• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  SOHBETLER  |  FİNANS  |  İHALELER  |  BORSALAR  |  RESMİ GAZETE

“Üretim ekonomisine geçmek zorundayız”

28 Temmuz 2021 Çarşamba 13:00
12
14
16
18

“Üretim ekonomisine geçmek zorundayız”


           HABER MERKEZİ      
     Ankara Sanayi Odası (ASO) Temmuz ayı meclis toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan ASO Başkanı Nurettin Özdebir, Türk Lirası (TL)’nin değerini artırmak için üretken bir ekonomi modeline geçilmesinin, bunun kısa, orta ve uzun vadeli planlar ile programlanması gerektiğini ifade etti.  Mevcut yüksek faize rağmen yeterli miktarda yabancı sermayenin olmadığını belirten Özdebir, “Türk varlıklarına karşı ilginin artmasının tek yolu TL’ye güven kazandırmaktan geçiyor. TL’ye güven algısını oluşturacak ortam ve politikaların ivedi bir şekilde devreye girmesi gerekiyor. Kısa dönemde bu politika tercihi ile sağlanacak iyileşme ile orta ve uzun vadeli politikalar ortaya koyup, geçmişten de ders alarak üretim ekonomisine geçmek zorundayız” dedi.

“TÜFE ile ÜFE arasındaki fark tarihi zirveye ulaştı”
     Mevsimsel etkilerle gıda enflasyonunda düşüş beklenirken fiyatların yükselmesinin enflasyonun önemli bir nedeni olduğunu söyleyen Özdebir, “Haziran ayında beklentilerin üzerinde bir enflasyon artışı ortaya çıkarken, enflasyon eğilimlerinde önemli bir sapma ile karşı karşıyayız. Muhtemelen Temmuz ayı verilerinde gıda enflasyonunun TÜFE üzerindeki baskısı biraz azalacaktır. Ekonomimiz, genele yayılan maliyet çekişli bir enflasyon ile karşı karşıya. Hem kur tarafı, hem küresel emtia fiyatı artışı, ayrıca elektrik ve doğal gaz fiyatlarındaki artış, gelecek aylarda enflasyonun artış yönünde olacağına işaret ediyor. TÜFE ile ÜFE arasındaki fark da tarihi zirveye ulaştı. Bu makasın açılması üreticilerin yüksek maliyetle üretim yaptığını, diğer yandan da tüketiciye yansıtamadığı için düşük karlılıkla faaliyetlerini sürdürmeye çalıştığını gösteriyor” diye konuştu.

“İhracatta yönelim yüksek teknolojili ürünlere olmalı”
     Sanayi üretimi Nisan ayında olduğu gibi Mayıs’ta da baz etkisiyle önemli bir artış sağladığını aktaran Özdebir, “İhracatta yönelimin daha çok yüksek teknolojili ürünlere doğru olması gerekir. Bunu gerçekleştirebilmenin yolu da insan kaynağımızın niteliğinin artırılmasından geçiyor. Ülkemizin ihracat potansiyelinin arttırılabilmesi için yüksek beşeri sermaye kapasitesine sahip olmanın yanı sıra, Ar-Ge ve inovasyona da çok büyük önem vermek zorundayız. Mayıs ayında yıllık artış yüzde 40,7 oldu. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış aylık bazda sanayi üretimi ise Nisan’da daralırken, Mayıs ayında tekrar pozitife dönmesi toparlanmanın sürdüğüne işaret ediyor. Ekonominin talep tarafında takvim etkisinden yüzde arındırılmış sabit fiyatlarla perakende satış hacmi Mayıs’ta baz etkisiyle yıllık bazda 27’lik artış kaydetti. Öte yandan perakende satışların son iki aydır aylık bazda daraldığı görülüyor. Ekonominin hem arz tarafının hem de talep tarafının ikinci çeyreğin ilk iki ayında yıllık bazda güçlü seyretmesi, yılın ikinci çeyreğinde yüksek bir büyüme rakamına işaret ediyor” ifadesinde bulundu.

“Kayıt dışı istihdam yüzde 30”
     Pandemi kaynaklı ekonomik gerilemenin her alanda olduğu gibi işgücü piyasalarında da büyük tahribata neden olduğunu dile getiren Özdebir, şu sözlere yer verdi: “Pandemi ile kısmi kapanma, talep düşüşü gibi etkenler ekonominin istihdam oluşturma kapasitesini önemli ölçüde düşürdü. Lakin burada geçmiş yıllardan da gelen bir sorunla karşı karşıyayız. Mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı mayısta yüzde 13,2 olarak gerçekleşti. Bu oranlar, küresel ortalamaya, 2019 tahmini yüzde 4,9 gelişmiş ülke oranlarına ve gelişmekte olan ülkelerin ortalamalarına kıyasla oldukça yüksektir. Bu sorunu çözmek için ekonomik büyüme modelimizi istihdam artışı sağlayacak şekilde tasarlarken, diğer yandan da gençlerimizi meslek liselerine, meslek yüksekokullarına yönlendirmemiz gerekiyor. İşsizlik oranlarında iki rakama daha dikkatinizi çekmek istiyorum. İlki yüzde 30’lara yaklaşan kayıt dışı istihdam ki, bu rakam verimlilik açısından dikkat edilmesi gereken önemli bir veri. Diğeri ise gençler arasında yüzde 28, ki bu 5,7 milyona tekabül ediyor, ne işte ne de eğitimde olanların oranı. Diğer taraftan ülkemizde 20-34 yaş arasındaki genç kızların yüzde 54,7’si ne eğitimde ne de çalışma hayatında bulunuyor. Bu oranın gelecek dönemde genç kesimde ümitsizliğe ve sosyolojik sorunların ortaya çıkmasına neden olabileceği unutulmamalıdır.”


+ Benzer Haberler
» 70 yıllık hayal gerçek oluyor
» İlk ders zili Başkan Selvitopu’ndan
» İspanyol gazeteciler 27 Eylül Dünya Turizm Günü öncesinde İzmir’deydi
» Trakya Üniversitesi yüksek devirli motor uçları satın alacak
» Gümüldür’ün yolları asfaltlanıyor
» Festivali’n kapanışı cazın büyükelçisi’nden
» Tülay Aktaş İzmir’in Gönüllüleri Ödüllerinin ikisi İhracatın Duayenlerine
» İstanbul Coffee Festival bu sene kapılarını Türk Telekom Prime’la açıyor
» İzmir’li öğrenciler Bilim Olimpiyatlarında
» Kılıçdaroğlu: Türkiye’yi değiştiren siz gençler olacaksınız


ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 27.09.2021
  Ticaret 25.09.2021
  Ticaret 24.09.2021
  Ticaret 23.09.2021
  Ticaret 22.09.2021
  Ticaret 21.09.2021
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni