• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  TİCARET SOHBETLERİ  |  FİNANS  |  İHALELER  |  TİCARET BORSALARI  |  RESMİ GAZETE

“Radarımızda İstanbul kadar İzmir de var”

15 Mayıs 2018 Salı 11:00
12
14
16
18

   ► DAP Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ziya Yılmaz: İzmir’de tek bir proje ile kalmayacağız, arazi geliştirmeye devam edeceğiz. Diğer büyük şehirlerde olduğu gibi İzmir’de de kentleşme için çok doğru adımlar atılmalı.

     İzmir’in gayrimenkul sektöründeki gelişimi ve projeleri hakkında bilgi veren DAP Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ziya Yılmaz, “İzmir’de tek bir proje ile kalmayacağız, arazi geliştirmeye devam edeceğiz. Uzun yıllar boyunca sahip olduğumuz vizyonu İzmir’de yaşatmak istiyoruz. Dolayısıyla artık radarımızda İstanbul kadar İzmir de var” dedi.  Yılmaz ile İzmir’in sektördeki önemi-gelişimi, bu alanda şehirde yapılması gerekenler ile DAP Yapı’nın 2018 yılı hedefleri üzerine konuştuk.

Neden İzmir bölgesinde yatırım yapmaya odaklandınız?
     Birçok sektörün faaliyet gösterdiği İzmir dünyanın en özel şehirlerinden birisidir. Geçtiğimiz yıl İzmir’e 24 bin kişinin göç ettiğini düşünürsek şehre olan ilgiyi bir kez daha görmüş oluyoruz. Avrupa’daki iki kent arasında en yoğun uçuş trafiği 104 seferle İstanbul ve İzmir arasında yapılıyor. Son 10 yılda İzmir’de sanayi yüzde 140 arttı; İzmir dünyada en hızlı büyüyen ikinci kent oldu. İzmir’e gidip İzmir’de vakit geçirdiğinizde Türkiye’deki diğer şehirlerden ne kadar da farklı olduğunu anlayabiliyorsunuz. İzmir, yaşanabilirlik endeksinde 2016 yılında 10 sıra birden yükseldi.  İngiltere menşeili Knight Frank’ın 2017’de yaptığı bir araştırmaya göre İzmir dünyanın 150 metropolü arasında değerlilik sıralamasında sekizinci sırada yer aldı.
     Bugün İstanbul’da yaşayanlara ‘Hangi şehirde yaşamak isterdiniz?’ diye sorduğunuzda alacağınız ilk yanıt İzmir olacaktır. İzmir-İstanbul otoyolu 2018 sonunda tamamlandığında rakamlar katlanarak artacaktır. Mesafe 3.5 saate düşecektir ki bugün İstanbul’da Avrupa Yakası’ndan Anadolu Yakası’na geçmek dahi bazen 2-3 saati bulmaktadır. İşte tüm bu nedenlerle, ‘her Türk vatandaşının İzmir’de bir evi olmalı’ diye düşünüyoruz ve DAP Yapı olarak, farklı mimarisiyle yatırımın gözbebeği olan projelerimizi İstanbul’a kazandıran vizyonumuzu İzmir’e taşımaya karar verdik. Ülkemizin göz bebeği olan İzmir’de Konak bölgesinde, Atatürk Stadyumu’nun yanında İzmir’e duyduğumuz saygı ve beslediğimiz sevgiden ötürü mimarisi ve kalitesiyle İzmir’in güzelliğine yaraşır bir projeye başladık.
     İzmir’de tek bir proje ile kalmayacağız, arazi geliştirmeye devam edeceğiz. Uzun yıllar boyunca sahip olduğumuz vizyonu İzmir’de yaşatmak istiyoruz. Dolayısıyla artık radarımızda İstanbul kadar İzmir de var…

İzmir ve Ege Bölgesi’nin inşaat sektörü açısından konumunu artıları ve eksileriyle değerlendirir misiniz?
     İzmir ekonomisinin yatırımcılar gözündeki itibarı oldukça yüksek. İzmir, 35 ülkeden 183 tane yabancı sermayeli firmaya ev sahipliği yapıyor. GYODER’in araştırmasına göre İzmir’de ev sahipliği oranı yüzde 56 olarak açıklandı. Bu yönüyle İzmir’de gayrimenkul sektörünün gelecek potansiyeli oldukça yüksek görünüyor.
     Türkiye genelinde yüzde 11 olan konut fiyatlarındaki artış İzmir’de yüzde 19’u buldu. İzmir’de konuttaki yıllık getiri enflasyona 8 puanlık fark attı. Üç büyükşehir içinde konut piyasasının son dönemlerdeki yükselen yıldızı olan İzmir’de konut metrekare birim fiyatları bir yılda 2147 TL’den 2555 TL’ye çıktı. Gelecek yılın enflasyon beklentisi yüzde 9,9 olarak öngörülürken, 2019 yılı için enflasyon tahmini yüzde 8,9 olarak tahmin ediliyor. Rakamlara baktığımızda özellikle İzmir’de konut yatırımının enflasyona göre yaklaşık yüzde 10’un üzerinde kalacağı görülüyor. Diğer büyük şehirlerde olduğu gibi İzmir’de de kentleşme için çok doğru adımlar atılmalı. İnsanların barınma ihtiyacı ile beraber enerji, gıda, tekstil, teknoloji, sağlık, eğitim, çevre ve ulaşım gibi sektörler gelecek nesillerimiz için çok önemli. Kentsel dönüşüm yerine binalar dönüşüyor. Henüz 15-20 yıllık binaların yıkılıp yeniden yapıldığı bir dönüşüm süreci yaşıyoruz. Miladını doldurmuş 60 yıllık yapıların öncelikle yenilenmesi gerekiyor. Milli servetimizi ve enerjimizi doğru kullanmak zorundayız.

Önümüzdeki dönemde İzmir ve çevresinde nasıl bir gelişim öngörüyorsunuz? İzmir’in Türkiye’deki inşaat sektörü içindeki konumunu değerlendirir misiniz?
İzmir’in 30 ilçesi birbirinden çok farklı özellikleri ile yatırımcılara fırsatlar sunuyor. Başta gayrimenkul ve inşaat olmak üzere yenilenebilir enerji, turizm, organik tarım, tekstil, lojistik, havacılık, savunma sanayi vb. alanlarda yatırım imkanları var.
     Küresel ekonomide son dönemde gerçekleşen toparlanma, ekonomilerin ihtiyaç duyduğu reformlar bir fırsat olarak karşımıza çıkıyor. Altyapı yatırımlarının, eğitim ve sağlık imkânlarına erişimin artırılması, finansal kapsayıcılığın ve işgücü piyasasında esnekliğin sağlanması büyük önem arz ediyor. Gayrimenkul sektörünü diğer sektörlerden ayrı tutmamak gerekiyor. Sektörümüzün yaklaşık 240 sektörle bağlantısı bulunuyor. Her alanda gerçekleştirilen yatırımlar tüm sektörleri tetiklediği gibi istihdama da doğrudan katkı sağlıyor.

Sektörde bir konut balonu tehlikesinden söz ediliyor. Siz bu konuyu nasıl değerlendiriyorsunuz?
     Yeni gayrimenkul ekosisteminde hayatta kalabilmek ve rekabet edebilmek için, yeni becerilere, geleneksel sektör sınırlarının ötesinde farklı işbirliği yollarına ve yeni iş modellerine ihtiyaç duyuluyor. Temel varlıkların fiyatlarının yüksek olduğuna dair bir algı varken, bu ortamda gayrimenkulde kıta genelinde doğru değeri bulabilmek zor olmaya devam edecek. Buna rağmen, 2017 yılındaki yüksek yatırım seviyesinin de gösterdiği gibi piyasa güçlü kalmaya devam ediyor.
     Her ne kadar etkisinin önümüzdeki yıllarda zayıflayacağı görüşler de olsa, kentleşme geçtiğimiz yıllarda gayrimenkul stratejilerine en fazla etki eden faktör oldu. Belirsizliklerin arttığı bir dünyada bu önemli bir işaret olmakla birlikte, yaşam biçimleri ve istihdam trendlerinin yanında ulaşım ve çevresel etkileri de yansıtıyor.
     Birleşmiş Milletler raporuna göre; Türkiye’nin nüfusunun 2030 yılında 88 milyon, 2050 yılında ise 95 milyon kişiye ulaşacağı tahmin ediliyor. Kentlerin başarıyla yenilenmesi için evlerin, kamusal alanların, ulaşımın ve ticari gelişimin bütüncül bir yaklaşımla değerlendirilmesi gerekiyor. Yatırım açısından da, gayrimenkul ve altyapının etkileşimi reel varlıklar açısından geniş yatırım fırsatları sunuyor. DAP Holding olarak geliştirdiğimiz projelerde bu başlıklara büyük önem veriyoruz.

DAP YAPI’NIN 2018 YILINDAKİ ÇALIŞMA PROGRAMI VE HEDEFLERİ…
     “Dünyamız ekonomik ve siyasi belirsizlikler açısından önemli dönemlerden geçiyor. Ortadoğu’da yaşanan kaos başta olmak üzere birçok ülkede yaşanan problemler ülkemizi de doğal olarak etkiliyor. Özellikle son iki yılda birçok olumsuzluk yaşamamıza rağmen ekonomik anlamda güçlü bir şekilde gelişmeye devam ediyoruz.
     DAP Yapı olarak müşterilerimize en iyi ürünü sunmak dışında ülke ekonomisine ve proje geliştirdiğimiz bölgelere de katkı sağlamak en büyük gayemiz. Sorumluluğumuzun farkındayız ve bu sebepten dolayı her zaman söylediğimiz gibi bugünün değil geleceğin projelerini üretiyor, iddialı projelere imza atıyoruz.
Özellikle son 15 yılda kat edilen mesafe, sektörümüzü ekonominin lokomotifi haline getirdiği gibi, ülkemizi de modern ve çağdaş bir görünüm arz eden bir konuma taşıdı.

     Kusursuz alt yapı ve üst yapı çalışmalarıyla donanan şehirlerimiz, Türkiye’nin batıya açılan aydınlık yüzünü oluşturdu. Ne yazık ki, Türkiye’nin avantajlı jeopolitik konumu, bazen dezavantaja dönüşebiliyor. Ülkemiz üzerine oynanan tüm oyunlara rağmen Türkiye pozitif büyümesini sürdürüyor. Milli gelirimizi 25 bin Dolara getirmemiz lazım. Ancak o zaman Dünyaya entegre oluruz ve kimse bize (10-15 bin Dolar milli gelire sahip bir ülkeye verdiği gibi) zarar veremez. Yurtdışında Türkiye algısını düzeltmemiz lazım. Ülkemiz bir savaş ülkesi gibi algılanıyor. Algı doğru yönetilmedikçe, dünyanın en iyi malına sahip olsan bile satamazsın. Yurt dışında acilen Türkiye’nin doğru tanıtımı yapılmalı.

     DAP Yapı açısından gelecek yıldan beklentimiz yeni yatırımlar ve daha fazla istihdam olacak. Geçtiğimiz aylarda lanse ettiğimiz DAP İzmir projesiyle birlikte İstanbul dışındaki ilk yatırımımızı İzmir’de hayata geçirdik. Çeşme’de denize sıfır çok lüks bir proje daha geliştireceğiz. İzmir’de önümüzdeki süreçte 3 milyar TL’lik en az üç proje hedefliyoruz. Maslak, Beykoz ve Pendik’te de yeni projelerimizin çalışmaları devam ediyor. Pendik, içinde okulu, hastanesi olan 3500 konutluk devasa bir proje olacak.

     Projelerimiz Türkiye’de inşaat sektörünün bir nevi gelişim sembolüdür. Geleceğin binalarını inşa ediyoruz. Orijinal tasarımlarıyla dikkat çeken, farklı mimarileriyle öne çıkan, şehre katma değer sağlayan DAP Yapı projeleri üstün nitelikleriyle sektöre yön veriyor. Tıpkı İspanyol mimar Gaudi’nin eserleri gibi şehirde dolaşırken aniden karşınıza çıkarak sizi şaşırtıyor. İz bırakan, hayranlık uyandıran, tek tip binaların yanında masallardan fırlamış gibi duran DAP projeleri, bulunduğu yerin bütün havasını değiştiriyor.”

Bitti...

 


+ Benzer Haberler
» “Gayrimenkul İhtisa Mahkemeleri kurulmalı”
» “Gayrimenkul sektöründe ürün çeşitliliğine gitmeliyiz”
» Gayrimenkul sektörü kendi bankasını istiyor
» Sektörün gözü; alternatif finans araçlarında
» Banka ve finans şirketlerinin 10 bin gayrimenkulü satışta
» Yatırım fonları ‘ticari gayrimenkule’ yöneliyor
» Gayrimenkul sektörü hız kesmemek için istikrar istiyor


ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 13.11.2018
  Ticaret 12.11.2018
  Ticaret 10.11.2018
  Ticaret 09.11.2018
  Ticaret 08.11.2018
  Ticaret 07.11.2018
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni