• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  SOHBETLER  |  FİNANS  |  İHALELER  |  BORSALAR  |  RESMİ GAZETE
YAZARLAR Yasemin Sayın ►TİM’den SESLER
12
14
16
18
23/08/2021 06:35
Akışta kalalım 2

TİM DANIŞMANLIK
danismanlik@tim.com.tr
www.tim.com.tr

Tekrar merhaba...
     Akışta kalmak sizin için ne ifade ediyor?
     Diye sormuştum geçen haftaki yazımda. Ben çaresiz ve köşeye sıkışmış hisettiğimde akışta kalsam bu durumdan kurtulur muyum diyerek bu tanımı sorgulamaya başladım.
     Bu köşeye sıkışma durumunun ana nedeni ise hayatımda her şeyin sanki bir belirsizlik içerisine girmiş olması oldu.

     Bazı sınavlara girerek kabul alan lise öğrencisi oğlumun Amerika da okuyabilmesi için apar topar her şeyi arkamızda bırakarak konfor alanımızdan ayrılmamız bir nevi göç etmemiz gerekti. Bu duruma ne mantıken, ne de duygusal olarak hazır olmadığım için, geldiğim andan itibaren zorlanmaya başladım.

     Burada mecburen süreli kalış yapacak olsam bile oğlumun burada kalacağını ve ondan ayrılacağımı fark etmek, daha gerçekleşmeden “MIŞ” gibi hissetmek, hayatımın iki ülke arasında ve nerede olursam olayım özlem ile geçeceğini artık anlamak, hissetmek ve görmek içimde koca koca parçalanmalara neden oldu.

     Hayatımda her şeyin yerli yerine oturmuşken elden gitmesi ve yaşanılan belirsizlikler karşısındaki çaresizlik.
     Yıllarca yöneticilik yapıp her şeyi kontrol altında tutan, aksilikleri onlar daha oluşmadan koklayan, yok eden biri olarak şu anda maalesef hiçbir şey yapamama durumundayım, başka bir gemideyim ve kaptanı ben değilim.
     Burada üzerinde şiddetle durmam gereken bir şey var annem derdi ki ‘’hayat hiçbir boşluğu affetmez illa onu doldurur ‘’ bunu şimdi yaşıyorum.

     Tüm hayatım boyunca daha hızlı hareket ederek, sonuca ulaşmaya çalışan iş hayatımda hem kendimi hem de muhtemelen etrafımı sallayan, zorlayan biri olarak hayatın boşlukları doldurmasını bekliyorum, sabretmeyi zorla öğreniyorum.

     Kontrol edemediğim durumlarda (yasal prosedürler vs.), olaylara karışamayarak mecburiyetten kaynaklı bekleme durumunu kabul edip, kendimi akışa bırakayım ne olacaksa olur dedim ve nefret ettim.
     Burada devreye girip AKIŞ tanımını anlatmam lazım size çünkü bu şekilde hissetmek akışın tam tersi aslında.

     Pozitif psikolojide, akış, aynı zamanda alan (the zone) olarak da bilinmekte, bir etkinliği gerçekleştiriyor olan kişinin enerjik bir şekilde odaklandığını, tamamen dâhil olduğunu ve etkinlik süresince keyif aldığını hissederek kendini tamamen etkinliğe verdiği zamanki zihinsel durumdur denilmekte (1)  

     Csikszentmihályi’ye göre, akış tamamen bir noktada toplanmış motivasyondur. Kararlı bir biçimde kendini vermedir ve belki de duyguları, uygulama ve öğrenmenin hizmetinde kullanmada en üst düzey bir deneyimi temsil etmektedir.

     Akışta, duygular yalnızca göreve eşlik etmekte ve yönlendirilmekte değil; olumlu, harekete geçirilmiş ve görevle bir bütün halindedir. Akış etkinlik dışında başka hiçbir şeyden -kişinin kendi ve duyguları da dâhil olmak üzere- etkilenmeyerek etkinliğe yoğun bir şekilde odaklanma olarak tanımlansa da akışın özü, bir görevi gerçekleştiriyorken kendiliğinden bir sevinç hissi, hatta kendinden geçme hissetmektir. (2)

     Aslında akışı benim düşündüğümün aksine, her ne yapıyorsak tam odaklanma ve o işi yaparken o anın içinde kaybolma, bundan keyif alma durumu olarak nitelendirebiliriz.

     Uzmanlık alanımız neyse gelmiş-geçmiş tüm bilgi ve tecrübelerimizi o anda, o işi yaparken otomatik kullanır hale gelerek, bundan keyif alarak yapabilme kendini unutabilme halidir akış.

     Aslında yemek yaparken, spor yaparken, film izlerken, rapor hazırlarken, beste yaparken, yazarken aklınıza gelen her eylemde akışta olabilirsiniz bunun tek bir şartı var yaptığınız eylemi severek yapmak.

     İşte akış halinde her ne yapıyorsanız artık şikâyet etmiyor, olumsuzlukları dert etmiyor, hatta o sırada bunları düşünmüyor, görmüyor oluyorsunuz.

     Kısacası ben yaşadığım süreçte akışta falan kalamadığımı gördüm. Kendimi fark etmem 1,5 ay sürdü.  Kendi kendime sorular sorarak farkındalığımı yükselttim. Akışta kalmam yani şu an yaşadığım mevcut durumdan keyif almam gerektiğini anladım.

     Sizi mutlu eden, yaşarken keyif aldığınızı hissettiren, hangi tanıma uyarsa uysun ama sadece sizin için olan, işinizde, evinizde, özelinizde, sosyal hayatınızda her ne yapıyorsanız bilerek, isteyerek ve tüm tecrübenizi kattığınız AKIŞ ta olma halinizi yaratın.

     Zor günler bizim için hep var, var olmaya da devam edecek o zaman siz de Tenzin Gyatso’ nun  (son Dalai Lama) dediği gibi yapın.

     Eğer bir problemin çözümü varsa, yapılabilecek şeyler hala bitmediyse, o zaman endişelenmeye gerek yok. Eğer çözüm yoksa endişelenmenin de bir faydası yok. Yani, endişenin hiçbir koşulda hiçbir faydası yok.

Önceki Yazılar :
Haberler
  T.C. MENEMEN SULH HUKUK MAHKEMESİ SATIŞ MEMURLUĞUNDAN AÇIK ARTIRMA İLE TAŞINMAZ SATIŞI

  Mutfakta eleman kıtlığı

  25 milyar ürün depozitolu satılacak

  Elektronik haberleşme yatırımlarında %34 artış

  Rekabet Kurulu’ndan dev markalara soruşturma kararı

  Palandöken: Gıda ürünlerine gramaj standardı getirilmeli

  İngiltere’de akaryakıt krizi büyüyor

  Zincir marketler Rekabet Kurulu’na savunma verecek

  Temmuz ayı linyit üretimi 5 milyon 478 bin 675 ton oldu

  Döviz / Altın

  Borsalarda Alım-Satım

  Özuslu, Bosna Hersek heyetini ağırladı

  Bartın Belediyesi Su ve Kanalizasyon Müdürlüğü sıvı klor (sodyum hipoklorit) satın alacak

  Eylül’de sosyal yardım tutarı 179 milyon lira oldu

  BAYOSB’den AB destekli iş sağlığı projesi

  Türkiye Hazır Beton Birliği, inşaat sektörünün ilk Yaşam Döngüsü Rehberi’ni hazırladı

  Soma Çimento’dan örnek proje

  Ücretsiz otoparklar Buca’ya nefes aldırdı

  “Okul bitmeden öğrencinin kredi ve bursu kesilmesin”

  Aziz Sancar’dan Türkiye’ye aşı mesajı

  Su Ürünleri Hal Fiyatları

  Sebze-Meyve Hal Fiyatları

  Yurtlarda iki yılın bilançosu yüzde 50 zam

  Çerkezköy 3. Zırhlı Tugay Komutanlığı sebze ve meyve satın alacak

  Yaşar Eğitim ve Kültür Vakfı’na burs başvuruları başladı

  Torbalı’da Keşkek Festivali coşkusu

  Inveo Yatırım Bankası BDDK’dan kuruluş onayı aldı

  70 yıllık hayal gerçek oluyor

  İlk ders zili Başkan Selvitopu’ndan

  İspanyol gazeteciler 27 Eylül Dünya Turizm Günü öncesinde İzmir’deydi

  Trakya Üniversitesi yüksek devirli motor uçları satın alacak

  Gümüldür’ün yolları asfaltlanıyor

  Festivali’n kapanışı cazın büyükelçisi’nden

  Tülay Aktaş İzmir’in Gönüllüleri Ödüllerinin ikisi İhracatın Duayenlerine

  İstanbul Coffee Festival bu sene kapılarını Türk Telekom Prime’la açıyor

  İzmir’li öğrenciler Bilim Olimpiyatlarında

  Kılıçdaroğlu: Türkiye’yi değiştiren siz gençler olacaksınız

  Simya Metal 7. TSYD İzmir Turnuvası’nı Arkas Spor Kazandı

  Yeni satış kanalları oluşturup, ‘Sürdürülebilirlik’ ile yol alacak

  İhale Özetleri

  27 Eylül 2021 Tarihli ve 31611 Sayılı Resmî Gazete

  Karayollarında Durum

  Vefat eden sayısı tekrar 200’ün üzerine çıktı

  26 Eylül 2021 Tarihli ve 31610 Sayılı Resmî Gazete

  Vefat sayısı 19 Ağustos’tan beri ilk kez 200’ün altına indi

  Okullar alarm veriyor!

  GALERİ MECRA HATLARININ BAKIM, ONARIM ve TEMİZLİĞİNİN YAPILMASI İŞİ

  BİNA İNŞAATI YAPTIRILACAK

  Mandalinalar ihtiyaç sahipleri için hasat edildi

  Kavanoz kapağına talep yok

ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 28.09.2021
  Ticaret 27.09.2021
  Ticaret 25.09.2021
  Ticaret 24.09.2021
  Ticaret 23.09.2021
  Ticaret 22.09.2021
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni