• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  SOHBETLER  |  FİNANS  |  İHALELER  |  BORSALAR  |  RESMİ GAZETE

Sanayici işgücü maliyetindeki yüklerin azaltılmasını istiyor

01 Ocak 2021 Cuma 13:00
12
14
16
18

Sanayici işgücü maliyetindeki yüklerin azaltılmasını istiyor

   ► Sanayide atağa kalkma yılı olarak görülen 2020’nin pandemi kurbanı olduğunu belirten sektör paydaşları, desteğin devam etmesini ve vergi oranlarının düşürülmesini talep ediyor

           KÜBRA TOPAL     
     Dünyayı etkisine alan Covid-19 salgını Türkiye’de de ekonomiyi ve sosyal hayatı derinden etkiledi. Bu süreçte ihracatın fazla yapılamaması ve ilk dalgada ikincil gereksinimleri üreten sektörlerin (tekstil, otomotiv, beyaz eşya, elektrik-elektronik gibi) üretime ara vermesi ile Organize Sanayi Bölgeleri olumsuz etkilendi. Dünyadaki pek çok ülkenin yaptığı gibi Türkiye’de de üretimin durduğu ya da yavaşladığı yerlerde işletmelerin yaşamlarını sürdürmesi adına belli önlemler alındı. Alınan önlemler normalleşmenin ilk dönemin de yarar sağlasa da yakalanan ivme ile yalnızca 2019 yılı rakamlarına ulaşıldı ve atağa kalkma yılı olarak belirlenen 2020 yılı pandeminin kurbanı oldu. Konu ile açıklamalarda bulunan sektör paydaşları, işten çıkarma gibi önlemlerle önüne set çekilen işsizliğin patlama yapmaması için yeni istihdamın teşvik edilmesi ve var olan istihdamın ise korunması amacıyla işgücü maliyetleri üzerindeki yüklerin azaltılması gerektiğini dile getirdi.

“İkincil gereksinimlerini üreten sektörler kepenk kapattı”
     Küresel salgının bugüne kadar hiç yaşanılmamış bir tecrübe olarak, beklenmedik bir anda geldiğini söyleyen İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi (İAOSB) Yönetim Kurulu Başkanı Hilmi Uğurtaş, “O güne değin başta Çin olmak üzere dünyada duyulan Covid-19 gerçeği Mart ayının ortalarında kapımızdaki tehlike halini aldı. Korku ve paniğin ardından gerçekleştirilen ilk eylem insanların mümkün olduğu kadar izole edilmesiydi. Bu nedenle çalışma hayatı yaşamsal ürünleri üreten, stratejik sektörler hariç bıçak gibi kesildi. Yurt dışı ulaşımın kapanması ile de ihracat neredeyse durdu. Bu sert duruş elbette ki OSB’lerdeki pek çok sektörü olumsuz etkiledi. Gıda, kimya, ambalaj, temizlik ürünleri vb. temel gereksinimleri üreten işletmeler üretimlerine devam ettiler. Hatta perakende sektörü gibi sektörler yeni istihdam alanı açtılar. Ancak insanların ikincil gereksinimlerini üreten sektörler (tekstil, otomotiv, beyaz eşya, elektrik-elektronik gibi) bir anda ertesi sabah kepenk kapattılar” ifadelerini kullandı.

“Stokların eritilmesi yeni üretim planlamalarının önünü açtı”
     Bu süreçte dünyadaki pek çok ülkenin yaptığı gibi Türkiye’de de üretimin durduğu ya da çok yavaşladığı yerlerde işletmelerin yaşamlarını sürdürmesi adına alınan önlemlere değinen Uğurtaş, “İstihdamın korunması maksadı ile finans ve para politikaları ile önlemler alınmaya, yeni destek ve teşvik mekanizmaları devreye sokulmaya çalışıldı. Özellikle kısa çalışma ödeneği ve işsizlik destek primi, sanayicinin istihdamını korumasına yardımcı oldu. Finansal konularda yapılması zorunlu olan ödemeler hususunda ise bankacılık sektörü devreye girerek borçlandırma kanalları geliştirildi. Böylece piyasaya nakit girdisi sağlandı. Bu durum Nisan ve Mayıs aylarında devam etti. Haziran ayı başı ile birlikte hükümetin normalleşme sürecini başlatması ile yaklaşık 2,5 aydır bekleyen ihtiyaçlar üretime yansıdı. Bu noktada bazı sektörlere yönelik uygulamaya konulan destek paketleri de etkili oldu. İç pazarda yakalanan bu artışın yanında, yavaş yavaş açılan sınırlar sonrası ihracat ayağa kalkmaya başladı. Pandemi öncesi üretilen ancak sevk edilemeyerek, stok haline gelen ürünler ihraç edilmeye başladı. Stokların eritilmesi ise yeni üretim planlamalarının önünü açtı” diye konuştu.
     Haziran, Temmuz ve Ağustos ayları sanayide ciddi bir toparlanma görüldüğünü dile getiren Uğurtaş, “Bu toparlanmada bardağın dolu tarafına bakılırsa yakalanan üretim artışı sevindirici. Bardağın diğer tarafında ise yakalanan ivmenin yalnızca 2019 yılı rakamlarına ulaştığını görüyoruz. Zorluklarla atlatılan 2019 yılı sonrasında toparlanma ve atağa kalkma yılı olarak belirlenen 2020 yılı ne yazık ki pandeminin kurbanı oldu” dedi.

“YEKDEM nedeniyle artan enerji maliyetleri sanayiciyi sıkıntıya sokuyor”
     Kamuya olan ödemelerin ötelenmesinin OSB’lerde ki işletmelere de nefes alma olanağı verdiğini belirten Uğurtaş, “Ancak özel sektörden temin edilen tüm girdi ve hizmetler için ödeme sancısı arttı. Piyasada nakdin dönmemesi işletmeleri banka kapılarına getirdi. Bu alanda özellikle üretimin temel kaynaklarından olan elektrik dağıtımı özel sektörde olduğu için herhangi bir bekleme, öteleme olmaması sanayicimizi borç alarak bu faturaları ödeme noktasına getirmiştir. Bu dönemde yaşanan en rahatsız gelişmeler ise YEKDEM gibi dış etkenler nedeniyle artan enerji maliyetlerinin sanayicinin dertlerini katlaması olmuştur. İstihdamın korunması ve çalışanlarımızın gelirlerinin sürdürülmesi için kısa çalışma ödeneği ve işsizlik ödeneği belli oranda çözüm getirdi. Ancak, bu her iki desteğin de kapsamına girmeyen noktalarda sıkıntılar yaşanıyor” diye konuştu.

“Esnek çalışma modelleri sektörel gereksinimlere göre düzenlendi”
     İstihdamın korunması için verilen desteklerin yararlı olduğundan bahseden Uğurtaş, “Desteklerde sıkıntı bu tanımlamaların içine girmeyen çalışanların durumu. Bu destek mekanizmalarının daha esnek ve adapte edilebilir olması çok daha faydalı olabilirdi. Mücbir sebep nedeniyle destek verilen sektörler, hızlı bir biçimde değişen günün koşullarına uyum sağlayabilirdi. Örneğin, işten çıkarma yasağı ilk aylarda istihdamı koruyan bir unsur olarak işe yaramış, ancak Haziran ayı sonrasında ise yeni istihdamın önündeki engel haline gelmiştir. Uzaktan çalışma ya da esnek çalışma gibi modeller bu tür uygulamaların yapılabileceği teknik alt yapıya ve sektörel gereksinimlere göre düzenlendi. Bu olanaklara ve iş süreçlerine sahip olan işletmelerimiz bu uygulamalara geçerek çalışanlarını hem hastalıktan koruma hem de işlerin yürümesine imkan sağladı” ifadelerini kullandı.   
     Bu salgın döneminde en önemli şeyin insan hareketini azaltarak, bulaş riskini azaltmak olduğunu dile getiren Uğurtaş, “Bu nedenle özellikle uzaktan çalışmanın hareketliliğin azaltılması için çok etkin bir çalışma sistemi olduğunu da gördük. Ancak tespitimiz şu ki, uzaktan çalışma sisteminin uygulanabilir sektörlere yayılabilmesi için bu sisteme geçişin daha cazip hale getirilmesi faydalı olacak. Bu tür modeller verilecek teşvikler ile istihdamın üzerindeki yükleri azaltmak ciddi bir çözüm olacak” diye konuştu.       

“Tüm işletmelerimiz salgına karşı gerekli önlemleri alma konusunda gayretliler”
     Çalışanlara test yaptırılması hususunda karşımıza farklı yaklaşımlar çıktığını söyleyen Uğurtaş, “Bu yaklaşımlardan en önemlisi ve dikkate alınanı İl Sağlık Müdürlüğü tarafından açıklanan semptomu olmayan kişilere test uygulanmasının doğru bir uygulama olmayacağı düşüncesidir. Testlerin yaratacağı karmaşanın pozitif olanların ve onlarla fiziki iletişim içinde olanların izole edilmesinden çok daha rahatsız edici sonuçları olacağı belirtildi. Diğer yönden son zamanlarda öne çıkan antikor testi vb. uygulamalar hususunda ise testlerin güvenilirliği, test ücretlerinin tümüyle işletmeler tarafından karşılanması gibi hususlar uygulama öncesi zorlukların yaşanmasını sebep oluyor.  Ancak bu dönemde gözlemimiz tüm işletmelerimizin salgına karşı gerekli önlemleri alma hususundan istekli ve gayretli oldukları. İnsan yaşamı her şeyden önemli ve çalışanı hasta olan işletme üretemez. Bu gerçekler salgını önemsememe yanlışına müsaade etmeyecek kadar ciddi” ifadelerini kulandı.

“Yeni destekleyici finansal paketler gerekli”
     Sanayicinin önünde atlatması gereken iki dönem olduğunu dile getiren Uğurtaş, “İlki ertelenen-ötelenen ödemelerin bugünün ödemeleri ile birleşerek gerçekleştirilmesi var olan piyasa şartları gereği neredeyse mümkün değildir. Bu nedenle bu ödemelerin 2021 yılı içinde sektörel özelliklerine göre dağıtılarak ödenmesinin sağlanması çok önemli. Diğer dönem ise normalleşme ile birlikte üretime başlayabilmek için can suyuna ihtiyaç duyan işletmelerde çarkların dönmesinin sağlanması. Özellikle üretim için gerekli olan ham madde ve temel tedariklerin sağlanması hususunda yeni destekleyici finansal paketler çok faydalı olacaktır. Diğer yandan işten çıkarma gibi önlemlerle önüne set çekilen işsizliğin patlama yapmaması için yeni istihdamın teşvik edilmesi, var olan istihdamın ise korunması için işgücü maliyetleri üzerindeki yüklerin azaltılması gerekli” diye konuştu.   

“İç ve dış pazarda tercih edilen ülke haline gelmeliyiz”  
     Uğurtaş sözlerini şöyle sürdürdü: “Hepimiz bugün şunu biliyoruz. Sadece Türkiye’nin bu salgınla mücadelede başarılı olması yetmeyecek. Küresel ekonominin hakim kılındığı dünyamızda geleceğimizi bu hastalık ile yapılan küresel mücadelenin sonucu belirleyecektir. Tüm insanlığın kullanıma sunulacak bir tedavinin ve aşının geliştirilmesine kadar geçen sürede bu yeni normale uyum sağlayacak üretim modellerinin üzerinde çalışılması, yeni ürün çeşitleri ile iç ve dış pazarda tercih edilen ülke haline gelmeliyiz.”    

“Bu süreçte üretim önemli derecede etkilenmedi”
     Bölgesel ve ulusal karantina uygulanan Nisan ve Mayıs aylarında gıda, ambalaj gibi sektörlerin dışındaki firmaların üretiminde kısmi azalmalar yaşandığını vurgulayan İzmir Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesi (KOSBİ) Yönetim Kurulu Başkanı Kamil Porsuk ise “İhracat potansiyeli yüksek olan bölgemizde firmalarımız siparişlerini aksatmadan karşılamaya devam ettiler. Organize Sanayi Bölgemizde elektrik ve doğalgaz tüketim seyirlerinde düşüş yaşanmadığı dikkate alındığında üretimimizin önemli derecede etkilendiğini söyleyemeyiz. Özellikle güçlü sermaye yapısından yoksun olan KOBİ nitelikli işletmelerimiz uygulanan ucuz maliyetli kredi olanaklarından yararlanma yoluna yönlendiler. İstihdamın korunmasına yönelik tedbirlerden faydalandılar” ifadelerini kullandı.
     Ege Bölgesi Sanayi Odası ve Sağlık İl Müdürlüğü’nün işbirliğinde Covid-19 Antikor Test Uygulaması yapıldığını söyleyen Porsuk, “Talep eden firmalarımızda mobil test ekibi yerinde numune aldı ve sonuçları firmamıza ulaştırıldı. Ayrıca İzmir Valiliğince ulaştırılan 90 bin maske dağıtımı Bölge Müdürlüğümüzce dağıtımı gerçekleştirildi” dedi.

“Vergi oranları düşürülmeli”
     Reel sektörün 2021 yılı için beklentilerinden bahseden Porsuk sözlerini şöyle sürdürdü: “Üretim maliyetine etki eden faktörlerden olan elektrik ve doğalgazın fiyatlandırılmasında önemli yük oluşturan vergi oranlarının düşürülmesi gerekli. İstihdamın korunması yönünde uygulanan destek unsurlarının devam etmesini istiyoruz. Kiralık mülklerde üretim yapan firmalara kira stopajı uygulanmamasını talep ediyoruz. Ayrıca illerin gelişmişlik düzeyine göre uygulanan destek unsurlarının Organize Sanayi Bölgelerinde faaliyet gösteren firmalara, en üst düzey üzerinden yararlanmalarının sağlanması yönünde talebimiz var.”


+ Benzer Haberler
» Vak’a sayısı 19 Ocak’tan beri ilk kez arttı
» Dönmez: Doğalgazda 1 yıl içerisinde vadeli piyasaya geçebiliriz
» “Kadın kooperatiflerine hibe desteği sürecek”
» SGK prim yapılandırması başvuruları 1 milyon 400 bini geçti
» Maden sektörü GSYİH’ya %5 katkı sağladı
» Ocak’ta inşaat ve perakendede güven endeksi geriledi
» Faaliyetine ara verilen mükelleflerin vergileri ertelendi
» Aralık 2020’de 33 milyon 58 bin 816 m3 doğal gaz üretildi
» Çek için banka sorumluluk tutarı 2 bin 670 TL’ye yükseltildi
» Reel Kesim Güven Endeksi’nde 0,2 puanlık artış


ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 26.01.2021
  Ticaret 25.01.2021
  Ticaret 23.01.2021
  Ticaret 22.01.2021
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni