olduk. Apartman enkazının nasıl kaldırılması gerektiğini öğrendik. Bazı durumlarda ekip liderlerine ‘şu daha mı iyi olur’ diyebiliyorduk. Enkazda itfaiyecilerle çok çalıştım, enkaz alanında tecrübem olmamasına rağmen söylediğim şeyleri dikkate aldılar. Mağara bilgilerimi aktardım, onlar da bana enkazda ne yapmam gerektiğini öğrettiler. Büyük eksiklikler vardı ama hepimiz orada afet sürecinde yapabileceğimizin en iyisini yaptık” dedi.

“Tırnaklarımızla enkazı kazdık”
     Enkaz alanında kadınlara yapılan pozitif ayrımcılığın yanlış olduğunu dile getiren Koç, “Birkaç ekipte kadın olduğum için daha az iş gücünün olabileceği yerlere göndermeye çalıştılar. Ancak benim yapabileceğim şey daha fazlaydı. Erkekler kürekle kazarken, kadınlara kova taşıtıyorlardı. Hafif yerlere yönlendiriyorlardı. Yorulmamamız içindi, kötü niyetli değillerdi ancak ben her zaman elime küreği de aldım, kovayı da doldurdum. Orada tırnaklarımızla enkazı kazdık” ifadelerinde bulundu.
     Mağaracılar olarak enkaz alanında deneyimsiz bir ekip olduklarını söyleyen Koç, “Enkaz alanındaki çoğu ekip deneyimsizdi. Herkes bir şeyler biliyordu, bir şey yapmak istiyordu, enkazı bir an önce kaldırıp altından canlı bir hayat bulma umuduyla çalıştı. Ama bir sonraki deprem olasılığında daha iyi koordine edilmesi gerektiğini düşünüyorum” dedi.

“Zorlu koşullara kolay adapte olduk”
     2011 yılından beri mağaracılıkla uğraşan Türkiye Mağaracılık Federasyonu Üyesi Kadriye Büşra Karatay, “Kurtarma eğitimini mağaracılık kulübünde aldım ancak ekip halinde bir kurtarma eğitimine hiç katılmadım. Emrah Apartmanı’nda abimin arkadaşı enkaz altındaydı. Cumartesi abimin arkadaşının ailesini görmek için enkaz alana gittiğimde Ege Üniversitesi Mağara Araştırma Kulübü Başkanı ve Türkiye Mağara Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi Arda Peksev ile karşılaşarak, mağaracıların enkazda görev aldığını öğrendim. Ardından eve gidip tulumumu aldım ve Emrah Apartmanı’nın enkaz çalışmalarına katıldım. Gece Doğanlar Apartmanı’na geçtim. Doğanlar Apartmanı’ndan son kişi çıkartılana kadar çalıştım” diye konuştu
     Mağaracılık tecrübelerinin enkaz alanındaki katkısını anlatan Karatay, “Mağarada metrelerce bilinmeyen karanlık bir yere, sadece bir iple iniyoruz. Zorlu koşullara adapte olduğumuz için adaptasyon sürecini çok yaşamadığımızı düşünüyorum” dedi.

“Enkaz çalışmalarında en büyük eksiklik kova ve kürek”
     Kadın olduğu için çok ağır taşımamasına yönelik davranışlar olduğunu söyleyen Karatay, “Sadece kova değil betonları kucaktan kucağa da taşıdığımız oldu. O noktalarda ‘sen dur ablacığım bu çok ağır’ denildi. Ancak sürekli bu şekilde olduğunda zincirin arasında olduğum için işlerin aksadığını gördüm. Kadın olabilirim ancak ne kadar ağırlık taşıyacağımın bilincindeyim dedim. Mağaraya indiğimizde 10-15 kiloluk çantalarla metrelerce tırmanıyoruz. Bir kamp çantamız minimum 20 kilo oluyor. Dolasıyla oradaki beton parçalarını taşıyabilecek güçteyiz. Buna izin verin de ben karar vereyim dedim, yapabildiğimi gördükten sonra da anlayışla karşıladılar. Sonrasında mağaracı kadınların çok fazla enkazda çalıştığını duydum, bu beni gururlandırdı. Çünkü bunun bir cinsiyeti yok, gönülden bir şeylere dokunmak isteyen insanların bulunduğu bir ortamdı” açıklamalarında bulundu.
     Enkaz çalışmalarında en büyük eksikliğin kürek ve kova olduğunu belirten Karatay, “Doğanlar Apartmanı’na geçtiğimizde kova olmadığı için 10 litrelik pet şişeler kesip kullandık. Kürek yoktu biz kovayı ya da pet şişeleri yere koyup içine molozları doldurduk. Bunu gören çevrede oturanlar bize villada ve boya kovaları getirdi. İzmir Türkiye’nin en büyük 3’ncü şehri, yıkılan az bina olmasına rağmen yeteri kadar kova ve kürek yoktu” dedi.

“Mağaracılığın bize kattığı belli özellikler var”
     Mağaracılığa üniversite yıllarında Dokuz Eylül Üniversitesi Mağara Araştırma Kulübü ile başlayan Türkiye Mağaracılık Federasyonu Üyesi Dilara Küçük, “Deprem sonrasında AFAD’la koordineli bir şekilde nasıl yardımcı olabileceğimizi konuşup ekipmanlarımızı toplayıp başladık. Sonrasında AFAD merkezine gittik orada ilk gün bir ekip enkazlara yönlendirilirken bir ekip de askerlere çadır kurma eğitimi vererek çadır kentlerin kurulmasında yardımcı oldu. Sonrasında bütün ekip apartman enkazlarında çalışmaya başladı. Afet Platformu, kazma kürek, çelik uçlu iş ayakkabısı gibi ihtiyaçlarımızı hızlı bir şekilde sağladı. Onlar sağlandıktan sonra daha enkaza daha çok insan girmeye başladı. İlk gün Emrah Apartmanı’ndaydık sonrasında çoğu ekip Doğanlar Apartmanı’na geçti” diye konuştu.
     Mağara kurtarmalarına hakim olduğunu dile getiren Küçük, “Enkaz ve mağara tamamen farklı yerler ama mağaracılığın bize kattığı belli özellikler var. Ani karar ve inisiyatif alabilme, kondisyon, arazide yürüyebilme konusunda yardımcı oldu” diye konuştu. Daha önce bir depremde görev almadığını ifade eden Küçük, “Sadece mağaranın içinde kurtarma eğitimleri aldık. İlk başta mağara içi kurtarmayı biliyorken enkazda çalışmamızla beraber depremlerde de ne yapabileceğimiz konusunda fikrimiz oldu. Umarım bir daha böyle bir şey olmaz ama olduğu durumda yeniden görev alacağız” dedi.


+ Benzer Haberler
» Stoklar tükendi 2’nci el bisiklet talebi arttı
» EGEÇEP: Dikili TDİOSB gasp projesidir
» Yumurta sektörü yeni pazarlara yoğunlaştı
» Servisçi evine ekmek götüremiyor
» Çam balı üretiminde ciddi düşüş
» “Hedefimiz 2.9 milyar dolara ulaşmak”
» Züccaciyecilerin yıl sonu hedefi 4,6 milyar dolar
» “Paket servis fastfood kültürüne uygun”
» “İzmir’de 2 ayda 300’e yakın kuaför kapandı”
» Türk konut sektörü tüm dünyadan yatırımcı çekiyor


ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 04.12.2020
  Ticaret 03.12.2020
  Ticaret 02.12.2020
  Ticaret 01.12.2020
  Ticaret 30.11.2020
  Ticaret 28.11.2020
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni