• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  SOHBETLER  |  FİNANS  |  İHALELER  |  BORSALAR  |  RESMİ GAZETE

Türkiye’de yaklaşık 3 milyon kişi işitme kaybı yaşıyor

03 Mart 2021 Çarşamba 10:00
12
14
16
18

Türkiye’de yaklaşık 3 milyon kişi işitme kaybı yaşıyor

           HABER MERKEZİ      
     Dünya İşitme Günü kapsamında düzenlenen “Demant ile İşitme Sağlığı Buluşmaları” adlı bilgilendirme toplantısını online olarak Türk Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Derneği (KBB-BBC) Başkanı Prof. Dr. Özgür Yiğit, Türkiye Odyologlar ve Konuşma Bozuklukları Uzmanları Derneği (OKSUD) Başkanı Prof. Dr. Gonca Sennaroğlu, Türkiye Alzheimer Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Barış Topçular ve Demant Türkiye Genel Müdürü Filiz Güvenç sözcülüğünde gerçekleştirildi.  
     Toplantı açılışını yapan Demant Türkiye Genel Müdürü Filiz Güvenç, “Demant olarak 100 yılı aşkın tecrübemizle işitme sağlığı alanına sunduğumuz ürünler ve farkındalık çalışmalarıyla katkı sağlıyoruz. Dünya İşitme Günü vesilesiyle işitme kaybında erken tanı ve teşhisi vurgulayarak işitme sağlığında farkındalığı artırmak amacıyla konunun uzmanları tarafından ele alınmasını ve kamuoyunun bilgilendirilmesini çok değerli buluyoruz” dedi. 
 
     Türk KBB-BBC Derneği Başkanı Prof. Dr. Özgür Yiğit; bugün dünyada 466 milyon kişinin işitme kaybı yaşadığını, 2050 yılına gelindiğinde bu rakamın 900 milyondan fazla kişiye ulaşmasının beklendiğini kaydetti.  Türkiye’de yaklaşık 3 milyon işitme kayıplı bireyin bulunduğunu söyleyen Prof. Dr. Yiğit, TÜİK verilerine göre ülkemizdeki işitme kayıplıların, nüfusa oranının %4,5 olduğunu belirtti.  İşitme kaybının, doğumsal olarak veya ileri yaştan ve uzun süreli gürültüye maruz kalmaktan kaynaklanabileceği gibi birtakım hastalıklardan, ototoksik ilaç kullanımı, immün sistem hastalıklarının da içerisinde bulunduğu farklı nedenlerden meydana gelebilmekte olduğunu belirtti. Pediatrik yaş grubunda dil ve konuşma becerileri için kritik yaşın aşılmaması gerektiğine dikkat çeken Prof. Dr. Yiğit, erken teşhis ve tedavinin her yaş grubunda önemli olduğunun altını çizdi. Erişkin yaş grubunda tanı almamış ve rehabilite edilmemiş işitme kayıplarının sosyal geri çekilmeye neden olabileceğini ve özellikle ileri yaş hasta grubunda bilişsel süreçlerin beklenenden hızlı kötüleşmesine yol açabileceğini kaydeden Prof. Dr. Yiğit, “İşitmemizi yaşa bağlı olmaksızın periyodik olarak kontrol ettirmeliyiz. Senede bir yapılacak işitme kontrolleri oluşabilecek herhangi bir işitme kaybını erken fark etme ve müdahale etme için hayati önem taşımaktadır” dedi.  
 
     OKSUD Başkanı Prof. Dr. Gonca Sennaroğlu; işitme kaybı yaşayan kişilerin hızlı bir şekilde tanılanıp, işitme kaybına uygun işitme cihazları kullanmadığında, zihinsel yorgunluk, konuşmaları duyduğu halde anlamama, özellikle kalabalık sohbetlere katılamama gibi işitme kaybının olumsuz etkilerinin giderek artış gösterebileceğini söyledi. “Kulaklar sesleri toparlayıp, uygun elektriksel sinyallere çevirse de işitme esasen beyinde gerçekleşmektedir. Kulaktan alınan sinyaller, beyne ulaştırılana kadar çeşitli duraklara uğramakta ve her durakta çeşitli özellikler kazanmaktadır. Bu özellikler sayesinde beyne ulaşan sinyaller anlamlı hale gelmektedir. İşitme kaybında erken dönemde işitme cihazı kullanımına geçilmediğinde, kulaktan beyne kadar olan tüm duraklar zamanla tembelleşebilir.” dedi. Prof. Dr. Sennaroğlu, yeni teknoloji destekli işitme cihazı kullanımının, kulaktan beyne giden ve zamanla körelen işitme sisteminin yetersizliğini telafi etmede en iyi seçenek olduğunu belirtti. “Kalabalık ortamlarda ve gürültüde konuşmayı anlama, sesin geldiği yönü belirleme ve sese odaklanma gibi beyin fonksiyonlarına destek olan yüksek teknolojik niteliklere sahip işitme cihazları bulunmakta. Bu yeni nesil cihazlar, beynin hem konuşmaya hem de etrafındaki tüm seslere dengeli bir şekilde ulaşarak kişilerin daha konforlu, daha anlamlı ve daha doğal bir işitme deneyimi yaşamalarını sağlamaktadır.” dedi.
 
     Basın toplantısında dünyada yaklaşık 50 milyon kişinin yaşadığı demansile işitme kaybı ilişkisine değinen Türkiye Alzheimer Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Barış Topçular ise işitme konusunda erken tanı ve tedavinin demans ve buna bağlı olarak gelişen Alzheimer hastalığının önlenmesindeki önemini vurguladı. Demansa neden olan 12 temel faktörde iyileşme sağlandığı taktirde demans riskinin %40’lara varan oranda engellenebileceğini kaydetti. Demansın önlenebilir nedenlerine de değinen Prof. Dr. Topçular, “Dünyanın önde gelen bilimsel yayınlarından Lancet tarafından haziran ayında açıklandığı üzere, işitme sağlığı demansın önlenebilir nedenleri arasında ilk sırada yer alıyor” dedi. Erken tanı ve tedavi ile, işitme kaybı ve yol açtığı sosyal izolasyon ve depresyondan kaynaklanan demans riskini %16 dolayında azaltmanın mümkün olabildiğini söyledi.


+ Benzer Haberler
» Aktif vak’a sayısı azalarak da olsa artmaya devam ediyor
» Dirgine Orman İşletme Müdürlüğü orman yolu yaptıracak
» MB faizi %19’da sabit tuttu
» Konut satışları Mart’ta yüzde 2,4 arttı
» Bütçe Mart’ta 23,8 milyar TL fazla verdi
» Rüzgarda 2021’de %10’luk paya göz diktik
» Türkiye’de e-ticaret 226 milyar TL’lik bir hacme ulaştı
» BESD-BİR: Fiyat değerlendirmeleri gerçekçi değil
» Ekolojik Girişimler Kooperatifi kuruldu
» Ücretli çalışan sayısı yıllık %5,1 arttı


ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 16.04.2021
  Ticaret 15.04.2021
  Ticaret 14.04.2021
  Ticaret 13.04.2021
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni