• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  SOHBETLER  |  FİNANS  |  İHALELER  |  BORSALAR  |  RESMİ GAZETE

“Maliyet arttı süt fiyatları arttırılsın”

13 Eylül 2018 Perşembe 11:00
12
14
16
18

   ► Döviz kurundaki dalgalanma sonrası girdi maliyetleri çok artan hayvancılık sektörü süt fiyatlarında artış bekliyor.

     Döviz kurunda yaşanan artış nedeniyle süt üretimindeki maliyetlerinin arttığını belirten sektör temsilcileri ya süt fiyatlarının arttırılmasını ya da hükümetin üreticilerin maliyetlerini düşürmek için destekleme yapması gerektiğini söylediler.
     Döviz kurundaki dalgalanma sonrası girdi maliyetleri çok artan hayvancılık sektörü süt fiyatlarında artış bekliyor. Dolar kuru 5 liralarda iken sütün litresinin 1 lira 70 kuruş olmasını isteyen süt üreticilerinin dolar kurunun 6,40 liraya yerleşmesiyle girdi maliyetleri de arttı. 70 TL olan bir çuval hayvan yeminin döviz kurundaki dalgalanmanın ardından 85 TL’ye yükselmesi de gözleri fiyatların yükselmesi noktasına çevirdi.

“Çiğ sütün maliyetinin yüzde 70’i yem maliyetidir”
     Çiğ süte zam yapılması isteğinin son derece doğru olduğunu belirten Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Süt Teknolojisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Harun Raşit Uysal, “Çünkü döviz kurunda yaşanan bu artış nedeniyle üreticilerin maliyetleri çok arttı. Çiğ sütün maliyetinin yüzde 70’i yem maliyetidir. Özellikle yem katkı maddeleri yurtdışından dövizle geldiğinden maliyetleri de çok yükseltti. Yani üreticinin maliyeti arttı. Bu maliyetin karşılanması için zam yapılması gerekir. Ağustosta yapılan zam normaldi. Ancak süte yapılan zam sonrası tereyağı, yoğurt ve peynire yapılan zammın nedeni ise sanayicilerdir. Ulusal Süt Konseyi’nin kararı değildir. Şimdi sanayici ile üretici bir araya geldiğinde çiğ süte 20 kuruş zam yapıldığında bunun peynire maliyeti 1,5 lira oluyor. Üreticinin aldığı zamdan daha fazlasını sanayici ürününe yapıyor. Bu ise direk tüketiciyi etkiliyor. Süte 15 kuruş zam yapıldığında bunun peynire yansıması direk 7 katı oluyor. O da 1 lira 5 kuruş yapıyor. Çünkü 7 kilogram sütten 1 kilogram peynir yapılıyor. Süte 20 kuruş zam yapıldığında peynire maksimum 2 lira zam yapılması beklenirken 5-6 lira zam geliyor. Çünkü sanayici direk bu noktadan kar yapmayı amaçlıyor. Son bir yılda peynir fiyatlarına yüzde 60’ın üzerinde zam yapıldı. Dolayısıyla bu da tüketiciyi etkiliyor. Ancak sanayici 5-6 lira arası yapıyor. Bunun sorumlusu sanayicilerdir. Çözümü ise kooperatifleşmedir” dedi.

“Çözüm kooperatifleşme”
     Sanayicilerin peynir, tereyağı ve yoğurda yaptıkları zamların çözümü olarak kooperatifleri gösteren Uysal, “Türkiye’deki bütün üreticilerin birleşmesi ve kooperatifleşmesi gerekiyor. Bu sadece sütte de değil. Elma, kayısı, pamuk, incir, zeytin vb. gibi bütün alanlarda kooperatifleşmenin yaygınlaşması gerekiyor. Bu olmadıkça da bu işler hem üreticinin hem de tüketicinin aleyhinde gelişiyor. Üretici kooperatifleştiğinde alacağı hammadde de güçleniyor. Bunun dışında üyelerinin ürünlerini de pazarlıyor. Örneğin, ürettiği inciri tüccarın alıp almamasını beklemeden direk kooperatif pazarlık yaparak, üreticinin daha çok kazanmasını sağlıyor ve piyasayı da regule ediyor. Bir an önce çözüm için kooperatifleşme gerekiyor. Çünkü üretici bu şartlarda açıkta kalıyor. Üreticiden ucuza alınan ürünlere ise tüketiciye gelene kadar ciddi zam yapılıyor ve karlı satılıyor. Bu durumdan ise hem üretici hem de nihai tüketici zarar görüyor” diye konuştu.

“Böyle devam ederse dışarıya bağımlılığımız artar”
     Dövizde yaşanan artış nedeniyle süt üreticilerinin de maliyetlerinin arttığını ve üreticinin zam istediğini söyleyen Tire Süt Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Eksiyörük, “Şuanda süt fiyatında herhangi bir artış görünmüyor ancak en son 2018 ağustos ayında 1.7TL/litre yapıldı. Ancak bu tabi ki üreticiyi memnun etmedi. Çünkü üreticinin 1 litre süt ile 1,3 kilogram yem alması gerekirken, süt fiyatındaki artış henüz daha uygulanmadan yeme gelen yeni zamlarla süt ve yem fiyatı aynı seviyeye geldi. Çünkü 1,7 TL’ye satılan sütlerden üreticinin cebine ancak 1,6 TL giriyor, yemin de kilogram fiyatı 1,6 TL oldu. Seyirci kalınırsa bu şartlarda üretici bitecek, üretim bitecek, sanayi bitecek, tüketici büyük zarar görecek. Ülkenin ekonomisi bitecek ve Türkiye ithalat ile daha da dışa bağımlı hale gelecek. Çok yazık” dedi.

“Hem üreticiyi hem de tüketiciyi korumalıyız”
     Bu süreçte çözümün çok basit olduğunu ancak çözüm için çalışılmadığını belirten Eskiyörük, “Çözüm basittir. Üretici kazanmak, tüketici de uygun fiyata güvenilir gıda almak istiyor. Bunu da süt fiyatını yükselterek değil, yem fiyatını düşürerek sağlamalıyız. Amaç üreticinin kazancını arttırarak 1 litre süt ile 1.3 kilogram yem alabileceği koşulları sağlamak ise aradaki fark üreticiye destekleme primi olarak verilmelidir. Eğer süt fiyatını arttırırsak tüketim düşer ve daha olumsuz sonuçlar da doğurur. Üreticinin kazancını, yem fiyatını düşürerek sağlarsak hem üretici hem de tüketiciyi korumuş oluruz” ifadelerini kullandı.

“Kooperatifleşme, öncelikli devlet politikası olmalı”
     Tarım ve hayvancılığın bir bütün olduğunu ve bu yüzden de konuya bütüncül gözle bakıp Ulusal Bir Tarım Politikası oluşturulması gerektiğine dikkat çeken Eskiyörük, “Bu konuda Bakanlığımıza defalarca kez çözüm önerilerimizi sunduk. Yine söylüyorum; kooperatifleşme, öncelikli devlet politikası olmalıdır. Tarımsal örgütlerin yapısı düzenlenmeli ve aynı bakanlık altında toplanmalıdır. Kooperatifleşme destekleme politikalarıyla teşvik edilmelidir. Üreticilerin desteklenmesi ve denetlenmesi kooperatifler kanalıyla yapılmalıdır. Devlet; gerekli müdahaleler ile üretimin ve üreticinin devamlılığını sağlamalıdır” diye konuştu.

“Fiyatları yükselten aracılar denetlenmeli”
     Sütte yaşanan fiyat artışının direk olarak peynir ve tereyağı fiyatlarını da arttırmasının nedeni olarak aracıları işaret eden Eskiyörük, “Sütte yaşanan fiyat artışının bazı dönemlerde raflara daha yüksek yansıdığı görülmektedir. Örneğin çiğ sütteki çiğ sütün litresindeki 20 kuruş artış raflarda ürünlerin kilogramına 10 lira gibi yansıyabiliyor. Bu durumun nedeni aracılardır. Emek sarf eden üretici ile tüketici mağdur ama haksız kazanç sağlayan bu aracılar bir türlü kontrol edilemiyor. Aradaki fark stokçulardan kaynaklanıyor. Bunları ortadan kaldırmamız lazım. Bunları ortadan kaldırmak için de üreticiyle tüketiciyi direkt buluşturmamız gerekiyor” dedi.

“Türkiye gıda egemenliğini yitirmemeli”
     Uysal, girdi maliyetlerinin artışının süt üreticilerini besiye yönlendirip yönlendirmeyeceğine yönelik şunları söyledi: “2009-2010 yılında ülkede çiğ süt sorunu yaşandı. O zaman maliyet sorunu yoktu ama Türkiye’ye buzağı maması adı altında süt tozları girdi ve bunları sanayi kullandı. Bu da süte olan talebi azaltarak fiyatı 70 kuruştan 40 kuruşa düşürdü. Üretici de sütten kazanamayınca hayvanlarını kasaba yolladı. O dönem 1 milyon anaç inek (doğurgan) kasaba gitti ve arkasından da et krizi başladı. Bu durum şimdi de yaşanabilir. O nedenle de üreticinin kazanabileceği bir sistem ortaya konmalı. Çünkü üretici kazanmadığı işi neden yapsın. Bir de bizim üreticimiz fedakâr ve emek yoğun çalışır. Bizim üreticimiz kriz halinde bile 10 sığırı varsa 2’sini satar ve 8 sığırıyla üretimine devam eder. Bu nedenle de özellikle küçük aile şirketlerinin desteklenmesi gerekiyor. Bu aile şirketlerinin de kooperatifleşme sayesinde büyütülmesi gerekiyor. Eğer üreticilere para kazandırmazsak Türkiye gıda egemenliğini yitirecek. Türkiye, 2010 yılından itibaren canlı hayvan ve karkas et ithalatına 7 milyar dolar verdi. Eğer bu parayı üreticiye verilseydi şu anda belki de hiç hayvan sorunumuz olmayabilirdi. Türkiye’nin artık üretmekten başka bir çaresi yok. Eğer üreticiler üretmeye devam ederse gıda egemenliğimizi yitirmeyiz. Yoksa her şey için çok geç kalabiliriz.”

 


+ Benzer Haberler
» Mandalina da yüzde 50 zayiat
» İZTO, İzmir’de turizmin geleceğini planlıyor
» Gayrimenkul turizminde İzmir atakta
» Sosyal medyanın ‘Kan Gönüllüleri’
» Sokak hayvanlarının İnci’si, tasarımlarıyla umut oluyor
» Müze ziyaretlerinden 26.6 milyon TL’lik gelir
» “Enerji verimliliğinde istenilen ivmeyi yakalayamıyoruz”
» Giyim enflasyonu zirveyi korudu
» Afro-Türkler kaybolan tarihlerini arıyor
» Kur, tatil güzergahını değiştirdi


ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 18.12.2018
  Ticaret 17.12.2018
  Ticaret 15.12.2018
  Ticaret 14.12.2018
  Ticaret 13.12.2018
  Ticaret 12.12.2018
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni