• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  SOHBETLER  |  FİNANS  |  İHALELER  |  BORSALAR  |  RESMİ GAZETE

“Pandemi tarımda bağımsızlık kavramını ortaya çıkardı”

01 Aralık 2020 Salı 12:00
12
14
16
18

“Pandemi tarımda bağımsızlık kavramını ortaya çıkardı”

   ► Pakdemirli: Tarım ve gıdaya artan ihtiyacı dikkate alarak yerli, yeterli, verimli üretimi esas aldık

           DUYGU GÖKSU      
    Bu yıl 4 üncüsü düzenlenen Ege Ekonomik Forumu ‘Dönüşümün İçindeyiz’ teması ile düzenlendi. İlk defa sanal olarak gerçekleştirilen forum 4 Aralık tarihine kadar devam edecek. Ege Ekonomik Forum kapsamında düzenlenen “Tarım ve Gıda Sisteminin Yeniden Tasarlanması” başlıklı oturuma Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli konuk olarak, oturumun açılış konuşmasını yaptı. Pakdemirli, “Tarım ve gıda hepimiz için vazgeçilmezdir. Bunu, bütün dünyayı etkileyen pandemi sürecinde daha net bir şekilde gördük. Yerli üretim ve kendine yeterlilik ile bağımsızlık kavramlarını ortaya çıkardı” diye konuştu.
     Moderatörlüğünü Tarım Editörü İrfan Donat’ın gerçekleştirdiği oturuma; TAGEM Genel Müdürü Nevzat Birişik, İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü Temsilci Yardımcısı Ayşegül Selışık, İzmir Köy Koop Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Neptün Soyer ve Pınar Et Genel Müdürü Tunç Tuncer konuşmacı olarak katıldı.

“Su verimliliğini sağlamak zorundayız”
     Stratejik mücadele alanı olarak bakıldığında tarım ve gıdaya artan ihtiyacı dikkate alarak yerli, yeterli, verimli üretimi esas aldıklarını belirten Pakdemirli, “Tarım ve gıda hepimiz için vazgeçilmezdir. Bunu, bütün dünyayı etkileyen pandemi sürecinde daha net bir şekilde gördük. Yerli üretim ve kendine yeterlilik ile bağımsızlık kavramlarını ortaya çıkardı. Kayıp ve israfı da en aza indirmek için tedbirlerin alınması artık zorunlu hale geldi. Topraksız tarım, dikey tarım ve kent tarım konularında da bütün dünyada giderek yaygınlaşmaya başladı. Hepimizin bildiği üzere suyun yüzde 70’inden fazlası tarım sulamasında kullanılıyor. Bu nedenle su kaynaklarını etkin ve tasarruflu kullanmak için tarım ve su verimliliğini sağlamak zorundayız. Dünyadaki gıdanın yüzde 80’ni aile çiftlikleri tarafından üretiliyor. Buradan hareketle gıda üretiminde gelecekte de aile işletmeciliği ilk sırada yer alacaktır, diyebiliriz. Bütün bu konularda tarımda geleceğin kodlarını barındırıyor. Bizler de bakanlık olarak bu konularda ve daha fazlasını düşünerek planlamalarımızı yapıyor, projelerimizi hayata geçiriyoruz” şeklinde konuştu.

DİTAP’a Ege’den büyük katkı
     DİTAP’a en büyük katkıyı yüzde 38 ile Ege illerinden geldiğini ifade eden Pakdemirli, “DİTAP’ın gelişmesinde Ege illerimizin büyük bir katkısı var. Şu ana kadar DİTAP üzerinde n en fazla işlem hacmine göre ilk 10 il içerisinde İzmir, Manisa, Muğla ve Denizli olmak üzere 4 il Ege Bölgesi’nde bulunuyor” dedi.

“İTTM’nin Türk tarımının Silikon Vadisi olmasını hedefliyoruz”
     Amaçlarının toprakları yeniden en etkin oyuncu haline getirmek olduğunu belirten İzmir Ticaret Borsası Başkanı Işınsu Kestelli, “Bu doğrultuda Tarım 4.0 raporunu hazırladık. Gençleri tarıma kazandırmak için İzmir Tarım Teknoloji Merkezi’ni (İTTM) tasarladık. İTTM’nin Türk tarımının Silikon Vadisi olmasını hedefliyoruz. İzmir Tarım Teknoloji Merkezi, tarımı sürdürülebilir, rekabetçi ve verimli hale getirmek için bilgi ve iletişim sektöründen güç almayı amaçlıyor. Ülkemizde ve bölgemizde tarım, yüksek potansiyeline rağmen geleneksel yöntemlerle sürdürülmeye çalışılan bir sektör. İTTM projesi, bu konudaki geç kalmışlığımızı gidermek üzere tarım girişimciliği ekosisteminin geliştirilmesini ve tarım 4.0 uygulamalarının üretilmesini ve yaygınlaştırılmasını hedefliyor. İTTM’nın ülkemiz tarım sektörünün ihtiyaç duyduğu teknolojik dönüşüme yerli tarım teknolojileri uygulamalarının geliştirilmesi ile katkı koyması en büyük amacımız” diye konuştu.

“Yerel sorunlara yerel çözümler üretmeli”
     Türkiye’nin tarımda kendine yeterli olduğunun altını çizen Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) Genel Müdürü Nevzat Birişik, “Tarımda net ihracatçıyız. Ege, tarımsal teknoloji kullanımında ülke ortalamasından 25 yıl ileride. Orta Anadolu’da Doğu ve Güneydoğu’dan 25 yıl ileride. Bizim en büyük sıkıntımız ülkemizin batısı ile doğusu arasında 50 yıllık teknolojik, sosyolojik fark. Yapılması gereken yerel sorunlara yerel çözümler üretmek” ifadelerini kullandı.

“Su kaynakları üzerindeki baskı artıyor”
     İklim değişikliğinin devam edecek bir kavram olduğuna dikkat çeken Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü Temsilci Yardımcısı Ayşegül Selışık, “Küresel ısınma artık tarımda belli kaynakların özellikle suyun öneminin altını çiziyor. Su kaynakları üzerindeki baskı giderek artıyor. Bu durumdan en fazla etkilenen yine küçük aile çiftçileri olacak. Tarımda temiz suyun yetersiz olması ciddi bir problem. Su konusuna daha da önem vermek gerekiyor. Az gelişmiş ülkelerde, kırsalda yaşayan insanlar içme suyuna erişemezken dijital tarımdan faydalanması da mümkün olmuyor. Bu nedenle tarımda iklim değişikliğine, her alanı etkileyen kavram olarak daha fazla önem verilmesi gerekiyor” diye konuştu.

“Var olanı iyileştirmeliyiz”
     İzmir Köy Koop Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Neptün Soyer, “Binlerce yıldır bu topraklarda üretim çok iyi biliniyor. ‘Yeniden tasarlamak mı?’, ‘dönüşüm içerisinde kendimizi iyileştirmek mi?’ İyileştirerek dönüştürmek gerekiyor. Tekrardan tanımlamaya gerek yok. Bünyemizde 100 tane tarımsal kalkınma kooperatifi var. Kırsaldaki yaşantı bizim kooperatiflerimizi güçlü kılıyor. İzmir köylerinde diğer bölgelerin köylerinden daha çok insan yaşıyor. Kent ve kır arasındaki bağ İzmir’de çok güçlü. Kent ve kır birlikteliğini biraz daha güçlendirmemiz lazım” dedi.

“Sürdürülebilir uygulamalara ihtiyacımız var”
     Pınar Et Genel Müdürü Tunç Tuncer ise “Önümüzdeki dönemde, sanayi tarafında bilimsel ve teknolojik tabanlı gelişmeleri izlemek daha kolay olduğu için az sayıda insanla çalışan bir yöne doğru gidiyor. Bunun yanı sıra hayvancılıkta zaman alacak uygulamalar var. Bir alanda iyileştirme yapıldığında sonucu görmek için 2 yıl beklemek gerekiyor. Dolayısıyla bu faaliyetlerin sürdürülebilir alanda tutulması kritik bir öneme sahip. Önümüzde küresel ısınmanın sonuçları var. Bireyler ve işletmeler olarak üzerimize düşen görevleri yerine getirmek zorundayız. Sürdürülebilir uygulamalara ihtiyacımız var. Pandemi süreciyle beraber değişimler birbirini tetikleyerek devam edecek” ifadelerini kullandı.


+ Benzer Haberler
» Parayı evin içine harcadık
» 2021’de finansal Check-Up’a dikkat!
» Azerbaycan Merkez Bankası’nın yeni binası Tekfen İnşaat’a emanet
» Çankaya Belediyesi’ne kuru gıda alınacak
» Tüm rakamlarda gerileme var
» İletişimin devlerinden yerli iş birliği
» Kısa vadeli dış borç 134,6 milyar dolar
» Değerli Konut Vergi oranında artış
» KÇÖ için yeni başvurular 31 Ocak tarihine uzatıldı
» Gelir kaybı ve kira desteğine 2 milyondan fazla esnaf başvurdu


ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 16.01.2021
  Ticaret 15.01.2021
  Ticaret 14.01.2021
  Ticaret 13.01.2021
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni