• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Kariyer  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  TİCARET SOHBETLERİ  |  FİNANS  |  İHALELER  |  TİCARET BORSALARI  |  RESMİ GAZETE

“Nüfusla birlikte artacak süt talebini karşılamak ancak modern üretim tesisleri ile mümkün”

04 Aralık 2017 Pazartesi 14:00
12
14
16
18

“Nüfusla birlikte artacak süt talebini karşılamak ancak modern üretim tesisleri ile mümkün”

           HABER MERKEZİ     
     Birleşmiş Milletler’e (BM) göre dünya nüfusu 2030’da 8,6 milyar, 2050’de 9,8 milyar olacak ve 2100’de 11,2 milyarı geçecek. Türkiye nüfusu ise 2050’de 95 milyonu geçecek. Bu noktada gözler gıda sektörüne çevriliyor. Çünkü dünyanın gelecekte bugünden %70 daha fazla gıda üretmesi gerekecek. Oysa mevcut kaynakları, mevcut sistemle kullanarak bunu gerçekleştirmek mümkün görünmüyor. Bununla birlikte kalitenin sürdürülebilir olması, verimliliğin ve üretimin artması da önem kazanıyor. Ucuz ve kaliteli gıda ürünlerine ulaşmanın lüks haline gelmeye başladığı günümüzden, 2050 yılına baktığımızda bu alanda yapılacak yatırımların gerekliliği de gözler önüne seriliyor.

     Temel gıda ürünleri arasında ilk sırada yer alan süt üretiminde de durum değişmiyor.  Toplam hayvan sayısı çok olsa da ortalama işletme başına düşen hayvan varlığı sadece 5 olan Türkiye’de, verimi düşük ve yetersiz süt üretimi yapılıyor. Temel gıda ürünleri arasında ilk sırada yer alan sütün üretiminin mevcut şartlarda devam ettirilmesinin, beklentiler doğrultusunda Türkiye nüfusunun 2050’de 95 milyonu geçmesi durumunda büyük sorunlar yaratacağını vurgulayan Lely Türkiye Ürün ve Pazarlama Uzmanı Cansu Akar Çıkrıkcı; “Verimli, sürdürülebilir bir üretim ile kaliteli süt için modern süt üretim çiftliklerine olan ihtiyaç her geçen gün artıyor” dedi. Süt üretim süreçlerinde var olan ve üreticilerin yaşadığı sorunlara da değinen Çıkrıkcı, bu alanda sunulan hibe ve desteklerin gerçekleşen yatırımları %65’ine kadar karşıladığını hatırlatarak, bu alanda yapılacak yatırımların hem ülke ekonomisine, hem de geleceğe katkı sunacağını söyledi.  

     Mevcut durumda süt üretimi yapan çiftlik sahiplerinin yeterli karı elde edemediğini hatırlatan Çıkrıkcı, “Bu durumun değişmesi ve yakın gelecekte karşımıza çıkacak kıtlık senaryolarına hazırlıklı olmak adına üretimi sistemli ve verimli hale getirmemiz gerekiyor. Hayvancılık denince akla ilk gelen ülkeler arasında yer alan Hollanda, bunu yıllardır başarılı bir şekilde yapıyor. Ortalama işletme başına düşen hayvan varlığı 103 olan Hollanda, daha büyük çiftliklerde, daha sistematik ve teknolojik bir yöntem kullanarak, daha az hayvanla daha çok süt elde ediyor. Oysa Türkiye’de ortalama işletme başına düşen hayvan sayısı sadece 5. Ayrıca süt sağımında otomasyon kullanımında Avrupa’ya göre yirmi yıl geriden geliyoruz. Ülkemizde süt sağım robotu kullanan işletmelerin sayısı genele oranla hala çok düşük seviyede. Türkiye ile kıyaslandığında, Avrupa ve Amerika’daki benzer ölçekli süt sığırcılığı işletmelerinde aynı miktarda süt üretmek için daha az sayıda personel ve daha düşük miktarda konsantre yem kullanılıyor. Dolayısı ile Türkiye’deki işletmelere göre daha verimli bir üretim gerçekleştiriliyor.” diye konuştu.

Destek ve Hibeler Yatırımları Kolaylaştırıyor
     Süt üretiminde var olan ve üreticilerin yaşadığı sorunlara da değinen Çıkrıkcı, STK’ların süt fiyatını belirlemede yeterinde müdahil olamamaktan yakındığını ifade ederek sözlerini söyle sürdürdü;
    “Üreticilerin düşük fiyat taleplerini karşılamak için kullandıkları ucuz yemler diğer bir sorun. Sütü marketlere ulaştıran üreticilerin talebi kaliteli süt iken, talep edilen düşük fiyatlar bunu zorlaştırıyor. Kaliteli süt için kaliteli yem gerekiyor bu da ucuz değil. Kaliteli süt isteyen süt üreticilerinin fiyatı aşağıya çekmemesi gerekiyor. Mevcut durumda süt üreticileri para kazanamıyor, yeterli üretim yapılmadığı ve modern üretim yapan ülkelere göre verimliliğin ve kalitenin düşük olması nedeniyle sütümüzü ihraç da edemiyoruz. Oysa tüm bu sorunları doğru yatırımlarla çözmek mümkün. Üstelik Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı (KKYDP) kapsamında sunulan hibeler ve Avrupa Birliği Kalkınma Desteği olan IPARD destekleri bu alanda gerçekleşen yatırımları %65’ine kadar karşılıyor.

     Yani sadece maliyet nedeniyle bu alanda yatırım yapmaktan kaçınmak da bahane olmaktan çıkıyor. Üstelik Lely ürünlerinin kalitesi, sunduğu ortalama %10 verim artışı ve verdiği danışmanlık hizmeti sayesinde yapılan yatırım kısa sürede kendisini amorti ediyor. Bu bilgi 2015 yılında, Hollanda’da CRV firması bünyesinde bulunan toplam 1,3 milyon inek ve 13.800 süt sığırcılığı işletmesi üzerinde yapılan araştırma ile de kanıtlandı. Araştırmaya göre, Lely Astronaut kullanan çiftçiler diğer marka süt sağım robotu kullanan çiftçilere oranla yılda ortalama %4, sağım odası kullanan işletmelere oranla ise %10 daha fazla süt elde ediyor. Kısacası süt üretim çiftliklerinde robotik sağıma yatırım yaparak, hem ülkemizin kalkınmasına katkıda bulunmak, hem de geleceğe dönük bir yatırım yapmak mümkün oluyor.”

 


+ Benzer Haberler
» TÜRKONFED Londra Borsası’na damgasını vurdu
» Ortadoğu’da yaşanan kriz emlak fiyatlarını düşürmez
» Erken rezervasyonda aldatıcı, gerçek dışı indirimlere dikkat
» Alaköprü sulama projesine hızla devam ediyor
» Y kuşağı tüketime aç ama kolay lokma değil
» Pazar-yetenek uyumu şirketlerin finansal performansını artırıyor
» Beyaz eşyada akıllı üretim devrimine büyük destek
» Yeni yılda CIO’ları bekleyen 6 zorluk
» İngiltere güneşten Türkiye’nin % 40’ı kadar enerji üretti
» “Sahip çıkmak zorundayız”


ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 13.12.2017
  Ticaret 12.12.2017
  Ticaret 11.12.2017
  Ticaret 09.12.2017
  Ticaret 08.12.2017
  Ticaret 07.12.2017
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni