• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  SOHBETLER  |  FİNANS  |  İHALELER  |  BORSALAR  |  RESMİ GAZETE
YAZARLAR Turan Özer ►TİM’den SESLER
12
14
16
18
12/10/2020 06:46
Arabuluculuk Hakkında -1

TİM DANIŞMANLIK
danismanlik@tim.com.tr
www.tim.com.tr

     Kişiler,  arasında, şirketlerin kendi arasında ve tüzel kişilerle gerçek kişiler arasında hukuki ihtilaflar maalesef artarak devam ediyor. Adli sistem büyük sıkıntı ve çaresizlik içinde tüm çabalara rağmen istenen sonuçlar alınamıyor. Özellikle COVID 19 sürecinde tüm dünyada büyük bir kargaşa yaşanıyor. Bu kargaşa, salgın, tedarik zincirinin bozulması, üretimin aksamasına rağmen hukuki uyuşmazlıklar meydana geliyor ve bu uyuşmazlıkların kısa sürede çözümlenmesi gerekli.
     İşte bu noktada Arabuluculuk toplumsal barışın sağlanmasına büyük katkılarda bulundu.

     Peki, nedir bu Arabuluculuk?
     Arabuluculuk tanımı yapmadan önce bu aşamaya nasıl gelindiğine bakmak gerekecek. Burada hemen birkaç kavramı tanımlamak gerekecek. Bunlarda bazıları hoşnutsuzluk, şikâyet, uyuşmazlık, çatışma, anlaşmazlık ve dava süreci ile devam eder.

     Hoşnut, TDK ya göre hiçbir yakınması bulunmayan, bir kimseden, bir davranış ya da durumdan memnun bulunan demektir.  Bu duruma bir engel oluşması halinde Hoşnutsuzluk oluşmaktadır. Hoşnutsuzluk ise; hoşnut olmama halidir.
     Bu aşamalar kişinin kendi içinde yaşadığı dışa yansımayan ruh halidir. Dış görüntü olarak sadece mutsuz ve tedirgin bir kişi gözlemlenir.

     Uyuşmazlık kavramı; bir veya daha fazla kişinin istekleri, çıkarları, değerleri, inançları, sınırlı bir kaynağın paylaşımındaki görüşleri veya ihtiyaçları farklı olduğunda veya çeliştiğinde, ortaya anlaşmazlık çıkması veya gerginlik yaşanması durumu olarak tanımlanır
     Çatışma, en az iki bireyin kendi amaçlarına ulaşma doğrultusundaki yaklaşımları veya eylemlerinin engellediği, ulaşmasına mani olunduğu veya sınırladığı durumdur.

     Uyuşmazlığın çatışmanın ilk kademesi olduğunu söyleyebiliriz. Ancak dikkat edilmesi gereken nokta, uyuşmazlık veya çatışmanın tek bir derecesi olmadığıdır.  Örneğin iki arkadaşın öğle yemeğinde ne yiyecekleri konusunda farklı fikirleri uyuşmazlık olarak örneklenebilir ancak bu fikirlerin karşılıklı olarak birbirilerine ilettikleri andan itibaren yaşayacakları durum çatışma olacaktır. Bu hukuki uyuşmazlığı dönmeyecek bir çatışmadır.

     Şöyle bir örnek daha verelim, Ali bey, Beyaz eşya AŞ den bir buzdolabı almış olsun ve ertesi gün arıza oluşsun ve Ali Bey Mağazaya geldiğinde tezgâhtara,  buzdolabında arıza olduğunu bildirsin ve iade etmek istediğini bildirsin. Bu durum bir uyuşmazlıktır. Tezgâhtar buzdolabının değiştirilmesini kabul ederse sorun kalmamıştır. Hayır değişiklik yapamayız derse çatışma çıkacaktır. Bu durumda taraflar arasında hukuki bir sorun oluşmuştur.

     Bunun çözümü için hemen dava açılması mı gerekecek mi?  Arabuluculuk uygulamasından önce taraflar soluğu Adliyede alırdı o öfke ile dava açar ve dava yıllarca sürer buzdolabı çürür ama dava bitmez bir türlü, bu arada üç beş defa hâkim değişir her hâkim dosyayı incelemeye alır. Dosya bilirkişiye gider raporlar tarafları tatmin etmez ve itirazlar yapılır, yeniden keşif yapılır yeni raporlar alınır, raporlara her iki tarafta itiraz eder.

     Büyük olasılıkla avukat ile müvekkili anlaşmazlığı düşer, davanın sonuçlanmamasının sebebi de avukatta aranır, belki tarafların avukatları ile dostlukları bile bozulmuştur. Mahkeme bu arada karar verir kimin haklı veya mutlu olduğu önemli olmadan dosya Yüksek Yargıtay’a gider taraflar yine beklemeye başlar, sinirler iyice gerilmiştir. Aradan aylar geçer karar gelir ve basit bir nedenle karar bozulmuştur.

     Her şey yeniden başlamıştır. Dosya yeni bir numara alır ve yine duruşmalar devam eder. Olayın tarafları, avukatlar, mahkeme bıkmıştır. Bitsin de nasıl biterse bitsin noktasına gelmiştir herkes ama bitmez henüz hüküm kesinleşmemiştir. Belki buzdolabı artık çürümüş, belki mağaza kapanmış, belki şirket konkordato ilan etmiş, belki iflas etmiş, belki davacı emekli olmuş veya istenmese de hakkın rahmetine kavuşmuştur ama dava bitmez. Halen usulü eksiklikler vardır, beklenir yeni hâkim atanır, dosyayı incelemiştir, mahkemesinin görevli olmadığını düşünür ve dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesini karar verilir.

     Süreç takip edilir ve dosya belirlenen mahkemeye gider duruşma günü beklenir, mahkeme hâkimi dosyayı incelemiştir. Gereği düşünüldü der; hukuki ihtilaf mahkememiz görev alanına girmediğinden ve verilen görevsizlik kararı yerinde olmadığından görev uyuşmazlığı hakkında karar verilmek üzere yetkili ve görevli mahkemeye gönderilmesine.

     Dosya İstinaf (Bölge Adliye Mahkemesi) veya Yargıtay’a gider, taraflar beklemeye başlar. İyi bir haber vereyim, sakın merak etmeyin, bu durumda dosya erken gelir, altı ayı geçmez.
     Dosyamız geldi ve görevsizlik kararı veren ilk mahkemenin görevli olduğuna karar vermiş, sevinsem mi üzülsem mi bilmem ama bu karar kesin artık mahkeme ben bu davaya bakmam diyemez.

     Bu kadar yaşanandan sonra mahkemenin kararı kimi mutlu eder sizce kim kazanmıştır karar kimin lehine verilmiş olursa olsun herkes kaybetmiştir.
     Peki, ne yapılabilir?
     Onu sonraki yazıda anlatmaya çalışırım...

Önceki Yazılar :
Haberler
  Türkiye’nin balığı izmir’den gidiyor

  T.C. KEMALPAŞA İCRA DAİRESİNDEN AÇIK ARTIRMA İLE TAŞINMAZ SATIŞI

  DÜZELTME İLANI: ODALARI FM200 GAZLI SÖNDÜRME SİSTEMİ ve TIBBİ GAZ SANTRALİ İLE KOLLEKTÖRLERİN YENİLENMESİ YAPIM İŞİ

  Vergi yapılandırmasının detayları belli oldu

  Pekcan: Küresel ekonomi %4.4 küçülebilir

  Eylül ayında kurulan şirket sayısı arttı

  Kemeraltı esnafında kira zammı korkusu

  Boyner, 2021’de 5 yeni mağaza açacak

  Demir yolunda hedef yüzde 80 yerlilik

  Sosyal yardım desteği Ekim ödemeleri başladı

  Sabancı ve Skoda Transportation, güçlerini TEMSA’nın geleceği için birleştirdi

  Çelikte kapasite fazlasına çözüm arayışı

  “Sanayici gerekli önlemlerini alarak üretime devam etsin”

  250 milyar dolarlık hırdavat sektörü İstanbul’da buluşacak

  İZİD ve AIESEC İzmir, gençler için buluştu

  Renault Grubu 2020’nin üçüncü çeyreğinde 10 milyar 374 milyon Euro gelir elde etti

  İzmir ilk “Cittaslow Metropol” olmaya aday

  Her beş kişiden üçü turistik seyahate hazır değil

  Borsalarda Alım-Satım

  Can dostlarını sahiplenenler çoğalıyor

  BiP, TV+, lifebox ve Hızlı Giriş Digicel ile 32 ülkeye açıldı

  Maske-Temizlik-Mesafe Haydi Sen de Sobele!

  GF Hakan Plastik, ihracatta gücünü artırıyor

  Başkan Arda ve ekibinden Sarnıç çıkarması

  Ödüllü filmler İzmir Sanat’ta gösterime giriyor

  Baskan Sandal sahaya indi

  “Hey İzmirli” karikatür sergisi açıldı

  Sabri Ülker Bilim Ödülü, Türk bilim insanı Doç. Dr. Elçin Ünal’a verildi

  Geleceğin perakendeciliği yerli girişim “Shopi”ye emanet

  Buca’nın ürünleri 1.458 mutfağa bereket oldu

  Su Ürünleri Hal Fiyatları

  Sebze-Meyve Hal Fiyatları

  Avrupa’da alarm veren vaka artışı Türkiye’de de yükseliyor

  Asfalt freze Karabağlar yollarında

  Bayraklı, Cumhuriyet Bayramı’nı coşkuyla karşılayacak

  Konak’ta kurslar yeniden başlıyor

  İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ BAŞKANLIĞINDAN TANITIM ve REKLAM ALANLARININ KİRAYA VERİLMESİ İŞİ

  SİGORTACILIK HİZMETİ ALINACAKTIR

  İhale Özetleri

  24 Ekim 2020 Tarihli ve 31284 Sayılı Resmi Gazete

  Karayollarında Durum

  Aktif hasta sayısı 36 bini geçti

  İthalat çiftçiyi vuracak

  Dünya kuru üzüm ihracatının %36’sını yapmayı hedefliyoruz

  “Demir İpek Yolu, Türkiye’siz düşünülemez”

  PTT, 180’inci yaşını kutluyor

  Döviz / Altın

  Borsalarda Alım-Satım

  Türk Telekom mobil altyapısını yeniledi

  Şekerbank’tan ambalaj sektörüne avantajlı destek paketi

ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 24.10.2020
  Ticaret 23.10.2020
  Ticaret 22.10.2020
  Ticaret 21.10.2020
  Ticaret 20.10.2020
  Ticaret 19.10.2020
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni