• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  SOHBETLER  |  FİNANS  |  İHALELER  |  BORSALAR  |  RESMİ GAZETE

Türkiye’nin teknoloji üreten bir ülke olması için çalışıyoruz

29 Eylül 2018 Cumartesi 13:00
12
14
16
18

Türkiye’nin teknoloji üreten bir ülke olması için çalışıyoruz

   ► Weidmüller Ülke Müdürü Birol Atay, Endüstri 4.0 noktasında Türkiye’nin diğer devrimlere nazaran daha hazırlıklı olduğunun da altını çizdi.

           FATİH ÇİL     
     Dijital devrim ve ekonomik savaş tüm dünyada etkilerini giderek artırırken elektronik ve elektriksel bağlantı ürünlerinin lider firması Weidmüller Ülke Müdürü Birol Atay ile Türk sanayinin içinden geçtiği büyük ve zorlu dönüşüme katkılarını konuştuk; konuyla ilgili mesaj ve uyarılarını aldık. “Türk sanayisi küresel süreçlere ayak uydurarak geleceğe yürüyecek” diyen Atay, Endüstri 4.0 noktasında Türkiye’nin diğer devrimlere nazaran daha hazırlıklı olduğunun da altını çizdi. Bu çerçevede kendilerine belirlemiş oldukları sloganın sensör seviyesinden buluta kadar tüm bağlantı ihtiyaçlarına çözüm sunmak olduğunu söyleyen Atay “Yıllardır elektrik ve otomasyon sektörü içinde kazandığımız tecrübelerimiz IT hizmetleri ile destekleyerek geleceğin teknolojilerini üretmeyi hedefliyor ve dijital fabrikalar yolunda müşterilerimize çözümler sunmayı hedefliyoruz”  dedi. Atay, içinden geçtiğimiz zor günlerde üretim maliyetleri ön plana çıkarken Türk sanayisinin sürdürülebilir rekabet gücünü yükseltmek için yapabilecekleri katkıları da anlattı.

Weidmüller neredeyse bütün sanayi devrimlerine şahitlik etmiş ve adı endüstriyel bağlantı elamanları ile eş anlamlı hale gelmiş 160 yıllık bir şirket. Dilerseniz şuradan başlayalım.  Kimdir Weidmüller? Bize biraz Weidmüller’in dünyadaki ve Türkiye’deki varlığından bahseder misiniz?
     Weidmüller, Alman menşeli bir firmadır. 1850’li yıllarda Almanya’nın kuzeyinde küçük bir şehirde tekstil sektöründe faaliyetlerine başlamıştır. 1948’de elektrik bağlantı elemanları sektörüne girmiştir. Weidmüller, elektriksel bağlantılar, sinyal, veri, güç dağıtım ve işlenmesi konularında endüstriyel ortamlarda sunduğu çözümler ile sektöründe lider konuma sahip global bir firmadır. Firmamız, genel merkezinin de bulunduğu Almanya/Detmold yerleşkesi ve üç kıtaya yayılan diğer fabrikalarında araştırma, geliştirme ve üretim faaliyetlerini yürütmekte olup, ürettiği elektronik ve elektriksel bağlantı ürünlerinin tüm dünya geneline satışını gerçekleştiriyor. Bunun yanı sıra Weidmüller uzmanlardan oluşturduğu teknik ağ yapısı ile uygulamaya özel çözümler üreten mühendislik hizmetlerini de müşterilerine sunuyor.
     Türkiye’de satış ve pazarlama faaliyetlerine 1991 yılında başlamış ve 27 sene içinde sektördeki lider konumunu sağlamıştır. Türkiye organizasyonumuzda 35 kişilik bir kadroyla sektöre hizmet vermekteyiz. Pazar’daki gelişmelere paralel olarak coğrafi ve endüstriyel bazda satış ve pazarlama personeli ve de iç destek kadrosu ekleyerek büyümeye devam etmekteyiz. Weidmüller Türkiye halihazırda şirketin global cirosunun yaklaşık %2’si gibi küçük bir pay sahibi olmakla beraber, gelişmekte olan pazarlar sıralamasında önlerde ve mercek altında olmanın gururunu yaşamaktadır.

Yani Weidmüller,bir çok sektörde ve ülkede müşterilerinin 2 asra yakın zamandır değişen ihtiyaçlarına uzun perspektifli, inovatif ve güvenilir bir ortak olarak cevap vererek ilerliyor.Değişen ihtiyaçlar demişken, 4. Sanayi Devrimi kaçınılmaz bir şekilde karşımızda ve yepyeni ihtiyaçlar, belirsizlikler ve fırsatlara gebe. Weidmüller “bizim amacımız müşterilerimizin belirsizliklerini ortadan kaldırmayı ve “dijital fabrika” yolculuklarında onlara eşlik etmek” diyor. Öncelikle 4. Sanayi Devrimi noktasındaki görüşlerinizi alabilir miyiz? Türkiye geç kalıyor mu?
     Ben geçen süreçlerde ıskaladığımız veya geç takipçisi olduğumuz sanayi devrimleri gibi bu sefer de geç kalacağımızı düşünmüyorum. Zira endüstri ile iç içe olduğumuz için bu konuda bir süredir bilinçlenme ve yeni trendi kavrama noktasında algıların çok açık olduğunu bizzat gözlemliyorum. Bilgiye çok daha hızlı ulaşılan bir çağda olduğumuz için 4.0 devriminin ne gibi avantajlar sunduğunun ve bu değişime ayak uyduramayan firmaların da zaman içerisinde rekabet ortamından nasıl uzaklaşacağını kavramak çok zor değil.
     Ben bu noktada Türk sanayisinin küresel süreçlere ayak uydurarak geleceğe yürüyeceğini düşünüyorum.
     Karanlık fabrika ya da dijital fabrikalar tabi ki çok da uzak olmayan bir gelecekte hayatımızın gerçekliği olacak fakat bu yolda mevcut sistemler üzerinde yapılacak ve örnek olarak enerji verimlilikleri ve kestirimci bakım hizmetleri yatırımları firmaların rekabet gücünü arttıracaktır.
     Tüm parametrelerin dijital ortama taşınarak analiz edildiği ve süreçlerin sürekli kendini maksimum verimliliğe taşıdığı, hızın hayatta kalmak olduğu bir geleceğe yürüyoruz. Weidmüller olarak kendi adımlarımızı da bu gerçekliğe uygun şekilde atıyoruz. Şu an standart ürün gamı olan elektriksel komponent pazarı açısından baktığımızda gelecek yıllar için bu pazarın büyüme oranı ortalama % 1 ile 3 arasındayken son beş senedir yoğun şekilde yatırımlarımızı sürdürmekte olduğumuz otomasyon alanında ise ön görülen büyüme oranları %4 ile %6 oranında. Fakat dijitalleşme hizmetleri sunulan pazarlarda ise beklenen büyüme oranları %7 ile %9 arasında. Bu sebeple bizler de hedeflerimize koşmak ve büyüme oranlarımızı finanse ederek sürdürülebilir başarı için dijitalleşme pazarına ciddi yatırım yapmaktayız. Bir nevi yıllardır elektrik ve otomasyon sektörü içinde kazandığımız tecrübelerimiz IT hizmetleri ile destekleyerek geleceğin teknolojilerini üretmeyi hedefliyor ve dijital fabrikalar yolunda müşterilerimize çözümler sunmayı hedefliyoruz.

Gerçekten dijital fabrikaya yönelik yatırımlar konusunda belirsizlik-aksamalar mevcut  ve bu bağlamda firmalara ciddi yol arkadaşları gerekiyor. Siz, birçok ürününüzle zaten  verimlilik, kalite ve sürdürülebilirlik noktasında müşterilerinizin yanındasınız ama bu alanda dönüşüme nasıl katkıda bulunuyorsunuz? Yazılım, donanım, mühendislik ve danışmanlığı birleştiren bir şirket olarak müşterilerinize endüstri 4.0 yolunda ne gibi özel hizmetler sunuyorsunuz?
     Standart ürün portföyü dışında Weidmüller müşteriye özel çözüm ve hizmetleri ile müşteri ihtiyaçlarına özel mühendislik ve yazılım çözümleri üretmeyi amaçlamış bir firma. Kendimize belirlemiş olduğumuz sloganımız ise sensör seviyesinden buluta kadar tüm bağlantı ihtiyaçlarına çözüm sunmaktır.
     Weidmüller olarak bu anlamda özel yazılım hizmetleri de sunmaktayız. Buna örnek olarak yakın zamanda Hannover fuarında sergilenen da Boge firması için özel olarak tasarlanan bir algoritmadan söz edilebilir. Endüstriyel analitik olarak adlandırdığımız hizmetimiz ile firmanın üretmekte olduğu kompresör cihazlarına geliştirdiğimiz algoritma ile kestirimci bakım hizmeti sunmaktayız. Geliştirilen algoritma ile izlenen sıcaklık, çekilen akım değerleri gibi makine parametreleri izlenmektedir.
     Bu değerlerdeki değişimlerde oluşabilecek hata durumlarını öğrenen yazılım, kullanıcısına arıza oluşmadan önce uyarı vererek ileride yaşanabilecek muhtemel arıza konunda uyarıda bulunarak gerekli parça veya kısımlar ile ilgili bakım veya değişim yapılması gerektiği konunda uyarı aktarmaktadır. Herhangi bir arıza oluşmadan muhtemel soruna müdahale imkanı tanıyan bu sistem firmanın bakım maliyetlerini düşürürken, kendi müşterilerine de katma değer sunan ve kararlı çalışan ekipman desteği sunmaktadır.
     Yakın gelecekte benzer çözümleri Türk partnerlerimiz ile de gerçekleştirmeyi umut etmekteyiz.

Son olarak sektör ihtiyaçlarına göre gündeminizde neler var? Ayrıca gündemden devam edersek, ticaret savaşları, dövizin tl karşısındaki hızlı yükselişi gibi konular ciddi sıkıntıları beraberinde getiriyor. Bu durumun size yansıması nasıl? Bir yönüyle sanayicinin uzun soluklu partneri olarak zorlukları aşmak için nasıl bir yaklaşım içindesiniz? Sanayicilere, diğer müşterilerinize ne gibi mesajlarınız var?
     Tüm sektörde üretim maliyetleri ön plana çıkmış durumda olduğundan kullanılacak ürünlerin maliyetleri ve performansları önemli hale gelmektedir. Bu yüzden uygulamalarda kullanılacak ürünler en efektif şekilde olmalıdır. Örneğin; piyasada küçük   uygulamalarda kullanılan mevcut PLC’lerin maliyeti yüksek olduğundan daha kompakt çözümler için mini PLC U- Control 2000 hem teknik hem de ekonomik maliyet avantajı sağlayan yenilikçi çözümler sağlamaktadır.
Ayrıca Türkiye’nin dünyada teknoloji üreten bir ülke haline gelmesi ve bu pazarda daha aktif olması için bizim gibi global firmaların sanayi ve teknik liseler, üniversiteler gibi eğitim kurumlarıyla iş birliği yapması gerekiyor. Önümüzdeki dönemde Weidmüller Türkiye olarak bu konuda gerekli adımları atacağız.
     Son olarak ülkemizin ekonomik açıdan geçirdiği bu zor dönemi daha fazla çalışarak ve her zaman olduğundan daha pozitif olarak aşabileceğimizi düşünüyorum. Türk Sanayisi olarak bunun üstesinden gelmek için gerekli olan iş gücü ve know-how’a yeterince sahibiz. Ülke olarak bu yolda ilerlememiz için Weidmüller olarak bizde bu pazarda üstümüze düşeni yapmaya devam edeceğiz.

 


+ Benzer Haberler
» Mandalina da yüzde 50 zayiat
» İZTO, İzmir’de turizmin geleceğini planlıyor
» Gayrimenkul turizminde İzmir atakta
» Sosyal medyanın ‘Kan Gönüllüleri’
» Sokak hayvanlarının İnci’si, tasarımlarıyla umut oluyor
» Müze ziyaretlerinden 26.6 milyon TL’lik gelir
» “Enerji verimliliğinde istenilen ivmeyi yakalayamıyoruz”
» Giyim enflasyonu zirveyi korudu
» Afro-Türkler kaybolan tarihlerini arıyor
» Kur, tatil güzergahını değiştirdi


ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 19.12.2018
  Ticaret 18.12.2018
  Ticaret 17.12.2018
  Ticaret 15.12.2018
  Ticaret 14.12.2018
  Ticaret 13.12.2018
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni